Mısır'daki darbe İslam Dünyası'na yapılmıştır


Mısır'daki darbe İslam Dünyası'na yapılmıştır

A+ | Normal | A-

Son güncelleme: 28 Nisan 2015 Salı 22:56


İslam Dünyası ve Türkiye'deki fikir adamlarının Mısır'daki darbeyi değerlendirdiler.

Küre Medya / Haber Merkezi
Mısır’da Muhammed Mursi’ye verilen ilk hapis cezasını Türkiye ve Arap dünyasındaki aydınlar ve yazarlar Diriliş Postası’ndan Emine Dolmacı ve İsmail Yaşa’ya değerlendirdi. Mursi’nin süren 4 davasının daha olduğunu belirten isimler, Türkiye hükümetini ve toplumunu mahkeme kararlarına tepki göstermeye çağırıyor. Onlara göre, eğer Türkiye ve İslam dünyası bu kararlara tepki gösterirse ve tepkiler süreklilik arzederse Mursi ve arkadaşları hayatta kalır.
                                          
                                         

Suriyeli yazar Yasir Sadeddin:

“Mısır’da halkın baş kaldırdığı cumhurbaşkanını ve çocuklarını, içişleri bakanını ve rejiminin adamlarını mahkeme beraat ettirdi. Buna karşılık halk tarafından seçilen cumhurbaşkanı komik bir yargılamayla ve saçma delillerle ağır bir cezaya mahkum edildi.

Derin devletin ve medyadaki uzantılarının Mursi’ye haksız yere yönelttiği tüm suçlamaları darbeciler kendileri fazlasıyla yapıyorlar. Darbe ekonomik ve sosyal açıdan başarısız oldu. Tüm projeleri asılsız. İnsanların akıllarıyla ve kamuoyunun mantığıyla alay ediyorlar.
Bugün açıklanan hüküm ve Mısır’da olanlar karşı devrim için geçici bir zafer. Fakat devrimci gençlerde ve halkın vicdanında farklı anlayışlar doğuracaktır. Barışçıl devrimin büyük bir yalan olduğunu, tağutları ve adamlarını affetmenin millete ihanet olduğunu düşünecekler. Ya onlar milleti öldürecek ya da millet onlara kısas uygulayacak.”

 

İHH Genel Sekreteri Gülden Sönmez:

“İlk darbe sürecinden itibaren yapılan her şey hukuka aykırı olduğu gibi bu yargılamalar da aslında adil değil. Tamamen Mursi’yi ve onu destekleyenleri, darbenin karşısında olanları cezalandırma düşüncesiyle yapılan, yargılamalar bunlar. Eğer İslam dünyası buna itiraz etmezse Mursi’ye hiçbir şekilde yaşam şansı tanımayacaklar. Mursi’nin ve tüm masum insanların ifade özgürlükleri ve yaşam hakkı İslam dünyasından gelecek tepkiye bağlı olarak farlılık arzedebilir. Eğer İslam dünyası yeterince sahip çıkar ve tepki gösterirse bunu da topyekün ve dünyanın dörtbir yanında çok güçlü yaparsa bu gerçekleşir. Tepki gösterilmezse biz bu güzel insanları zalimce bir muamele ile kaybederiz. Başta Müslüman liderlere ve uluslararası resmi ve sivil kurumlara büyük bir rol düşüyor. Mursi ve bütün arkadaşlarının derhal serbest bırakılması konusunda çalışma yapılması gerekiyor.

 

Davet ve Kardeşlik Vakfı Genel Sekreteri Muharrem Güneş:

“Edindiğimiz bilgiye göre özellikle ihvanın yöneticileri hakkında belirlenen bir süreç var. Bu süreç hem kamuoyunu hem de dünyadaki Müslümanların tepkisini ölçmeye yönelik adım adım izleniyor. Bir tiyatro sahneleniyor. Muhammed Bedii’ye mahkemede idam kıyafetleri giydirildi ve ‘Biz şaka yapmıyoruz’ mesajı verildi. İdama tevessül ederler mi, ancak bu delilik hali olabilir, şiddet sarmalına girme olabilir. Özellikle önde gelen için bir-iki idam kararı ile belki de İhvan’ı şiddetin içerisine çekmek gibi bir oyunun parçası da olabilir. Çünkü bu süreçte başaramadılar. İhvan çok dikkatli bir şekilde özellikle Muhammed Bedii’nin “Bizim barışçıl gösterilerimiz sizin kurşunlarınızdan daha güçlüdür” sözünü emir telakki etti ve şiddete bulaşmadı. Bundan sonraki süreçte de bunu koruyacak gibi görünüyor. Ancak Sina’daki birtakım küçük grupların yapmış olduğu suikast ve bombalama eylemlerini İhvan üstlenmedi. Darbe sürecinin hukuksuz olduğunu göstermek için şiddete girmemeye özen gösteriyor.

 

Rabia Platformu Başkanı Cihangir İşbilir:

“Mısırda 657 gün geçti darbenin üzerinden. Uluslararası çevreler cuntanın üzerindeki darbeci etiketini sökmeye çalıştılar ama hala duruyor o etiket. Bu kararla ve daha önce verilen idam kararlarıyla darbe karşıtlarını sindirmek, İhvan’ı da tamamıyla bitirmek istiyor cunta yönetimi. Mursi’ye 20 yıl kararı sanki iyi bir kararmış gibi karşılanmamalı. Mursi, 1 yıl da alsaydı, idam da verilseydi hepsi hukuksuzdur. Suçu yok çünkü. Türkiye başta olmak üzere İslam ülkelerine darbe karşıtı güçlü bir çalışma yapmak düşüyor. Hükümet ve cumhurbaşkanı darbe karşıtı kararlı tutumunda devam etmeli. Mısır’daki darbe sadece Mısır’ın değil İslam dünyasının siyasal ve sosyolojik kodlarını bozdu. Artık Mısır’da darbe olduğuna göre ve buna ses çıkarılmadığına göre pek çok İslam ülkesi darbeye açık hale geldi. Ankara’nın darbeye karşı direnci çok mühim. Biz ülkemizde darbe istemiyorsak Mısır darbesine de karşı durmamız lazım.

 



Moritanyalı akademisyen ve yazar Muhammed Muhtar El Şankıti:

“Bugün mahkemeden çıkan hüküm, Sisi’nin ve askerlerin suçsuzları cezalandırma ve suçluları beraat ettirme politikasında ısrar ettiklerini gösteriyor. Daha önce de bir buçuk yıl içinde binden fazla kişiye idam cezası verdiler ve Hüsnü Mübarek, eski içişleri bakanı Habib El Adli gibi önde gelen suçluları beraat ettirdiler. Mısır yargısı tüm dünyanın alay konusu oldu. Çünkü bayramlarda insanlara şeker dağıtır gibi idam cezası dağıtıyor. 
Bütün bunlardan alınması gereken en önemli ders şu: Sisi ve adamlarıyla Mısır halkı ve devrimi arasındaki mücadele ölüm kalım mücadelesi. Orta yol bir çözüme ulaşmak mümkün değil. Bozuk ve baskıcı askeri devleti dağıtmaktan, barışçıllığı ve örnekliğiyle tüm dünyaya model olan 25 Ocak 2011 devriminin hedefleri çerçevesinde Mısır’a yeniden demokrasi getirmekten başka çözüm yok.

Muhammed Mursi, Mısır’ın özgürlüğü, onuru ve milletler arasında hak ettiği yeri alması için verilen savaşın simgesi. Bu kararlar ve barbarlığın hedefinde sadece Müslüman Kardeşler yok. Bilakis kölelikten ve barbarlıktan kurtulmak isteyen bir milletin ruhu hedef alınıyor. Müslüman Kardeşler sadece bu ordunun öncüsü ve ilk darbeleri göğüsleyen kalkanı. Tüm özgür Müslümanlara ve hatta dünyanın tüm özgür insanlarına düşen görev, Türkiye’nin cesaretle ve ilkesel davranarak yaptığı gibi, zalime karşı mazlumun yanında cesaretle yer almak, Mısır’daki barbarlığa ve baskıya karşı insan onuruna destek vermektir.”

 

Mısır “El Mısriyyun” gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Cemal Sultan:

“Dava en başından bu yana garipliklerle dolu. Çünkü olayın kurbanları on vatandaş ve sekizi Müslüman Kardeşler üyesi. Savcılık davayı sadece iki kişinin öldürülmesi suçlamasıyla açtı. Bu çok ilginç. Çünkü olay aynı olay. Fakat dava tüm kurbanlar için açılsa Müslüman Kardeşler suçlanamayacaktı. Davayı açan Mursi döneminde görevden alınarak bir başka yere atanan savcı. Mısır’da şu an yargıda sorun var. Yargı, kamuoyuna yönetim yanlıları ve muhalifler arasında, Mursi taraftarları ve Sisi taraftarları arasında ayrım yapmadığı mesajı vermiyor.”

 

Katar El Şark gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Cabir El Harmi:

“Karar siyasi bir karar. Adaletle kesinlikle hiçbir bağı yok. Mısır’ın ilk seçilmiş cumhurbaşkanına 20 yıl hapis cezası veriliyor, ülkeyi 30 yıl baskıyla yöneten ve milyarla çalan dışarıda. İlginç olan, Mursi’ye El-İttihadiyye davasında hapis cezası verilmesi. Çünkü orada ölenler Müslüman Kardeşler üyeleri. Yani Mursi’nin cemaatinden. Mursi onları nasıl öldürebilir? Mısır yargısı bu gibi kararları nedeniyle maalesef dünyada alay konusu haline geldi. En temiz barışçıl devrim suikaste kurban gitti.”

 

Katar “El Arab” gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdullah El Azbe:

“General Sisi rejimi, Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin şahsında Mısır halkını 20 yıl hapisle cezalandırdı. General, Mursi’yi seçen Mısır halkına öfkeli.”

 

İnsan Hakları Gözleme Örgütü Selma Ashraf:

“Ne yazık ki 30 Haziran’dan bu yana, yönetim karşıtı kişiler hakkında çıkan tüm kararların siyasi bir niteliğe sahip ve zalim olduğunu görebiliriz. Bugünkü kararın da tamamen siyasi bir karar olduğunu öne sürebiliriz. Biz ve uluslararası örgütler bu tarz zalim kararları tanımıyoruz.”

 

Ürdünlü yazar Ali Hüseyin Bakir:

“Karar Mısır yargı düzeninin ne kadar bozuk ve siyasallaşmış olduğunu, askeri darbe tarafından hukuki kol olarak kullanıldığını gösteriyor. Bu oldukça kötü bir durum. Hüsnü Mübarek döneminde dahi Mısır yargısı bu kadar kötü değildi ve yargıçların arasında hakkı dile getirenler vardı. 
Karar, mevcut yönetimin eğri ve yanlış yolda yürümekte ısrar ettiğini, gittiği yolu düzeltmeyi reddettiğini de gösteriyor. Bu da Mısır’da şartların çok zor olduğu anlamına geliyor. Mısır’da Sisi’ye bölgesel ve uluslararası baskı uygulanması gerekiyor. Bu imkansız değil ve gelecekte böyle bir baskı yapılması münkün. Fakat bu baskı ne kadar çabuk uygulanırsa Mısır’ın devlet olarak çöküşünün önüne o kadar çabuk geçilir.” 

 

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yap yorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat