Uyanış ve İnşa Hareketi'nden basın açıklaması


Uyanış ve İnşa Hareketi'nden basın açıklaması

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 22 Temmuz 2015 Çarşamba 19:36


İslami Uyanış ve İnşa Hareketi Suruç'ta karanlık eller tarafından gerçekleştirilen katliam üzerine bir basın açıklaması yaptı.

Küre Medya / Haber Merkezi
İslami Uyanış ve İnşa Hareketi tarafından yapılan basın açıklamasının metni:


Dayatılan Şer Atmosferine Karşı Direnmeye Çağırıyoruz
 


Suriye topraklarında yer alan Ayn-el Arab(Kobani) bölgesine geçmek üzere Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde toplanan bir topluluk, gerçekleştirdikleri basın açıklamasının ardından sloganlarla yürüyüşe geçtikleri esnada bombalı bir saldırıya uğramış, 32 kişi hayatını kaybetmiş onlarca kişi de yaralanmıştır.

Eylem kim tarafından ve hangi amaçla yapılmış olursa olsun, ölenler ve öldürenlerin hangi düşünceye ve fikre sahip olduklarına bakmadan, gerçekleştirilen eylemin asla tasvip edilemez olduğunun öncelikle belirtilmesi gerektiğine inanmaktayız.

Hiçbir zaman gerçek failleri ve sebepleri netleştirilemeyen, sadece taşeron ve kullanılmaya müsait örgütlerin isimlerinin sıkça zikredilmesiyle gündemin saptırıldığı ve kutuplaştırmaların arttırıldığı bu türden hadiselere karşı, toplumun daha fazla duyarlı ve dikkatli olması gerektiğini hatırlatmak istiyoruz.

Doğru olana, meşru ve akli selim davranışlara eğilimin köreltildiği, şiddeti merkeze alarak şuursuz kutuplaştırıcı baskının gittikçe arttırıldığı bir dönemin galip gelmesinden endişe duymaktayız.

Kazananın asla insanımızın olmayacağı bu kirli oyunda, kışkırtıcı ve tahrik edici açıklamalar peşinde koşanlar ibretle tespit edilmeli, bu zavallı ölü sevicilerin insanların kanları üzerinden güç arttırabilme eğilimleri mahkûm edilmelidir.

Oy oranlarının artması ve bölgede hakim güç olabilme aşkıyla bu türden kaos projelerine eğilenler, özellikle İslam’ın merhamet ve kardeşlik temasıyla yetişmiş bölge insanımızın gözünde değersiz hale gelmelidirler.

Güngören’de 5’i çocuk 18 kişinin katledildiği bombaları ateşleyenler, Ankara’da bir çarşıda, Reyhanlı’da ise 52 kişinin katledildiği patlamaları gerçekleştirenler, Diyarbakır'da genç Yasin’i kurban eti dağıtımı yaparken 20 yerinden bıçaklayarak linç edenler, Savcı Mehmet Selim Kiraz’ı odasında öldürenler, son olarak Diyarbakır mitinginde ve Suruç’ta kan dökenler üretilmiş hastalıklı ve dengesiz ellerdir.

Tüm bu hadiselerin ve yaşanan ölümlerin asıl sorumlusu coğrafyamız üzerinde kirli hesaplar güden Batı emperyalizmi, onun işgal politikaları ve bu uğurda kullandıkları işbirlikçilerdir. Halkları birbirine kırdıran, iç savaşlar çıkartan, mezhebi ya da etnik parçalanmalar başlatan Batılı devletler, nitelikli İslami gelişimin önünü keserek ölçüsüz şiddet eğilimi olan akımlara alan açmakta, sürekli yönlendirdikleri taşeron örgütler eliyle de şer planlarını yürütmeye devam etmektedirler.

Sonuçları ile açık bir provokasyon olduğu görülen Suruç’taki saldırının akabinde, toplumun adalet ve merhamet dilini ön plana çıkarmış, sorumlu içerikler taşıyan görüş ve yaklaşımlara ihtiyacı bulunmaktadır.

Düşmanlık yerine kardeşlik, nefret yerine merhamet, öfke yerine sükûnet, ön yargı yerine adalet, bencillik yerine paylaşmak, körlük yerine hikmet, bölmek yerine birleştirmek; Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla bu coğrafya insanının dini olan İslam’ın temel değerleridir. Bu coğrafyanın insanlarına düşen ise İslam’ın özüne kulak vererek dünya ve ahirette ateşe götürecek yönlendirilmelerden korunmak olmalıdır.

Yüzyıllık parçalara bölünerek çatışan coğrafyamız yeterince kan görmüş, ulus sınırları ve ulus devletleri eliyle yeterince ayrışmış ve çatıştırılmıştır. İktidar uğruna halkını satan uşaklar eliyle yeterince katliamlar yaşayan bölge insanımızdır. Bu acılara yeter demek, Laik anlayışlara doğru toplumu yönlendirenlere dur diyebilmek Müslümanların elindedir. Coğrafyanın kaderi, şişirilmiş yetersiz lider tiplerine, ulusal ordulara ve olağanüstü vasıflara sahip kurtarıcılara değil, Müslümanlara bağlıdır. Müslümanlar, Müslüman olabilmeyi başarmalı, kendi sorunlarını çözecek gayret ve vazifeyi bir an evvel üstlenmelidir.

Bizler, kirli ellerin ideolojik işaretlerine bakmadan, eylem yapılırken ki atılan sloganları dikkate almadan, insanımızın bağrında ateş yakan, acılar yaşatan tüm anlayışları reddettiğimizi beyan ediyor, hangi ırka, inanca, düşünceye sahip olursa olsun, şuursuz bir cinnet haliyle insanların birbirlerini yok etmeleri gerektiğini teşvik eden şer atmosferine karşı insanımızı direnmeye davet ediyoruz.

UYANIŞ VE İNŞA HAREKETİ

Yukarı Dön



Etiketler:

Yorum yapyorum

Yorumlar

Kemal Songür
23.07.2015 12:31
islami duruş..
Hiçbir ideoloji böylesi vahşetlerle hem bir yere varamaz hem de halkların nezdinde ikna edici olamaz, çünkü bu eşyanın tabiatına/insanın fıtratına aykırıdır. Buradan hareketle kim tarafından ve kime karşı yapılırsa yapılsın böylesi vahşetleri şiddetle lanetliyoruz.
Bir yanda ırkçı-faşist-ateist pkk ve bir yanda harici/tekfirci-katliamcı ve ümmet coğrafyasındaki islami oluşumlara düşmanlık ederek arkadan vuran Işid ve de diğer yanda baş vampir ABD-AB ve onların güdümünde olan küresel/yerel zulüm çeteleri, sözün gücü yerine ve mücadele ahlakının yerle yeksan edildiği çok kaotik bir dönem yaşanmaktadır.
Her zaman ve her daim yegâne çözümün hududullah'a sadakat ile olacağı hakikatini hatırlatmaya devam edeceğiz.
Çok yerinde/uyarıcı/kuşatıcı olan bu bildiriyi hazırlayan kardeşlerimize teşekkür ediyoruz. selam hidayete tabi olanların üzerine olsun.
Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat