Cezaevi Ziyaretleri -13


Mehmet Ali BAŞARAN, Cezaevi Ziyaretleri -13

Mehmet Ali BAŞARAN


A+ |Normal |A-


Bugün Türkiye’nin hâlihazırda en berbat cezaevlerinden birinde, belki de birincisindeydik: Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi.

İnsanı yoran ve yıldırın her türlü muameleye rağmen Ferhan Özmen, Necdet Yüksel, M. Korkan Benlice, Mevlüt Karhan, Bülent Pamuk, İlhan Taşbey ve Kadir Aydın’la görüştük.

F tipi cezaevlerinde yaşam alanları son derece sınırlı iken, Tekirdağ 2 Nolu F Tipi’nde haklar ya daha da sınırlı ya da tümüyle kullanım dışı.

Cezaevi yönetiminin insafsızlıkta ne nerece ileri gittiğinin örneklerini vermeden önce bugün yaşadığımız bir olayı anlatayım:

Ceza infaz kurumları, mahkûmların toplumdan yalıtılması ve mahkûm yakınlarının ulaşımda daha çok sıkıntı çekmeleri için şehir merkezlerinden uzakta, adeta dağ başlarında kuruludur. Tekirdağ’da da durum farklı değil.



Etrafta cami bulunmadığı için fotoğrafta gördüğünüz mescitte cuma namazı kılalım dedik. İçeri girmek üzereyken bir görevli bizi engelledi ve gerekçesini – utana sıkıla – söyledi: “Burada sadece cezaevi yöneticileri ve gardiyanlar namaz kılabiliyor!”

İtiraz ettik fakat kesinlikle içeri girip iki rekât namaz kılmamıza izin verilmedi. Cezaevi müdürünün emri böyleymiş!

Gâvur memleketinde miyiz arkadaş, diye sorduk kendimize ister istemez, lakin gâvurlar da böyle şeyler yapmazlar ki… (Siyonist İsrail yönetimi gibi birkaç yönetim hariç.)

Aklıma Alak Suresi geldi. Rabbimiz orada “azgın insan” tipine bir örnek veriyor. O tiplerin, kulları namazdan, ibadetten alıkoymaya çalıştıklarından bahsediyor.

Allah bu tipleri ıslah etsin, diyelim ve kameralarımızı cezaevinin içine doğru çevirelim:

Mahkûmları isyan ettiren neler oluyor Tekirdağ 2 Nolu F Tipi’nde, maddeler halinde özet geçelim. Belki etkili, yetkili insanlar bu tür hak ihlallerinin, insanlık dışı uygulamaların son bulmasına yol açarlar.
  1. Mahkûmların mektupları ya gönderilmiyor ya da çok geç gönderiliyor. Mahkûmlara gönderilen mektuplar bazen teslim edilmiyor, çoğu zamansa geç teslim ediliyor.
  2. Normalde mahkûmlar açık görüşlerde yakınlarıyla hep birlikte görüştürülüyorken, burada tek tek görüştürülüyorlar. Dolayısıyla ailenin bir arada olmasına izin verilmiyor. (Nerede bir hak görseler, o hakkı sınırlandırma hakkını kendilerinde görebiliyorlar! Bu saçmalığa da “mevzuatı yorumlama” adını vermişler.)
  3. Şiddet, dayak, kaba kuvvet ve psikolojik işkence uygulanıyor.
  4. Başka cezaevlerinden gelen mahkûmlara eşyaları çok geç teslim ediliyor.
  5. 2-3 kişilik koğuşlarda 6-7 kişi kalıyorlar.
  6. Bir kadın başgardiyanın namı, yaptığı zulümlerle cezaevinde yayılabiliyor.
  7. Yönetim, mahkûmları muhatap almıyor, dilekçelere yanıt vermiyor. (Bu arada biz avukatları da muhatap almıyor. Görüşmek istiyoruz, yok deniyor. Yardımcılarla görüşmek istiyoruz, yok deniyor. Merak ediyoruz, bu cezaevini kim yönetiyor? Kim bu cezaevini bu kadar berbat yönetiyor? Ne hakla? Muhatap yok! Sadece bir yerlere “yalandan” telefon açılıyor!)
  8. Cezaevindeki kütüphane açık tutulmuyor. Mahkûmlara 20’den fazla kitap bulundurma hakkı tanınmıyor.
  9. 15 Temmuz’dan sonra zulüm daha da artmış ve tüm sosyal faaliyetler iptal edilmiş durumda.


Bu tespitler çok farklı zamanlarda farklı isimlerle yapılan görüşmeler sonucu çıkan ortak sonuçlar. Dahası da var ne yazı ki…

Aksi, bağımsız denetçiler tarafından ispat edilene kadar geçerliliğini koruyan zulümlerin, keyfiyetin ve saçmalıkların özeti bu.

Kişilerle değil zihniyetle sorunumuz var. Zihniyet bir hayli sakat… Orada en az 500 kişiyi “yöneten”, yönettiğini zanneden zihniyet…

Sadece o cezaevinde mi?


Yukarı Dön

Yorum yapyorum

Yorumlar

Kemal Songür
10.09.2016 18:09
selam ile..
Gardiyanları bir müddet hapsetmek ve sonra görev vermek lazım herhalde, belki yaşayarak empati kurarlar mahkumlarla. Gerçi vicdanı olmayana hiçbir tedbir sökmez.
Bu alçak cezaevi yönetimleri cezayı/mahkumiyeti/mahrumiyeti katmerleştirmektedirler.
Yönetim/sistem islamileşmediği müddetçe zulümler devam edecektir, çünkü adalet islamdan neşet eder, gayrısı zulme gebedir.
Mahpus kardeşlerimize ve hasretle yollarını bekleyen yakınlarına sabırlar diliyoruz.
Mehmet Ali kardeşimin gıbta edilesi diğergamlığı için Allah ecrini ziyadesiyle versin duası ile.
Yorum yapyorum

 

Yazarın Diğer Yazıları



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat