15 Temmuz Dersleri


Mehmet Ali BAŞARAN, 15 Temmuz Dersleri

Mehmet Ali BAŞARAN


A+ |Normal |A-


Türkiye’yi zihinsel ve fiziksel olarak kısmen köleleştirmeyi başarabilmiş vahşi ve sömürgeci güçler, bu kadarını yeterli görmemiş olacaklar ki tam olarak kul-köle haline getirmek istiyorlar bu ülkeyi, bu milleti ve evet, bütün bir ümmeti.

Son 25 yılda İslam coğrafyasının, komşularımızın içine düştüğü ve düşürüldüğü hale şöyle kabaca bir bakmak yeterli.

Son 5 yıldır Türkiye’de çekilen operasyonlar ve nihayet 15 Temmuz kanlı darbe girişimi, gören gözlerin önüne çok net bir manzara seriyor: Savaştayız.

Afganistan, Irak, Suriye… İşte şimdi Türkiye… Sıcak savaş kapımıza dayanmıştı, şimdi oturma odamızda!

Ekonomik saldırılar, terör saldırıları, bürokrasi içinden kumpaslar, sosyal medya yalanlarıyla pişirilmiş ayaklanmalar, derken en sonunda “içeriden işgal” kuvvetlerini devreye soktular. Amerikan köpekleri ve kullanışlı andavallar eliyle…

Darbe ile Türkiye’yi teslim alma planının başarısız olması halinde iç savaş çıkmasını bekliyorlardı. Elhamdülillah, b planında da başarısız oldular.  

Başını Amerika ve İsrail’in çektiğine şüphe olmayan, muhakkak dahası da mevcut, bu son model haçlı ittifakı şimdi artık pes etti ve geri mi çekilecek?

Elbette ki hayır…

Yeniden, daha güçlü şekilde kuduz köpekler gibi saldıracak, bölmeye, parçalamaya ve yutmaya çalışacaklar irademizi, umutlarımızı, yarınlarımızı.

Bu çete mensupları Allahsız oldukları için Allah’ı hesaba katamıyorlar ve rasyonel akla ve planlara saplanıp kalıyorlar. Kâfirliğin göstergesi.

Bizler, Milletin ve Ümmetin, Âlemlerin Rabbi Olan Allah’ın yanında izzet ve kudret bulması için dua ve gayret ederken, insanlık düşmanları boş duruyor değil. Su uyur, düşman uyumaz.

Her türlü zaafına rağmen bu Milletin Allah’ın yardımını hak etmiş olması, Rabbimizin bizlere muazzam lütfu, en büyük imkânımızdır.

15 Temmuz’dan kesinlikle çok dersler çıkarmalı, sıkı çalışmalı ve hazırlıklı olmalıyız.

Darbelere karşı bu millet yıllar yılı bütünlemeye kaldı ve nihayet sınavdan geçtik. Lakin yeterli değil. İmtihan çok ve çetin…

Müslümanların, bırakın hayallerine, rüyalarına bile tahammül edemiyorlar. Çünkü firavunlukta kariyer yaptılar. Çünkü korkuyorlar. Çünkü gasp edilmiş “topraklarını” istiyor Müslümanlar. Çünkü Müslümanlar karanlığın üzerine yürümenin derdini bayrak yaptılar ve bayrağı elden düşürmüyorlar. Kâfirlerse içinde bulunduğumuz yüzyılı, önceki yüzyıl gibi güle oynaya, çala çırpa geçirmenin planlamasını yapıyorlar.  

“15 Temmuz Dersleri” kitap olmalı, kitabe olmalı.  

Bu millet evde, okulda, camide, sinemada, şiirde, müzikte, satır satır, dize dize, nota nota, sahne sahne, sokak sokak okumalı, anlamalı, imanını ameliyle büyütmeli, miras diye bereketli ürün vermeli.

Millet, namusuna dil uzatan alçakları dilsiz kılmayı, el uzatan hainlerin elini kırmayı, imanını ve ezanını boğmak isteyen düşmanların heveslerini kursaklarında bırakmayı ezbere biliyor olmalı.

Bu yazıyı okuyup gaza geldiğimizi düşünenlere, hemen burada bir çelme takmak da boynumuzun borcu. Soralım:

16 Temmuz sabahı darbeci hainler kazanmış olsaydı Türkiye’yi kimler nasıl yönetecekti, millet ne haldeydi?

Bunu iyi düşünmek, hiç unutmamak ve gerekeni yapmak lazım… İnşaat budur, emlak bu, konut bu!

Rabbimizin sözüne daha çok kulak vermenin, safları sıklaştırmanın, hazırlıkları hızlandırmanın vakti kesinlikle geldi. Kaybedecek zaman yok. Alametler belirdi. Dil ile beden ile mal ile direnişten geçtik. Beden ile, can ile, kan ile direniş safhasına geçtik.

Yeniden, yılmadan, daha güçlü saldıracaklar millete ve ümmete. Şeytanlar, şeytanın aklına gelmeyecek yöntemler deneyecekler.

Hazır mıyız? Dersimize çalıştık mı?

“Demokrasi Oyunu” çoktan bitti. “Müttefik” dediklerinin en büyük düşman oldukları maskelenemez biçimde gözler önüne serildi. Batı ikiyüzlülükte zirveye bayrağını dikti.

Mızrakları çuvala sığdıramamışlar, çoktan göğsümüze dayamışlar.

Şeytanın sağdan soldan önden arkadan yaklaşması gibi yaklaşıyorlar.

“Ama”yı bir uyuşturucu gibi kullanıyorlar.  Silahlarına taktıkları bir susturucu “ama”.

Göz boyama ve göz bağlama sanatının inceliklerini sergiliyorlar.

Evet, bu işte ustalar. Sinsice yaklaşıyorlar ve hak verir gibi zehir veriyorlar zihinlere. Nifak tohumu ekiyorlar yüreklere.

Rabbini ve kendini bilmeyen şeytanı bilemez ve dolayısıyla zulme uzun soluklu direnemez.  

Fatiha’yı bombalıyorlar. İşte, tam olarak oradan başlayacağız savunmaya.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla!…


Yukarı Dön

Yorum yapyorum

Yorumlar

Kemal Songür
06.08.2016 03:07
selam ile -4-
15 Temmuz darbe girişimini malıyla/canıyla engel olunmasına büyük katkı sağlayan bu milleti, kimileri aşağılamaya ve hiçe indirgemeye devam etmekteler, bütün olayı demokrasi kavr[küfür] hapsetmeye ve sokağa inenleri ''sürüler'' olarak resmedip demokrasiye iman tazelemekle genelleyerek suçlamaya ve bunu da BÜYÜK MÜCADELE olarak addetmeye devam etmektedirler. ''Adeta' Edirneden Hakkariye ülke yangın yerine dönse, fiili işgale maruz kalsa ve ateş odalarına kadar varsa, bu mazoşist ve kavram fetişizmi ile hayatı okuyanlar facebook ve sitelerinde kavram derslerini ya da bunlar üzerinden her yere/yöne çemkirmeye devam edecekler. (kavramları hafife alıyor değiliz şüphesiz, lakin fıkıhta ehem-mühim konusunu hatırlatmaktır muradımız)
Önemine binaen uyarılarını tekrarlayarak bitireyim; ''Yeniden, yılmadan, daha güçlü saldıracaklar millete ve ümmete. Şeytanlar, şeytanın aklına gelmeyecek yöntemler deneyecekler.
Rabbimizin sözüne daha çok kulak vermenin, safları sıklaştırmanın, hazırlıkları hızlandırmanın vakti kesinlikle geldi. Kaybedecek zaman yok. Alametler belirdi. Dil ile beden ile mal ile direnişten geçtik. Beden ile, can ile, kan ile direniş safhasına geçtik.
Hazır mıyız? Dersimize çalıştık mı?''
Zihnine sağlık M. Ali kardeşim, selam ve dua ile.
Kemal Songür
06.08.2016 03:05
selam ile -3-
- ''Bu yazıyı okuyup gaza geldiğimizi düşünenlere, hemen burada bir çelme takmak da boynumuzun borcu. Soralım: 16 Temmuz sabahı darbeci hainler kazanmış olsaydı Türkiye’yi kimler nasıl yönetecekti, millet ne haldeydi?'' Bu sorunun cevabı neye tekabul eder ve nelere gebe olunuru bu halkın ehli kıble kesimi çok iyi okudu ve cevabını fiili dualarla hayata taşıdı. Maalesef, çok bilmiş ağır abiler, entel zevat, komplocu klavye 'mücahidleri', her yere/yöne çemkirerek dik durduğunu/duracağını zanneden keskinsirke cenah bu GERÇEĞİ okuyamadı ve sınıfta kaldı.
Mazoşist ve kavram fetişizmi ile hayatı okuyanların yanı başında yüzlerce mazlumun üzerine bomba yağsa ve içlerinden biri elini kaldırıp ''ÖZGÜRLÜK'' istiyoruz dese!, bu kafa yapısı ''Özgürlük'' kavramı Kur'an'a ters ve İslami bir kavram değil diyerek bizler bombalayandan da! bomba yağmuruna tutulandan da! beriyiz ve bu bizim kavgamız değildir diyecekler HERHALDE..
Kemal Songür
06.08.2016 03:03
selam ile -2-
''Darbe ile Türkiye’yi teslim alma planının başarısız olması halinde iç savaş çıkmasını bekliyorlardı. Elhamdülillah, b planında da başarısız oldular. Başını Amerika ve İsrail’in çektiğine şüphe olmayan, muhakkak dahası da mevcut, bu son model haçlı ittifakı şimdi artık pes etti ve geri mi çekilecek? Elbette ki hayır… Yeniden, daha güçlü şekilde kuduz köpekler gibi saldıracak, bölmeye, parçalamaya ve yutmaya çalışacaklar irademizi, umutlarımızı, yarınlarımızı. Her türlü zaafına rağmen bu Milletin Allah’ın yardımını hak etmiş olması, Rabbimizin bizlere muazzam lütfu, en büyük imkânımızdır.'' Evet, darbenin engellenmesine büyük katkı sunan bu millete Allah acımış ve çok zifiri karanlık olacak bir beladan kurtulunmasına yardım etmiştir.
''15 Temmuz’dan kesinlikle çok dersler çıkarmalı, sıkı çalışmalı ve hazırlıklı olmalıyız.'' ''15 Temmuz Dersleri” kitap olmalı, kitabe olmalı.'' Elbette tarihe düşülmüş olan bu büyük notu müslümanlar iyi okumalı ve çok dersler çıkarmalıdır.
''Müslümanların, bırakın hayallerine, rüyalarına bile tahammül edemiyorlar.'' Kesinlikle müslümanların ne rüyalarına ne hayallerine ve dahası vahdet tınılarına bile tahammül edemezler, çünkü, bunların gölgeye yansıması bile sonlarını yaklaştıracaklarını çok iyi bilmektedirler.
Kemal Songür
06.08.2016 03:01
selam ile 1
Küresel haçlı ittifakı Müslümanları ve ümmet coğrafyasını tümüyle köleleştirmek, nefes alamaz hale getirmek istiyorlar ve bu isteklerinden asla geri adım atmayacaklar.
''Son 25 yılda İslam coğrafyasının, komşularımızın içine düştüğü ve düşürüldüğü hale şöyle kabaca bir bakmak yeterli. Son 5 yıldır Türkiye’de çekilen operasyonlar ve nihayet 15 Temmuz kanlı darbe girişimi, gören gözlerin önüne çok net bir manzara seriyor: Savaştayız. Afganistan, Irak, Suriye… İşte şimdi Türkiye… Sıcak savaş kapımıza dayanmıştı, şimdi oturma odamızda! Ekonomik saldırılar, terör saldırıları, bürokrasi içinden kumpaslar, sosyal medya yalanlarıyla pişirilmiş ayaklanmalar, derken en sonunda “içeriden işgal” kuvvetlerini devreye soktular. Amerikan köpekleri ve kullanışlı andavallar eliyle…'' diyerek meseleyi özetlemişsin M Ali kardeşim, söylediklerinizi tekraren ve teyiden yorumuma taşımamın sebebi çiftdikiş atılsın zihinlere ve olaylara daha geniş açıdan bakılabilsin diyedir.
Yorum yapyorum

 

Yazarın Diğer Yazıları



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat