İslam, Aşılar ve Sağlık


İslam, Aşılar ve Sağlık

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 03 Kasım 2015 Salı 19:23


Masum çocuklarımıza doğal bağışıklık sistemlerini harap eden, hastalık, eza ve ölüm getiren zararlı kimyasallar ve haram maddeler veriyoruz.

Küre Medya / Haber Merkezi
Masum çocuklarımıza doğal bağışıklık sistemlerini harap eden, hastalık, eza ve ölüm getiren zararlı kimyasallar ve haram maddeler veriyoruz. Tüm müslüman hekimler ve anne-babalar aşıların içeriğinden ve işe yaramadığından haberdar olmalı. Aşıyla verilen zararın yararından büyük olduğu ortadadır. Gerçeklerin ortaya çıkmasının ve gerçeğin yanında durmamızın vakti gelmiştir.
Aşılarda Kullanılan Maddeler

Aşılarda;

  • ağır metaller,
  • hastalıklı hayvanların yaralarından alınmış cerahat,
  • at serumu, sığır serumu,
  • dışkı,
  • cenin hücreleri,
  • idrar,
  • ayrıştırılmış kanser hücreleri,
  • formaldehid (mumyalama işleminde kullanılan bir kanserojen),
  • fenol (paralizi, konvülsiyon, koma, nekroz ve kangrene sebebiyet verebilen bir kanserojen),
  • lactalbumin hidrolisatı (emülgatör),
  • alüminyum fosfat (doku aşındırıcı etkisi olan bir alüminyum tuzu),
  • retro virüs SV-40 (bazı polio/çocuk felci aşılarında bulunan kontaminant),
  • antibiyotiğa karşı direnç oluşmasına neden olan antibiyotikler (örn. Neomycin),
  • civciv embriyosu (virüslerin büyütüldüğü besiyeri olarak kullanılıyor),
  • sodyum fosfat (tampon tuzu) ve
  • besiyerindeki genetik materyali (DNA/RNA) ihtiva eden yabancı hayvansal dokular mevcut.



Aşılara ayrıca mikoplazma, bakteriler, maymun virüsleri ve çeşitli adjuvanlardan oluşan kirleticiler de karışmış durumda. Ağır metallerden thimerosal (cıva) bir koruyucu olarak, alüminyum da adjuvan olarak kullanılıyor. Cıvanın da alüminyumun da beyin ve sinir sistemine zarar verdiği kanıtlanmış durumda. Bazı durumlarda aşılarda cıva yerine, yine bir nörotoksin olan 2PE kullanılıyor. Aşılarda ayrıca monosodyum glutamat (MSG), sorbitol ve jelatin var. Bu maddelerin büyük bölümü müslüman, yahudi, hindu ve vejetaryenler için yasak.
Ölümcül Kusurlu Tıbbi Müdahale Sistemi

Aşılama, uzun zaman önce geçerliliğini yitirmiş bir teoriye, yani vücutta antikor stimülasyonunun hastalıktan korumaya eş olduğu vasayımına dayanır. Bu teori hiçbir zaman ispatlanamadığı gibi, aksine yanlışlığı bugüne kadar tekrar tekrar kanıtlanmış durumda. Antikor stimülasyonu bağışıklanma demek olmadığı gibi, hele hele kalıcı bağışıklanma hiç değildir. Kanda antikor bulunması sadece herhangi bir hastalığa maruz kalındığının göstergesidir; kaldı ki bu da bağışıklık sisteminin oluşturan etmenlerden yalnızca küçük bir tanesidir. Henüz tam gelişmemiş ve tam olgunluğa ulaşmamış bağışıklık sistemleriyle çocuklar bugün 13. aya gelinceye kadar tam 25 ayrı aşı oluyor. Bu sorumsuzca uygulanan sistemin bağışıklık sistemlerinin fonksiyonunu bozduğu ve hatta kalıcı olarak hasar verdiği kuşkusuz.

Bugün İngiltere’de çocuklara verilen aşılar genel olarak şunlar:

İKİNCİ AYDA: difteri, tetanoz, aselüler boğmaca, HIB menenjit ve polio + pnömokok aşı (6 farklı aşı, 2 enjeksiyonda veriliyor)
ÜÇÜNCÜ AYDA: difteri, tetanoz, aselüler boğmaca, HIB menenjit ve polio + menenjit C (6 aşı, 2 enjeksiyon)
DÖRDÜNCÜ AYDA: difteri, tetanoz, aselüler boğmaca, HIB menenjit ve polio + pnömokok + menenjit C (7 aşı, 3 enjeksiyon)
12. AYDA: HIB menenjit ve menenjit C (2 aşı, 2 enjeksiyon)
13. AYDA: kızamık, kabakulak, kzıamıkçık + pnömokok aşı (4 aşı, 2 enjeksiyon)

Bu tablo masum çocukların minik, zayıf ve savunmasız bedenlerine yapılan ağır medikal saldırının göstergesidir.
Korkunç Problemlerden Birkaçı

  • Akıl almaz biçimde aşı deneylerinde plasebo grupları kullanılmıyor. Onun yerine “kontrol” gruplarında başka aşılar kullanılıyor ki bu da deney ve kontrol grubundaki aşı yan etkilerinin hakiki oranlarının gözlemlenmesini ve tespitini imkansız hale getiriyor.
  • Aşıların uzun vadedeki etkilerini araştıran tek bir çalışma yok. Pazarlama sonrası ortaya çıkan reaksiyon, incinme ve ölüm olguları görmezden geliniyor. Ayrıca bu sistemde bireye özel uygulama sözkonusu değil. Uysa da uymasa da açıkça herkes tek beden gömleğe sokuluyor.
  • Uygulama öncesi bebekte herhangi bir immün sorunu veya alerji olup olmadığını anlamak için ön-tarama yapılmıyor bile. İnsan vücudunun enfeksiyon ve sub-enfeksiyonlarla bu şekilde aşırı yüklenmesi immün sistemi onarılması mümkün olmayacak şekilde bozup, tamamen tahrip edecektir.
  • Aşılardaki kimyasallar alerji, astım ve otizm de dahil olmak üzere otoimmün hastalıklara yol açmaktadır.



Bu arada, sakın ola endoktrine edilmiş bir doktorun size çıkıp aşılar otizme yol açmaz diyerek kestirip atmasına müsaade etmeyin. Konuyu bizzat kendiniz araştırın.

Kızlarımıza rahim ağzı kanserine karşı aşı verilmek suretiyle cinsel ahlaksızlık ve zina teşvik ediliyor. Burada hayret edilecek şey ise, HPV aşısının korusun diye verildiği bazı kişileri kansere daha yatkın hale getirdiğinin gösterilmiş olmasıdır. Pekçok bilimsel rapor, birtakım aşıların kısırlığa yol açtığını ve gizli nüfus kontrolü amacıyla kullanıldığı yönündeki endişeleri destekliyor. Tıbbın asıl rolü, hastalığın altta yatan temel nedenini açığa çıkarıp bunu önlemektir, semptomları tedavi etmek veya bedeni kimaysallarla ve aşılarla doldurmak değil.
İslam ve Tıp Aşılamaya Karşı Çıkmalıdır

Aşı aleyhtarlığı öncelikle İslami bir meseledir; İslami inanca göre insan mükemmel bir doğal bağışıklık sistemi ile donatılmıştır ve peygamber efendimizin yol göstericiliği ile de doğal savunma sistemimiz güçlendirilmiş olmaktadır. Aşının karşısında yer almak için ayrıca tıbbi nedenler de mevcuttur. Çoğunluk habersiz ancak Batı’da aşılılarda başgösteren pekçok ciddi sağlık sorununa ilişkin yığınla kanıt ortaya çıkmıştır.
İslam ve Bağışıklık Sistemi

Muazzam zenginlikte bir antikor kaynağı olan anne sütündeki kolostrum, doğumdan sonraki ilk birkaç gün bebeğin bağışıklanması için son derece elzemdir. İki yıl boyunca çocuğun emzirilmesi ileriki hayatı için inanılmaz güçlü bağışıklık sağlayacaktır. Tıbbi araştırmalar, poliomiyelit de dahil olmak üzere emzirmenin efeksiyonlara karşı sağladığı muhteşem korumayı ortaya koymaktadır. İlk iki sene çocuğun doğal ve olgunlaşmış bir bağışıklık sistemi geliştireceği kritik senelerdir. Aşılama insan gelişiminin doğal sürecini bozup hasar vermektedir.

Yaradan, Allah, çoğu mikrop ve virüs için vücuda doğal yoldan deri, mukoza ve mide yoluyla giriş ve burada gösterilen savunma neticesinde de yok oluş öngörmüştür. Bu proses, vücudun doğal savunma bariyerlerini geçmeden aşı virüslerinin doğrudan vücuda enjeksiyonundan çok farklıdır. Tam da kendi doğal savunma sistemlerini geliştirdikleri dönemde, narin çocuklarımızın vücuduna 25 zayıflatılmış hastalık iğne yoluyla zorla verilmektedir. Enfeksiyon ve hastalığın düzenli olarak kendiliğinden iyileşmeyle sonuçlandığı tıbben kanıtlanmıştır. Çocuklukta enfeksiyonel hastalıklarla girişilen bu kısa mücadeleler ileride karşılaşılabilecek saldırılar için bağışıklık sistemininin kurulmasına yardım eder. Sevgili hekimimiz ve peygamberimiz Hz. Muhammed’in bizlere dediği gibi, her derdin devası vardır. Kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim hem hastalık önlemede hem de iyileştirmede muhteşem bir tıbbi kaynaktır. Vücudu en iyi şekilde hazırlamak için müslüman kişi doğal yiyecek ve içeceklerden makbul olanlarını kullanmalıdır. Daha da önemlisi hastalık ve ölümlerin temelinde yatan nedenler ortadan kaldırılmalıdır: yoksulluk, beslenme yetersizliği, temiz içme suyu olmaması, sağlıklı ve doğl gıda bulunamayışı, düzgün kanalizasyon sistemlerinin olmayışı, çevre ve bedendeki toksinler gibi.

İslami teamüldeki haramdan kaçınıp helale yönelmenin sağlıkla ilişkisi başta koruyucu tıp alanından olmak üzere pekçok müslüman doktor ve bilimadamı tarafından ortaya konulmuştur. Kişisel hijyene çok dikkat edilmeli, eller günde yaklaşık 25 defa yıkanmalıdır (günde beş vakit namaz öncesi alınan abdestle 15 kez eller yıkanmış olur). Günlük olarak kişisel hijyene gösterilecek özen pekçok enfeksiyonel hastalığı öneleyecektir. İslamiyette yenilmesi öngörülen pekçok meyve ve diğer sağlıklı yiyeceğin hastalık önleyici ve bağışıklığı kuvvetlendirici etkisi gösterilmiştir. Bu gıdalar arasında zeytin ve zeytinyağı, zencefil, üzüm, nar, sirke, biberiye, incir bulunmaktadır. İslam’ın öngördüğü tamamlayıcı tıp bizleri hastalıktan korur ve doğal bağışıklık sistemimizi güçlendirir; bal, oruç tutma, namaz kılma (meditasyon), hastalar için okunan özel dualar, çörek otu, hacamat, kutsal meyve ve gıdalar, anne sütü, aromaterapi, zemzem suyu, şifacı kişinin özel dualar eşliğinde elle tedavisi. D vitamini için sık sık güneşe çıkılması ve D vitamini içeren gıdalar alınması pekçok hastalığı önler. İslam dini müslümanların zararlı ilaç veya madde kullanımını yasaklar. Şüpheli bir durum veya şaibe olması durumunda bile İslam maddenin tümüyle bırakılmasını emreder. Bu kural aşılar için de geçerlidir.
Söylenmesi Gereken Gerçekler

Aşılardaki haram maddeler arasında insan ceninleri, domuzdan elde edilmiş jelatin, alkol ile insan ve hayvan parçaları bulunmaktadır. Bu temiz olmayan haram içerik öyle acil bir durumda hayat kurtarmak için de verilmemektedir. Bir dolu enfeksiyöz ajanın milyonlarca insana ileride olması muhtemel bir enfeksiyon için “ne olur ne olmaz” mantığıyla verilmesi gülünçtür. Müslüman hekimlerin bunca haram ve zararlı kimyasal içeren bir tıbbi müdahale yöntemini benimsemiş olması çok yanlıştır.

İslam’da insan bedeni kutsaldır. Bedenimizi korumamız, doğallığını ve saflığını bozmadan sağlıklı tutmamız gerekir. Aşılar ne saf ne de doğal olduğundan, bilim ve tıbbın aşıları son derece tehlikeli addetmesine şaşırmamak gerekir. Çocuklarını aşılatmayan anne-babaları korkutmak için ilaç ve ecza endüstrisince dikkatle planlanmış bir korku propagandası sahnelenmektedir. İnanılmaz güce sahip dev endüstri tarafından endoktrine edilmiş ve rüşvete bağlanmış hekim ve hükümetler hertürlü sağlık, insan ve dini hakka aykırı bir biçimde zorunlu aşılama uygulamasını savunur hale getirilmiştir. Bu, sağlık kazandırmak için değil, kar elde etmek için yapılmaktadır. Hiçkimseye aşı dayatması yapılmamalı, zorla kabul ettirilmeye çalışılmamalıdır.
Aşıya Niçin Muhalifiz?

• Masum çocukların doğal bağışıklık sistemlerinin işleyişini bozup harap ediyor.
• Pekçok fiziksel ve tıbbi soruna yol açıyor.
• Pekçok hastada antibiyotiğe direnç gelişmesine neden oluyor.
• Pekçok kişide kısırlığa yol açabiliyor.
• Cıva ve alüminyum gibi pekçok zararlı kimyasal madde içeriyor.
• İşe yaradığına ve güvenli olduğuna dair ortada bağımsız ve bilimsel kanıt yok.
• Dünyadaki 1600 milyon müslüman için haram olan maddeler içeriyor (en son hacı adaylarına yapılması öngörülen menenjit aşısında domuzdan elde edilmiş maddeler çıktı).
• Ayrıca musevi, hindu ve vejetaryenler için de yasak olan maddeler içeriyor; sağlığa elverişsiz ve pislik dolular.
• Aşılar için harcanan trilyonlarca dolar para, 3. dünya ülkelerinde yaşayan insanları ve devletleri borç batağına saplayarak daha da fakirleştirirken, ilaç firmaları paraya para demiyor.
• Tıbben ahlak dışı bir uygulama; hastalıkların asıl sebeplerinin bulunması ve önleyici tedbirler üzerinde çalışılmasından insanlığı alı koymuştur. Her hastalığa karşı aşı kullanmak çok yanlış bir tıbbi uygulamadır.
• Ne şeffaflık var ne de kişinin aydınlatılmış rızası alınıyor. Çoğu ebeveyn, halk ve hatta hekimler aşıların zararlarından, içeriğinden ve nelere mal olduğundan habersiz.
• Giderek sayıları artan bir grup hekim, sağlık profesyoneli ve ebeveyn aşı muhalifi harekette yerini alıyor (ilgili websitesi adresleri aşağııdadır).
• Çoğu enfeksyionel hastalığı yenmek için vücudun bağışıklık sistemini doğal yoldan güçlendirebileceğimiz pekçok doğal yöntem mevcut.
• Pekçok emin, doğal alternatif mevcut.
• İnanılması güç bir biçimde BigPharma’ya mensup aşı üreticileri her ne sayıda insan zarar görüp ölürse ölsün herhangi bir yasal kovuşturmadan muaf tutulmakta.
• Her şeyden habersiz, masum çocuklarımız zarar görüyor ve bu çocukların hiçbiri kendilerine dayatılan aşılar için rıza göstermiş değil. Bu tıbben adam yaralamaktır.

A. Majid Katme, MBBCh, DPM (tıp hekimi)
İngiltere İslami Tıp Birliği Sözcüsü

Kaynak: lilliputian.me 


Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat