“Deistler-Deizm” Heva-Hevesi İlah Edinmektir


Kemal SONGÜR, “Deistler-Deizm” Heva-Hevesi İlah Edinmektir

Kemal SONGÜR


A+ |Normal |A-


“Deistler-Deizm” Heva-Hevesi İlah Edinmektir

DEİZM: Sorumsuz-sorgusuz-sınırsız-kuralsız-doyumsuz-hedonist bir hayatı resmeden, aklı-hevayı ilahlaştıran, iç dünyalarındaki boşluğu (muazzam/muhteşem yaratılış gerçeği karşısında düştükleri acziyet) doldurma sadedinde bir yaratıcının olduğuna inanan ya da yaratıcının varlığını "bizahmet dikkate aldığını" dile getiren, uçuruma sürüklenmiş ve insanlığı uçuruma sürükleyen sapkınlığın adıdır.

DEİZM: "Din'siz/din vaaz etmeyen" Tanrı/Yaratıcı tasavvurudur…

Deizm'in kurucu babasının Aristo olduğu kabul edilir, tanrının ilk muharrik güç olarak kainatı yarattığı ve yarattıktan sonra 'köşesine çekildiği/emekli olduğu' savı Aristo ile başladığı, cahiliye müşriklerinin yaratıcı tasavvurunun da bunun izdüşümü olduğu ve 17-18. yüzyıllarda da abd ve avrupa'da deizmin kavramsallaştığı ve hümanizm-sekülerite kalkış noktası ile insan aklının ve tecrübi olanın kılavuz kabul edileceği, dinsel bütün inançların insanların hem özgürleşmesinin hem de ilerlemesinin önünde bariyer olduğu ve bütün bariyerlerin yıkılarak insanlığın barışa ulaşacağı-kurtulacağı kabulünü deizm'in insanlığa sunduğunu ve buna yönlendirdiğini söyleyebiliriz özetle...

Son zamanlarda özellikle gençler arasında deizmin yaygınlaştığı ya da daha çok yaygınlaştırmak için köpürtüldüğü, medya ve internet ortamında bunun çokça gündem edilmesinin en azından farklı amaç ve hedeflerinin olduğunu, kimileri için bu kötü gidişatın önüne geçilmesi kaygısı ile ön alabime.., kimileri tarafından 'adeta' 'moda imaj-yöneliş' mesajıyla yönlendirilmeye matuf olduğunu düşünebiliriz.

Kimileride, hurafeci din pazarlamalarının, işid vari şiddet körü bir din/İslam indirgemesinin ya da bile isteye ön plana çıkarılmasının, resmi din kodlamasının (ki bunların hiçbiri İslamı asla/kat'a temsil etmediği ve bu sapkınlıkların da aslında Allah'ın dini olan İslamı perdelemek için bizzat batı ve bâtıl yandaşlar tarafından bile isteye vitrine çıkardıkları gerçeği tartışmadan varestedir) toplum içinde deizmi tetiklediğini ifade ederek faturayı bu güruha çıkarıp (bu güruhların belli oranlarda payları vardır denilebilir) 'adeta' deist olanların ya da bu sapkınlığa yönelenlerin 'zımnen' mazur görülebileceği savı ortaya atılmaktadır.

Kanaatimce; zaten deist olarak yaşayanların kendilerini cesaretle(!) ve şişirilen-yönlendirilen popülariteye de uyarak deist olarak tanımlamalarından ibaret olduğu gerçeğidir. Zira, girişte dile getirdiğimiz sorumsuz-sınırsız yaşama arzusu deistlerin asıl uçuruma sürüklenme nedenleridir, kazalardan dolayı arabaya-trene-vapura-uçağa binmekten vazgeçmeyip ve de bu araçları kötüleme saflığına düşmeden kazaların nedenlerini kişisel hata, kural ihlali ya da arıza ile tanımlamaları ve bu araçları her şeye rağmen kullanmaya devam etmeleri -ve buna benzer birçok misal verilebilir- deistlerin akletmediklerini göstermektedir. Zira, İslamı kaynağından öğrenmeye tenezzül etmeyen, yaratılış gerçeğini-gayesini tefekküre yanaşmayan ve İslamı yanlış kişiler-güruhlar-temsiliyetler üzerinden değerlendirerek din'e hasım kesilmek AKLETMEMENİN DOĞAL SONUCUDUR.

Hülasa; Deistlerin, hududları/sınırla(mala)rı-emirleri-nehiyleri-haramları-helalleri-ibadetleri ve bunlara karşın ödülü-cezası-hesabı-sorgusu-ahireti olan bir din'e/İslama hem duyarsız hem hasım kesilmelerinin başat nedeni sorumsuz-sıırsız hayat tasavvuru ve fıkhetmek için kullanmadıkları akıllarını-hevalarını ilah edinmeleridir.

Ayrıca, İslamın bariz emir ve nehiylerini dikkate alarak hayatlarına taşıyan ve kendilerini İslama nisbet eden müslüman ahaliyi salt İslamın devlet boyutunu/siyasal yönetim önermesini-emrini ıskalayanları ve bu bilinçten yoksun olanları ya da bırakılanları DEİZM ile suçlamak ve bütünüyle ötelemek olacak şey değildir, acımasızlıktır, vicdansızlıktır. Eleştirmek ya da yanlış-eksik yerlerini dile getirmek başka., deizm ile kodlamak başkadır.

Hiç unutmam, bir "keskinsirke radikal" yazarımız güya kendince bir soru sorarak ve zımnen muhatablarına vurmak ve deşarj olmak için "Mustafa İslamoğlu-Mehmet Okuyan-Mustafa Öztürk" DEİST MİDİR? sorusuyla deist kodlamasını nerelere vardırdığını açık etmişti.

Hakikate sadakat ile insaf-izan-idrak-merhamet-adalet kaygısı müslümanların şiarı olmalıdır.


Yukarı Dön

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Yazarın Diğer Yazıları



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat