Reyhanlı'da yaşananlar ve Ensar Muhacir Kardeşliği


Reyhanlı'da yaşananlar ve Ensar Muhacir Kardeşliği

A+ | Normal | A-

Son güncelleme: 12 Mayıs 2013 Pazar 10:27


Suriyeli sığınmacıları Türkiye'de istemiyoruz diyenlere Ensar-Muhacir kardeşliğinden ibret alınası örnekler

Küre Medya / Haber Merkezi
Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde karanlık güçler tarafından patlatılan bombalardan sonra Türkiye halkı Suriyeli mültecilere karşı kışkırtılmış, provokatörler Suriyeli kardeşlerimize ve onlara yardımda bulunan Türkiyeli yardım gönüllülerine saldırmıştı.
 
hayder.org.tr yazarlarından Enes Türkmen, sahabenin hayatından Ensar-Muhacir ilişkisinden verdiği bir kaç yaşanmışlık ile suni sınırları aşıp Türkiye'ye sığınan Suriyeli kardeşlerimize karşı nasıl bir tavır takınmamız yönünde ibret alınası örnekler vermiş.
 
Ensar Muhacir Kardeşliği
 
Özellikle REYHANLI ve diğer sınır illerinde bulunan müslüman kardeşlerimizin dikkatine sunuyorum.Ensar ve Muhacir kardeşliğinden sadece birkaç örnek...

Hz. Peygamber muhacir olarak Medine’ye gelen Abdurrahman b. Avf ile Ensar’dan Sa’d b. er-Rabî’ arasında kardeşlik tesis etti. Sa’d, Abdurrahman’a “Ey Kardeşim, ben Medine’nin en zenginlerinden biriyim. Malımın yarısını sana veriyorum. Ayrıca iki de hanımım vardır. Bunlardan birini beğen; ben de onu boşayayım” dedi.
 
Abdurrahman ise; “Allah malını da, hanımlarını da sana mübarek kılsın!” dedi ve sonra oradakilerden pazar yerini kendisine göstermelerini istedi. Onlar da pazar yerini tarif ettiler. Abdurrahman oraya giderek alışveriş yapmaya başladı. Kısa bir zaman içerisinde epeyi para kazandı. Bir gün Hz. Peygamber’in huzuruna çıktığında Hz. Peygamber ona;

“Ey Abdurrahman senden yayılan bu koku da nedir?” diye sordu. Gerçekten de ondan za’feran kokusu geliyordu. Abdurrahman da;

“Ey Allah’ın Rasûlü, evlendim” dedi. Hz. Peygamber;

“Peki ona mehir olarak ne verdin?” dedi, o bir hurma çekirdeği kadar altın verdiğini söyledi. Bunun üzerine Hz. Peygamber;

“Bir koyunla da olsa düğün yemeği ver!” buyurdular.

Daha sonra Abdurrahman, o zamanı anlatırken şöyle derdi: “Hâlâ aklımdadır, hangi taşı kaldırsam altında gümüş ya da altın bulacağımı zannediyordum.”

En güzel yardımlaşma örneği: Muhacir-Ensar Kardeşliği

Bir gün Ensar Hz. Peygamber’e gelerek “Hurmalıklarımızı Muhacir kardeşlerimizle bizim aramızda pay et!” dediler. Hz. Peygamber de “Olmaz!” dedi.

Muhacirler de Ensar’a, “Peki, ürünü bizimle paylaşacak, fakat bize herhangi bir külfet yüklemeyecek misiniz?” diye sordular. Ensar da “Evet, aynen öyle!” dediler.

- Hz. Peygamber Ensar’a;

“Muhacir kardeşleriniz size mallarını ve çocuklarını bırakarak gelmişlerdir” buyurdu. Ensar da;“Mallarımızı onlarla paylaşalım” dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber

“Bunu başka bir şekilde yapamaz mısınız?” dedi. Ensar

“Peki nasıl?” diye sordular. Hz. Peygamber şöyle buyurdular:

“Onlar bu tür bir çalışmayı bilmezler. Gelin bağlarınızda, bahçelerinizde siz kendiniz çalışın, ancak elde ettiğiniz mahsulü onlarla paylaşınız” dedi. Ensar da bunu kabul etti.

Muhacirler Hz. Peygamber’e gelerek şöyle dediler:“Ey Allah’ın Rasülü! Biz bu Medine’li kardeşlerimiz kadar iyi insanlar görmedik. Gelirleri az olmasına rağmen onu bizlerle paylaşıyorlar. Bol ürün aldıklarında ise payımızın kat kat fazlasını veriyorlar. Vallahi bize sevap bırakmamalarından korkuyoruz”. Hz. Peygamber’se şöyle buyurdular:

“Siz onlara teşekkür edip, onlar için Allah’a dua ettiğiniz müddetçe sizin için de sevap verilecektir.”

Bir başka yardımlaşma örneği:

Ensar, hurma toplama zamanı geldiğinde topladıkları hurmaları biri küçük, diğeri ise ondan daha büyük olmak üzere iki öbek haline getirirler ve sonra küçük olanın üzerine hurma dallarını da eklerlerdi. Bundan sonra ise Muhacirleri çağırıp “Hangisini istiyorsanız alınız!” derlerdi. Muhacirler büyük olan kısmı alırlar, Ensar ise dalları için, küçük olanı alırlardı. Bu, Hayber’in fethine kadar böylece devam etti.

Hayber’in fethinden sonra Hz. Peygamber, Ensar’a;

“Eğer isterseniz Hayber’den size hisse vermeyeyim, buna karşılık da hurmalıklarınız yalnızca kendinize kalsın” dedi. Ensar buna şöyle cevap verdiler:

“Ey Allah’ın Rasûlü! Sen bize bazı görevler verdin ve birtakım şartlar öne sürdün; bizse bütün bunlara karşılık senden cenneti istedik. Eğer bu şartımızı kabul ediyorsanız sizin dediğiniz gibi olsun”.

Hz. Peygamber de; “Evet, şartınızı kabul ediyorum” buyurdular.

Fedakârlığa en yüce örnek:

Hz. Peygamber, Bahreyn’den pay vermek üzere Ensar’ı çağırttı. Onlar da “Bize verdiğin kadar Muhacir kardeşlerimize de vermezseniz bunu kabul etmeyiz” dediler. Hz. Peygamber de “Bu durumda kıyamet günü beni görünceye dek sabredin. Mükâfaatınızı orada alırsınız” buyurdu.

Rabbimiz ümmet vücudunun tüm azalarını milliyetçilik zehrinden arındırsın ve bu kardeşlik şuurunu bize de nasip etsin inşallah...

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yap yorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat