Mazlumder'den Genel Başkanlara Mektup


Mazlumder'den Genel Başkanlara Mektup

A+ | Normal | A-

Son güncelleme: 14 Nisan 2020 Salı 05:23


Meclis Genel Kurulu Gündemine Gelen İnfaz Pakedi Hakkında Mazlumder Genel Başkanının Mecliste Bulunan Siyasi Partilere Mektubu:

Küre Medya / Haber Merkezi
Sayın … … …,

… … … … … Genel Başkanı

Malumunuz olduğu üzere Cezaevlerinde yaşanan olağanüstü yoğunluk, fiziki şartların yetersizliği, salgın hastalık tehdidinin geldiği boyut cezaevlerini hürriyeti bağlama dışında farklı cezalar da üreten bir noktaya getirmiştir.

Son 30 yılın yargılama pratikleri açısından, bütün suç tipleri yönünden, ülkemizde ciddi Adil Yargılanma Hakkı ihlallerinin yaşandığı herkesin bildiği bir gerçektir. Gerek 28 Şubat’ın hazırlık aşamasındaki ve olgunlaşma süreçlerindeki brifingli yargılamalarla verilen kararlar, gerek örgüt iltisak ya da irtibatı iddiasıyla ihraç edilen kolluk ve yargı mensuplarının işlem ve kararları, gerekse yaş kuru ayrımının çok sayıda vakada ıskalandığının ortaya çıktığı OHAL sürecinde verilen kararlar neticesinde suç tipi fark etmeksizin azımsanamayacak kadar masum insanın cezaevlerinde bulunduğundan eminiz. Bu anlamda dile getirdiğimiz Yeniden Yargılama talepleri bazı istisnai örnekler dışında maalesef köklü ve kuşatıcı bir karşılık bulmamıştır.

Vurgulamak isteriz ki lüzumu halinde bir masum hatırına yüzlerce mücrimi göz ardı etmek adalet anlayışımızın bir gereği ve temel değerlerimizdendir.

Cezaevi kapasitesinin ciddi şekilde aşıldığı her dönemde olduğu gibi mahpus sayısının 300.000’i geçtiği ve COVID-19 salgınının herkesi tedirgin ettiği bugünlerde yeni bir kanun teklifi meclis gündemine gelmiştir. Üçüncü Yargı Paketi içerisinde gündeme getirilen bahse konu af yönü ağır basan düzenleme ile bazı suçlar yönünden ciddi bir avantaj sağlanmaktadır.

İlkesel olarak kişilere karşı işlenen suçlar yönünden cezasızlığa yol açan, mağdurun hislerini yok sayan, ihkak-ı hak ve öç duygularını depreştiren af ya da bu anlama gelecek düzenlemelere karşı olduğumuzu vurgularız. Af yetkisi suçun mağdurunda ya da mağdurun yakınlarındadır. Devletin kişilere karşı işlenen suçları affetme yetkisi yoktur, devlet ancak kendisine karşı işlenen suçları affedebilir. Ancak yukarıda da ifade ettiğimiz üzere son 30 yıllık yargı pratiğimiz bu konuda dahi tereddüt duymamıza yol açmakta ve bizi lüzumu halinde bir masum hatırına yüzlerce mücrimin göz ardı edilmesine istemeyerek de olsa razı etmektedir. Ancak vurgulamak gerekir ki madem bu ilkeye müracaat edilecektir o zaman ayrım yapılmamalıdır.

Mevcut paket Türkiye yasama ve yargı pratiği açısından maalesef alışıldık bir eşitsizlik ve adaletsizlik örneği olacak şekilde, tam tersi olması gerekirken, sadece vatandaşa karşı işlenen bir kısım suçları kapsam içine almaktadır. COVID-19 salgını çerçevesinde tekrar gündeme gelen infaz indirimi, şartlı tahliye ya da af düzenlemesinden özellikle herhangi bir silahlı eyleme ya da katliama karışmamış siyasi mahpusların yararlandırılmaması, adalet anlayışımıza, eşitlik ilkesine ve devletin ancak kendisine karşı işlenen suçları affedebileceği yönündeki temel ilkeye aykırıdır.

Asıl olanın cezaevlerini boşaltmak değil adil bir yargı zemini inşa etmek ve mağduru da tatmin edecek adil bir infaz sistemi kurmak olduğunu bir kez daha vurgulayarak bir af kanunu çıkarılacaksa bunun ayrımsız, eşit ve adil bir içeriğe sahip olması gerektiğini vurgularız.

Bu meyanda İnfaz Kanununa ilişkin söz konusu teklifin tekrar gözden geçirilmesi ve eleştirilerimizin parti grubunuzca da dikkate alınması için bu mektubu yazmayı gerekli gördüğümüzü ifade eder, iyi çalışmalar dileriz.

Ramazan BEYHAN

MAZLUMDER Genel Başkanı

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yap yorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat