İslami Kültürel Bir Hareket: El-Cemaat El-İhvan El-Muslimin


Yalçın İÇYER, İslami Kültürel Bir Hareket: El-Cemaat El-İhvan El-Muslimin

Yalçın İÇYER


A+ |Normal |A-


Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.'[1]

Alemlerin Rabbına O'na yakışır bir şekilde ve O'nun istediği kadar hamd ederim. Salat ve selam Allah'a engüzel hamdın örnekliliğini gösteren tüm Resullere ve dostlarına olsun. Rabbım onların yolunda gidenlerden Razı olsun ve bizi onlardan eylesin.

    Sevgili kardeşler!

Sizleri ve tüm müslümanları Allah'ın selamı ile selamlıyorum. Rabbim sizlerin ve direnen mazlumların yardımcısı olsun. İslam dünyasını saltanat anlamında da olsa hakimiyetini yitirmesi ve gerilemesi ile hassas ve samimi olan İslam uleması çareler aramaya başladılar. Afrikadan, Asya'ya ve Aurupa'ya kadar nerede bu halimizin vehametini anlayan alimler, yeniden islamın dirilmesi için çaabalar ortaya koydular ve hareketler oluşturdular. 17. YY'dan başlayarak bir çok cemaatlar kuruldu. Bunların sayısı 16 veya 17 harekattır. Bunların bizi tarafımızdan çok güzel tanınıp tahlil edilmesi gerekir. Bu hareketlerden birisi ve belki en büyüğü ve en yaygın olan Mısır'ın İskenderiye kentinde 1928 yılında Hasan El-Benna ve altı arkadaşı tarafından kurulan'İhvan El-Muslimin hareketidir.

Bu hareket ilk kuruluşundan itibaren yasal  ve költürel olarak kurulmuş bir cemaattır. Şu anda bile'Kanuniye' ifadesini kullanıyorlar. Kurulduğu günden beri cemaatın başına geçenler özellikle Mısır'da ülkenin kurumlarında okumuş ve görev almış İslami kimlikli kişiliklerdir. Kurucusu Ş. H.EL-Benna bir öğretmendi. Daha genç yaşlarda iken liseli arkadaşları ile'Kötülüklerden koruma veya uyarma' diye bir gurup oluşturmuş ve mektuplarla veya bizzat insanları gidip uyarmışlar. Cemaatın şehit'ten sonra gelen liderlerinin hepisi tahsilli ve İslami alanda eser yazımış kişilerdir. Hareket herzaman yasal çalışmış. Tabii Mısır'da ki yasallık ile Türkiye'de ki yasallılığı aynı tutmamak gerekyor. İhvanın bu durumunu tenkit eden bazı kişilikler onlardan ayrıldılar ve silahli mücadelede dahil olmak üzere yeni mücadele şekli başlattılar. Şehid  Seyyid Kutub'un çizgisi, Tekfir ve Hicre vb bazı hareketler ihvanı idarecilerle beraber hareket eden tavizcı ithamlarda bulundular. Hizbut-Tahrir aynı tenkitlere yakın ifadelerle ihvandan ayrılarak yeni bir hareket kurdu.  Şu an Tunus'ta ihvanı teslim eden nahda hareketi müslümanları bombalıyor. Ve onları terörist ilan etmişler hem de Tunuslu ulemanın bir kısımının fetvası ile.

İhvan hep davet yolunu tercih etti. Yasal yollardan eğitim, davet, kültürel Çalışmalar ve siyasi hayata katılım. İhvanın diğer ülkelerde ki uzantılarıda aynı yöntemi takip ettiler. Suriye'de, Ürdün'de Lubnan'da ırakta ve diğer tüm ülklerde ki çalışmalar kültürel idi. Hareketin liderlerinden olan kişiler devlete İslami alternatifler sunuyordu. Mesela, İslam anayasasının yazarı, Mısır anayasa mahkemesinin ikinci başkanı idi. İslam Ceza hukukunu yazan Abdulkadir Udeh  ihvanın lider kadrosundandı. Hudeybi'Biz davetçiyiz hakim değiliz' kitabı ile ihvanın metodunu gayet güzel izah ediyor. İlk zamanlarda Hasen el-Bennanın yazdıklarından elemanlar yetiştiriliyordu. Temel ilkeleri'Allah Rabbımız. İslam dinimiz, Kur'an dusturumuz, Resulullah önderimiz ve şehadet hedefimizdir. idi. Bu ilkeler hiç bir gurubun inkar edemeyeceyi temel ve evrensel ilkelerdir. Hasan El-Benna ve arkadaşları öyle akıllıca ilkeler seçtiler ki kimse itiraz etmedi. Dava tüm mısırı sardı. Kısa zamanda İsmaliliye' den Kahire'ye taşındı. Ortak değerleri yaygınlaştırmak bugünün ihtiyacıdır. Aynı değerleri bugünde yaygınlaştırmalıyız.

  ---İhvan bir mektepti. O mektepte çok kişilikler yetişti. Seyyid Kutuplar, Muhammed Kutuplar, Abdulakadir Udehler, Zeyneb Gazaliler,  Abduaziz El-Bedriler, Hudeybiler, Said Havvalar, İzzet Derveze, Fethi Yekun, Şehid Ahmed Yasin, Rantisi, ve daha niceleri. Türkiye'de ki bilinçlenmenin temelinde yine ihvan el-Müslimin okulu vardır. Kendimin bilincimde de ihvan mektebi vardı. Malatya'da beraber olduğumuz tüm arkadaşlarımızın bilinçlenmesinde ihvan okulu vardır. Suriye direnişin, Irak direnişini ve daha nice direnişlerin temelinde ihvan okulu vardır. Aslında İran islam devriminin ilk banilerinden Nevvaf Safavi genç yaşında şehid edilse bile ihvanın mayası vardır. Hasan El-Benna ile yapığı görüşmeden sonra devrimin inkilabi temellerine devrimci vasıf kazandırdı.

 ----İhvan bir medresedir, Suriye'de, Afganistan'da, Pakistan'da Irak'ta, Libya'da, Ürdün'de Lübnan'da hatta Avrupa'da dahi birer okul olarak  neşvu nema buldu. Ve hataları, deneyimleri ve tecrübeleri ile daha çok ufuklara imza atacaklar. Tunsuta ki şu anda ki büyük hataları olduğu gibi. Yukarda belirttim, kendi emirlerinde ki ulemasından fetva alarak aynı ABD dili ile konuşuyorlar. Fetvalarını dinledim. İçim kan ağladı. İnşaallah birgün bu işledikleri ağır hatalarını anlayacaklar.  Kardeşlerini El-Kaidenin irhabileri ile öldürülen Tunus'lu mücahidlerin hesabını Allah onlardan soracak.

 ----Almanya'da ki çalışmaları anlatan bir kitap onları adeta terorist tanıtıyor. Oysa ki Achen'de çalışmalar yapan İslam merkezi hep kültürel çalışmış. Bir iki gün önce İspanyada yayınlan bir  kitap ve ABD camiler terorist yuvasıdır taip eilmeli.

  Maalaesef biz müslümanlar Şu ayeti unuttuk.'Muhammed, Allah’ın ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasûlüdür. Onunla beraber bulunanlar, müslümanlar, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere karşı güçlü, kararlı ve tavizsiz, başları dik, aralarında engin merhamet sahibidirler......'[2]

MEDYA bizi de etkiliyor. Yukarda bu yanlışlığı hatırlattım. Şimdilik Şehit Hasan El-Benna hakkında kısa bilgi vereyim ve hutbemi sonuçlandırayım.

 HASAN EL-BENNA

Hasan El-Benna ayrı bir konu olarak işlenecek bir hutbem olacak inşaallah.

Genç yaşta dini konulara büyük ilgi duymaya başladı. 1923'te Kahire'de dini ve toplumsal konularda geleneksel eğitim veren Darü'l-Ulum adlı öğretmen okuluna kaydoldu. 1927'de Arapça öğretmeni olarak Süveyş Kanalı yakınlarında bulunan İsmailiye'de bir ilkokula atandı. İngilizlerin ülkedeki ekonomik ve askeri varlığı açısından büyük önem taşıyan bu kentte, Müslümanları derinden sarsan olaylara şahid oldu. Mart 1928'de bir İngiliz kampında çalışan altı kişiyle birlikte İslamın ilkelerine geri dönüşü amaçlayan Müslüman Kardeşler'i kurdu. 1930'larda kendi isteğiyle Kahire'deki bir okula tayin edildi. II. Dünya Savaşı başladığında çok sayıda öğrenci, devlet memuru ve işçi Müslüman Kardeşler'e üyeydi ve Teşkilat Mısır toplumunun hemen bütün kesimlerini temsil eden bir önemli siyasi güç olmuştu.

Teşkilat üyelerinin birçoğu hükümetin milli çıkarlara ihanet ettiği görüşündeydi; Hasan el-Benna ise bir müddet daha hükümeti destekleme taktiğine bağlı kalmaya çalıştı. Ama gerek kendisi, gerekse teşkilat üyeleri idare açısından tehlikeli olmaya başlamıştı. Savaşı izleyen kargaşa ortamında el-Benna'nın sözünü geçiremediği teşkilat üyelerinin adları, başta Başbakan en-Nukraşi'nin öldürülmesi olmak üzere (Aralık 1948), bir dizi suikast olayına karıştı. Hasan el-Benna Şubat 1949'da hükümetin göz yumduğu bir suikast sonucunda Kahire'de öldürüldü. Hep İngilizlerin, Batının ve Siyonistlerin emrinde olan ingiliz ordusu, ezherin fetvaları ile halkına kan kusturdu. Rabbımdan dilerim ki bu son olsun. İhvan hakkında bir hayli kitaplar türkçeye çevrilmiş. Hasan El-Benan'ın hatıratları ve hayatı. Said Havva'nın 50.yılında ihvan. Şeyho Duman'ın Tercüme ettiği iki ciltlik, Mısır'da İslami hareketler. Mustafa Meşhur'un Kitapları. Ve daha niceleri. Bu eserleri okuyalım ve hatalarından ve doğrularından yararlanalım.

  1-Hasan El-Benna hakkında bildiklerim

Onunla ilgili ilk olarak Risaleler adlı kitapçıkları ile tanıştım. O kitaptan aklımda kalanlar. O samimi bir kişiliğe sahip. Karizmatik bir yapısı vardır. Bu yapısı ile oldukça etkileyici oluyordu. Zeyneb Gazali, şunları yazıyor. Onunla görüşmeden önce İhvan hakkında farklı şeyler düşünüyordum. Görüştükten sonra samimi, etkili ve geniş ufuklu konuşması bu düşnüncelerimi değiştirdi ve ihvanla çalışmaya karar verdim. Hasn El-Bennanı risaleleri beni ve arkadaşlarımı çok etkiledi. El-Mesurat-Rivayetlerle dualar- adlı kitapçığı'Kur'an'da ki Dualar ve hayatımızda ki yeri' adlı çalışmamı yapmama sebep olan kitaplardandır.

Suriye direnişinin başından beri yaptığım bir tesbiti hutbemin sonunda tekrar dikkatinize sunmak istiyorum. ABD, İsrail, BM ve İran Esed Rejiminin yanındadırlar. Direnişçilerin yok olması için tüm çabalarını gösteriyor ve umutla bekliyor ve zalim rejime zaman kazandırmak için tüm çabalarını gösteriyorlar.  İran ve Lübnanda ki uzantısı örgüt tüm güçleri ile bizzat savaşarak müslümanları öldürüyorlar. Başı batıya bağlı olan TC ve diğer arap ülkeleri de bu cinayetin ortağıdırlar. Hernekadar TC ve bazı ülkelerin bazı iyi niyet girişimi varsada sadece iyi niyet pek birşeye yaramıyor. Dolayısı ile batılı güçlerin islam dünyasında kayıp ettikleri itibarlarını ve uşaklarını korumak adına oluşturdukları senaryolara bizim çok dikkat etmemiz gerekiyor. Suriye'yi vurmak ve sivilleri korumak gibi derleri yoktur. Onların tek derdi gelişen İslami direnişi durdurmak çıkarlarını ve İsraili güvenceye almaktır.  Dün bir arap arkadaş Allah(cc) mazlumların duasını kabul etti. Suriyeyi vuracaklar dedi. Onların Suriye'yi vurmalarını ve oraya girmelerini bir oyun kabul ediyor ve şimdiden protesto ediyorum.

Hutbemi Hasan El-Benna'nın o gün söylediği ve bugünde su ve hava gibi muhtaç olduğumuz bir ilke ile bitireyim. 'ittifak ettiğimiz konularda yardımlaşalım. İhtilaf ettiğimiz konularda biribirmizi hoş görelim.' Ne güzel bir ilke. Hayırda yarışma ve yardımlaşma, ihtilafta mahzurlu görme. Bu İslami hareketi tanımayan kardeşlerimizin  medyada ki haberlere dikkat etmeleri gerekiyor.  Hucurat suresinden hutbemin başına aldığım ayet ve Fetih suresini son ayeti bizim için güzel ölçülerdir. Rabbım bu ölçüleri öğrenip yaşamayı bizlere nasip eylesin.

Allah'a emanet olun.


[1]      -K.K. 49/6 Hucurat Suresi

 
[2]    -K.K. 48/29 Muhammed suresi

 


Yukarı Dön

Yorum yapyorum

Yorumlar

Kemal Songür
07.09.2013 01:06
ümmetin yiğitleri bennalar/kutuplar...
''ittifak ettiğimiz konularda yardımlaşalım. İhtilaf ettiğimiz konularda biribirmizi hoş görelim.'' Ümmet arasında bu ilkenin neşvünema bulması zalimlerin korktuğu en kötü rüyadır. Zalimlerin korktukları bu rüyanın gerçekleşmemesi için kullandıkları ya da kullanılmasından çokça memnun oldukları harici/tekfirci zihinlerdir.
Kalemine sağlık Yalçın ağabey.
Yorum yapyorum

 

Yazarın Diğer Yazıları



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat