Kendi hakkımda


Mehmet Ali BAŞARAN, Kendi hakkımda

Mehmet Ali BAŞARAN


A+ |Normal |A-


Savaşların en büyük kaynağı olan İnsan’ı düşünemez kılmakla başlıyor her şey. İnsan’ın iradesi abluka altına alınıyor, yoruluyor, yoğuruluyor sonra. Nihayet, toplamda muazzam bir değere sahip söz konusu irade, pazara çıkartılıyor, alınıp satılıyor.

Sormak gerekiyor: Ne pahasına? Kim için, ne için bu alış-veriş? Kurbanlar ne kazanıyor bu ticarette? Karşılığı olmayan (falan filan ‘şehit’i, ‘kahraman’ ve sair) payelerden başka?

29 Eylül’de enteresan bir suç işlediğim gerekçesiyle Ankara’da hâkim karşısına çıkacağım, sanık olarak. Öncesinde arkadaşlarla basın toplantısına katılacağım, Allah nasip ederse.

Barışı kurmak, korumak ve sürekli kılmak, savaşları, askerlik kurumunu, bir dayatma olarak insan iradesini biçen ve biçimlendiren zorunlu askerliği sorgulamakla başlar. İnsanın soru sorma ve sorgulama hakkını gasp eden, ifade özgürlüğünü linç eden “halkı askerlikten soğutmak” (TCK 318) vb. kanunların geçerliliğini ortadan kaldırmalıyız. Bu, herkesin vatanında daha özgür biçimde ve huzur içinde yaşamasına katkı sağlayacaktır hiç şüphesiz.

400 kişinin ortak eyleminden, (“askere gitmeyin” kitap, site ve eyleminden) sivil itaatsizliğinden dolayı kurban edilmiş saymayacağım kendimi, ceza alsam bile.

Mevcut sistem ve temsilcisi olan hâkim, benim hakkımda değil kendisi hakkında karar verecek: hukuk sahnede mi değil mi?

Ben kendi hakkımda kararı verdim. Kafam rahat.

 Bu arada, Türk Ceza Kanunu 318:

“Askerlik hizmetini yapanları firara sevk edecek veya askerlik hizmetine katılacak olanları bu hizmeti yapmaktan vazgeçirecek şekilde teşvik veya telkinde bulunanlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

Fiil, basın ve yayın yolu ile işlenirse ceza yarısı oranında artırılır”


Yukarı Dön

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Yazarın Diğer Yazıları



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat