Rasim Özdenören:"Dış Politika, Aslına Rücu Etti"


Rasim Özdenören:"Dış Politika, Aslına Rücu Etti"

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 04 Temmuz 2016 Pazartesi 18:24


Yeni Şafak gazetesi yazarı ve ünlü edebiyatçı Rasim Özdenören, Siyonist rejim ile yapılan anlaşmaya farklı misyonlar biçenlerin, süreci anlamakta zorlandığını belirtti.

Küre Medya / Haber Merkezi
Yeni Şafak gazetesi yazarı ve ünlü edebiyatçı Rasim Özdenören, Siyonist rejim ile yapılan anlaşmaya farklı misyonlar biçenlerin, süreci anlamakta zorlandığını belirterek; meselenin aslında 2009 yılındaki "one minute" olayı ile rayından çıkan ve komşularla sıfır sorun politikasında sonun başlangıcını oluşturan Davos çıkışı sonrasında dış politikanın kendi istikametine geri dönmesinden ibaret olduğunu ifade etti.

Özdenören'in Yeni Şafak'taki bugünkü yazısı şöyle:

"Bu anlaşma Türkiye ile İsrail arasında, ama…

Hep söylüyorum, diplomasi muhatabın (hasmın veya rakibin) gücünü kendi lehine imale etme maharetidir. Ancak bu maharetin devreye girmesi kişinin (devletin) kendi avantajının ne olduğunun bilincinde olmasını da gerektiriyor.

Türkiye ile İsrail arasında geçtiğimiz günlerde varılan uzlaşmaya bu uzlaşının dışında kalan anlamlar yüklemeye kalkışılınca durum işin içinden çıkılmaz hallere dönüşüyor. Öyle konular ileri sürülüyor ki, bunların dile getirilmesi, aslında böyle bir uzlaşmanın mahiyetini anlamamaya, sonuçta da herhangi bir uzlaşmaya varmamaya müncer oluyor.

Örneğin Filistin'e gönderilen yardımların bir İsrail limanından yapılmasına karşı çıkanlar oluyor. Veya bu anlaşmanın İsrail tarafından ihlal edileceğine ilişkin vehimler ileri sürülüyor. Bir defa şunu unutmamalı: Kimse ihlal etmek için anlaşma imzalamaz. Taraflar, imzaladıkları anlaşmanın sonuçlarına da katlanır. Bu bir.

Sonra, her akit, kendinde amaçlanmamış sonuçları da barındırır. Bu anlaşma, belki Suriye ile veya Rusya ile ilgili bir hüküm içermeyebilir. Ama sonuçları itibariyle bu anlaşmanın Türkiye'nin dış politikasıyla ilgili konularla olsun, diğer ülkelerle olsun etkilerini görmekte gecikmeyeceğiz. Bu anlaşma belki terör konusuna da değinmiyor. Ama önümüzdeki zaman diliminde terörle ilgili olumlu sonuçları görmemiz de imkân dâhiline girebilecektir.

Türkiye, aslında bu anlaşmayla elinde tuttuğu bir avantajını dışa vurdu. Bu anlaşma, Türkiye'ye Ortadoğu'nun hamisi payesini kazandırdı. Hem de bu himaye İsrail üzerinden gerçekleştirilmiş oldu.

Bir kere daha: Türkiye, halen elinde tuttuğu fırsatlar ve imkânlar açısından Ortadoğu'da, ABD veya İsrail karşısında daha avantajlı durumdadır. Başka bir ifadeyle Türkiye'nin onlara ihtiyacından daha fazla onların Türkiye'ye ihtiyacı bulunuyor. Türkiye bu anlaşmayla işte bu avantajını tasarruf etmiş oldu.

AK Parti hükümetleri zaten malum Davos çıkışına kadar şimdiki konumu sürdürüyordu. Davos'ta, kendine rağmen bu politikanın dışına çıktıktan sonra komşularla olan sıfır sorun politikası, bütün komşularla sorunlar yumağına dönüştü. İşbu son durumla dış politikadaki istikamet aslına rücu etmiş oldu.

Kişiler olduğu gibi devletler de kendi imkânlarını ve avantajlarını kullanmayı beceremezse, o avantajlar başkasına hizmet etmeye başlar. Türkiye bu son anlaşmayla buna fırsat vermemiş oldu."

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat