Yaşlılarımızın Görevleri


Yaşlılarımızın Görevleri

A+ | Normal | A-

Son güncelleme: 28 Mart 2020 Cumartesi 07:51


Ali Rıza Demircan Hoca, "İhtiyarlık da Bir Nimettir/Yaşlılarımızın Görevleri" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Küre Medya / Haber Merkezi
İhtiyarlık Yüce Rabbimizin kendilerine uzun ömürler takdir ettiği insanlar için ilâhî bir kânundur.

Yaşlılık İlahi Takdirledir

 Kaçınılamaz yaratılış yasası olan ihtiyarlık, hiç şüphesiz ilâhî kaderin bir ürünüdür. Zira Rabbimiz ihtiyarlık dönemine ulaşılmasını kendi kudreti, bilgisi ve takdirine bağlamaktadır:

“O öyle bir Allah’tır ki, sizi topraktan, sonra spermden, sonra kan pıhtısından yaratmıştır, sonra sizi çocuk olarak dünyaya çıkarmıştır, sonra güçlülük çağına erişmeniz ve ihtiyar olmanız için sizi yaşatır. İçinizden kimi de daha ergenlik ve ihtiyarlık çağına ermeden önce öldürülür ve kiminiz de belli bir zamana kadar yaşar gider. Ola ki, aklınızı kullanmayı öğrenir de, Allah’ın gücü ve kudreti karşısında O’na teslim olursunuz.” 1

Ömrün kışa dönük son bahan olan ihtiyarlık değişimin de zuhur alanıdır. Rabbimiz bu gerçeği Yasin sûresinde şöylece açıklamaktadır:

Kime uzun ömür verirsek onun yaratılışını da bas aşağı ederiz. Bunu da mı düşünemiyorsunuz?” (2)

Bu değişiklik hiç şüphesiz güçten zaafa, hareketten sükûnete, bilgiden hafıza kaybına… kadar bir seyir izlemektedir. Ancak bütün bu değişim de Yüce Mevtamızın koyduğu fıtrî yasalar altında cereyan etmektedir. Rûm sûresinin 54. âyetinde söyle buyrulmaktadır:

Sizi zayıf bir halde yaratan, zayıflığınızdan sonra size güç veren ve gücünüzü gösterdiğiniz bir dönemden sonra yaşlılığınızın getirdiği zayıflığa sizi dûçâr eden Allah’tır. O, dilediğini var eder. O, her şeyi bilendir ve sınırsız güç sahibidir.”

Sevgili Peygamberimiz, ihtiyarlık gerçeğinin ve de tezahürlerinin bilimsel ve teknolojik atılımlarla engellenemeyeceği ve değiştirilemeyeceği hakikatini, hastalıklarımızdan ötürü tedavi olmamız gereğini açıklayan sözlerinde “ihtiyarlık ve ölüm dışında” her hastalığın bir şifasının yaratıldığını açıklayarak bildirmişlerdir. (3)

İhtiyarlık bir hayat kânunu olduğuna göre, bugünün ihtiyarlarıyla yarınların ihtiyarlan olacak gençlerle ve de kullanılacak kişisel ve sosyal imkânlarla ihtiyarlığın bereketli bir dönem olmasını sağlamaya çalışmalıyız. Bunun için insanların yaşlılık sorunları ve hastalıkları, tıbbi bakım ve tedavisi ile ilgilenen bir tıp dalı olan Geriatri’ye ve ondan daha çok da yukarıda sunulan ve aşağıda sunulacak olan İslâmî bilgi ve ilkeleri öğrenmeye muhtacız.
 

Yaşlılarımızın Kendilerine Karşı Sorumlulukları

Ömrün ne kadar süreceği bilinemez bu son döneminin verimliliği için birinci derecede sorumlu ve yükümlü olanlar hiç şüphesiz yaşlılardır.

Hayati Faaliyetler Sürdürülmelidir

a- Ölüm gelinceye kadar güç ölçüsünde bütün ilâhî emirler ve yasaklar uygulanacağına göre yaşlılar, ihtiyarlığı da nimet bilmeli, hayatî faaliyetlerini sürdürmeye çalışmalıdırlar. Zira ihtiyarlık bedenî kuvvetle yapılacaklara engel ise de akıl, bilgi ve tecrübe gücüyle yapılabilecekler için uygun vasattır. Çünkü aklı başa getiren, bilgiyi tecrübeyle pekiştiren ve zaman kaybına uğratmadan verimliliği sağlayabilecek olan da yaştır.

İhtiyarlık Verimli Devredir

b- İhtiyarlık, haramlara da yönlendirebilen bedensel zevklerden yoksun bırakabilecek bir dönemdir, ama sınırsız gibi olan ruhî neşelerin yaşanabileceği pek verimli bir devredir. İnsanları hayvanlara üstün kılan iradî kulluklar, kalbî zevkler, sanatsal güzellikler, ilmî ve fikrî gelişmeler değil midir?

Yaşlılık Rahmet Dönemidir

c- İhtiyarlığın ölüme yakın olması da ayrıcalıklı bir nimettir. Gerçi yaşlılık Allah’a ve âhiret hayatına îman yoksunu insanlar için korkular salan, ümitler söndüren ve ağlatan bir idam arifesi ise de, müminler için dünya hayatının problemlerinden, elemlerinden kurtuluşa erdiren ve ebedî hayatın nimetleri ve güzelliklerine yaklaştıran hayat merhalesidir. Kaldı ki ihtiyarlık tövbeler edilebilecek ve acizlik nedeniyle Rabbimizin rahmetini daha çok çekecek ve de Mevlâmızı, duâlanmızı boş çevirmekten haya ettirecek verimli dönemdir.(4)

Yaşlılar Hayatı Sevmelidir

Bu sebeplerle ihtiyarlar, hayatı sevmelidirler. Ancak İslâmî imandan yoksunluk sebebiyle dünyaya tapar olan insanlar gibi mal ve makam ihtiraslarına düşmemelidirler. Allah’ın ve Peygamberinin yasakları kapsamına girmeyen konularda insanlarla fiilî ve fikrî çatışmaya girmemelidirler. Maddî otorite peşinde koşmamalı, bilgileri ve tecrübeleri ile yardımcı olmaya çalışmalıdırlar.

Yaşlılar Kedilerini Sevdirici ve Teşekkür Edici Olmalıdır

Başta çocukları ve torunları olmak üzere çevrelerindeki insanlara yapamayacakları veya kabullenemeyecekleri teklifleri sunmamalı, kendilerini dışlamaya yönlendirici değil, saygıya sevk edici davranışlar sergilemelidirler. Saygı gösterenlere ve yardımcı olanlara teşekkürleri ve duâlarını sürdürmelidirler. Kaldı ki Allah’a şükür ve insanlara teşekkür etmek, bütün ömrümüzü kuşatması gereken önemli bir görevimizdir. Peygamberimiz bir hadislerinde “Allah’a şükretmeyen insanlara teşekkür etmez,” buyurduğu gibi “ İnsanlara teşekkür etmeyen Allah’a da şükretmez “ buyurmaktadır. Yapılması gerekeni de şöylece emretmektedir:

“Kendisine bedenî, malî, ilmî vs. şekilde iyilik yapılan kişi, aynı şekilde karşılık versin.”

“ Buna güç yetiremeyen kişi, kendisine iyilik yapan insana ‘Allah senden Razı olsun /Allah seni mükafatlandırsın’ desin. Böyle yaparsa teşekkür görevini yapmış olur.”

Yaşlılar Gereksiz Yük Olmamalıdır

 Yaşlılarımız güçleri ölçüsünde kendi kendilerine yetmeye çalışmalı, hizmet beklentisi içine girmeksizin imkânlar ölçüsünde ihtiyaçlarını kendileri karşılamalıdır. Peygamberimiz “ İnsanlara yük olmayınız, ” buyurmuşlar, ’İnsanlardan yardım istemeyecekleri Cennet ile müjdelemişlerdir.’         

Yaşlılarınız İbâdetlere Azami Gayret Göstermelidirler

İbadet yaratılış sebebimiz, ölüm gelinceye kadar ana görevimizdir. Namaz, oruç, zekât, teheccüd, zikir, dua, insanların yararlanacağı bilgileri konuşarak ve yazarak aktarmak, akraba ziyaretleri ve yapılacak ziyaretleri gücümüze göre dua ve hediyelerle karşılamak da ibâdet görevlerimizdendir. Çünkü ibâdet Rabbimizin ve Peygamberimizin emirlerine uymaktır.

 Sağlıklarına da Pek Çok Önem Vermelidirler

Yaşlılarımız, ihtiyarlığın Kuran diliyle Erzeli’l-umr denilen ve aklen ve bedenen tam bir çocuklaşma dönemi olan hale düşmekten korunmaya çalışmalıdırlar. Gerçi Erzeli’l-umr da bazı insanlar için Allah’ın kanunudur. Nahl sûresi âyet 70’de şöyle buyrulur:

Allah sizi yarattı. Sonra da eceliniz gelince sizin ruhlarınızı alarak ölümlerinizi gerçekleştirecek. Bilgili şuurlu ve iradeli bir hayattan sonra, hiçbir şey bilmez hale gelsin diye sizden bazıları, ömrün, en kötü çağı olan kadar yaşatılacak. Allah her şeyi bilir, her şeye gücü kudreti yeter.”

 İhtiyarlar kendilerine düşen görevleri yapmalı, sağlıkla ilgili koronavirüs dahil alınabilecek tüm önlemleri almalı, mevcut hallerine sabretmeli, salgında öleceklerin ahiret şehidi olacaklarını bilmelidir. Çünkü Peygamberimiz “Salgında ölüm Müslüman için şehitliktir,” müjdesini vermişlerdir. Peygamberimizin öğrettiği şu duâ ile de daima Allah’a sığınmalıdırlar:

Allah’ım! Acizlikten, ömrün en düşkün ve çaresiz çağı olan erzelil-ömre döndürülmekten sana sığınırım.” (5)

(1) Ğafir 67, (2) Yasîn 68, (3) Î. Mace Hn. 3436, (4 )Ebû Davud Salat 358, (5) Nahl 7O, Buhari Deavat 37.

Ali Rıza DEMİRCAN

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yap yorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat