Suriye’de katliamlar sürüyor


Suriye’de katliamlar sürüyor

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 30 Temmuz 2016 Cumartesi 17:38


Ahmet Varol, Türkiye gündeminin 15 Temmuz darbe girişimine kilitlendiği bu dönemde Rus/Esed katliamlarının da artarak devam ettiğine dikkat çekiyor.

Küre Medya / Haber Merkezi
Ahmet Varol, Türkiye gündeminin 15 Temmuz darbe girişimine kilitlendiği bu dönemde Rus/Esed katliamlarının da artarak devam ettiğine dikkat çekiyor.

Ahmet Varol;

 Türkiye kamuoyu 15 Temmuz’daki darbe teşebbüsü ile başlayan olaylarla birlikte büyük ölçüde kendi gündemine kilitlendi. Çünkü Türkiye’de gerçekten önemli olaylar yaşandığı için bu konu sadece Türkiye kamuoyunu değil dünya kamuoyunu meşgul eden önemli gündem maddeleri arasında yer aldı. Fakat dünyadaki gelişmeler ve olaylar da bir yandan devam ediyor. 

 Dünya gündemini meşgul eden diğer önemli gelişmeler arasında da Suriye’deki olaylar baş sırada yer alıyor. Zira Suriye’de gerek işgalcilerin ve gerekse onların desteğinden cesaret alan rejim güçlerinin saldırıları gündelik olarak sürüyor.

 Haberlerde her gün nerede ne kadar insan öldürüldüğü, ne kadar insan yaralandığı ve ne tür yıkımlar, tahribat yapıldığı hakkında ayrıntılı bilgiler veriliyorsa da saldırılar her gün bir katliama neden olduğundan haberlerdeki sayıları ve miktarları burada aktarmanın bir anlamı olmuyor. Çünkü vereceğimiz bilgiler sadece belli bir zaman dilimini kapsayacaktır. Oysa makaleye son noktayı koymanın üzerinden birkaç dakika bile geçmeden bir yandan öldürülenlerin ve yaralananların sayısına yenileri eklenmiş oluyor. 

 Saldırılar çoğu zaman askerî hedef gözetilmeden, sivil kalabalıklara yönelik gerçekleştirildiğinden öldürülenler arasında savunmasız sivillerin, onların içinde de kadınların ve çocukların oranı çok fazla. Sayının çok olması için özellikle toplu kıyımlara neden olacak saldırılar düzenlenmesine özen gösteriliyor. Sivil can kaybının çok fazla olması da bundan kaynaklanıyor.

 Son dönemde saldırılara hedef olan bölgelerin başında Halep yer alıyor. Baas güçleri ve ona destek veren işgalciler Halep halkını teslim olmaya zorlamak için zulmün her yoluna başvuruyorlar. Ayrıca başkent Şam’ın kırsal bölgelerine yönelik de yoğun saldırılar var. Şam kırsalında saldırılara hedef olan bölgelerin başında da Duma yer alıyor. Bunların yanı sıra güneyde Ürdün sınırında yer alan Der’a şehrine ve kırsalına da zaman zaman yoğun saldırılar düzenleniyor. Şam ile Halep arasındaki bölgede yer alan Hama ve Humus şehirleri de saldırılara hedef oluyor. Akdeniz sahiline yakın bölgeleri hedef alan saldırıların merkezi Lazkiye. Buradan çevredeki dağlık bölgelere, kırsal alana ve bazı kasabalara saldırılar düzenleniyor. 

 Saldırılar çoğunlukla havadan uçaklarla yapılıyor. Çünkü direniş güçlerinin rejim güçleri ve onlara destek için gönderilen işgal güçleri karşısında zayıf kaldığı yön hava gücü. Bunu biz daha önce de dile getirmiştik. Direnişçilere en azından karadan kendilerini savunabilecekleri füze sistemleri verilmiş olsaydı rejim güçlerinin ve destekçisi işgalcilerin bu derece büyük tahribata, katliama neden olacak saldırılar düzenlemeleri kolay olmayacaktı. 

 Fakat sadece hava saldırılarıyla da yetinilmiyor. Karadan da milis güçlerin otomatik silahlarla ve tanklarla saldırıları oluyor. Ancak karada karşılarında direniş güçlerinin bulunması sebebiyle kara saldırıları çatışmalara yol açıyor ve bazen rejim güçlerinin önemli kayıplar verdiği de oluyor. Direniş güçlerini cesaretlendiren ve yollarına devam etmeye yönelten en önemli etken de kara çatışmalarında Baas’ın adamlarına kayıp verdirebilmeleri oluyor. 

 Rejim ve işgal güçleri hava saldırılarında hiçbir yasak ve sınır tanımıyorlar. Sınır tanımazlıkları gerek hedef aldıkları insanlar ve gerekse kullandıkları silahlar konusunda kendini gösteriyor. Askerî hedef gözetmedikleri gibi aynı zamanda vurdukları bölgelerde geniş arazide ve çok sayıda insana zarar verecek nitelikteki silahlar kullanıyorlar. O yüzden saldırılarında çoğunlukla misket bombası ve buna benzer yasaklanmış kimyasal bomba kullanıyorlar. Kullandıkları bombalar aynı zamanda ömür boyu sürecek sakatlanmalara, uzuv kayıplarına ve ciltlerde tahrişe neden oluyor. 

 Evlerini terk etmek zorunda kalanların hepsi ülkeden çıkabilmiş değil. Bazıları da ülke içinde direniş güçlerinin kontrolündeki bölgelere sığınarak oralarda kendilerine tahsis edilen evlerde barındırılıyorlar. Saldırgan güçler onları bu sığındıkları evlerde de rahat bırakmıyor ve bu tür binalar tespit ettiklerinde özellikle hedef alarak vuruyorlar. 

 Devam eden saldırıların neden olduğu ekonomik sıkıntı, açlık ve mağduriyet hakkında ayrıca bilgi verebilmemiz için bu konuya devam etmemiz gerekiyor. 

 YENİ AKİT

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat