Oda tv: Cemaat'in tek kurtuluşu Darbe


Oda tv: Cemaat'in tek kurtuluşu Darbe

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 27 Temmuz 2016 Çarşamba 18:17


Oda tv’de 8 Mart 2016’da Osman Başıbüyük imzalı bir yazı yanılanıyor. Yazı başlığı, “Cematin tek kurtuluşu Darbe. 15 Temmuz darbe girişiminden yaklaşık 4 ay önce.

Küre Medya / Haber Merkezi
Oda tv: Cemaat'in tek kurtuluşu Darbe

Oda tv’de 8 Mart 2016’da Osman Başıbüyük imzalı bir yazı yanılanıyor. Yazı başlığı, “Cematin tek kurtuluşu Darbe. 15 Temmuz darbe girişiminden yaklaşık 4 ay önce.

 Yazının başlangıcında, “Cemaat çok sıkışmış bir durumda, kendisini ve aynı zamanda ABD derin devletinin en önemli maşasını kurtarabilecek tek çare darbe gibi gözüküyor” deniliyor.

Türkiye’de siyaset 2013 yılına kadar Cemaat eliyle ABD tarafından şekillendirildiğine değinilen yazıda, devamla, 2011 yılına kadar iktidardaki AKP Hükümeti ile Washington arasındaki ilişkiler çok iyiydi; iki tarafın da Türkiye açısından iç ve dış politikadaki hedefleri paralellik arz ediyordu. Bu yüzden AKP Hükümeti, Cemaat eliyle yapılan operasyonlara tam destek verdi. Bu dönemde Cemaat, AKP’yi iktidarda tutma adına muhalefeti dizayn etmeye çalışıldığı söyleniyor.

AKP’nin ABD ile aralarının bozulma nedenlerinin de analiz edildiği yazıda, 2011 yılında Erdoğan Şangay İşbirliği Örgütüne üye olmaktan bahsetmeye başladığında, AKP ile Washington’un yolları da ayrılmaya başlamıştı. Doğal olarak bu ayrışmada Cemaat sahibinin yanında yer aldı. ABD derin devleti, Türkiye’nin Avrasya’ya kayan eksenini düzeltmek maksadıyla yine Cemaat vasıtasıyla bu sefer Erdoğan’a operasyon yaptı. 17-25 Arılık operasyonu, çok gerçekçi ve gerçek verilerle tasarlanmasına rağmen şaşırtıcı bir şekilde başarısız olunca, Erdoğan ile Paralel Devlet Yapılanması arasında ölümüne bir kavga başladığı ifade ediliyor.

Kaleme alınan yazının ilgili bölümü:

DARBENİN AYAK SESLERİ

Bütün bu yaşananlara paralel olarak medyada bir darbe tartışması başladı. Cemaat'in Zaman gazetesi yazarı Abdullah Aymaz "Nevbahar mesajı" başlıklı yazısında Fethullah Gülen'in 12 Eylül darbesi öncesi, Sızıntı dergisinde yazdığı ve darbeyi çağıran yazısını paylaşıp, sonuna "Şimdi de 36 sene sonra, diyorum ki: Yusuflara müjdeler olsun!.." yazması TSK içindeki uyuyan hücrelere talimat olarak algılandı.

Yandaş medyada da darbe tartışmaları devam ediyor. Bazıları TSK içindeki uyuyan hücrelerinin çok acil ve her türlü risk alınarak, en sert ve en uç tedbirlerle çökertilmediği takdirde darbenin göstere göstere geleceğini iddia ediyor. Bazıları ise, şu anda çok sayıda kurmay albayın bu yapıdan olduğunu, alt ve orta düzey generaller içinde de hatırı sayılır sayıya ulaştıklarını, hatta bunların darbe için dış destek aradıklarını ama bulamadıklarını, ancak hepsinin teker teker kayıt altına alınmış olması sebebiyle organize hareket edemeyecekleri için darbe olmayacağı düşüncesinde.

Darbe mesajından sonra Zaman Gazetesine kayyum atandı. Bunun üzerine konuşan Fethullah Gülen,"Onlar bunu yıkmaya çalışsınlar. İki senedir yıkmaya çalıştılar, yıkamadılar. Bir tek taş düşüremediler Allah'ın izniyle. Burkuntu yaşıyorlar, paranoya yaşıyorlar. Korkuyla tir tir titriyorlar" dedi.

Bu arada hakkında Cemaatçi olduğu iddiaları bulunan Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşaviri Albay Muharrem Köse görevden alındı. Başbakan Davutoğlu, görevden almaya ilişkin,"Bürokraside paralel yapı ile mücadele her kurum gereğini yapıyor. Rasyonel hiyerarşide herkes hesap verme durumundadır" dedi.

HSYK Teftiş Kurulu'nun 680 hâkim ve savcı için "Terör örgütüne üye olmak ve örgütsel eylemde bulunmak" suçlarından soruşturma başlattığı medyaya yansıdı.

TSK’DA CEMAAT TASFİYESİ MECBUR HALE GELDİ

Anlaşılan o ki Cemaatin fazla zamanı kalmadı. Ne yapacaksa YAŞ kararları öncesi, Ağustos ayına kadar yapacak. Diğer yandan ülkede şehit cenazeleri ile birlikte her türlü terör olayının tırmanması ile birlikte AKP Hükümetinin de Ağustos ayını bekleyecek zamanı kalmadı. Önümüzdeki dönemde TSK içinde ciddi bir Cemaat tasfiyesi beklenmeli. Çünkü tırmanan terörü dizginlemenin yolu buradan geçiyor.

PKK’nın PYD adı altında ABD’den destek aldığı bir gerçek. Bir başka deyişle PKK terörü, sokak hareketliğini tırmandırması maksadıyla daha çok dışarıdan kışkırtılıyor. Senaryoya göre; “Güneydoğu’dan gelen şehit cenazelerine batıda yapılacak saldırılar, bombalamalar eklendiğinde, iç savaşın fitili ateşlenecek. Kürt-Türk sokaklarda birbirini kırmaya başlayacak. Zaten halkın bir kısmı Erdoğan’dan nefret ediyor. Onlar da Erdoğan devrilsin diye sokağa çıktığında bu sefer Erdoğan taraftarları da işe karışacak. Böylece sokaklar kan gölüne dönecek. Toplumda, “asker gelsin bizi kurtarsın” beklentisi yükselmeye başladığında, TSK içindeki uyuyan hücreler beklenen darbeyi yapacak.”

Eğer TSK içindeki uyuyan kadrolar temizlenebilirse, her hangi bir ayaklanma sonucu veya darbe ile Hükümet devrilse bile, ABD maşasını kaybetmiş olacağından, devrilen hükümetin yerine kimin geleceğini belirleyemez. Bu durumda, birçok Güney Amerika ülkesinde ve komşumuz Irak’ta olduğu gibi kendisine düşman yeni bir hükümet ve toplumla karşı karşıya kalabilir. Dolayısıyla boş yere Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak istemeyeceği için PKK’yı desteklemekten vaz geçebilir. Yani; Cemaatin darbe potansiyeli kalmadığında ABD, PKK’yı dürtmekten vaz geçecektir. Mevcut durumda TSK içindeki Cemaatçi kadrolar terörle mücadeleye katkıdan çok zarar vermektedir. İşte bu gerçeğin farkına varan Hükümetin, PKK terörünü bitirmek ve darbe tehlikesini önlemek amacıyla Ağustos ayı öncesi TSK’da paralel tasfiyesine başlayacağı gözüküyor. Tüm işaretler bu yönde. Sürpriz olmasın.

Odatv Osman Başıbüyük

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat