İran Seçimlerinin İç-Dış Siyasete Etkisi Nasıl Olabilir?


İran Seçimlerinin İç-Dış Siyasete Etkisi Nasıl Olabilir?

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 29 Şubat 2016 Pazartesi 14:54


İran seçimleri Hasan Ruhani öncülüğündeki reformcu kanadın elini güçlendirmiş görünüyor. Peki, bu sonuçlar dış politikada, özellikle de Suriye politikasında bir değişim getirir mi?

Küre Medya / Haber Merkezi
İran seçimlerinin ilk sonuçlarına göre pragmatistlerin ve reformcuların sandıktan çıkması, ekonomik reform peşindeki İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin elini güçlendirecek. İran dış politikasını da ekonomi eksenli belirleyebilir ama bölgesel politikalarında özellikle Suriye politikasında değişiklik beklenmiyor.

Ayşe Karabat’ın yorumu:

RUHANİ ARTIK RAHAT / AL JAZEERA 

İran’da Cuma günü yapılan seçimlerin ilk sonuçları Meclis’te son üç dönemden beri olan muhafazakar ağırlığı bitirmişe benziyor. Bu durum özellikle ekonomik reformlar yaparak yabancı yatırımcıları ülkeye çekmek isteyen İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin elini rahatlatacak.

İran’da Cuma günü çifte seçim yapılmıştı. Bu seçimlerden biri, Meclis, diğeri de dini lideri seçme yetkisine sahip Uzmanlar Meclisi içindi.

Şimdiki dini lider Ali Hameney, ülkedeki sistem gereği çok etkin. Medyadan, yargıya kadar bir çok alan onun denetiminde. Ancak Hameney 76 yaşında ve hasta.

Ülkede dini lideri belirleyen 88 kişilik Uzmanlar Meclisi sekiz yıl için seçiliyor. Bu durumda, Cuma günü seçimleri yapılan uzmanlar Meclisi’nin yeni dini lideri seçmesi büyük olasılık.

Hem Meclis hem de Uzmanlar Meclisi seçimlerinde aday adaylarının seçimlere katılıp katılamayacağına dini liderin etkisindeki Anayasayı Korucular Konseyi karar veriyor. Anayasayı Korucular Konseyi, özellikle reformist bir çok aday adayının başvurusunu geri çevirmişti.

İran’da seçimlere partiler değil, kişiler giriyor. Birbirine yakın düşünen isimler listeler oluşturuyor. Seçmenler de, kendi seçim bölgelerinin çıkartacağı temsilci sayısı kadar adaya oy verdiğinden, seçim sonuçlarının kesinleşmesi zaman alıyor.

Küçük ölçekli seçim bölgelerinde adayların kişisel özellikleri öne çıksa da,  hem Meclis hem de Uzmanlar Meclisi’nde üç grup yarıştı: Batı ile iyi ilişkileri ve özgürlükleri savunan reformistler; sistemin devamından yana olan batı ile ilişkilere mesafeli bakan ve kültürel değerlerin altını çizen muhafazakarlar ve son olarak iki grubun arasında bazıları reformculara, bazıları muhafazakarlarla daha yakın, kontrollü serbestlik savunan ve Batı ile iyi ilişkilere karşı olmayan pragmatist ya da ılımlı olarak tanımlanan grup.

İlk sonuçlara göre, Tahran’nın 88 kişilik Uzmanlar Meclisi’ne gönderdiği 16 temsilcinin 15’i reformcular ve pragmatistlerden oluştu. Tahran’dan en fazla oy alan isim eski Cumhurbaşkanı muhafazakarlara daha yakın ama pragmatist Ali Ekber Rafsancani oldu. En fazla ikinci oy alan aday ise şimdiki Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani. Ruhani’nin Cumhurbaşkanı olması, uzmanlar Meclisi’ne seçilmesine engel değil.

Omran Stratejik Araştırmalar Merkezi'nden İran uzmanı Arif Keskin'e göre, seçim sonuçları tam olarak belli olmasa da, bu pragmatistler ve reformcular için bir zafer sayılabilir:

"Bu seçim sonuçlarına bakarak, İran'da yapısal değişikliklerin olacağını söyleyemeyiz. Ama üç dönemden beri olan muhafazakar ağırlıklı Meclis değişti. Ilımlılar ve reformcuların bir çok önemli adayı elendi. Genç ve bilinmeyen isimlerle seçime girmek zorunda kaldılar. Amaçları da aslında muhafazakar etkinliğini kırmaktı. Bunu başardılar. Muhafazakarların bir çok ünlük ismi, Uzmanlar Meclisi'ne giremedi.Sonuçta Cumhurbaşkanı Ruhani'nin eli güçlendi ve önündeki engellerin bir kısmı kalkmış oldu."

Ekonomik reformlar yapılabilecek

Ruhani, özel sektöre daha fazla olanak tanıyan, yabancı yatırımlar için uygun bir atmosfer oluşturan, yolsuzluklarla mücadele eden bir dizi ekonomik reform gerçekleştirmek istiyor.

Batı ile yaptığı nükleer anlaşmayı, ekonomik kazanca çevirme niyetindeki Ruhani, belli ölçülerde dini lider Hameney’in desteğini de alıyor.

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden İran uzmanı Bayram Sinkaya, seçim sonuçlarını Al Jazeera’ya değerlendirirken pragmatistlerin en önemli ismi Rafsancani’nin seçim sonuçları için, ‘ülkeyi yeninden inşa etme zamanı’ dediğine dikkat çekti:

Bu söz bir yandan da ülkenin yıkıldığına da ve önceliğin ekonomi olacağını da işaret ediyor.  Meclis desteğini arkasında alan Ruhani, ekonomik reformların yanı sıra ekonomi eksenli bir dış politika izleyebilir. Bölgesel politikalarda da bazı değişiklikler beklenebilir ama bunun İran’ın Suriye politikasına yansımasını beklemiyorum. Çünkü Suriye politikasında Devrim Muhafızları etkin. Ayrıca Suriye meselesinde şu anda ellerini rahatlamış hissediyorlar. “

Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü Müdürü Prof. Kemal İnat da, “Ilımlılarla Reformistlerin parlamento seçimlerinde de oylarını büyük oranda artırmış olmaları, Cumhurbaşkanı Ruhani’ye karşı İran Meclisi’ndeki yoğun muhalefetin artık söz konusu olmayacağını gösteriyor,” diyor.

"İran'ın dış politikasında fırsatlar var"

İnat’a göre, seçim sonuçlarının ülkenin dış politikasına nasıl yansıyacağı Devrim Muhafızları gibi Muhafakar kesimin bürokrasideki uzantıları olarak görülebilecek aktörlerin dış politikada özellikle son dönemde öne çıkan pozisyonları konusunda alacakları tutuma bağlı olacak:

İran’ın Ortadoğu politikasında işbirliği ve uzlaşı yerine çatışmacı-güvenlikçi bir yaklaşımı hâkim kılan bu aktörlerin etkisinin kırılması kolay olmayacağı gibi, Ilımlı-Reformist olarak adlandırılan kesim içerisindeki siyasetçilerin bir kısmının da bu güvenlikçi yaklaşımı paylaşma ihtimali yüksek. Bu grup içerisinde yer alan Muhammed Cevad Zarif gibi İran nükleer anlaşmasının mimarı olarak görülen siyasetçilerin, küresel aktörlere karşı izledikleri bu diplomasi-işbirliği eksenli politikayı Ortadoğu bölgesine yönelik İran siyasetinde de öne çıkarmak istemeleri durumunda, buna karşı çıkacak kesimlerin karşısında ne kadar kararlı duracakları Tahran’ın dış politikasında belirleyici olacak. Seçim sonuçları, İran dış politikasını çatışma yerine işbirliği ekseni üzerine oturtmak isteyen aktörlerin konumunu güçlendirdi. Bu aktörlerin bu fırsatı kullanıp, hem İran’a hem de bütün bölge ülkeleri ve halklarına zarar veren çatışmacı politikalardan uzaklaşma konusunda çaba sarf edip etmeyeceklerini zaman ve muhataplarının tutumu belirleyecek.

AL JAZEERA

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat