Suriye'nin dostları İstanbul'da toplandı


Suriye'nin dostları İstanbul'da toplandı

A+ | Normal | A-

Son güncelleme: 21 Nisan 2013 Pazar 11:55


Esad sonrarı Suriye'de demokrasi yanlısı bir hükümet kurmak isteyen ülkelerin bir araya gelmesiyle kurulan "Suriye halkının Dostları Grubu" İstanbul'da bir araya geldi

Küre Medya / Haber Merkezi
Dışişleri Bakanı Ahmed Davutoğlu'nun ev sahipliği yaptığı toplantı Adile Sultan Sarayı'nda yapıldı.
 
Toplantıya, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun yanı sıra ABD, İngiltere, Katar, Suudi Arabistan, Ürdün, Mısır, BAE, İtalya, Almanya ve Fransa'dan dışişleri bakanları ve üst düzey yetkililer ile Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) başkanı Muaz el-Hatip ve SMDK temsilciler katıldı.
toplantı sonrası katılımcı ülkeler ortak bir açıklama metni yayınladı

Açıklamanın tam metni

T.C. Dışişleri Bakanlığı 
 
ABD,Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Fransa, İngiltere, İtalya, Katar, Mısır,S.Arabistan, Ürdün ve Türkiye Dışişleri Bakanları Suriye'deki gelişmelerigözden geçirmek üzere 20 Nisan tarihinde İstanbul'da biraraya gelmişlerdir. Bakanlar, rejimin şiddet kampanyası sonucunda Suriye'de oluşan durumdan derinkaygı duyduklarını dile getirmişlerdir. İhtilafın sona erdirilmesini teminenacilen harekete geçilmesi gerekliliği hususunda mutabık kalmışlardır.

Bakanlar, 28 Şubat tarihli Roma Toplantısında yapılan görüş alışverişine atıfla, Suriye ihtilafına Cenevre Bildirisi çerçevesinde uygun bir siyasi çözüm bulunmasınayönelik güçlü desteklerini yinelemişlerdir. Ulusal Koalisyonun Suriye'de siyasi çözüme yönelik çalışmalarını memnuniyetle karşılamışlar ve buna desteklerini ifade etmişlerdir. Beşar Esad ve yakın ekibinin Suriye'nin geleceğinde yeri olmayacağına, daha fazla kan dökülmesinin önlenmesi ve tüm Suriyelilerin haklarının ve çıkarlarının korunacağı birleşik bir Suriye’ye ulaştıracak düzenli bir geçiş için gerekli zeminin hazırlanmasını teminen yetkilerini geçiş yürütme organına devretmesinin elzem olduğuna yönelik güçlü inançlarını yinelemişlerdir.

Suriye halkının meşru temsilcisi olarak tanıdıkları Ulusal Koalisyonun, devrimin hedeflerine ve temel ilkelerine bağlı tüm Suriyelileri kucaklayarak zeminini daha da genişletmesinden duydukları memnuniyeti dile getirmişlerdir. Ayrıca, Arap Ligi'nin Suriye sandalyesinin Suriye Devrimci ve Muhalif Güçler Ulusal Koalisyonu'na devredilmesi kararını takdirle karşılamışlardır.

Ulusal Koalisyonun Suriye'deki rejime karşı mücadelesinde bağlı kalacağını açıkladığı, aşırıcılığın güçlü bir şekilde reddedilmesi ve kimyasal silah kullanılmamasınıda içeren anlayış ve temel ilkeleri içeren deklarasyonu memnuniyetle karşılamışlardır. Katılımcı ülkeler, bu yükümlülükler ışığında, Koalisyona bağlı tüm kurumlara yönelik desteklerini genişletmek ve geliştirmek hususunda anlaşmışlardır.

Bakanlar, Roma Toplantısında Suriye halkının meşru müdafaa hakkına ve sahada güçdengesinin değiştirilmesi gerekliliğine yaptıkları vurguyu hatırlatmışlardır. Bu bağlamda, rejim karşısında Suriye muhalefetine yönelik yardımlarını arttırmayı ve derinleştirmeyi kararlaştırmışlardır. Bu anlayıştan hareketle, Koalisyon bünyesindeki Yüksek Askeri Konseye (YAK) dönük mevcut yardım akışını gözdengeçirmişler; YAK'a yönelik ilave destek taahhütlerini ve vaatlerinimemnuniyetle karşılamışlardır. Tüm askeri yardımları münhasıran YAK üzerindensağlanması taahhüdünde bulunmuşlardır.

Suriye'deki rejim tarafından sivillere yönelik balistik füzeler kullanılmasını güçlü biçimde kınamışlardır. Bu suçun durdurulmasını teminen harekete geçmek hususunda mutabık kalmışlardır. Suriye'de kimyasal silah kullanıldığına dair iddiaları da ele almışlar ve BM tarafından sözkonusu iddiaların doğruluğunun ivedilikle ortaya konması çağrısında bulunmuşlardır. Rejimin bu iddiaları soruşturmakla görevlendirilen BM araştırma misyonunu engellemesini kınamışlarve bu yaklaşımın Rejimin sorumluluğuna delalet ettiğine dair inançlarını belirtmişlerdir. Bu konuyu yakından takip edeceklerini ve sözkonusu iddialar doğrulandığı takdirde vahim sonuçları olacağını belirtmişlerdir.

Suriye halkına yönelik terör kampanyasında destek verenleri askeri teçhizat, silah ve silahlı birimler temin etmeyi durdurmaya ve evrensel insan hakları değerlerine sahip çıkmaya davet etmişlerdir.

Suriye'de giderek kötüleşen insani durumdan duydukları kaygıyı dile getirmişler ve Suriye halkının acılarını hafifletmek için uluslararası toplumu acil ve somut önlemler almaya davet etmişlerdir. Bu çerçevede, hayat kurtarmaya ve sivilleri korumaya matuf yeni yollar geliştirilmesinin ve Suriye’de daha geniş alanlara insani erişim sağlanması gerekliliğine vurgu yapmışlardır.

Sınır ötesi insani yardım operasyonlarının öneminin altını çizmişler; yardıma muhtaç durumdaki birçok bölgeye güvenli erişim imkanı bulunmaması ışığında ilgili uluslararası aktörleri ve örgütleri bu tür faaliyetleri yürütmeye teşvik etmişlerdir. Ayrıca ihtilaf taraflarına çizgi ötesi insani operasyonlara müdahalelerine son vermeleri ve bunları kolaylaştırmaları çağrısında bulunmuşlardır.

Uluslararası toplumu Suriyeli mültecilere evsahipliği yapan ülkelere artan insani ihtiyaçların karşılanabilmesini teminen daha fazla maddi destek sağlamaya ve mülteci sorununu yük paylaşımı ilkesi uyarınca uygun yol ve tedbirler marifetiyle ele almaya davet etmişlerdir.

Cenevre Bildirisi çerçevesinde siyasi çözüme yönelik birleşik taahhüdümüzü ifade ederken, Suriye rejiminin bu fırsatı reddetmesi halinde yardımlarımızın genişletilmesi bağlamında ilave açıklamalarda bulunulacaktır.

Suriye halkına yardım etmek amacıyla yakın eşgüdüm ve işbirliğini sürdürmeyi kararlaştırmışlardır.

Davutoğlo Kerry ve Hatip ortaklaşa basın toplantısı düzenledi

Toplantıdan sonra gerçekleşen basın toplantısına ABD Dışişleri Bakanı Kerry, Suriye Muhalefeti ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Muaz el Hatib ve Dışişleri Bakanı Ahmed Davutoğlu katıldı.

Suriye Muhalefeti ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Muaz el Hatib, "Suriye halkı görülmemiş bir katliam yaşıyor. Rusya'dan olumlu bir takım yaptırımlarda bulunmasını istiyoruz. İçerideki devrimcilerimiz son derece maneviyat içerisindedirler. Rusya'nın da bu sıkıntıları gidermesi için çalışmasını istiyoruz. Uluslararası güçlerin yardımlarını bekliyoruz. İran'dan suça daha fazla ortak olmamasını çağrısı yapıyoruz. Hizbullah'ın Suriye'deki savaştan çekilmesini sağlamasını istiyoruz." dedi
 
ABD Dışişleri Bakanı Kerry konuşmasında "Akan kanın durması için buradayız. Başkan Obama bu konudaki düşüncesi net: Esed sonrası Suriye'yi istiyor. El Hatib, terörizmin, aşırıcılığın olmadığı bir Suriye'den bahsediyor. Bu siyasi çözüme odaklandıkları anlamına geliyor. Yarın Esed masaya gelip uluslararası çerçevenin şartlarını yerine getirebilir. Başkan Obama barışın olmadığı hergün ölümcül olmadığı yardımı vereceğini söylüyor. Suriye'de ciddi bir kimyasal silah meselesi ver, tahribat yaratan silahların yaratılması, bir halkın yok edilmesi, mezhep savaşlarıyla karşı karşıya kalması gibi meseleler var. Bu konuda kararlı olduğumuzu bir kez daha vurgulamak istiyoruz. Her tarafın rızasıyla bir geçiş hükümeti kurmak barışa giden yoldur. Bu yolda her bir vatandaş Suriye'nin geleceğinin parçasıdır. Umuyoruzki Cenevre Bildirisi çerçevesinde genel mutabakata varırız. Biz muhalefete her tür desteği vereceğimizi tekrar hatırlatmak istiyorum. Nasıl bir destek vereceğimizle ilgili önümüzdeki günlerde açıklamalar yapılacaktır." ifadelerine yer verdi.

Son olarak konuşan Dışişleri Bakanı Ahmed Davutoğlu Esad rejimine gönderme yaptığı konuşmasında, "Suriye halkı insanlık mücadelesi yürüttü. Onlara mesajımız: Hiçbir zaman yalnız değiller. Suriye halkının yanındayız, yanlarında olmaya da devam edeceğiz. Yeni Suriye'de kimse kimliğinden dolayı dışlanmayacaktır. Rejime mesajımız açıktır: 2 yıldır kendi insanlarını yok eden rejim ayakta kalmayacaktır. " dedi.

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yap yorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat