"Nesne değil özne, yönlendirilen değil yön veren gençlik"


"Nesne değil özne, yönlendirilen değil yön veren gençlik"

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 31 Ekim 2017 Salı 15:08


Aksa İlim ve Davet Merkezi AKMER'in Gençlik Çalışması olan Sabikûn Gençlik 2017-2018 döneminde Aylık Söyleşiler düzenliyor.

Küre Medya / Haber Merkezi
Aksa İlim ve Davet Merkezi AKMER'in Gençlik Çalışması olan Sabikûn Gençlik 2017-2018 döneminde Aylık Söyleşiler düzenliyor.

Her ayın son Cumartesi günü gerçekleşecek olan programlar AKMER kurucusu Hamza Er’in “Nasıl Bir Gençlik” konulu sunumuyla bu ay başladı. Konularında uzman hatiplerin katılımıyla gerçekleşecek olan programlarla sağlıklı bir kimlik inşası hedefleniyor.

Söyleşilerin birincisi Sabikûn Gençlik Çalışması adına Muhammed Altun’un selamlama konuşmasıyla başladı. Muhammed Altun, “gençlik bir toplumun tohumudur, gençlik bir toplumun umududur, gençlik bir toplumun kalkış noktasıdır. Bizler, bu duyarlılığı kazanabilme ve çevremize hissettirebilme adına bu dönem söyleşiler serisi düzenlemeye karar verdik. İnşallah her ay birbirinden önemli konu ve konuklarımızla sorunlarımızı ve sorumluluklarımızı konuşabildiğimiz söyleşilerimize siz kardeşlerimizi bekliyoruz.”diyerek AKMER kurucusu yazar Hamza Er’i kürsüye davet etti.



Hamza Er konuşmasına, sürekli gençler ve kadınlar adına yazılar yazıldığına, programlar yapıldığına dikkat çekerek başladı.

Gençlik ve Kadın merkezli kitapların yayınlandığı, etkinliklerin tertip edildiğine vurgu yapan Er, ‘siz hiç yetişkin, ihtiyar başlıklı bir çalışmaya tanıklık ettiniz mi?’ sorusunu sordu.

Gençlik ve Kadınların kendilerine özel vasıf ve yönlerinin iyi bilindiği, yeryüzünde kontrolü sağlamak ve kendi egemenliklerini devam ettirmek isteyen kesimlerin daima bu yönlere oynadığını hatırlatan Hamza Er, konumuz olan gençlerin kendi dönemlerindeki eğilimlerinin sürekli kullanıldığı, kışkırtılarak enerjilerinin heba edildiğini söyledi.

Hamza Er; özne değil nesne, köle ruhlu, bireyci, zevkin, cinselliğin ve tüketimin esiri olmuş bir gençlik modelinin bu ifsad edici yönlendirmelerin sonucunda karşımıza çıktığını belirtti.

‘İsyankar bir tabiata sahip olmak, cesaret, günlük yaşamak, gelecek kaygısı duymamak, tüketime meyilli bulunmak’ gibi vasıflara sahip olan gençlerin bu yönlerinin, emperyalist güçler, onların kumanda ettiği örgütler ve sermaye sahibi kapitalist elitler tarafından daima istismar edildiğini anlatan Hamza Er, yeryüzünü talan eden bu zalimler, gençlerimizin de terini, kanını, canını, malını sinsi yaklaşımlar sonucunda kullanıyorlar dedi.

Boş olanın istismar edileceğini, edilebileceğini vurgulayan Er, bu sebeple Kur’an’ın bilmeye, akletmeye daima çağrı yaptığını ifade etti.

Kur’an’ın hiçbir yerinde ‘ey gençler’, ‘ey kadınlar’ vurgusunun olmadığını, Kur’an’ın, ‘Ey insanlar’, ‘Ey İman edenler’ çağrısıyla tüm insanlara ve tüm iman edenlere seslendiğine işaret eden Hamza Er; “Allah genci kul olarak görür, ona değer verir. İdrak halinden itibaren onun şuursuz sürülerden ayrışmasını, kulluğun gereği olan iman ve ibadetlere yönelmesini ister. Hatta ibadetlerin en fazla karşılık bulacağı, en değerli dönemin gençlik dönemi olduğunu belirtir.” dedi.

Bu sebeple “Nasıl Bir Gençlik” sorusu ile “Nasıl Bir Kul” sorularının cevaplarının farklılık arz etmediğini söyleyen Hamza Er, “şirk koşmaz, Allah’tan sakınır, ibadetlere düşkün olur, Ahlaklıdır, emin ve güvenilirdir, çalışkandır, helal ve harama dikkat eder…” gibi özelliklerin kadın erkek, genç yaşlı tüm mü’minlerin ortak vasıfları olması gerektiğine dikkat çekti.

 



 

Hamza Er, “İslam gencin doğal eğilimlerini ibadet kılacak dokunuşlar yapar, isyankar ruhunu, şirke, zulme isyana evirir. Cesaretini Allah için, Allah yolunda korkmadan yürümeyle ilişkilendirir. Yarınını düşünmeme tabiatını da, dava edinmeye, ahiret merkezli yaşamaya ve bu uğurda çalışmaya yöneltir.”  dedikten sonra gençlerde bu dönem görülen zaafları şöyle maddeleştirdi:

 - Sorumsuz, duyarsız, amaçsız yaşama
- Kişiliğin oturmaması
- Popüler olana meyilli bulunmak
- Karşı cinse eğilim ve iletişim sevdası, flört
- Kişi beğenmeme, ukalalık, hak ve adalet ölçüsünden uzak eleştiri ve muhalefet merakı
- Hayatının önemli anlarında tecrübe sahibi yakınlarıyla istişare yapmadan adım atması, ben bilirimcilik
- Okumamak ve okumayı sevmemek
- Hayatı spot cümleler kadar yaşamak, derinlikli okuma ve tefekkürden uzak bulunmak ve başkasının sesi olarak kullanılmak

Bu zaafları detaylıca örneklendiren Hamza Er,“gençlerimizi anlamaya çalışmalı, ilgili oldukları alanlara yönlendirmeli, önlerinde örnek şahsiyetler olarak bulunabilmeli, sorumluluklar vermeli, öğrenimlerini alternatif programlarla desteklemeli ve onlar için Salih ve Saliha arkadaş çevreleri oluşturmalıyız” dedi.

Hamza Er konuşmasının son bölümünde, hedef bilincine sahip olan, kimliğini doğru inşa etmiş, dava bilincine sahip, davet dilini ve insana yaklaşımı iyi öğrenmiş, edep ve ahlakıyla önde olan gençlerin omuzunda yeniden bu dinin ayağa kalkacağını belirttikten sonra, gençlerin düşünce ve sorularını alarak konuşmasını tamamladı.

Program, yapılan ikramların ardından, söyleşilerin  akmer.tv web kanalında yayınlanacağı duyurusuyla sonra sona erdi.