Kur’an’a Tarihselci yaklaşımın arka planı


Kur’an’a Tarihselci yaklaşımın arka planı

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 01 Nisan 2017 Cumartesi 22:54


Son dönemde popülaritesi artmaya başlayan Kur’an’ı anlamadaki tarihselci metot, savunmacılarına da bir bakıma kendilerini gündemde tutmaya vesile bir işlevde görmekte. Usulün dışında farklı bir şey söyleme sevdası, ilk dile getirenleri medyatik yaparken, diğer yanda da muhataplar bulmakta zorlanmadı.

Küre Medya / Haber Merkezi
Son dönemde popülaritesi artmaya başlayan Kur’an’ı anlamadaki tarihselci metot, savunmacılarına da bir bakıma kendilerini gündemde tutmaya vesile bir işlevde görmekte. Usulün dışında farklı bir şey söyleme sevdası, ilk dile getirenleri medyatik yaparken, diğer yanda da muhataplar bulmakta zorlanmadı. Dinin konuşulduğu medyatik platformlarda, fikir teorisyenliğinin ötesine geçilemediği gibi, güne dair çözümlerde üretilmek istenmedi. Hayatın yaşanan yüzüne dair pratiklerin neler olabileceğine ait zaruretlere neredeyse hiç değinilmediği gibi, dinin bu dünyada bir işe yarayabileceğine dair tespitlerde de bulunmakta sürekli kaçınıldı.

Bu gün Kur’an’ı anlamadaki tarihselci metodun savunucularının öyle sanıyorum ki en zor cevaplayabilecekleri sorulardan birisi, böyle bir düşünceye neden gerek duyduklarıdır. Tarilselci düşüncenin Batı dünyasında bir karşılığının olduğu gerçektir. Bu Batı zihninde anlaşılabilir bir şeydir. Tıpkı demokrasinin, laikliğin, seküler düşüncenin, dinin devletten ve hayattan soyutlanmasının, akılcılığın inşa ettiği modernizmin anlaşılabileceği gibi. Çünkü bütün bu düşünceler Batı dünyasının kendi içerisinde yaşadığı sosyolojik ve tarihi gerçekler neticesinde ortaya çıkmıştır.

Tarihselci görüşün ilk çıkış noktası olarak Batı dünyasında tahrif edilmiş İncil’e karşı başlatıldığını bugünün tarihselcileri de olmak üzere bilmeyen yoktur. Akademik anlamda Batı ile Doğu arasında ilişkinin, daha anlaşılır ifadeyle Batı’nın Doğu üzerindeki ciddi tahrifleri 18. Yüzyılda başlamış ve 19. Yüzyıl ile zirve yapmıştır. Kurumsallaşmış olarak varlığını gösteren oryantalist çalışmalar, özellikle İslam ve Kur’an üzerinde yoğunlaşmış, birçok Batılı felsefeci Kur’an’ı kendi dillerine tercümeler yaparak aydınlanma düşüncesinin akılcı yaklaşımıyla yorumlamaya gitmiştir.


YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ >>>>>

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat