Meşal: “Olası Bir Ateşkes Anlaşması Milli Mutabakat Çerçevesinde Olacak”


Meşal: “Olası Bir Ateşkes Anlaşması Milli Mutabakat Çerçevesinde Olacak”

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 25 Ağustos 2015 Salı 18:45


İslamî Direniş Hareketi (Hamas) Siyasi Birim Başkanı Halid Meşal, işgal rejimiyle bir ateşkes anlaşmasının imzalanabilmesi için Gazze’de devam eden beş sorunun öncelikle çözülmesi gerektiğini belirtti.

Küre Medya / Haber Merkezi
İslamî Direniş Hareketi (Hamas) Siyasi Birim Başkanı Halid Meşal, işgal rejimiyle bir ateşkes anlaşmasının imzalanabilmesi için Gazze’de devam eden beş sorunun öncelikle çözülmesi gerektiğini belirtti.

Hamas lideri Meşal, Gazze ve Batı Yaka’nın bir bütün olduğunu, kendilerinin de Filistin siyasi sisteminin bir parçası olduklarını, bir çözüm olacaksa da bunun mutlaka Filistin ulusal çerçevesi içinde olacağını ve herkesin ortak olacağını söyledi.

 Arabiyyu’l-Cedid gazetesinin kendisiyle yaptığı röportajda gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunan ve hareketin görüşünü yansıtan Meşal, topun şu anda işgal rejimi İsrail’in kalesinde olduğunu, geçen yıl meydana gelen savaştan sonra ateşkes sağlandığını, bu ateşkesin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen işgalci İsrail’in oyalama taktikleri neticesinde Gazze halkının açlıktan yavaş yavaş öldüğünü, ancak bu halkın sonuna kadar böyle kalmayacağını ifade etti.

Hamas lideri Gazze’de çözülmesi gereken 5 sorunla ilgili olarak da şu bilgiyi verdi: “Birincisi, imarın bir an önce başlatılması; ikincisi kuşatmanın kaldırılması ve kapıların açılması; üçüncüsü elli bin memur sorununun çözülmesi; dördüncüsü Gazze’nin Batı Yaka’dan uzaklaşması için değil, dünya ile irtibata geçmesi için deniz ve hava limanlarının inşa edilmesi; beşincisi Gazze’deki elektrik, su, yol, kanalizasyon gibi alt yapı sorununun çözülmesidir.”

Muhtemel uzun vadeli bir ateşkesin Batı Yaka’daki direnişi etkileyip etkilemeyeceğinin sorulması üzerine Hamas lideri “Kesinlikle etkilemez. Ateşkes Gazze’de meydana gelen bir savaşla alakalıdır. Bu sınırlı bir bölgeyle ilişkilidir. Batı Yaka ile ilgili hiçbir anlaşma söz konusu değil. Batı Yaka hâlâ işgal altında ve yerleşkelerin istilasıyla karşı karşıyadır. Saldırılar burada devam ediyor. Büyük, önde gelen insanlar zindanda. Bazıları açlık grevinde. Yahudileştirme faaliyetleri devam ediyor. Mescidi Aksa’ya yönelik saldır ve tecavüzler sürüyor. Yani Batı Yaka’da direniş için her türlü gerekçe ve sebep mevcuttur.”

Hamas lideri Halid Meşal ile yapılan röportajı sunuyoruz:

Öncelikle röportajımıza Gazze’deki ateşkesle başlamak istiyorum. Sizinle BM temsilcisi Tonny Blair arasında gerçekleşen iki görüşmeden bahsediliyor. Bu konuda ilerleme olduğu söyleniyor. Anlaşma çerçevesiyle ilgili olarak da bazı bilgiler var. Ne diyorsunuz bu konuda?

Gazze ve Gazze halkı dokuz yıldır cezalandırılıyor. Çünkü bu halk demokratik hakkını kullanarak Hamas hareketini seçti. Yine, direnişin kalesi olması ve işgalcinin savaşlarına karşılık verdiği için Gazze cezalandırıldı. Gazze halkı kuşatılarak, aç bırakılarak, dünya ile ilişkisi kesilerek cezalandırıldı. Ardından bu cezalandırmaya son savaştan sonra yeniden imarı engellemeyi de kattılar. Gazze’deki halkımız bu konuda Birleşmiş Milletler, Filistin Yönetimi ve Rami El-Hamdallah başkanlığındaki Filistin uzlaşı hükümetinin harekete geçmesini bekledi. Bunların yanında Gazze’nin sorunlarıyla ilgilenen komşularla uzak devletlerin girişimini bekledi. Ancak hiçbir şey olmadı. Türkiye ve Katar gibi bazı ülkelerin bazı çaba ve girişimleri dışında bir şey olmadı. Bunlar da takdire şayan girişim ve çabalardır kuşkusuz. Ancak Gazze’nin sorunlarını çözme konusunda Filistin ve Arap ülkelerinin ciddi kusuru ve ihmali var.

Hamas olarak halkımızı önemsiyoruz. Gazze’yi önemsediğimiz gibi, Batı Yaka, 1948 yılında işgal edilmiş Filistin topraklarındaki Filistinlileri ve başka ülkelerde yaşayan Filistinlileri de önemsiyoruz. Gazze’nin yaşadığı krizler içinde boğulmasına seyirci kalamayız. Bunun için de dünyaya açıldık. Bazı Arap ülkeleriyle İslam ülkeleri harekete geçti. Bu çabalar çok ağır olmasına rağmen bunları takdir ediyoruz. Yine memur maaşları sorununu çözmek için İsviçre devreye girdi. Gazze’de, Filistin hükümetinin sorunlarını çözmekten aciz kaldığı elli bin memur var. Bunlar en ağır şartlarda bile görevlerini terk etmeyen ve ağır sorumluluklar alan kişilerdir. İsviçre belli bir programla bunu halletmek için çaba gösterdi ama gereken düzeye ulaşmadı. Aynı şekilde Norveç imar sorununu çözmek için girişimlerde bulundu. Ancak onun projesi de oldukça ağır ve teoride kaldı. Birleşmiş Milletler özel temsilcilerinin girişimlerine de şahit oluyoruz.

Bu girişimleri yapan çevrelerin hepsi öneri ve görüşlerini Hamas’a sundular. Bazıları Gazze’yi ziyaret ederken bazıları dışarıda bizimle görüştü. Görüşmeler Gazze’deki sorunların nasıl çözüleceği noktasındadır. Gazze’de sükunetin olduğunu söyleyenler ateşkes önerirken, bazıları imarı gündeme getirdi. Onlara kısaca “Gazze’nin sorunları mutlaka çözülmelidir” dedik.

 Çözülmesi gereken beş sorun var. Birincisi, imarın bir an önce başlatılması; ikincisi kuşatmanın kaldırılması ve kapıların açılması; üçüncüsü elli bin memur sorununun çözülmesi; dördüncüsü Gazze’nin Batı Yaka’dan uzaklaşması için değil, dünya ile irtibata geçmesi için deniz ve hava limanlarının inşa edilmesi; beşincisi Gazze’deki elektrik, su, yol, kanalizasyon gibi alt yapı sorununun çözülmesidir.

Onlara Gazze’nin sorunları çözülürse, işgal rejiminin geçen yıl açtığı savaşın ardından sağlanan ateşkesi kalıcı hale getirme şartları da olgunlaşmış olur dedik.

Sözlerinizden sizin kalıcı bir ateşkes için Gazze’deki beş sorunun çözülmesini şart koştuğunuzu anlıyoruz. Peki Tonny Blair kendisi ne getirmişti?

Blair ve diğerleri ateşkes düşüncesiyle geldiler. Başta birkaç yıllığına ateşkes veya sükunet dediler. Biz de onlara ateşkes veya sükunet gibi teoride kalan kavramlara ihtiyacımızın olmadığını söyledik. Geçen yıl dayatılan savaşın ardından Mısır gözcülüğünde ateşkes sağlandı. Ancak işgal rejimi bu ateşkesi defalarca bozdu. Gazze’yi sorunlarıyla baş başa bıraktı ki burada insanlar isyan etsin. Sosyal bir patlamayı önlemek için uluslararası çevreler harekete geçti.

Üzülerek belirteyim ki uzak ve yakın kimi çevreler Gazze’nin sorunlarıyla baş başa kalıp Hamas’a karşı isyan etmesini planlıyordu. Ancak halkın Hamas’ın etrafında toplandığını, içerde ve dışarıda Hamas’ı sahiplendiğini gören bu çevreler, patlama olacaksa işgalciye karşı olacağını gördüklerinde yeni bir savaşı önlemek için Gazze’ye gelip gitmeye ve ateşkesten bahsetmeye başladılar. Biz asla savaş istemiyoruz. Ancak buradaki direniş, işgal var oldukça var olacak ve kendi toprağını ve halkını savunacaktır.

Şimdiye kadar yapılan görüşmeleri değerlendirmenizi istesek, acaba siz bunları olumlu buluyor musunuz?

Şimdiye kadar yapılan görüşmeler olumlu geçti. Ancak henüz bir anlaşmaya varamadık. Somut bir neticeye varmadığımız için şunu veya bunu elde ettik diyemiyoruz. O nedenle bu çabaları olumlu buluyor ve yaptığımız görüşmeleri Filistinli taraflara arz ediyoruz. Bu görüşmelerin sonuçlarını ele almak için FKÖ’deki liderlik çerçeveyle de bir araya gelmek isterdik, ancak bu hususta bir gelişme olmadı.

Dr. Rami El-Hamdallah’ın hükümet kurma çalışmalarına başlayacağından bahsedildiğinde Filistin Yönetimi’yle Fetih’teki kardeşlerimizle uzlaşı anlaşmasına imza atan gruplar çerçevesinde görüşme talebimiz oldu. Ancak bize cevap vermediler. Her yerde görüşebileceğimizi söyledik. Ama onlar Ramallah’ı teklif ettiler. Peki buraya nasıl gidelim. Birçok hareket ve grup buraya zaten giremiyor.

Şunu açıkça söylemek istiyorum. Biz şu anda Gazze’nin sorunlarını çözmek için çabalıyoruz. Çünkü bunlar hızla çözülmesi gereken sorunlardır. Biz herkese açığız. Hepimizin sorumluluk alması gerekir. Gazze bizim için önemli olduğu gibi, Batı Yaka, Kudüs ve bütün Filistin bizim için önemli ve azizdir. İçerde ve dışarıda olan bütün Filistinlileri önemsiyoruz.

Topun işgal rejiminin kalesinde olduğunu söylüyorsunuz…

Evet, top işgal rejiminin kalesindedir. Geçen yıl dayattığı savaşın ardından ateşkes sağlandı. Ancak savaştan sonra Gazze kendi haline terk edildi. Adeta ağır bir ölüme mahkum edildi. Bunun yanında işgal rejimi Batı Yaka’da da tahriklerini, kışkırtmalarını, ihlallerini sürdürüyor. Halkımız bir, toprağımız birdir. Siyonist gaspçılar Filistinli çocuğu yakarsa, yerleşimciler Filistinlilere saldırırsa, duygularıyla oynarlarsa o zaman halkımız da üzerine düşeni yapacak gereken tepkiyi gösterecektir. Onun için Gazze’deki sorunları çözmek aslında herkesin menfaatinedir.

Direnişte büyük bir örneklik gösteren Hamas hareketi Gazze’de bir devlet kurmak istemediği gibi, ucube bir devlet de kurmak istemez. Hamas Filistin için ulusal bir proje istiyor. Hareketin bu konudaki stratejisi ise bellidir. Onun stratejisiyle iftihar ediyoruz. 2006 yılında herkesle ulusal proje üzerinde ittifak ettik. Burada tercihimizin direniş olduğunu deklere ettik. Stratejilerimiz ve siyasi ortaklık üzerine ittifak ettik.

Muhtemel bir ateşkesin Batı Yaka’daki direnişin üzerinde bir etkisi olacak mı?

Kesinlikle etkilemez. Ateşkes Gazze’de meydana gelen bir savaşla alakalıdır. Bu sınırlı bir bölgeyle ilgilidir. Batı Yaka ile ilgili hiçbir anlaşma söz konusu değil. Hâlâ işgal altında ve yerleşkelerin istilasıyla karşı karşıyadır. Saldırılar burada devam ediyor. Büyük ve önde gelen insanlar zindanda. Bazıları açlık grevinde. Bölgede Yahudileştirme devam ediyor. Mescidi Aksa’ya yönelik saldırı ve tecavüzler sürüyor. Batı Yaka’da direniş için her türlü gerekçe ve sebep mevcuttur.

İsrail ateşkesi direnişin Batı Yaka ve Kudüs’te durmasının yanında direnişin elindeki esirler dosyasıyla da irtibatlandırıyor. Size göre bu dosyanın durumu nedir?

Kimse bizimle Batı Yaka’daki direniş konusunu konuşmadı. Bu konuda bir şey gündeme gelmedi. Bizim açımızdan zaten böyle bir şey mümkün değildir. İşgal ve yerleşkeler son bulmadıkça direniş de son bulmayacaktır. Hamas’ın elinde bulunan ve işgal rejiminin nasıl davranacağını bilemediği el ve ayaklarının birbirine dolandığı esirler konusuna gelince, işgal rejimi bunu bazı aracılar vasıtasıyla gündeme getirdi ve bu dosyanın da Gazze’deki sorunlarla birlikte ele alınmasını istedi. Ancak bunu kesin bir dille reddettik. Gazze’deki sorunların ayrı, esirlerimizin bırakılmasına karşılık Siyonist askerlerin serbest bırakılması dosyasının ise ayrı olduğunu ilettik.

Peki, esirler konusunda başka kanallar var mı?

Şimdiye kadar olmadı. İsrail’in bu konuda girişimleri var. Ancak bu güne kadar netleşmedi. Çünkü biz hâlâ bu konuya girmeden önce Şalit anlaşmasıyla serbest kalan ve daha sonra tekrar tutuklanan Filistinli esirlerin serbest bırakılmasını şart koşuyoruz. Elliyi bulan bu esirler serbest kalmadan yeni bir esir takası için görüşmeyeceğiz.

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat