İzm'ler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir


İzm'ler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 26 Ağustos 2015 Çarşamba 23:15


Cemil Meriç, "Bu Ülke" adlı kitabında, yazar entelektüel hayatı üzerinde etki yapan kitaplardan söz etmiş. Bizlere geleceğe silinmez izler bırakabilen bir kalemin ortaya çıkışını anlatmaya çalışıyor. O dönemin problemlerine kimsenin kafa yormadığından yakınmaktadır.

Küre Medya / Haber Merkezi
Cemil Meriç gibi edebi ve fikri dehaların çıkması mabede girmeye layık olanların artması bakımından dikkate şayan bir fikir adamıdır. Aslında üstadın anlatmak istedikleri okuyucuya biraz ağır gelmekle birlikte daha sonra anlarım diye bir düşünce yerleşir. Sonra anlamak ve sonra hüküm. Yazarın söylediklerini okuyucu ilk önce kavrayamaz. Çünkü yazar söylemek istediklerini birden söylemez. Cemil Meriç'in yazılarını okurken yazarın belirttiği şekilde siz onun söylemek istediklerini, sizlerin arkasında şekillenmekte olan siluetin heyule gibimi olacağını ya a masal ülkesinin büyüleyici güzelliklerinin mi ortaya çıkacağını okudukça anlarsınız. 

Yazar, entelektüel hayatı üzerinde etki yapan kitaplardan söz etmiş. Bizlere geleceğe silinmez izler bırakabilen bir kalemin ortaya çıkışını anlatmaya çalışıyor. O dönemin problemlerine kimsenin kafa yormadığından yakınmaktadır. Sağı inzivaya çekilmiş mazlum, solu da manasını anlamadığı bir reçeteyi kekelerken buluyor... Yazar bu ülkede düşüncenin değil ideolojinin ön planda olmasından duyduğu yakınmaları sık sık dile getiriyor. Bu memleketin ideoloji düşüncesini, her düşünceye ve her düşünene saldırmakta olduğunu söyler. Zıt fikirlere kulaklarımızı tıkamak, kendimizi hataya mahkûm etmektedir. 

Yazara göre gerçek entelektüel sesini sadece bir gruba haykırmakla kalmamalı, ülkesinin haklarını düşman dünyaya haykırmakta görevi olmalıdır. Ülkesinin bütün ülkeler karşı müdafaa etmek önemli. Cemil Meriç'in, "Bu Ülke"de ilerlerken edebiyat ve fikir dünyasının karanlık dehlizlerini aydınlattığını, bizim göremediğimiz hayret verici yanlarını görürsünüz. Kendini ve bakışlarını iç dünyasına çevirip şuurun mağarasında kendi gölgesiyle karşılaşmasını anlatır. Batı ve batı düşüncesini alıp sonra, entelektüelin bütün eksenlerde dolaşsa da gerçeği ifade edebilmeyi öğreniyoruz. Bir ütopyaya sahip olmak için mükemmel bir silaha sahip olmak gerek. O da kalemdir. O silahla karanlıkları devirip, aydınlık çağlara ulaşmak mümkündür. Tarihe mal olacak, ebediyete yol açacak fetihler, kalemle yapılanlardır.


Bir aydının yabancı dil bilmemesi hiçbir şey değildir. Çok kitap okumasına da gerek yoktur. Fakat bu eksikliklerini telafi edecek nitelikte dilini gerçekten bilsin yeterdir. Asillerini içindeki adillerinden ayırabilsin. Çünkü hiçbir düşünce taşımayan, kimse tarafından anlaşılmayan karanlık kelimeler vardır. 

Yazılarına da aksettiği gibi hayatına iki kelime hâkim olmuştur yazarın: öğrenmek ve öğretmek. Gördüklerini çağdaşlarıyla görüşmek ve tattığı zevki onlara da tattırmak tek emeli olmuştur her zaman. 

"izm'ler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir" 

Özgür düşünceyi savunan bir insanın söylediği sözdür. Kısacası bir özet cümlesi, belki de paragraflar dolusu yazıyı içinde içeren. İnsanoğlu olarak geldiğimiz şu noktada fikir anlamında çıplak gezmemiz neredeyse imkânsızdır. Fikir terziliği çok gelişmiştir. Çıplaklık rahatsız eder çünkü. Misal kolunu kaldırsan "kolkaldırmaizm sempatizanı her hal bu" derler adama. Dolayısıyla günümüzde gömleksiz gezilmez bu dünyada... İster deli olsun ister oduncu... Herkes bir tanesini giyer, giymezse giydirirler... 

Post modern görüş dâhilinde bütünlük ve anlam içermeyen, fragmanlardan ibaret bir dünyada yasayan insanların hayatları ister istemez eklektiktir. İdeolojiler yüzünden yıllar yılı dünya huzurlu bir hayattan mahrum kaldı. Savaşların çıkması insanların ölmesine neden oldu. Ve her zaman bir sürü saçma sapan bahaneler bulundu. Bu ideolojiler içerisinde kapitalizm ve sosyalizme gönderme yapmıştır. Sosyalizm'e dokunan üstat; düşüncenin hiçbir izme bağlı olmaksızın özgür olması gerektiğini savunmuş ve yaşam pratiğinde de bunu göstermiştir. izmlerin de insanın düşünce özgürlüğüne ket vurduğunu ve her izmin mensuplarını kendi anlayışı çerçevesinde düşünmeye yönlendirdiğini en kısa ve öz biçimde ifade etmiştir. Batı dünyasının bir ürünü olan Kapitalizm'e de değinmiştir. Batı dünyasının tüm dünyayı kendi fikir görüşüne dahil etmek için çıkardığı yapıları eleştirmektedir. 

Hangi Türk aydınına biz neyi kaybettik diye sorarsanız, Topraklarımızı kaybettik cevabını alırsınız. Fakat aynı soruya Cemil Meriç'in vereceği cevap şudur: "Türkiye Ruhunu kaybetti. Toprak mı! En değersiz şeyimizdir belki de! Belki de en değersiz şeyimizi kaybedince her şeyimizi kaybettiğimizi anladık. Evet, izmler idraklerimize giydirilmiş deli gömlekleridir... Ama idrak zaten kendine yakışanı giyer. Bu yüzden Meriç "izm'ler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir" dediği zaman bütün izmlere karşı bir başkaldırıyı bir isyanı dillendirmiştir. Ve özdeki gerçeklikleri kaybetmemek adına bir direnç sergileyerek biz gibi kokan entelektüellerin piyasada hâkimiyet kazanmasını istemiştir.

Ferit Genç / Kitap Haber 

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat