Ne Yapmalı?


Ne Yapmalı?

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 30 Mayıs 2015 Cumartesi 00:19


Batılı İslam uzmanlarının 'radikal İslam'ın ideologu' olarak betimlemekten hoşlandıkları Seyyid Kutub'un ise, aynı başlıklı bir kitap yazdığını bilmiyoruz. Ama onun da, Yoldaki İşaretler kitabında yapmaya çalıştığı şey, aslında bundan farklı değildi.

Küre Medya / Haber Merkezi
Ne Yapmalı?/Kürşat Atalar

Lenin ve Ali Şeriati'nin yazı başlığıyla aynı ismi taşıyan kitaplarını biliyorsunuz. Şeriati, kitabına bu ismi başlık olarak seçerken, Lenin'den esinlenmiş olmalı. Her iki yazar, ayrı dünya görüşlerine mensup olsalar da, aynı soruyu benzer kaygılarla soruyorlar. Lenin, kitabında, sosyalist teorinin pratize edilmesi için çareler ararken, Ali Şeraiti, aynı ismi taşıyan kitabında, 'Tevhidi Dünya Görüşü'nün hayata hakim kılınması için neler yapılabileceğini tartışıyordu. Her ikisi de, zihinlerinde somutlaşmış bir ideolojik tasarımın toplum yaşamına geçirilmesi için çareler arıyorlardı. Lenin, kendince bunun çözümünü buldu ve teorisini pratik yaşama bir biçimde aktarabilme şansını yakaladı. Şeraiti ise, belki kendi istediği tarzda bir tecrübeyi yaşayamadı ama kısmen de olsa, fikirleri, İran Devrimi'nin gerçekleşmesi noktasında etkili oldu.

Batılı İslam uzmanlarının 'radikal İslam'ın ideologu' olarak betimlemekten hoşlandıkları Seyyid Kutub'un ise, aynı başlıklı bir kitap yazdığını bilmiyoruz. Ama onun da, Yoldaki İşaretler kitabında yapmaya çalıştığı şey, aslında bundan farklı değildi. Onun önerileri, belki Mısır'da pratize edilme imkanı bulamadı ama görüşlerinin, pek çok İslam ülkesindeki İslami grupların ideolojik zeminini oluşturma ve yöntem önerme noktasında hatırı sayılır bir etkide bulunduğu herkesçe kabul edilir. Bunun dışında, İslam dünyasında pek çok düşünür ve yazarın, mevcut şartlar içinde Müslümanları bekleyen görevler konusunda kafa yorduğu ve benzer klişeler içinde kendi önerilerini sundukları da bilinmektedir. 

Peki bu tür çabaların ortak özelliği nedir? Lenin'in dediği gibi, devrimci bir zamanın kollandığı dönemde, öncü harekete kılavuzluk yapması için mi yazılırlar, yoksa içinden çıktıkları toplumun pratik sorunlarına işaret etmek için mi kaleme alınırlar?

Öncelikle Lenin örneğini inceleyelim:

Aslında Lenin, "Ne Yapmalı?" derken, artık kendi ayakları üzerinde durduğunu düşündüğü sosyalist harekete, pratik olarak takip edeceği bir 'program' öneriyordu. Fakat bu arada, sosyalist 'teori'nin ciddi açmazlarını da ihmal ediyordu. Çünkü onun için, artık devrime ramak kalmıştı. Ancak, tarihin şahitlik ettiği üzere, bu açmazlar zaman içinde 'sorun' haline geldi ve sosyalist pratiğin SSCB örneği, 70 yıllık tecrübeden sonra, pratik yetersizlikten çok, teorik açmazları ve sıkıntıları yüzünden çöktü. 

Şeraiti ise, Şia düşüncesinin kimi kavram ve kurumlarını eleştirmesine rağmen, düşüncesini sistematik bir çerçeveye oturtamadı. Geleneğe yönelik güçlü saldırıları, pratikte yaşanan sıkıntılara yönelikti. O, bir devrim ortamında konuşuyordu ve insanların çoğu, onun sözlerini, eylem sürecindeki işlevine bakarak dinliyorlardı. Devrim gerçekleşti, devlet kuruldu ama bir süre sonra, 'bazı sorunlar'ın halledilemediği görüldü. Aslında o, "ne yapmalı?" derken, bir Şia eleştirisi yapmıyordu. O, Şia'yı aklileştirmeye çalışıyordu. Safevi Şiasına karşıydı ama Ali Şiasına diyecek bir şeyi yoktu. Devrim, çeyrek asırlık tecrübe sonunda, pratikte yaşanan sıkıntılardan çok, teorik açmazların neden olduğu sorunlarla uğraşıyor.


YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ >>>>

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat