Özgün-Der geleneksel iftar programını gerçekleştirdi


Özgün-Der geleneksel iftar programını gerçekleştirdi

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 30 Haziran 2015 Salı 21:58


İzmir Özgün-Der'in gelenekselleşen iftar yemeği 27 Haziran Cumartesi günü DEÜ ilahiyat fakültesi kantininde gerçekleşti.

Küre Medya / Haber Merkezi
İzmir Özgün-Der'in gelenekselleşen iftar yemeği 27 Haziran Cumartesi günü DEÜ ilahiyat fakültesi kantininde gerçekleşti. Hava koşullarının yağmurlu olmasına rağmen yoğun bir katılım ile gerçekleşen iftar; 18 Haziran 2015 tarihinde Hakkın rahmetine kavuşan değerli araştırmacı Mehmed Erol'a ithaf edildi.

İftar programına çevre illerden ve ilçaerden de katılımlar oldu. 

İftar sonrası yapılan programda selamlama konuşmasını gerçekleştiren Özgün-Der Başkanı Hamza Akdeniz : "Bu tür organizasyonların asıl amacının Müslümanların birlikteliklerini pekiştirmek, birbirlerine karşı muhabbetini arttırmak ve en önemlisi birlikte durum değerlendirmesi yapma fırsatını yakalamaktır. Rabbim uzaktan ve yakından katılım gösteren tüm kardeşlerimizden Allah razı olsun, birlikteliğimizi daim kılsın. Bu akşamki iftarı Mehmet Erol Amcamıza ithaf ettik demiştik, aramızda Mehmet Erol Amcamızın oğlu Burhan Erol da bulunmakta. Kendisini duygularını sizler ile paylaşmak üzere mikrofona davet ediyorum." diyerek sözü Burhan Erol'a bıraktı.

Konuşmasına Özgün-Der'e teşekkür ile başlayan Erol:  Babasının ömrünün yarısından fazlasını Kuran davasına adadığını. Bu davaya olan bağlılığını ve heyecanını son nefesine kadar hiç bırakmadığını en büyük arzusunun İslam Devletinin kurulması olduğunu ve ne yazık ki ömrünün buna kafi gelmediğini belirtti. Devamında kurtuluşun Kuran'a dönüşte olduğunu inşaallah bizler onun gibi Kuran'ın rehberliğinde bir hayat sürmeyi ve bu yol üzere ölmeyi Rabbimizden niyaz ediyoruz diyerek sözlerini noktaladı.

Ardından İzmir/Menemen'den Abdulkadir Kadak sözü devraldı.

Konuşmasında Müslümanların Kuran ve Sünnet çerçevesinde bir hayatı kuşanmaları gerektiğini ve sahih bir anlayışın sahih bir itikattan geçtiğini, sağlam bir itikadın sağlam bir pratiği oluşturacağı gerçeğinden bahsederek Müslümanların bağımsız bir İslami Mücadele, bağımsız bir hareket oluşturmak zorunda olduklarının ve bunun ancak bu şekilde olabileceğinin altını çizerek konuşmasını sonlandırdı.

Son olarak Hüseyin Alan konuşmak üzere mikrofonu alırken, Konuşmasında Mehmet Erol amcamızın hayatından çeşitli kesitleri dinleyicilere aktardı.

87 yıllık bir ömrün Malatya’da başlayıp İzmir’de noktalandığını, Köy enstitüsünde okuduğu dönemde ateist olarak yetiştirildiğini sonları bir vesileyle nurculukla tanışıp nurcu olduğunu ve o dönemde İslam'ı öğrenmek için kitap bulamadığını, Kuran-ı Kerimin mealini bile zor bulunduğu dönemleri anlatırken gözlerinin yaşardığı görüldü. Okuma-yazma azminin onu Tevhid ile tanıştırdığı, Tevhidle tanıştıktan sonra ise Bütün hayatını bu davaya harcadığını ve evinin giriş kapısına 'ŞİRK DOKTORU MEHMED EROL' yazdırdığını söyledi. Namı değer Şirk Doktoru Mehmed Erol olarak tanındığını ve bu lakapla ruhunu Rabbine teslim ettiğini anlattıktan sonra sözlerini teşekkür ile sonlandırdı.

Son olarak Hamza Akdeniz  iftara katılan herkese teşekkürlerini iletti ve böylece program son buldu.






Yukarı Dön



Etiketler:

Yorum yapyorum

Yorumlar

Hüseyin Alan
01.07.2015 03:39
-2-
Onun "şirk doktoru" namıyla anılması, onu tanıtan doğru bir ifade değildir.

Bir seferinde sevgili Hüseyin, "bizim bir tahtamız eksiktir" demişti. Bense, "iyi ki öylesin" abi, "biz gibi normal olsaydın bu yaşına rağmen böyle uğraşıp durmazdın" demiştim.

Bu gün İzmir'de Kuran diyen, tevhid diyen, İslam ve şeriat diyen birileri varsa, Kuran dersleri yapanlardan İslam devleti hesabı tutan çalışmalar varsa ya doğrudan kendileri ya da kendilerine abilik yapmış olanlar bir şekilde Mehmet Abiyle irtibat kurmuşlardır. Mehmet Abiden aldıklarını geliştirerek, üstüne koyarak devam ettirmek, Kuran çalışmaları yapanlara vazifedir.

Bizim ülkemizde becerisini, çalışmalarını ve gayretlerini servet edinmeye, statü elde etmeye, partilere girip iktidar imkanlarına kavuşmaya tedavül etmeyen nadir insanlardandır Mehmet abi. Şahitlik ederiz ki sırf Allah rızası için koşturan, hiç bir beklentiye girmeden ömrünü bu uğurda vakfeden Mehmet Abiyi, rahmetle anıyoruz. Rabbim onu merhametiyle yargılasın.

Onu hayırla anmak, yaptıklarını üstüne koyarak devam ettirmek özelde talebelerine, genelde İzmirlilere bir borçtur. Vefa imandan, nankörlük küfürdendir.

Hüseyin Alan
01.07.2015 03:26
VEFAİMANDANDIR
Mehmet Amca ile ilgili tanıtım eksik yazılmış. Onu doğru tanıtmak ve ondaki güzel özellikleri gelecek nesle doğru aktarmak bir borçtur.

Vefa imandan, nankörlük küfürdendir. Kuran, salihleri anın buyurur. Mehmet amca İzmir'in salihlerindi. Ömrünü Kurana adamış, tevhide bulaşmış şirk, hurafe ve bidatlerle uğraşmıştır. Zamanının önde gelen ve şirk inancını yayan Mehmet Efendi, Mahmut efendi, Fethullah efendi, Erbakan efendi gibi liderlerle görüşüp onlara tevhidi anlatmıştır.

Mehmet amca, Filistinde yaşıyor olsaydı Ahmet yasin olurdu. Türkiye'de Müslümanlara yönelik bir katliam uygulanmadığı için şehit olamamıştı. 12 Eylülün kötü günlerinde sağcısı solcusu yakalanıp işkenceye tabi tutulduğunda, aylarca sorgusuz sualsiz hücrelerde tutuluyorlardı. Yıllarca mahkemelere çıkmayanlar vardı.

Böylesi bir zamanda cunta rejimi Müslümanları'da tutuklarsa ben ne yapabilirim diye düşünmüş, tanıdığı Müslümanların bir listesini yapmış, ev adreslerini tek tek dolaşarak her birisine kaç dakikada ulaşır da önceden haberdar ederim diye geceler boyu yol yürüyüp hesap tutmuştu. O zamanlar cep telefonu yok, ev telefonu ise herkesin alabildiği bir şey değildi. Yani haberleşmenin başka yolu yoktu. Bu kaygıyı taşıyan hassas biriydi.

Yılmadan cemaat çalışması yapmış, kimi şehirlerde kaldığı bekar evlerinde insanlarla uğraşıp Kuran çalışmaları yürütmüştür. Bizim ülkede bireyselliğin, sivilliğin, özgürlüğün, demokratik particiliğin tesirinin yaygınlaştığı dönemde bu çalışmaları hep akamete uğradı.


Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat