Ehemmi Mühimme Tercih Etmek


Kemal SONGÜR, Ehemmi Mühimme Tercih Etmek

Kemal SONGÜR


A+ |Normal |A-


Ehemmi mühimme tercih etmek (ki hayatın tümü için geçerlidir).

Ya da bunu hem yapmamak hem de yapanlara çemkirmek. (darbe-işgal girişimi bu topraklara her zaman uğrayabilir)

Küresel vampirlerin teşvikiyle/yardımıyla yerel 'görünen' işbirlikçi taşaronların eliyle Mısır'da- Türkiye'de darbe/işgal girişiminde bulunulduğu anlarda/sıcaklığında, sokağa çıkanların üzerlerine bombalar yağdırılırken, üzerlerine tanklarla yürünürken, makineli tüfeklerle taranırken ve canlar bir bir toprağa düşerken… Yani, ateş her yeri sarmışken mabatları üzerinden ve klavyelerinin uçlarına iğneler takarak "demokrasinin batıllığından ve ölenlerin demokrasi dini için öldüğünden" dem vurarak olanca iticiliklerini ve vicdansızlıklarını orta yere koyanları unutmamaktayım.

Darbecilerle sokağa inenleri eşitleyerek her iki tarafta içlerinden kahramanlar üretecektir diyenleri unutmadım.

Evleri, sokağı yangın yerine dönse ve ateş altına alınsa eğer, yine bu arkadaşlar yardıma gelenlere öncelikle demokrasinin batıllığından mı bahsedecekler, yoksa önce elbirliğiyle yangını söndürmeyi ve ateşe engel olmayı mı önceleyecekler?

Demokrasinin batıllığı ve çok yüzlülüğü belli-yeteri bilince gelmiş Müslümanlar tarafından bilinmektedir, görülmektedir. Maalesef ümmet genelinde demokrasi tasavvuru-algısı, laiklik-sekülerizm gibi İslam’a cepheden saldıran ve yok saydığı varsayılan kavramlar/yönelişler zümresinden görülmemekte-görülememektedir, "zehrin içine üzerine konulmuş bal misali" özgür seçim-tercih ya da seçime indirgenmiş bir araç olarak zannedilmektedir. (Aşağıda "not" düşerek özetlemeye çalıştığım ümmetin genelinde bu yanılgının olduğunu ve isimler-yapılar üzerinden vermekteyim)

Hal böyle iken, Mısır'da olsun Türkiye'de olsun darbelerin-olayların-katliamların sıcaklığında ve toprağa düşen canların ve ağıtların sineleri tarumar ettiği bir demde EHEMLERİMİZ; küresel vampirlerin yardımıyla ve taşaronların eliyle üzerlerine bomba yağdırılan halkın yanında olmak ve hikmetli uyarılarla üzerimize düşeni yapmak OLMALIDIR-OLMALIYDI. Abdestlerini alarak, yakınlarıyla helalleşerek ölümüne sokağa çıkan ve kahir ekseriyetiyle kendilerini İslam’a nispet ederek tekbirler getirenlere 'adeta' tekbir getirmeyin denileceğine-dercesine getirilen tekbirlerin içini doldurmanın cehdi içinde OLUNMALIDIR-OLUNMALIYDI.

Keskin sirkelerimiz tarafından davet amaçlı kullandıklarını iddia ettikleri face ve bilumum iletişim araçlarından -korkunç kaoslara-iç savaşa-ülkenin bütünüyle yamyamların eline geçmesine engel olunmasında büyük pay sahibi olan- bu halkın üzerine hakaretlerle, istihzalarla; diriliş dizisi seyredip alp'çilik oynuyorlar denilmesi, demokrasi için ölüyorlar-geberiyorlar denilmesi, tiyatrodur denilmesi ve en ağırı da ABD'nin sokağa çıkanların sayısını da durmaları gereken yeri de önceden belirlediği ve her anının ABD'nin hesaplamasıyla yapıldığının ve onun isteği ile istediği zamanda sona erdirildiğinin söylenmesi gibi, sormak lazım ABD ilah mıdır diye böylelerine. Ayrıca, en trajikomiği de bu halktan 'eğer yiğitlerse" denilerek demokrasiye-Tayyip Erdoğan'a karşı sokağa dökülmeleri gerektiğini söyleyebilmeleridir. (Hem halkı hiçe indirge hem de kendinin yapmadığını bu halktan bekle.) Direnen halkı, ABD uşaklığıyla adeta bombardımana tabi tuttuklarını unutmamaktayım.

MÜHİMLERİMİZ; demokrasinin batıllığını ve çok yüzlülüğü anlatmaktır velâkin kan gövdeyi götürdüğü-götüreceği ortamlarda ya da sıcaklığında "EHEMLERİMİZ" bu vahşete halk ile birlikte karşı durmaktır.

Hiç unutmam, bir yazarımızın (böyle düşünenlerin az olmadığını bilmekteyim) Mısır'da darbe nedeniyle binlerce Müslümanın toprağa düştüğü ve sıcaklığını koruduğu zamanlarda şu cümleyi kurmaktadır-kurabilmektedir; “Değil Esma, Mısır’ın bütün Esmaları da öldürülse, Mursi’nin/İhvan’ın davası sırf bu ölümler nedeniyle meşruiyet kazanmaz. Mursi’nin davası, ancak kendi temel nitelikleri vesilesiyle meşruiyet kazanabilir” şeklindeydi, şimdilerde aynı yazarımız ve muadilleri İhvan'ı/Benna'yı FETÖ'ye benzeterek ümmete hizmet(!) ettiğini ve uyardığını düşünmektedir. Bu ve benzeri yaklaşım sahiplerinden olmasa da yaklaşımlarından soğuduğumu ve içimin burkulduğunu ifade etmeliyim.

İhvan'ın ve müntesiplerinin demokrasi için mücadele ettiklerini ve bu uğurda öldüklerini söyleyenler ve asla şerh düşme tenezzülüne girmeyen “ağır abileri-hocaları” da gördük maalesef.

Yine hiç unutmam, yakın zamanda seküler Bangaldeş yönetimi tarafından Abdul Kadir Molla isminde yaşlı bir Alim idam edilerek şehadete yürüdü. Yine olayın sıcaklığında vicdanını/iz'anını/insafını bütünüyle yitirmiş ve tekfirciliği paçalarından akan biri internet ortamında şehid Abdul Kadir Molla'ya yönelik şu aşağılık yorumu yapabilmektedir; “Tağutun mahkemesinde yargılanmayı kabul ettikten sonra özür dilemeyi reddederek asılmasını istemesi sadece kahraman olarak anılmak istemesinden ibarettir ve bu da tam bir münafıklıktır” demekteydi. Bu tip mahlukların vicdan taşıyabileceğine asla inanmıyorum, bu tipler oturdukları yerden ahkam kesmeyi ve klavyeleri başında İslamcılık oynamayı pek sevmektedirler. Muhtemelen Abdülkadir Kadir Molla'ya olan hıncı seçimlere katılan bir hareketin lideri oluşudur, ona ve onun gibilerine bühtan ederek dinini koruduğunu zanneden bu tiplerin gözünde Aliye İzzet Begoviçler, Muhammed Mursi'ler, Mevdudi'ler, Hasan el Benna'lar zillet içinde olanlardır ve acilen dinin elden gitmemesi için tekfir edilmesi gerekenlerdir. Bu tiplerin varacağı yer aynadaki kendini dahi tekfir ederek mazoşist ruh halini yaşamaya duçar olmaktır. Bu tiplerin "kafirlere/zalimlere karşı şiddetli Müslümanlara karşı merhametli" olun ilahi uyarısını hiç dikkate almadıkları ortadadır,

Not: Ümmet coğrafyasında bu örnekleri çoğaltmamız mümkündür. Örneğin; namı diğer Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç'in de Bosna Hersek eyaletinde Demokratik Eylem Partisi (SDA) adı verilen bir siyasi parti kurması ve bu partinin Bosna-Hersek'te Aralık 1990'da gerçekleştirilen genel seçimleri kazanarak cumhurbaşkanı seçilmesi. Tunus Hizb't Tahrir partisinin kurulması, Cezayir'in Fis'i,Filistin'in Hamas'ı,Yusuf el Karadavi'nin; ne doğunun ne batının demokrasisini istiyoruz, biz İslam demokrasisini istiyoruz demesi. Mevdudi'nin "teo demokrasi" terkibinin ve İran'lı cuma imamlarının bölgedeki gelişmelere yönelik "dini demokrasi" tavsiyelerinin arka planında hevayı ilahlaştıran ve dini sürgün eden yaklaşımlarının olmadığı ortadadır. Buna rağmen böyle bir eklentiyi asla doğru bulmuyoruz ve böyle bir eklentiye Müslümanların ihtiyaç duyabileceği düşüncesini de çok yanlış görmekteyiz. Fakat her demokrasi sözcüğünü ağzına alanların kalkış noktalarını ve anlam yüklemelerini tefrik etmeden ve buna yükledikleri anlamların arka planını dikkate almadan bütününü aynı sepetin içine koyarak yapılan değerlendirmeleri de insaftan/vicdandan/iz'an'dan yoksun yaklaşımlar olarak görüyoruz. Yani, yukarıda örneklendirdiğimiz yapıların demokrasiye yüklediği anlam ile sekülerlerin demokrasiye yüklediği anlam aynı olabilir mi? Biri silme İslam düşmanı seküler/demokrat, diğeri yanılgılarıyla/hatalarıyla Müslüman cenah/taraf. Daha açık bir ifadeyle, hayat tarzlarıyla, pratikleriyle, özlemleriyle, zihinsel kodlarıyla İslam'a bütünüyle aykırı ve de hasım olan seküler taraf, diğeri de hayat tarzlarıyla, pratikleriyle, özlemleriyle, zihinsel kodlarıyla (eksiğiyle-gediğiyle) İslam'a hısım olan taraf...

Ehemleri mühimlere tercih eden ve merhameti Müslüman ahaliye, hasımlığı zulmü meslek edinmiş zalimlere-küffara gösterenlere selam olsun.


Yukarı Dön

Yorum yapyorum

Yorumlar

Kemal Songür
16.07.2017 20:29
selam ile..
Şifa niyetlerinize katılıyorum Mehmet Ali kardeşim.
Mehmet Ali Başaran
16.07.2017 16:59
akıl tutulması
sanırım her düşünce ve inancın mensupları içinde böylesi bir akıl tutulması yaşayan marjinaller mevcuttur. bu tarz insanlara seyahat etmeyi, kitap okumayı, edebiyatı, romanı, şiiri, müzik dinlemeyi, doğayı dinlemeyi, farklı insanları dinlemeyi, hayvanları ve insanları sevmeyi, derin derin nefes almayı, kahkaha atmayı, espri yapmayı, kaş çatmamayı, parmak sallamamayı önermek istiyorum, izninizle. Şifa niyetine.
Yorum yapyorum

 

Yazarın Diğer Yazıları



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat