'Yahudi düşmanı ama...'


'Yahudi düşmanı ama...'

A+ | Normal | A-

Son güncelleme: 15 Ekim 2014 Çarşamba 10:01


İsrail'deki Türkiyeliler Birliği Basın Sözcüsü Rafael Sadi, Odatv'de yayımlanan yazısında'ABD ve AB Erdoğan'dan neden vazgeçmiyor?' sorusunun cevabını isimlerini zikretmediği'İsrailli uzmanlar'ın dilinden cevapladı.

Küre Medya / Haber Merkezi
İsrail'deki Türkiyeliler Birliği Basın Sözcüsü Rafael Sadi, Odatv'de yayımlanan yazısında "ABD ve AB Erdoğan'dan neden vazgeçmiyor?" sorusunun cevabını isimlerini zikretmediği "İsrailli uzmanlar"ın dilinden cevapladı.

"ABD, bütün bu olumsuz politikalara rağmen nasıl Erdoğan ve AKP Hükümeti'ne boyun eğiyor. Sordum soruşturdum; İsrail'deki Dış politika ve Ortadoğu uzmanlarına danıştım" diyen Rafael Sadi, aldığı notları şöyle sıraladı:

1- Erdoğan, Esad'ı devirecek olan herkese destek verdi. IŞİD de bunların arasındaydı ve İslami oldukları için yardım etmekte mahzur görmedi.

2- Rehineler konusu ortaya çıkınca koalisyona katılmayı reddetti; ama rehineler mucizevi bir şekilde aniden takas ile geri gelince eli serbest kaldı ve tezkere de çıktı. (Rehineler nasıl bu kadar kolay bırakıldı, hatta nasıl rehin verildiler veya alınmasına müsaade edildi; cevabı olmayan sorular olarak havada kalıyor.)

3- Hamas ile IŞİD gerek ABD gerekse AB ülkelerince aynı kefeye konmuyor. Hamas'ın siyasi kanadı olması Erdoğan'ın elini rahatlatıyor diye düşünüyor İsrailli siyaset uzmanları. (Kimler diye sormayın, isimlerini yayınlamamamı rica ettiler. Bazıları devlet görevlisi ve resmi beyanat verme yetkileri yok)

4- Esad yerinde bırakılacak mı sorusuna kimse kesin cevap veremiyor. Evet, eninde sonunda orada kalmayacak; ama ne zaman gidecek ve yerine kim gelecek sorusunun cevabının olmaması şu anda Esad'ın yerinde kalmasını zaruri olarak izah ediyor. Esad'ın devrilmesini en çok isteyen Sayın Erdoğan ve Davutoğlu'na sorarsanız yerine kimi getirmek isterseniz diye sanırım cevap veremeyeceklerdir diyorlar. Kaldı ki şu andaki en acil konu IŞİD. Bu konu halledilmeden Esad'a sıra gelmez diye düşünüyorlar.

5- Kürdistan ile IŞİD arasında bir bağ var mı; varsa nedir, nasıldır sorusuna ise:
Bir kere ikisi de aynı bölgede ve iki taraf da petrol ile ilintililer. Yani ortada para, güç ve iktidar ilintisi var. Türkiye de IŞİD'i, Kürtlerin silahlı bölümlerini kırdırmak, zayıflatmak için kullanmış olabilir ama gün gelecek ki neredeyse geldi bile Türkler ile Kürtler omuz omuza IŞİD'e karşı savaşacaklar gibi bir hava esiyor dediler.

6- İyi de Büyük Kürdistan ile Büyük Ortadoğu hatta Büyük İsrail ilişkisi nedir; var mıdır öyle bir bağlantı diye sorduğumda herkes, "Büyük İsrail diye bir hayalimiz yok ama büyük bir coğrafyada güvenli yaşamak istemek gibi bir hedefimiz mevcuttur. Kürdistan İsrail'in dostu olacaksa -ki öyle olacağının emareleri mevcuttur- İsrail elinden geldiğince hür demokratik bir Kürt devletinin dostluğunu ister kuşkusuz. Çevremiz oldukça karışık ve dost diyebileceğimiz ülke sayısı neredeyse yok gibi. Dost dediklerimiz de anında veya bir süre içinde karşımızda olabiliyorlar. Mısır şu anda bizimle iyi ama yarın başka biri gelirse farklı olabilir" diye cevap veriyor.

7- Peki mevcut durum, İsrail için ne kadar tehlikelidir sorusuna ise tehlikelidir demeyen olmadı. "Ama bununla yaşayabiliriz ve her türlü senaryoya hazırız dediler. IŞİD Kuneytra'ya kadar geldi hatta Ürdün sınırında da dolandılar. Bu bizi çok sevindiren şeyler değil ama sürekli takipteyiz. Eh öyle olmamız da lazım."

8- Peki IŞİD'in patronu kim; İsrail ve ABD hatta Erdoğan, nasıl bir oyun oynanıyorsa bu oyunun içinde midir? Yoksa frenleri patlamış bir kamyon mudur bu vahşi örgüt? diye sorduğumda ise kimse "Biz bu işin içindeyiz hatta ABD veya Erdoğan bu işin içindedir" diyemedi. Ama içinde değiller de demediler.

"Sorduğum sorular ve özetle aldığım cevaplar yaklaşık olarak böyle" diyen Rafael Sadi, yaptığı görüşmelerden çıkardığı sonuçları da şu şekilde ifade ediyor:
"Genel kanı; gerek ABD gerek AB açısından Erdoğan ve Davutoğlu ikilisinin ve AKP hükümetinin Türkiye'yi bir İran ve şeriat ülkesi haline getirmeyecekleri inançları tamdır. Hatta bu görüşün Erdoğan'ın en fazla karşı olduğu İsrailli siyaset uzmanları tarafından da teyit edildiğini söyleyebilirim. Eh bu da çok fena değil.

Bu nedenledir ki AKP hükümetleri ne yaparsa yapsın karşısında Uluslararası bir direniş ve tepki ile karşılaşmayacaktır. Sebepleri de çok basit. Bölgede kimse Türkiye'yi kaybetmek ve NATO üyeliğinin bitmesine göz yumabilecek durumda değil. Türkiye, Avrupalılar yerine Araplar ve teröristler ile hatta İran ile savaşacak ordudur. Türkçesi, onların yerine bizim askerlerimiz ölmesi yeğdir ve bunun için bile her yaptığına eyvallah diyeceklerdir.'Tayyip bey Yahudi düşmanı veya İsrail karşıtı olabilir ama aptal değildir' dediler."

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yap yorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat