İslami Uyanış ve İnşa Hareketi'nden basın bildirisi


İslami Uyanış ve İnşa Hareketi'nden basın bildirisi

A+ | Normal | A-

Son güncelleme: 01 Haziran 2015 Pazartesi 12:43


İslami Uyanış ve İnşa Hareketi 7 Haziran'da yapılacak olan seçimler üzerine bir basın bildirisi yayınladı.

Küre Medya / Haber Merkezi
Türkiye’de Yapılacak Ulusal Seçim Üzerine

Türkiye cumhuriyeti, mevcut ulusal sınırlarla çizili bir karyedir/vatandır. Burada yaşayan toplum, modern kriterler veya ulus değerler üzerine birleşmiş ve bütünleşmiştir. Bu bakımdan toplumsal hayat modern yönlendirmelerle ve seküler değerlerle yaşanmaktadır.

 Ulusal iç güvenlik ve ulusal dış savunmada olduğu gibi, sosyal örgütlenme biçimleri, adalet ve iktisadi işler dahil toplumsal hayatın bütünü, küresel kapitalist serbest pazar ekonomisine bağlı, demokratik bir dünya sisteminin parçasıdır. Bu sistem günlük hayatımıza kadar tesir edecek kadar kendi kurallarını cari kılan bir sistemdir.   

 Ülkede, siyasi iktidarı belirlemek üzere bir kez daha seçim yapılacaktır. İktidar ister tek partiden isterse aralarında koalisyon yapacak partilerden oluşsun, anayasa ile belirlenmiş görev ve yetkilerle devleti yönetecektir. Devlet, ulusal anayasal kurallarla ve uluslararası küresel kurumlarla uyumlu olarak varlığını sürdürmektedir. Dolayısıyla siyasi partiler gerek örgütlenme biçimleri, gerek tüzükleri, gerekse programları bakımından anayasal kurallara ve küresel sisteme uyacağını taahhüt ederek seçimlere giriyor, yönetime talip oluyorlar.

 Demokratik siyasal sistemlerde partiler, laiklik, insan hak ve özgürlükleri, hukuki planda eşitlik, kapitalist kalkınma, serbest pazar ekonomisi ve sosyal adalet gibi ortak temelde bir ve aynıdırlar. Bu aynılık çerçevesinde onların muhafazakar, cumhuriyetçi veya liberal parti olmak gibi tercihleri vardır. Bu tercih dolayısıyla parti programları, ulusal bütünlüğü ve anayasal rejimi korumak ve uluslararası kurallara uymak kaydıyla iç politikada yapılabilecek tercihle alakalıdır. Emekçiden, ezilenden ve mahrumlardan yana olarak gelir dağılımını düzeltmek ve eşitliği sağlamak bir tercih örneği olduğu gibi, sermayeden, kalkınmadan ve moral değerlerden yana olmak da başka bir tercih örneğidir.  

  Bu bağlamda, bu seçimlerde de siyasal partilerden hangisi iktidara gelirse gelsin, küresel sistemle ilişkilere, mevcut yerel duruma veya esasa dair bir değişiklik söz konusu olmayacaktır. Zaten seçimler böyle bir sonuç üretmek için yapılmaz. Kaldı ki partilerin öylesi bir amaç için örgütlendiği ve o yönde bir çağrısı olduğu da söylenemez.

 O halde söylenmesi gereken şudur: Her defasında olduğu gibi bu seçimde de, sonuç itibarıyla, iktidara gelecek partilerin iç politik tercihleri dolayısıyla oy tabanından bazıları sınıf değiştirecek, bazıları statü elde edecek veya bazı siyahlar beyazlar arasına katılacaktır...

 Bizler, insanlar arasında Müslüman olanlardanız. Müslüman olmaklığımız dünya hayatında da Uluhiyet ve Rububiyette Allah’a ortak ve eş koşmamakla anlamlı olmaktadır. Dolayısıyla bizim inançta olduğu gibi toplumsal hayatta da ubudiyetimiz yalnızca Allah’adır. Bunun içindir ki değerler bazında bu toplumun bir parçası olmaya, toplumsal hayatın seküler değerlerle işlemesine razı değiliz.

 Müslümanlar olarak bu seçimle, partilerden birini destekleyerek, mahrum olduğumuzu düşündüğümüz bazı şeylere kavuşmak gibi bir beklentimiz olmadığı gibi böylesi bir amacımız da yoktur. Bizim bu toplumsal şartlarda ve hayatta kendimizde eksik gördüğümüz şeyler, devlet tarafından meşruiyet kazanarak daha iyi yerlere gelmek, daha iyi kazançlar elde etmek ve daha yüksek statü sahibi olmak değildir. Çünkü bizler, bu dünyada bunlar için var değiliz. Bu sebeple bizim varlık gerekçemiz tarihsel her dönemde, toplumsal her şartta ve durumda olduğu gibi bu gün de Allah’ın dinini üstün tutmak, ona ortak koşmamaktır.

 Bizler, dünya hayatının bir iman küfür çatışması olduğuna iman etmiş, küfre karşı imandan yana tavır almışız. Bu sebeple bizim siyasi katılım dahil her türden seçimimiz, toplumsal hayattaki ilişkilerimizde helal ve haram ölçüsüne titizlikle riayet amaçlıdır. Dolayısıyla insanların malı, canı, namusu ve hakkı bize mahremdir. Bu bilinçle bu seçimlerin dahi böylesi bir tercihle uzak yakın ilgisinin olmadığının farkındayız.     

 Türkiye’de yaşayan insan topluluklarının, seküler ulus değerler ve küresel kapitalist serbest Pazar ekonomisine dayalı uluslararası kurallar çerçevesinde, kendilerini yönetecek olan siyasi iktidarı belirleyeceği bu demokratik seçimlerde, bizler bir taraf değiliz. Çünkü seçimler ve sonuçları bizim asli değerlerimizle bağdaşmıyor. Çünkü bu sistemde insanların emeği, malı, namusu, dini, aklı, hakkı ve geleceği istismar edilmektedir. Çünkü bu sistem fesat üretmektedir. Makyevalist taktikler gütmekse ahlaki tutarlılığımızla bağdaşmaz. Bunları açıkça beyan etmek isteriz.

 Aynı karyede yaşayan insanlar olarak çokça ortak meselelerimiz vardır. Bizler bu meselelerin temelinde Allah’a kulluğun değil kula kulluğun yattığına inanıyoruz.  Bunun için oynanan seçim oyunundan kazançlı çıkacağını, meselelerini çözeceğini umut eden insanımız ya yanılmakta ya da şahsi çıkarlar peşinde koşmaktadır. Zira seçim oyunları kalabalıkları feraha çıkartmak ve felaha erdirmek için değil mevcut sistemi ayakta tutmak için yapılır.

 Bu seçim vesilesiyle insanımıza duyurumuz şudur: Her ne şekilde ve ne amaç uğruna olursa olsun günlük hayatta yapacağınız tüm seçimlerde olduğu gibi, siyasi yönetim ve idare hukuku ile ilgili yapacağınız seçim de, size, bu dünyada bir sonuç doğuracağı gibi, ahiretteki yerinizin tayinine de tesir edecektir. Bu sebeple her kim olursa olsun toplumsal hayatta yapacağı seçimlerin doğuracağı sonuçlar, herkesin kendi lehine veya aleyhine biriktirdiği kendi kazancı veya kaybı olacaktır.

İslami Uyanış ve İnşa Hareketi 
 


Yukarı Dön



Etiketler:

Yorum yap yorum

Yorumlar

Hikmet Erturk
03.06.2015 13:53
Allah razı olsun.
Allah razı olsun kardeşler. İnşallah bir uyanışa kapı aralanır tesirli olur.
Emie Sen
02.06.2015 23:39

Rabbim Allah deyip dosdogru olanlara yardimini gönderecegini söyleyen Allah'a güvenmiyor,müsriklere güveniyoruz.rabbim dinimiz üzre bizi sabit kilsin,kayanlarida islah etsin.kardeslerim rabbim sayilarinizi arttirsin.
İlyas Metin
01.06.2015 15:40
Selamun Aleykum
İşte ilkeli ve omurgalı duruş .
Açıklamayı yapan Küre medyadan Allah razı olsun.
Öyle gözüküyor ki bir Davut gelecek bizi avutacak! ve bizler uvunmayacak işimize yolumuza bakacağız inşallah
Yorum yap yorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat