İmanın ve Azmin Gücünü Anlamak Allah Mümin ve Mümine Herkese Ecrini Verecektir


Yalçın İÇYER, İmanın ve Azmin Gücünü Anlamak Allah Mümin ve Mümine Herkese Ecrini Verecektir

Yalçın İÇYER


A+ |Normal |A-


İMANIN VE AZMİN GÜCÜNÜ ANLAMAK GÜLSEREN GÜMÜŞ (1973-21.04.2013) ALLAH MÜMİN VE MÜMİNE HERKESE ECRİNİ VERECEKTİR




رَبَّنَا وَآتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَى رُسُلِكَ وَلاَ تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّكَ لاَ تُخْلِفُ الْمِيعَادَ
 ‘Ey Rabbimiz, bize Rasullerinin ağzından va’dettiklerini de ver. Kıyamet günü bizi rezil rüsvay etme. Sen belirlenmiş hesap gününü gerçekleştirme sözünden dönmeyecek ve ertelemeyeceksin’ diyenlerdir.’

فَاسْتَجَابَ لَهُمْ رَبُّهُمْ أَنِّي لاَ أُضِيعُ عَمَلَ عَامِلٍ مِّنكُم مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَى بَعْضُكُم مِّن بَعْضٍ فَالَّذِينَ هَاجَرُواْ وَأُخْرِجُواْ مِن دِيَارِهِمْ وَأُوذُواْ فِي سَبِيلِي وَقَاتَلُواْ وَقُتِلُواْ لأُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّئَاتِهِمْ وَلأُدْخِلَنَّهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الأَنْهَارُ ثَوَابًا مِّن عِندِ اللّهِ وَاللّهُ عِندَهُ حُسْنُ الثَّوَابِ Bunun üzerine Rableri onların dualarını kabul etti, dileklerini yerine getirdi.

‘Ben, erkek olsun, kadın olsun, aynı insanlık ailesine mensup ve eşit olduğunuz için, sizden, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenlerin, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanların, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanların, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenlerin amellerini zayi etmeyeceğim, boşa çıkarmayacağım. Baskı, zulüm ve işkencenin hâkim olduğu memleketlerinden özgürce bana kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret edenler, yurtlarından sürülenler, benim yolumda, İslâm uğrunda eziyete uğrayanların, savaşanların, öldürülenlerin, işte onların kusurlarını sileceğim, bağışlayacağım. Onları, Allah katından bir mükâfat olarak, altlarından ırmaklar akan Cennet konaklarına koyacağım.’ En güzel mükâfat Allah katındadır.[1]


I-GİRİŞ

    İnsana yaradılışını korumak için aydınlık vahyi  ilk insandan itibaren veren Alemlerin Rabbına hayatımız boyunca itiat etmenin adı olan hamdolsun. Rabbımın bu hamdın en güzel örnekliliğini yerine getiren Resuler’e ve dostlarına  salat ve selam olsun. Allah onların yolunda gidenlerden razı olsun bizleri de onlardan eylesin.

Sevgili kardeşler!

Sizleri ve tüm müslümanları Allah’ın selamı ile selamlıyorum. Rabbım iszlerin ve tüm mazlumların yardımcısı olsun. Bu hafta sizlere iki üç haftadan beri ABD’de oluşturulan yapay gündeme sebebp gösterilen patlamalardan bahs edecektim. Ancak 22.06.13 saat13.25 te gelene bir mail oldu. Şöyleki ‘…..اْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعون….Şüphesiz biz Allah içiniz ve şüphesiz biz ona döneceyiz.’[2] Allah rahmet etsin. Kısa sayılacak ömrününe, gayreti ve samimiyeti ile cok şey sığdırmayı başaramış, kendi deyimi ile ‘engel duvarlarını’aşmayı başarmıştır. Ve nihayet bütün engel duvarlarını aşarak Rabbına yürüdü, Güldestenin kurucusu ve nadide gülü Gülseren bacımıza Allah rahmet etsin.’ Evet bu mesajdaki kardeşimizin ölüm haberi hütbe konumu değiştirdi. Onun bize enerji kazandırcak kısa ömrünün, hem gençlere ve hem de  yaşlılara örnek olsun diye çok kısa olarak sizinle paylaşacağım. Umarım bize güzel örneklilik verir. Gençlere içinde bulunduğumuz toplumun gençlerine örnek olur. İmanın verdiği azmin fiziki hayatla ilgisinin olmadığını anlatıyor. İman azim verir ve artık onun önünde engeller kalmaz.

KISA HAYATI

  1973 yılında Almanya’da doğdu. Özel Engelliler Lisesi’nden mezun oldu. Mesleğinden malulen emekli oldu.
2004 yılında ev ortamında başlattığı çocuk eğitimi ve yardımlaşma etkinlikleri sayesinde 2007 yılında Güldeste Dayanışma Derneği’ni kurdu. Çocuk eğitimi alanında geliştirdiği projeler sayesinde resmi eğitim kurumu statüsünü aldı.
2011 yılında, kendi hayatını kaleme aldığı “Engel Duvarı” kitabının ardında “Bizim Çocuklarımız” kitabı yayınlandı ve  ‘Aşkın Ev Hali’ adlı üç eseri vardır. Oldukça güzel ve canlı iki eser. Okumanızı tavsiye ederim. Özellikle eğitimci kardeşlerin okumanısını öneririm.

II-NEDEN BU AYET?

    Hutbemin başına iki ayet yazdım. Birisi dua. Resulullah’a tabii olma sözünü veren müminlerin yaptığı duanın son kısmı. Ve ikinci ayet Rabbın duaların verdiği cevap. Benim size vermek istediğim mesjı içeren ayettir. ‘Rabbı onlara cevap verdi, ben sizden hiçbir erkeğin ve hanımın çabasının karşılığını heba etmeyecem….’ Kısmıdır. Hutbemin başına hangi ayeti alayın diye düşündü. Hakkında yazı yazacğım bir hanım yiğitti. Aklıma ilk önce şu ayet geldi. ‘مِنَ الْمُؤْمِنِينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللَّهَ عَلَيْهِ فَمِنْهُم مَّن قَضَى نَحْبَهُ وَمِنْهُم مَّن يَنتَظِرُ وَمَا بَدَّلُوا تَبْدِيلًا Şuurlu ve kâmil mü’minlerin arasında, Allah’a verdikleri söze sadâkat gösteren nice erler, yiğitler var. Onlardan bir kısmı sözünü yerine getirmiş, büyük tehlikelere göğüs germiş, o yolda sakat kalmış, canını vermiştir. Bir kısmı da şehitliği beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde sözlerini değiştirmemişlerdir, gerçekten onların yerini kimse dolduramaz.’[3]  Bu ayeti hutbelerimde çokça kullandım. Dedim. Ve aklıma bu ayet geldi. Genellikle Kur’an’a kasıtlı yaklaşanlar. Bize şöyle bir soru soruyorlar. ‘Kur’an’da hep erkekler için mükafatlar veriliyor. Hanımlara hiç mükafat yoktur. Neden? Benim aklımada şu geldi. Bu vefat eden hanımın Allah katında mükafat olmayacak mı? Dünya adına Hiçbir zevki, hedefi, beklentisi olmaya ve üstünde gezdiği sandalya ile ebedi hayata göçen bu insan karşılığını vermeyecek mi? Haşa ve kella. Böyle bir soruda asılsızdır. Ama Allah(cc) insanın aklına ve sorularına değer veriyor. Ve dolaysıyla cevap veriyor. Onun bu metoduna uygun ben de yine onun sistemine uygun cevap verdim. Cevabı da bu ayettedir. Allah Hiçbir mümin ve müminenin emeğini karşılıksız bırakmayacaktır. Güzel bir şahitlik bırakan bu insana ecrini aynen verecektir. Ayette bu söz veriliyor. Kendi çaba gösteren herkes  O’nun razı olduğu mukafata ulaştırır. Ey mutmain kalp gir kullarımın arasına gir diye çağıracak. Aslında şu ayet o kafasında şüphe olanlara güzel cevaptır. ‘مَنْ عَمِلَ صَالِحًا مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَنُحْيِيَنَّهُ حَيَاةً طَيِّبَةً وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ مَا كَانُواْ يَعْمَلُونَErkek olsun, kadın olsun, inanarak iyi işlerde bulunanı tertemiz bir yaşayışa mazhar ederiz ve mükâfâtını, yaptığı en güzel işlere karşılık olarak mutlaka vereceğiz.’[4] Bu ayet çok açık bir şeklinde gösteriyor ki adil olan Rabbımız her amelin karşılığını verecektir. Gerçi müslümanın böyle bir şey düşünmesi onun itikadına helel getirdi.

III-KISA AMA BEREKTLİ BİR HAYAT

     ‘Her gün giderek güçlüzleşen bedenimde ki arta kalan kıpırdanışların hakkını vermeye çalışıyorum.’ ‘Duvar Engeli’ adlı kitabının başına yazdığı bu ifade bize çok güzel ders veriyor. O üçte ikisi yok olan vucudunun geri kalanı için bu kadar endişe ediyorsa ya biz sapsağlam olan vucudumuzun hakkını vermede nasıl hesap vereceyiz? Bunu hiçdüşündük mü? Bunu yarın ki hesabını verebilecek miyiz?

Hayatına anlam kazandıran ayetler; ‘Engel Duvarı’ adlı eserini okursanız hayatını Kur’an’la, onun tabiri ile Kur’an meali biçimlendiriyor. Mealimi aldım ve okudum. Şu ayet  bana adeta hayat kazandırdı.

1-Çocukluğuna anlam kazandıran ayet.

هُوَ الَّذِي يُصَوِّرُكُمْ فِي الأَرْحَامِ كَيْفَ يَشَاء لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ O, size, rahimlerde, sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun biçimde, şekil, çehre ve vücut hatları verendir. Hak ilâh yalnızca O’dur. Kudretli, hikmet sahibi ve hükümrandır.’[5] Allah’ın benim için uygun gördüğü şekil ile hayatın tam ortasındayım. Mutlak hikmet sahibi beni böyle şekillendirmiş…..Engellere rağmen neler yapabiliriz?

Elimizdekilerin kıymetini ne kadar biliyoruz? “İnsanız” deyip farkında olamadıklarımıza bahane mi arıyoruz yoksa? Bu teslimiyeti anlatıyor. Beni rabbım böyle şekillendirdi. Deyip teslim olmak ne güzel şey. İste kızımız Gülseren hanım teslimiyetini böyle ilan ediyordu. Onun hakkında bir yazar şunu yazıyor.

21 Mayıs 2011 Cumartesi 12:09

 Bir engelle karşılaştığında hemen yılar mısın? Öyleyse bu kitabı okuyabilirsin, hayatta karşımıza çıkan engellerle nasıl mücadele edilir, bedenimizin hakkı son zerresine kadar nasıl teslim edilir, öğrenmek istersen, ”Engel Duvarı” nı atlayarak (okuyarak) başlıyabilirsin.


Daha önce adını duymadığm Gülseren Gümüş‘ü bir panel vesilesiyle  tanımış oldum. Konuşmasını yapmak için çıktığında, tekerlekli sandalyesindeki ufacık bedeniyle bizleri ziyadesiyle şaşırttı. Zira slayt gösterisinde izlediklerimize bakılırsa, kurmuş olduğu dernekleri, faaliyetleri, katkıda bulunduğu bir sürü etkinliği öğrenince insan biraz afallıyor doğrusu. Çok heyecanlı olduğunu ve fazla konuşamayacağını söyledi ama zaten belki on beş dakikayı geçmeyen konuşması bize o kadar çok şey anlattı ki.

Bedenimizin hakkı nasıl verilir?
Şöyle başladı konuşmasına; “Şimdi hepinizi ayağa kalkmaya davet ediyorum, önce sağ kolunuzu kaldırın ve indirin, sonra sol kolunuzu, şimdi de oturun. Bu hareketleri yaparken vücudunuzda kaç tane kasın işlev gördüğünden haberdar mısınız?”

Buyrun burdan ağlayın, gözyaşlarını tutabilene aşkolsun, başka söze hacet var mı ki? Sanki her şey kendiliğinden oluveriyor, her gün sayısız kere yaptığımız bize sıradan gelen bedenimizle uyumlu hareketlerin kıymetinin Gülseren Gümüş fazlasıyla farkında. Çünkü kendisi Spinal Musküler Atrofi, yani kas hastası. (Sanki sağlığımız yerindeyken şükretmek, verilen sonsuz nimetlerin farkına varmak niye bize zor gelir, anlamış değilim.)


 2-Başörtüsü şuurunu veren ayet

Yine mealimi aldım ve okudum. Şu ayet bana ve hayatıma yepyeni bir anlam verdi.  Vucudumun sağlam parçası olan  başımın nasıl biçimlendirmem gerektiğini bana anlatıyordu. Ayeti okudum ve Rabbımın istediği şekilde başımı biçimlendirdim.

وَقُل لِّلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ أَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلَى جُيُوبِهِنَّ ……’[6] Bu ayeti hayatında yaşadığı için her evden çıkarken şu duayı yapıyor. ‘Senin rızan için başörtümü yakamın üzerine örtecek şekilde örtmeden çıkmıyorum. Razı ol Allah’ım.’ Allahım, verdiğin nimetleri fark ettikten sonra nankörleşmekten koru beni.’ Ne güzel bir bilinç.

3-Hayatında hayır işlemeyi hedef kılan ayet

Yine hayat kaynağım Kur’an mealini okuyorum.

Bu ayet bana hedefimi gösterdi. Meleklerin selamına ulşacağım ve cennete girceyim bir hedef. Artık onu kazamam gerekiyordu. Onun için hareketli olan kısmı ile vucudumun hakkını vermeli idim. İşte o ayeti okuyorum.

الَّذِينَ تَتَوَفَّاهُمُ الْمَلآئِكَةُ طَيِّبِينَ يَقُولُونَ سَلامٌ عَلَيْكُمُ ادْخُلُواْ الْجَنَّةَ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ Onlar meleklerin:
‘Selâmün aleyküm (size selâm olsun, selâmette olun, siz selâmete erdiniz), yapmış olduğunuz devamlı amaçla örtüşen niyete dayalı, bilinçli amellere karşılık Cennet’e girin’ diyerek, tertemiz şekilde canlarını alarak ölümlerini gerçekleştirdikleri kimselerdir.’[7]

4-Dokuz yıl evlilik hayatından sonra ona yeniden azim kazandırn ayetler

Eşini bir sefer görmüştüm. Yiğit bir adamdı. Kendisine hayata dair hiçbir şey verme durumunda olmamasına rağmen dokuz yıl kendisine hizmet ettiği sapsağlam bir insan. Onun ifadesi ile 07.05.2008 Hayata yeniden başlamak ve azimle yola devam etmek gerekiyordu. O azmi de Kur’an bana kazandırdı. İşte bana hayat veren ve canlılık kazandıran ilahi ayetler.

وَالضُّحَى Kuşluk vaktine andolsun.

وَاللَّيْلِ إِذَا سَجَى Ortaya çıktığı zaman geceye andolsun.

مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلَى Rabbin sana kızmadı ve seni terk etmedi.

وَلَلْآخِرَةُ خَيْرٌ لَّكَ مِنَ الْأُولَى Her an senin geçmişten daha hayırlı  olacak.

وَوَجَدَكَ ضَالًّا فَهَدَى O senin şaşkın gördü ve doğru yolu gösterdi.

 

فَأَمَّا الْيَتِيمَ فَلَا تَقْهَرْ  Sen sakın kimsesiz yetimi kovma.

وَأَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ Rabbının nimetlerini sürekli anlat.[8] İşte bu azimle Güldest dayanışma derneğini kurdu. Bu dernek vasıtası ile çok güzel çalışmalar yaptılar. Özellikle çocuklara yönelik olan bu öalışmaları şöyle sıralayabilirz.

- Almanca Kursları  – Okuma Yazma – Sanat  -Ebru sanatı kursu -Çini sanatı kursu  -Hat sanatı kursu  -Kanun sanatı kursu  -Ney kursu -Fotoğraf kursu. Rabbım ona rahmet etsin. Güzle çalışmalarını gençlerimize örnek kılsın.

IV- SONUÇ

    1-Onun kitabının sayfalarını karıştırdığımda ‘Mealimi aldım ve okudum…’ ifadesi benim Kur’an’la olan seyrimi hatırlattı. Kur’an’ın hayatımızı aydınlatan nur olduğunu bir kez daha gördüm.

2-Fiziki engeller imanın azminin önünde engeller değildir. İman, hele bu sonsuzun sahibi ve efendisi Allah ise tüm yüksekler alçalır ve tüm engeller üzerinde geçecğiniz kayaklar olur. Yunusun balığı, Musa’nın denizin, Nuh’un gemisi ve Ashab-ı Kehf’in mağarası Hz.Muhammed’in mağarası. Ve Hz. Muhammed’in mucizesi KUR’AN’ı.

3-Gelin kardeşler bu aşkı biz de yakalyalım. Bu iman azmine biz de ulaşalım. Kızımızın yaptığı son duadaki samimiyeti bizde yakalayalım.

4-İlahi sorumluluğun sahibi Allah’tır.  Biz samimi kulluğa karar verelim.

Allahım, yaşadığım bu hayatta bana benden daha yakın olan, beni benden daha iyi bilen, beni benden daha çok seven, öncelerimi sonralarıma ayarlayan, beni imkanlarla lutuflandıran, imkanları fark edebilme basiretiyle, beni şereflendiren, hala yaşama sebebime tutunarak iman gücüyle kuşatan, senden başkası değil Allah’ım. Verdiğin ve vermediğin her şey için sana teşekkür ediyor. Verdiklerinle ihtiyaçlarımı görürken, vermediklerinle farkında olabilme zenginliği ile beni kuşattın. Bana yaşattığın bu muhteşem hayatı kaleme  alarak başka hayatlara vesile olabilmeyi bana nasip eyle. Yaşadıklarımı yazdığıma;

Şahid ol ya Rabb! Şahid ol ya Rabb! Şahid ol ya Rabb!

 



[1]-3/195,196 Ali İmran suresi



[2]-2/156 Bakara Suresi



[3]-33/23 Ahzab suresi



[4]-16/97 Nehl Suresi



[5]-3/6 Ali İmran suresi



[6]-24/31



[7]-16/32 Nahl Suresi



[8]-Duha Suresi1,2,3,4, 9,10,11


Yukarı Dön

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Yazarın Diğer Yazıları



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat