Şehadetinin 50. yılında Seyyid Kutub Sempozyumu


Şehadetinin 50. yılında Seyyid Kutub Sempozyumu

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 29 Eylül 2016 Perşembe 02:36


Şehadetinin 50. yılında Mardin Artuklu Üniversitesi tarafından "Uluslararası Seyyid Kutup Sempozyumu" düzenleniyor. Sempozyum daha gerçekleşmeden bir takım tartışmaları peşinden getirdi.

Küre Medya / Haber Merkezi
Şehadetinin 50. yıl dönümünde Seyyid Kutub Türkiye'den ve dünyadan birçok ismin katılımı ile sağlanacak bir sempozyum ile anılacak. Seyyid Kutub'un düşünce sisteminin, eyleminin, metodolojisinin ve onun hakkında oluşan tartışmaların işleneceği sempozyum 2 gün sürecek ve İstanbul Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi'nde 1-2 Ekim tarihlerinde yapılacak. Programda akademi ve yayın hayatından birçok isim konuşmacı olarak yer alıyor.

Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ağırakça: BU BİR VEFA BORCUDUR

İstanbul Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi'nde 1 Ekimde başlayacak sempozyuma ilişkin açıklama yapan Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ağırakça, toplantıda, ulusal ve uluslararası alanda tanınmış ilim adamlarının katılımı ile Seyyid Kutub'un hayatının ve fikirlerinin ele alınacağını söyledi.Şehadetinin üzerinden 50 yıl sonra Seyyid Kutub'un Türkiye'de anılmasının bir vefa borcu olduğuna işaret eden Ağırakça, "Dünyadan ve Türkiye'den 25 ilim adamının katılımıyla gerçekleşecek olan sempozyum İslam alemi açısından önemlidir." dedi.

Daha önce Seyyid Kutub'un, şehadetinin 30. ve 40. yılında da düzenlenen programlar ile anıldığını anımsatan Ağırakça, şöyle konuştu:

"Bu yıl da şehadetinin 50. yılında Mardin Artuklu Üniversitesi olarak gerçekten Müslümanların zihin yapılarında olan ve insanların İslam ve Kur'an-ı Kerim'e daha yakın olmaları konusunda büyük katkısı olan büyük mütefekkir şehit Seyyit Kutub anılacaktır. 2 gün sürecek sempozyumda Seyyit Kutub'un muhtelif görüşleri ve değişik yönleri ele alınacak. Kur'an ve hadislere yaklaşımı, vahiy anlayışı, Türkiye'de İslami gelişmelere olan katkısı, 'Beni neden idam ettiler?' sözünün izahı, idama giderken takındığı onurlu tavrı bu sempozyumda ele alınacaktır."

Seyyid Kutub'un yeğeni Usame Kutub'un da sempozyuma katılacağını ifade eden Ağırakça, toplantıda, Türkçe ve Arapça 20'ye yakın bildiri okunacağını söyledi.

SEMPOZYUM DAHA GERÇEKLEŞMEDEN BİR TAKIM TARTIŞMALARI PEŞİNDEN GETİRDİ

Seyyid Kutub'un fikirleri merkezinde düşünce sistemini inşa eden bazı yazarlar ve araştırmacılar ise, Laik-Demokratik değerleri kurucu unsur olarak kabul etmiş Türkiye Devletinin yönetim ve karar alma merciinde bulunan kişilerin isimleri merkezinde sempozyumun ön plana çıkarılmasını Şehid Seyyid Kutub'a saygısızlık olarak nitelendiriyor.

Araştırmacı-Yazar Yakup Döğer konuyla ilgili eleştirilerini ifade ettikten sonra sempozyumu gerçekleştirenlere şu hatırlatmalarda bulunuyor: "Seyyid Kutup'tan muhafazakar demokrat çıkmaz."

Yakup Döğer'in konuyla ilgili ikazları şöyle:

"Duyurulduğu üzere 1-2 Ekim 2016 tarihleri arasında, bir devlet üniversitesi olan Artuklu Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Seyyid Kutup Sempozyumu düzenleniyor.

Düzenlemekte olan bu sempozyumun şimdiki döneme kadar yapılanlardan farkı ise katılımcıların gerek siyasi kimlikleri gerekse kamuoyunda dile getirdikleri dine ve Kur'an algısına dönük yorum ve yaklaşımlarıdır. Seyyid Kutup'un hayatı göz önüne alındığında, katılımcıların birçoğunun bu sempozyuma katılmaları, kendileri açısından çelişki ifade eder. Seyyid Kutup'un neden idam edilerek şehit edildiğini bilenlerin, şehid ediliş nedeninin muhalifinde konum alıp, Seyyid Kutup'dan bahsetmeleri hakiki manasıyla tutarsızlıktır.

Laik seküler bir devlet tarafından idam edilen Seyyit Kutup'un, laik seküler bir devlet tarafından düzenlenen sempozyumda anılması, Seyyit Kutup üzerinden kendilerine meşruiyet sağlamayacaktır.

Bu sempozyuma katılanların (yazılarından, fikirlerinden tanıdıklarımı kastediyorum) Kutup'la aynı zemin üzerinde asla buluşamayacakları kendilerince de malumdur. Böyle bir toplulukla böyle bir kişi için böyle bir sempozyumun yapılması, şehit Seyyid Kutup için büyük adaletsizliktir."

Yazar Şükrü Hüseyinoğlu da düzenlenen Sempozyumla ilgili tepkisini ortaya koyduktan sonra şu soruyu soruyor:

"Seyyid Kutub, İslam'ın hakim olmadığı toplumsal/siyasal yapıları Kur'an'a uygun olarak cahiliye olarak adlandırır ve yine Kur'an'a uygun olarak cahiliyeden ilkesel ayrışmayı Müslüman olmanın ön şartı sayar. Şimdi bu coğrafyada cahiliyenin yöneticiliğini yapmaya koyulmuş isimler ve onlara fiili destek verenler hangi mantıkla Seyyid Kutub sempozyumu düzenlerler?"

 SORULAR ADİL DEĞERLENDİRMELERLE CEVAP BULABİLİR

Beşeri tüm ideolojileri birer Cahiliye fikri, düşüncesi olarak gören Seyyid Kutub'la ilgili, eleştirdiği ideolojiler merkezinde siyaset yürüten mercilerin açılış ve protokol konuşmalarını yapacak olması sempozyum için büyük çelişki oluşturuyor. Ama bir kesimde, Şehidin fikirlerinin yeni nesle ulaştırılmasına vesile olacağından sempozyumu önemli bir adım olarak değerlendirerek, "bu program üzerinden Şehid Seyyid Kutub'un tanınmasının üzerine yoğunlaşmalıyız" diyor.

Evet, Sempozyumu izleyip göreceğiz. Şehid Seyyid Kutub'un fikirleri tahrif edilerek O'nun üzerinden gayri meşru kirli eğilimler meşruiyet mi sağlamaya çalışacak, yoksa son asrın kıymetli bir değeri olan Seyyid Kutub, olduğu gibi yeni nesillerle mi tanıştırılacak? Bu soruların cevapları, sempozyumun takip edilip adilce değerlendirmeler yapılmasıyla netleşecek.











Yukarı Dön



Etiketler:

Yorum yapyorum

Yorumlar

Kemal Songür
29.09.2016 16:00
selam ile
Yakub ve Şükrü kardeşlerimin kaygılarını anlamak ve katılmakla beraber haberin sonuna eklenen; ''Evet, Sempozyumu izleyip göreceğiz. Şehid Seyyid Kutub'un fikirleri tahrif edilerek O'nun üzerinden gayri meşru kirli eğilimler meşruiyet mi sağlamaya çalışacak, yoksa son asrın kıymetli bir değeri olan Seyyid Kutub, olduğu gibi yeni nesillerle mi tanıştırılacak? Bu soruların cevapları, sempozyumun takip edilip adilce değerlendirmeler yapılmasıyla netleşecek.'' şeklindeki yaklaşımı da desteklemekteyim.
Adı üstünde sempozyum, katılım gösterecekler de ümmetin müntesipleri, bunlar bizim hasmımız değil, düzenleyen bizzat laik devlet değil, Ahmet Ağırakça'nın başında olduğu üniversitedir, katılımcılar ki, belli bir kısmını tanıyoruz, düşünsel ve metodolojik olarak olsa olsa muhalif oluruz hasım/düşman değil.
Ayrıca, sempozyum dökumanlarını okur katıldıklarımızı teyid eder, katılmadıklarımızı da reddederiz.
Bu vesile ile şehidimize/üstadımıza tekraren ve her akla geldiğinde rahmet duasında bulunmaya devam edeceğiz. RAHMET VE CENNET DUASI İLE.
Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat