'Müslüman ve mülteci avına dönüşmesin'


'Müslüman ve mülteci avına dönüşmesin'

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 16 Kasım 2015 Pazartesi 15:16


Paris'teki saldırıları değerlendiren Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, bu saldırıların Avrupa'da bir mülteci avına dönüşmemesi gerektiğini dile getirdi.

Küre Medya / Haber Merkezi


Prof. Dr. Numan Kurtulmuş Yeni Şafak'a şu açıklamaları yaptı:

 

"Öncelikle herkesin peşinen ve ama demeksizin bu saldırıları kınayıp, saldırıların insanlığa karşı işlenmiş suç olarak kabul etmesi lazım. Bu saldırıların muhatabının bütün insanlık olduğunu bir kez daha ilan etmek lazım.
Eğer Suriye'deki durum bu noktada olmasaydı, IŞİD bu kadar rahat terör yapabileceği bir zemin bulamayacaktı. Suriye'de beş yıldır devam eden bu iç savaşı bitirip yeni bir Suriye kurulmadan maalesef terör örgütlerinin panayırı haline dönmüş olan Suriye'de huzur ve sükunet sağlanamayacaktır. Dolayısıyla Suriye'deki bu çatışma ortamı tüm dünyayı etkilemeye ve bu çatışmayı dünyaya ihraç etmeye devam edecektir.

Avrupa mülteci sorununu anlamış değil. Aylan bebeğin fotoğrafının dünyaya yayılmasıyla birlikte Avrupa'da vicdan sahibi olan kimseler harekete geçti ama maalesef Fransa'da yaşanan saldırı gibi olaylar sebebiyle bu sefer Avrupa'daki aşırı ırkçıların sesinin daha fazla yükselmesi durumu ortaya çıkabilir. “Avrupa'da zaten yabancı görmek istemiyoruz, mültecileri hiç almak istemiyoruz” şeklinde bir siyasi dalga başlayabilir.
Fransa, mağrip kökenli çok sayıda Müslüman yabancıyı ve mülteciyi barındırıyor. Bu saldırıların sonuçlardan birisi de Avrupa'da yaşayan Müslümanların durumunu zorlaştırmasıdır. Fransa'nın en büyük sınavlarından birisi hem teröre karşı dur diyebilecek kararlılığı ortaya koymak hem de oluşması muhtemel olumsuz havadan Müslümanların, özellikle de mültecilerin etkilenmemesi için gerekli tedbirleri almaktır. Bu saldırının bir Müslüman ve mülteci avına dönüşmemesi lazım, Fransa ve Avrupa böyle bir sınavla da karşı karşıyadır.

İslamofobiyi körükleyen karanlık odak meseleye 'elimiz kuvvetlendi' diye bakacaktır. Belki Müslümanların bulunduğu yerlere yönelik saldırılar da vuku bulacaktır. Dolayısıyla Fransa sadece IŞİD'in bir saldırısıyla karşı karşıya kalmadı, aynı zamanda insanların vicdanına yönelik de bir saldırı yapılmış oldu. Bu bir İslam düşmanlığına dönüştürülmek istenebilir. Fransa halkının uyanık, sağduyulu ve Fransa Devleti'nin de çok tedbirli olması lazım.

Aslında büyük oyunu, büyük resmi görmek lazım. Bu da yeni bir Sykes-Picot'tur. Ortadoğu'da sınırlar yeniden çiziliyor ve güç dengeleri yeniden kuruluyor. Bu yeni denklem içinde Ortadoğu haricinde çok sayıda ülkenin de etkin olma mücadelesi verdiğini görüyoruz. Fransa'nın öteden beri Ortadoğu ile yakın ilişkileri var. Ana resimden gidersek; Fransa'nın Ortadoğu üzerindeki etkisini azaltmak için ortaya konulmuş bir takım saldırılar da olabilir. Meseleyi çok boyutlu ele almak lazım. Ama çok açık olan bir şey var ki terör olaylarının ve Ortadoğu'daki gelişmelerin tamamı bir tek ana nedenden kaynaklanıyor. Bu da Ortadoğu'da haritaların yeniden çizilmek istenmesiyle ilgilidir. Dolayısıyla burada sadece terör örgütleri arasında değil, aynı zamanda dünyada etkili olan devletler arasında da çok yönlü, tabirimi caiz görün bir kemik kavgasının olduğu da açıkça görülüyor.
Bu saldırının Suriye'de yaşanan gelişmelerle birebir ilişkisinin olduğu çok açıktır. Terör örgütünün kendi açısından 'Suriye'de atacağınız adımlara dikkat edin. IŞİD'e yönelik operasyonlarda da dikkatli olun biz öyle kolay lokma değiliz' mesajı vermek istiyor olduğu düşünülebilir. Uluslararası camianın artık Suriye'deki savaşın bir kazananı olmayacağını görmesi ve barış için bir yol aramasına yönelik müdahale amacının da gözetildiği anlaşılıyor."

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat