Sırada Ne Var? Kemalizmle Barışmak mı?


Sırada Ne Var? Kemalizmle Barışmak mı?

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 14 Kasım 2016 Pazartesi 19:29


Atatürkçülüğün ne manaya geldiğini çok iyi bilen, bilmesi gereken ‘İslami camia’ Mustafa Kemal’e ilişkin iktidar söylemleri karşısında garip sinyaller vermekte!

Küre Medya / Haber Merkezi
Atatürkçülüğün ne manaya geldiğini çok iyi bilen, bilmesi gereken ‘İslami camia’ Mustafa Kemal’e ilişkin iktidar söylemleri karşısında garip sinyaller vermekte! 

15 Temmuz sonrasında hızlı ve sert esen devletçilik, milliyetçilik rüzgarlarına muhatap olan İslami camia şimdi de Gazi Mustafa Kemal esintisine mi muhatap olmakta? En son 10 Kasım vesilesiyle sergilenen görüntülerin, yapılan açıklamaların, sarfedilen sözlerin neredeyse hiçbir tepki uyandırmaması, hatta genelde pek bir rahatsızlığa yol açmaksızın kabullenilmesi, içselleştirilmesi dikkat çekmekte.

Rıdvan Kaya'nın son günlerde Kemalizm söyleminin ndem edilmesine ilişkin eleştirisi: 

Sırada Ne Var? Kemalizmle Barışmak mı?

Bu yıl 10 Kasım’da devlet ve toplum bazında ortaya çıkan manzaraya baktığımızda Mustafa Kemal imajının daha bir parlatıldığına şahit olduğumuzu söyleyebiliriz. Bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Yeni Türkiye’ kavramına Nutuk’tan referans vermesi, ‘muhafazakar’ medyanın da Atatürk tazimine dahil olması, sokaklara yansıyan komik görüntülerin yoğunluk kazanması gibi manzaralar karşısında sormamız gereken sorular olduğunu düşünüyoruz.

Öyle ya, daha kısa bir süre önce Allahu Ekber haykırışlarıyla sokaklara çıkan, direnen, can veren insanlar Kemalist resmi ideolojik dayatmaların aynen sürmesi için mi mücadele etmişlerdi? 15 Temmuz’da darbeci cuntanın püskürtülmesiyle bu toplumun adeta içine işlemiş, siyasi kadrolarının adeta genlerine sinmiş asker korkusunun aşıldığını söylemiyor muyduk? Peki nerede bunun somut yansımaları? Neden hala okulda, medyada, siyasette, hatta sokakta, trafikte bu traji-komik manzaralara muhatap olmakta, buna karşın bu saçmalığın, dayatmanın aşılmasına yönelik hiçbir gayrete şahit olamamaktayız.

Oysa çok basit, çok insani bir talep bizimkisi! İsteyen önder olarak gördüğü, biricik kurtarıcı olarak algıladığı, hatta varlığını kendisine borçlu hissederek önünde tazimle eğildiği Atasına bağlılığını istediği şekilde göstersin, onu yüceltsin, hayatının merkezine koysun! Yeter ki bunu başkalarına dayatmasın, zorla bizleri kendisine benzetmeye çalışmasın, inanmadığımız şeyleri bize tahmil etmesin!


YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ >>>>

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat