"Türkiye'yi İslâmlaştırmak istesek AB ile yakınlaşmazdık"


"Bizi İslâmi parti zannediyorlar"


"Türkiye'yi İslâmlaştırmak istesek AB ile yakınlaşmazdık"

A+ | Normal | A-

Son güncelleme: 25 Kasım 2013 Pazartesi 13:55


İslami bir parti olmadıklarını, dini bir amaç gütmediklerini, Türkiye'yi İslâmlaştırmak gibi bir niyetlerinin asla olmadığını kuruldukları günden bu yana ısrarla ve kararlılıkla vurguluyorlar.

Küre Medya / Haber Merkezi
Milli Görüş hareketinden ayrılarak kendi yolunu tutan AK Parti kendisini "muhafazakâr demokrat" olarak tanımlıyor. İslami bir parti olmadıklarını, dini bir amaç gütmediklerini, Türkiye'yi İslâmlaştırmak gibi bir niyetlerinin asla olmadığını kuruldukları günden bu yana ısrarla ve kararlılıkla vurguluyorlar. Gerek Başbakan Tayyip Erdoğan, gerek Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve diğer yöneticiler "İslâmi çizgiyi" kesin dille reddediyor.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, AKP'nin artık küresel bir parti haline geldiğini söyledi. Dünyanın birçok ülkesinden partilerini araştırmak için öğrencilerin geldiğini anlatan Çavuşoğlu, "Bizi İslami parti zannediyorlar. Biz, İslam'ın bir siyasi partiyle özdeşlemesine karşı olduğumuzu söylüyoruz." şeklinde konuştu. Çavuşoğlu'nun açıklamaları sadece kendi görüşünü ifade etmiyor. Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan yardımcısı Arınç da "İslamcı parti", "Dinci parti" tanımlamalarına şiddetle karşı.

"Bizi İslâmi parti zannediyorlar"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, "Şu anda dünyanın her yerinden, Amerikasından, Japonya, Meksika, Arjantin'e kadar dünyanın her yerinden master, doktora öğrencileri geliyor. Bizim partimizle ilgili tez yazıyorlar. Objektif mülakatları yaptırıyoruz. Avrupa'dan da çok gelen var" dedi. Doktora ve master öğrencilerinin, kendilerine AK Parti'nin başarısı, gücü, tüm politikalarına ilişkin özel sorular yönelttiğini anlatan Çavuşoğlu, "demokrasi ve İslam nasıl gidiyor" gibi sorularla da sıklıkla karşılaştıklarını dile getirdi. Partileriyle ilgili zaman zaman önyargılarla da karşılaştıklarını kaydeden Çavuşoğlu, "Bizi İslami parti zannediyorlar. Biz, İslam'ın bir siyasi partiyle özdeşlemesine karşı olduğumuzu söylüyoruz. Herkes kendi inancına inanabilir, dinlerin siyasi partilerle özdeşleşmesine, isminin verilmesine karşıyız. Mesela Mısır'da başbakanımızın laiklik vurgusu yapmasına şaşırıyorlar" şeklinde konuştu.

"Kökenleri İslâm'da olan bir parti değiliz"

Başbakan Erdoğan 4 Mayıs 2008 de Newsweek dergisi ile yaptığı söyleşide şu açıklamaları yaptı:

* Türkiye, "İslam, demokrasi, laiklik ve modernite" arasında bir denge sağlayarak insanların, hiçbir zaman başarılamayacağını söyledikleri bir şeyi başardı. Hükümetimiz dindar bir insanın laiklik fikrini koruyabileceğini kanıtlıyor.

* Batı'da AKP, her zaman "kökleri İslam'da olan bir parti" olarak gösteriliyor. Bu doğru değil. AKP, sadece dindar insanlar için bir parti değil, biz ortalama Türk'ün partiyiz. Etnik milliyetçiliğe, bölgesel milliyetçiliğe ve dini şovenizme tamamen karşıyız. Türkiye, demokrasisi ile İslam dünyasının geri kalan kısmı için bir ilham kaynağıdır.

* Dini kurallar değişmedi ama Türkiye'de insanların dine ilişkin tutumlarında değişiklik oldu. Ülkenin kentleşmesi, artan zenginlik ve yaşam kalitesi farklı bir anlayışını getirdi. Geçmişte insanların bir alternatifi yoktu. Şimdi insanlara seçme özgürlüğünü sağladık.

08.12.2009 Başbakan Erdoğan, Johns Hopkins Üniversitesi'nde konuştu:

"Asla İslamcı bir parti değiliz"

ABD Başkanı Barack Obama ile Beyaz Saray'daki görüşmesinin ardından Johns Hopkins Üniversitesi'nde bir konuşma yapan Erdoğan'ın konuşmasının satırbaşları:

* Bizim parti, asla İslamcı bir parti değildir.

* Türkiye cumhuriyeti içinde yeni Osmanlıcılık akımı yok. Yakıştırmadır. Eksen kayması gibi yakıştırmalar yapanlar, şu andaki iktidarı gölgeleme çabasındadır. Son dönemde kasıtlı olarak dile getirilen eksen kayması haksız bir iddiadır. Dış politikada kimi gelenekleri, kimi alışkanlıkları yıktığımız bir gerçektir. Tüm komşularıyla barışık bir Türkiye vardır. Pergel gibi bir ayağın sabit kalacak, diğeriyle alemi gezeceksin. Türkiye işte bu konumdadır. Kapılarımızı sonuna kadar açıyoruz.

07.04.2010 – "Ben siyasal İslam'ı kabul etmiyorum"

Le Figaro gazetesine konuşan Erdoğan, Paris'e yapacağı ziyarete büyük önem verdiğini ifade ederek, "Bazı Fransızlar, bizim üye olmamıza ön yargıyla bakıyor. Bu görüşün değişmesi için çalışmamız gerekir" diye konuştu. Erdoğan, "Kendinizi ılımlı İslamcı bir parti olarak görüyor musunuz?" şeklindeki soru üzerine "Biz kendimizi böyle tanımlamıyoruz. Avrupa'da Hıristiyan Demokrat Partiler var. Ben siyasal İslam'ı kabul etmiyorum. AK Parti İslamcı bir parti değildir. Biz kendimizi muhafazakâr demokrat olarak görüyoruz. Avrupalı dostlarımız da bizi böyle görürlerse hakkımızdaki önyargılarından kurtulabilirler."

Gül ve Arınç da destekliyor

Sadece Başbakan Tayyip Erdoğan değil, şu anda cumhurbaşkanı olan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Abdullah Gül de (Başbakanlığı dönemindeki ifadelerinde) çarpıcı sözler sarf ediyor. Newsweek dergisinde yayınlanan bir makalede Abdullah Gül ile telefonda bazı konuları konuşan yazar Fareed Zakaria Gül'ün verdiği cevapları ve izlenimlerini şöyle sıralıyor:

"Türkiye'yi İslâmlaştırmak istesek AB ile yakınlaşmazdık"

ABD'deki Newsweek dergisinde "Demokrasi için sessiz dua" başlığı ile yayınlanan makalede Türkiye'nin giderek daha fazla bir liberal demokrasi ülkesi haline geldiği ve bugünkü hükümetin de "Türkiye'nin gelmiş geçmiş en liberal yönetimlerden biri" olduğu ifade ediliyor. Derginin 14 Mayıs 2007 tarihli sayısında Fareed Zakaria tarafından kaleme alınan "demokrasi için sessiz dua" başlıklı makalede, Türkiye, orta doğu bölgesinde liberal demokrasinin en fazla geliştiği ülke olarak gösteriliyor. Makalede, asıl sorunun "AK Parti'nin cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül'ün bu göreve gelirse partinin uygulamaya koyacağı gizli bir İslami gündemi olup olmadığı" sorusu olduğu ve bu sorunun Zakaria tarafından Abdullah Gül'e telefonda sorulduğu aktarılıyor. Gül'ün bu soruya "Türkiye tarihinde bu ülkenin AB'ye üye olabilmesi için diğer siyasi partilerden daha fazla çalıştık. Ekonomiyi serbest hale getiren ve insan haklarını güçlendiren yüzlerce yasayı meclisten geçirdik. Eğer Türkiye'yi İslamlaştırmak istiyorsak neden bunları yaptık?" dediği belirtiliyor. "Ben İslami siyasi partileri sevmiyorum

Dergide, şeriatla ilgili bir soruya Gül'ün "Türkiye'de şeriatı getirmek gibi bir şey mümkün değil. biz ülkenin yasalarını her alanda AB'nin standartlarıyla uyumlu hale getiriyoruz" dediği yazılıyor. Yazıda Gül'ün "Biz İslami bir parti değiliz. Din, bireylerin meselesi, siyasetin değil. Türkiye anayasası laik bir devletten söz ediyor ve biz bunu kabul ediyoruz. Ben İslami siyasi partileri sevmiyorum." görüşünü dile getirdiği ifade ediliyor.

Bülent Arınç da gazetelere yansıyan bir ifadesinde "Bazıları hala sersem sersem'AKP dinci bir partidir, İslami kökenli bir partidir' diye konuşuyor. Hayır. 50 defa söyledik. 51'inci defa söylüyorum. AKP dinci bir parti değildir. Biz cici, cücü parti değiliz" şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan da Reddetmişti

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da katıldığı programlarda, gazete demeçlerinde ya da basın toplantılarında kendilerine yöneltilen "İslamcı-dini parti" tanımlamalarını kesin bir dille reddetmişti. Erdoğan, 21 Mayıs 2006 da Dünya Ekonomik Forumu Ortadoğu toplantısının yapıldığı kongre merkezinde yabancı basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Başbakan Erdoğan, bir soru üzerine"AK Parti'yi ve AK Parti hükümetini dinci, İslamcı bir parti olarak nitelendirmenin çok yanlış olduğunu" dile getirdi. Erdoğan, böyle bir şeyin söz konusu olmadığını vurgulayarak, AK Parti'nin programında bu konunun açık ve net bir şekilde ifade edildiğine işaret etti. Erdoğan, şöyle devam etti:"Biz din eksenli bir parti değiliz. Biz laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletinin mensubuyuz ve bütün çalışmalarımız bu çerçeve içerisinde yürütüyoruz."

Yukarı Dön



Etiketler:

Yorum yap yorum

Yorumlar

Surgunanadou
25.11.2013 14:32
Her firsat bir basamatir.
Bu zamana kadar batidan uzaklasarak, yada batiyi karsisina alarak hic bir islami parti islami bir eylem sergileyemedi, hic projesine firsat bulamadi, hemen boguldu. yani simdi erdogan biz islami bir partiyiz dese olacaklari siz dusunebiliyormusunuz, yada erdogan biz islami bir partiyiz dese sizler ne kazanacaksiniz, her hali erdogana birakip oturup cay halkalarinda karsilikli sohbetlere mi dalacaktiniz. birakalim artik bunlari zaten bu sistem siz istemesinizde yuruyor bari bu hen[küfür]de neler yapilabilir, ne kazanimlar elde edilebilir bunun istisaresi sorgulamasi yapilsa diyorum
Yorum yap yorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat