Türkiye'yi denetim altına alma ne anlama geliyor?


Türkiye'yi denetim altına alma ne anlama geliyor?

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 25 Nisan 2017 Salı 16:54


Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, Türkiye'yi siyasi denetim altına alma kararı verdi. Türkiye, 13 yıl sonra yeniden siyasi denetime alındı. Peki bu ne anlama geliyor?

Küre Medya / Haber Merkezi
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Genel Kurulu'ndaki "Türkiye'de Demokratik Kurumların İşleyişi" konulu oturumun sonundaki oylamada, Türkiye'nin "2004'te çıktığı denetim sürecine yeniden alınmasıyla ilgili karar tasarısı" onaylandı.

BİR İLK YAŞANDI

Türkiye'ye 35 maddeden oluşan önerilerde bulunulan AKPM'nin bu kararı ile, Türkiye denetim sürecinden çıkartılıp yeniden alınan ilk Avrupa ülkesi oldu.
AKPM'de onaylanan karar ile, Türkiye ile işbirliğinin sürmesi için bu önerilerin yerine getirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

OHAL VURGULANDI

AKPM Türkiye raportörleri Estonyalı Marianne Mikko ve Norveçli Ingebjorg Godskesen tarafından hazırlan raporda Türkiye, geçen yılki darbe girişiminden sonra ilan edilen ve üç kez uzatılan olağanüstü hâl (OHAL) bünyesinde alınan kararlar ve uygulamalar eleştiriliyor ve Türkiye'de demokratik kurumların işleyişinin bozulduğu belirtiliyor.

Avrupa'da insan hakları destekleme kuruluşu Avrupa Konseyi'nin yürütme kolu olan AKPM'de 47 ülkeden 324 temsilci bulunuyor. AKPM'nin kuruluş amacı "insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü desteklemek" olarak tanımlanıyor.

KÜÇÜKCAN: AKPM TÜRK KAMUOYUNDA DEĞERİNİ KAYBEDECEK

Oylama öncesinde AKPM Türk Delegasyonu Başkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Adana Milletvekili Talip Küçükcan ise itiraz bildirisinde raporun ve karar tasarısının hatalarla dolu olduğunu kaydetti.

Küçükcan, Türkiye'ye karşı ayrımcı bir yaklaşımın sergilendiğini ve tasarının kabulü halinde AKPM'nin Türk kamuoyu nazarında değerini kaybedeceğini vurguladı.
Küçükcan, AKPM'nin "Türkiye'nin teröre karşı mücadelesinde yanında olması gerektiğini" vurguladı.

İBRAHİM KALIN 'SİYASİ OPERASYON' DEMİŞTİ

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, dün yaptığı açıklamada oylamayla ilglii 'Bu siyasi bir operasyondur' demişti. Kalın, AKPM'nin oylamasıyla ilgili olarak şunları söylemişti:

"Avrupa Konseyi üyesi olduğumuz bir kuruluş. Hep yapıcı bir tutum içerisinde olduk. 15 Temmuz sonrası Avrupa'daki mekanizmalarla işbirliğimizi yoğunlaştırdık. Bu referandumu izlesinler ve rapor yazsınlar dedi. Bu kişilerin yazdığı raporların adil nitelik arz etmesini beklemiyoruz. Bazıları açıkça Hayır kampanyalarına katıldılar. AKPM Genel Kurulu'nda yeniden denetimin gündeme getirildiğini görüyoruz. Bu siyasi bir operasyondur. Bunun gerekçelendirilebilir bir nedeni yoktur. Bu belirli çevrelerin yaptığı bir operasyondur."


DENETİM SÜRECİNE ALINMAK NE DEMEK?

Bu süreç, 1993 yılında oluşturuldu. Amacı ise 1989'da Berlin Duvarı'nın yıkılışının ardından Avrupa Konseyi üyesi olmaya başlayan eski Sovyet ülkelerinin Batılı anlamda demokrasiye geçişlerini kolaylaştırmaktı.

Bir ülke denetim sürecine alındığında o ülkenin demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti alanlarında yasal mevzuatlarını, Konsey'in 1949'dan bu yana oluşturmaya başladığı normlara uygun hale getirmesi gerekiyor.

Denetim Komisyonu bu bağlamda “monitoring” (denetleme) sürecindeki ülkelerin uyarlamalarını ve uygulamalarını denetliyor.

Ankara 1996'da başlayan bu süreçten, yapılan reformlar sayesinde 8 yıl sonra 2004 yılında çıkmış ve “post-monitoring” olarak anılan “denetim sonrası diyalog” sürecine geçmişti.

Türkiye'nin bu süreçten çıkarılması AB ile üyelik müzakerelerine başlamasında önemli rol oynamıştı. Bu da kararın, müzakereleri direkt etkileyeceği anlamına geliyor.

"DEMOKRASİSİ YAPISAL AÇIDAN SORUNLU ÜLKE"

Karar gereği Türkiye, demokrasilerinde "çok ciddi yapısal sorunlar" bulunduğu kabul edilen Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan, Bosna-Hersek, Moldova, Sırbistan, Rusya ve Ukrayna ile aynı pozisyona düşmüş olacak.

GERİ DÖNMEK MÜMKÜN MÜ?

AKPM bünyesinde bugüne kadar denetim sürecinden çıkarıldıktan sonra yeniden bu sürece alınan başka bir ülke yok.

MÜLTECİ ANLAŞMASINI DA ETKİLEYECEK

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ndeki (AB) geleceği ile birlikte, AB ile geçen yıl Mart ayında varılan mülteci anlaşması ve Gümrük Birliği için de önemli. Zira; denetleme sürecine yeniden alınmak, söz konusu ülkenin (Türkiye'nin) Kopenhag kriterlerini hakkıyla yerine getiremediği anlamına geliyor.

KOPENHAG KRİTERLERİ NEYDİ?

Türkiye, 3 Ekim 2005'te Kopenhag kriterlerini tamamlayarak, AB'ye tam üyelik müzakerelerine başlamıştı. Bu kriterler, 22 Haziran 1993 yılında Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da yapılan zirveden adını alıyor.

Kopenhag Zirvesi'nde alınan kararlar çerçevesinde, AB adayı ülkelerin siyasi, ekonomik ve Birlik mevzuatının benimsenmesi olmak üzere üç ana başlıkta belirlenen kriterleri karşılaması gerekiyor.

Kopenhag siyasi kriterleri ise kendi içinde şu dört başlığa ayrılıyor:

- İstikrarlı ve kurumsallaşmış bir demokrasinin varlığı.
- Hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü.
- İnsan haklarına saygı.
- Azınlıkların korunması.
- Diğer yandan, AKPM Denetim Komisyonu geçen Aralık ayında, OHAL uygulamaları nedeniyle Türkiye'nin AB ile yürüttüğü üyelik müzakerelerinin geçici olarak dondurulmasını teklif eden karar taslağını ezici çoğunlukla kabul etmişti.

TİMETÜRK 

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat