Üçüncü İntifada Kâbusu İşgalcinin Uykusunu Kaçırıyor


Üçüncü İntifada Kâbusu İşgalcinin Uykusunu Kaçırıyor

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 14 Ekim 2015 Çarşamba 16:31


Filistin son dönem direnişle adeta üçüncü bir intifadaya başladı. Bu direniş İşgalci İsrail'in uykularını kaçırmakta ve işgalciyi huzursuz etmekte.

Küre Medya / Haber Merkezi
İşgal altındaki Filistin topraklarda, özellikle Kudüs ve Batı Yaka’da başlayan intifadada Filistinli gençlerin Siyonist işgal polisine, askerine ve Yahudi yerleşimcilere karşı taşlı, bıçaklı ve silahlı saldırılarda bulunup bazılarını öldürmeleri bazılarını da yaralamaları hayata fazlasıyla düşkün olan Siyonist toplumda korku halinin yaşanmasına neden olması, işgal liderlerini üçüncü intifadayı engelleme yollarını aramaya zorluyor.

Durumun farkında olan ve başlayan intifadanın güvenlik, ekonomik, toplumsal ve psikolojik boyutunu düşünen işgal rejimi birçok güvenlik tedbiri ve yolu deneyerek bunu engellemek, durdurmak en azından maddi ve beşeri zararı azaltmak için uğraşsa da şimdiye kadar bir sonuca varamadı ve başaramadı.



Siyonist liderlerin işgal rejimi medyasına yansıyan açıklamalarını değerlendiren Filistin Enformasyon Merkezi’ne bağlı Tercüme ve Gözetleme Birimi yukarıda özetlenen gerçeğe ışık tutmaya çalıştı:

İşgal ordusu sözcüsü yaptığı açıklamada, işgal ordusunun askerler için toplam maliyeti 80 milyon Şikel olan on binlerce çelik yelek siparişi verdiğini söyledi ve işgal ordusunun Lübnan savaşından sonra ilk defa bu sayıda çelik yelek aldığını belirtti.

Itamar’ı Savaş Bakanı Yaalon’la birlikte ziyaret eden Siyonist Başbakan Netanyahu, benzer olayları engellemek için yollara yeni kameralar yerleştirilmesi ve bunları takip etmek için de bir idare merkezi kurulması için komutanlara talimat verdi.



Boş tedbirler

İşgal ordusunun Batı Yaka ve Kudüs’te aldığı tedbirlere değinen Maariv gazetesi, şiddet dalgasının gittikçe büyümesinin ardından Gazze’den Siyonist yerleşkelere füzelerin atılmasının beklendiğini yazdı.

İşgal rejimi, daha önceki savaşta önemli oranda zarar gören ve sakinlerinin büyük korkuya kapıldığı Gazze sınırındaki Yahudi yerleşkelerinin etrafına daha önce duvar örme işine başlamıştı.

Gazeteye göre, 12 yerleşkenin etrafına örülecek duvarın maliyeti 30 milyon dolar. Oldukça sağlam olarak tasarlanan duvara kameralar da yerleştirilecek.

Siyonist işgal rejimi Kanal-7 Televizyonu ise verdiği haberde, Siyonist İç Güvenlik Bakanlığının Doğu Kudüs’te görev yapan işgal polislerinden her birine yılda 10 bin Şikel ikramiye verilmesi konusunda Maliye Bakanlığıyla anlaştığını belirtti.

Televizyon verdiği haberde ayrıca, olaylar karşısında polisin aciz kaldığını iddia eden Knesset üyelerinin işgal ordusundaki Golani ve Paraşütçü alaylarının olaylara müdahale etmesini talep ettiğini ifade etti.




Sorumluluktan kaçış

Maariv gazetesinin haberine göre daha önce Almanya’ya ziyareti planlanan Başbakan Netanyahu, olayların başlamasıyla ziyaretini iptal etti.

Diğer taraftan olaylardan kimlerin sorumlu olduğu konusunda işgal hükümetinde tartışmalar sürüyor. İşgal yönetimi Savaş Bakanı Moşe Yaalon son bakanlar toplantısında yaptığı değerlendirmede olayların artmasına, Yahudi Evi Partisine mensup bakanların yaptıkları tahriklerin neden olduğunu belirterek, onların açıklamalarından sonra yerleşimcilerin Filistinlilere saldırdıklarını söyledi.

Yaalon söz konusu partiden üç bakanı tahrik içerikli konuşmalar yapmakla suçlayarak, bu açıklamaların ordunun elini kolunu bağladığını, artan terör dalgasını durdurmak için ise sadece askeri operasyonların yetmediğini söyledi.

Yaalon bakanları savunma dilini bırakıp saldırı diline geçmemeleri konusunda uyarırken, yaptıkları açıklamalarla kendilerini zor duruma soktuklarını ifade etti.

İşgal rejimi askeri istihbaratına yakınlığıyla bilinen Walla sitesi ise işgal ordusunun Filistinlilere hitaben Batı Yaka ve Kudüs’te çatışmaları büyütme niyetinde olmadığına dair mesajlar yayınlayarak kendince tansiyonu düşürmek istediğini belirtti.



Tedbirler fayda vermez

Filistin Enformasyon Merkezi’nin işgalcilerle ilgili konulardan sorumlu uzman yetkilisi yaptığı değerlendirmede, işgal hükümetinin aldığı bu tedbirlerin hükümetin yaşadığı kafa karışıklığını gösterdiğini söyledi.

Uzmana göre bunun sebebi, işgal hükümetinin olayların daha kötüye gitmesine engel olabilme gücüne sahip olamamasıdır.

Uzmanımıza göre Siyonist İç Güvenlik Bakanlığının Kudüs’teki polislere vermek istediği ikramiyeler ile ekonomik vaatlerin, bölgede özellikle Eski Belde’de görev yapan polislerin saldırıya uğrama ve bıçaklanma korkusuyla burada görev yapmak istememeleri nedeniyle alakalı olduğunu söyledi.

Çünkü eylemciler rahatlıkla asker veya polislere saldırıp silahını alıyor ve hem onu hem de çevresindeki Siyonistleri vurabiliyor. Nitekim şehit Muhenned El-Halebi ile Emced El-Cundi son eylemlerinde işgalcilerin silahıyla eylem yapmıştılar.



Siyonistlerin sorumluluk konusunda birbirlerini suçlamalarıyla alay eden Filistinli uzmana göre, Siyonist lider ve komutanların çoğu olaylardan Yahudi yerleşimcilerin sorumlu olduğunu düşünüyor. Filistinli çocuk Ebu Hudayr’ı ardından de Devabişe ailesini yakan ve sürekli Mescidi Aksa’yı basan Yahudi yerleşimciler bu eylemleriyle olayların fitilini ateşlediler.

Direnişin bu aşamaya gelmesinde, direniş güçlerinin sosyal paylaşım sitelerinde işgalcinin saldırılarını sürekli gündemde tutup gençleri direnişe teşvik etmelerinin etkin rol oynadığını hatırlatan uzman, işgalcinin bunun için birçok siteyi kapattığını söyledi.

İşgalcinin sadece güvenlik açısından korkmadığını belirten uzman, bunun neticesinde kötüleşecek ekonominin de işgalciyi derin derin düşündürdüğünü ifade etti.

İşgal altındaki Filistin topraklarındaki şehir ve beldelerde alınan her tedbirin ekonomik maliyeti var. Bu da işgal rejiminin bütçesini etkiliyor. Devam eden güvenlik zaafiyeti nedeniyle azalan turizmin getirdiği zarar işgal rejiminin ekonomisinin daha da kötüye gitmesine neden oluyor.

Filistinli uzman son olarak şu değerlendirmede bulunuyor:

“İşgal rejimindeki güvenlik birimlerinin aldıkları bütün bu tedbirler, işgalci askerlerle Yahudi yerleşimcilerin Kudüs ve Mescidi Aksa’nın hürmetini çiğnemesine ve Aksa’daki Müslümanlara saldırmasına misillemede bulunmak isteyen Filistinli gençleri asla engelleyemeyecektir.”

 

 



Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat