İbn Kayyım el-Cevziyye'nin islam fıkhı eseri çıktı


İbn Kayyım el-Cevziyye'nin islam fıkhı eseri çıktı

A+ | Normal | A-

Son güncelleme: 02 Temmuz 2013 Salı 20:40


İbn Kayyım el-Cevziyye'nin İslâm “hukuk” düşüncesini Selefi bir yaklaşımla ele aldığı eseri Pınar Yayınları arasından çıktı

Küre Medya / Haber Merkezi
Fıkıh usûlü anında birçok önemli eser kaleme alınmıştırç Bunlar içinde İmam Şafii'nin er-Risâle'si, Gazzâli'nin el-Mustasfâ'sı, Sadru'ş-şeri'a'nın et-Tavzih'i, İbn Kayyım el-Cevziyye'nin İ'lâmu'l-muvakkı'in'i, Şâtıbî'nin el-Muvâfakât'ı ve Şevkânî'nin İrşâdu'l-fuhûl'u öne çıkmaktadır. Hayrettin Karaman'ın da belirttiği üzere İslâmi ilimlerde özellikle de Fıkıh usûlünde derinleşmek isteyenlerin bu eserlerden müstağni kalmaları düşünülemez.

İbn Kayyım el-Cevziyye, çoğu eserinde olduğu gibi bu eserinin de önsözünde isminden söz etmez. Çağdaş yazarların büyük bir kısmı kitabın adını İ'lâmü'l-muvakkı'în'an rabbi'l-'âlemîn, bazısı da A'lâmü'l-muvakkı'în'an rabbi'l-'âlemîn şeklinde okur.

Müellif, üstadı İbn Teymiyye'nin ölümünden sonra yazdığı kitabında Hz. Peygamber(s)'e uymanın, onu sevmenin gerekliliğini, Allah'a ve cennete ulaşan tek yolun bundan ibaret bulunduğunu belirten bir mukaddime ile başlar. Ardından en şerefli ilmin tevhid ilmi, en yararlı ilmin de fıkıh olduğu ve bu iki ilmin sadece Resûl-i Ekrem'den alınacağı belirtilir. Kitabın geri kalan kısmı da büyük ölçüde Hz. Peygamber'den ilim alma işinin keyfiyet ve şartlarına dairdir.

Daha sonra gelenler hakkında Kuran'ın diğer din mensuplarına yönelttiği eleştiriyi hatırlatır tarzda şu değerlendirmeyi yapar: "Dördüncü asırdan sonra gelenler dinlerini bölüp parçalara ayırdılar ve mezhep taassubunu, davranışlarını kendisine göre belirledikleri diyanetleri ve ticaret yaptıkları sermayeleri haline getirdiler. Bunların ardından gelenler ise sırf taklitle yetindiler" Müellif kitabını Hz. Peygamber'in fetvalarından örneklerle bitirir.

Müellif, genel hatlarıyla Hanbelî mezhebinin usuldeki eğilimini yansıtmakla birlikte bir Hanbelî usulü kitabı değildir. Eserin, sistematik olmayan "mezhepler üstü" ya da "Selefi" diye nitelenebilecek bir metodoloji denemesi veya metodolojik yaklaşımın dayanacağı genel prensipler üzerinde duran bir eser olarak değerlendirilmesi uygundur.

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yap yorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat