İnsanların doğal karşılaşma mekanlarına ihtiyacı var


İnsanların doğal karşılaşma mekanlarına ihtiyacı var

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 11 Mart 2016 Cuma 15:38


Yeni Şafak yazarı sosyolog Fatma Barbarosoğlu, insanların hayat içerisinde doğal karşılaşma mekanlarına ihtiyacını dile getiriyor.

Küre Medya / Haber Merkezi
Yeni Şafak yazarı sosyolog Fatma Barbarosoğlu, insanların hayat içerisinde doğal karşılaşma mekanlarına ihtiyacını dile getiriyor.

Fatma Bararosoğlu, "Köy hayatını birlikte gözden geçirelim. Kadınların en tipik doğal karşılaşma mekanları fırınlar ve çamaşırhanelerdir. Erkekler kadınlara göre nispeten daha serbest zamanda, mesela köy odasında ya da köy kahvesinde bir araya gelebilirken; kadınlar sadece üretim odaklı, hizmet odaklı bir zaman anlayışı içinde birbirlerini görebilmekteydiler." diyor

Barbarosoğlu'nun ilgili yazısı:

 Şehir halkı olarak doğal karşılaşma mekanlarına muhtacız!

İnsanların doğal karşılaşma mekanlarına ihtiyacı vardır. Daha doğrusu tarih boyunca insanlar doğal olarak karşılaşmışlar, aynı mekanda ve aynı zamanda üretim odaklı vakit geçirmişlerdir.

Nasıl mı?

Köy hayatını birlikte gözden geçirelim.

Kadınların en tipik doğal karşılaşma mekanları fırınlar ve çamaşırhanelerdir. Erkekler kadınlara göre nispeten daha serbest zamanda, mesela köy odasında ya da köy kahvesinde bir araya gelebilirken; kadınlar sadece üretim odaklı, hizmet odaklı bir zaman anlayışı içinde birbirlerini görebilmekteydiler.

Tarlada-bahçede çalışırken, fırında ekmek pişirirken, çamaşırhanede çamaşır yıkarken çeşmeden bulaşık yıkarken, kapı önünde elindeki yünü bükmek için kirman eğirirken, birlikte dokudukları halıya/kilime kirkit sallarken, kışlık erzak için yardımlaşırken..

Bütün bu üretim mekanlarında kadınların yanında küçük çocukları vardır. Çocukların sosyalleşmesi nineleri, anneleri, ablaları ile birliktedir. Fakat çocukları oyalamak için özel bir çaba harcanmaz. Çocukların eline fırında bir parça hamur, çamaşırhanede bir tülbent, halı tezgahının başında da bir miktar ip verilir. Çocuk deneye deneye yapmayı öğrenir bu süreç içinde.

Şehir hayatı, ev merkezli üretim imkanlarını kısıtladığı için, doğal karşılaşma mekanları yerini örgütlü karşılaşma mekanlarına bırakır. “Bir maniniz yoksa annemler size gelecek” diyerek çocukla komşuya haber salınarak akşam oturmasına gidilir/di.

Mahallelerin çıkmaz sokaklardan oluştuğu ve otomobili olan hanenin sadece bir kaç tane olduğu hayatta, çocukların sosyalleşmesi sokakta gerçekleşirdi. Açık havada, koşma, zıplama yarışma odaklı oyunların oynandığı bir sokak hayatı. Televizyonun ancak akşam saatlerinde oldukça sıkıcı programlarla yayın yaptığını hatırlayacak olursak, çocukların bir tutku olarak çizgi romanları okumasını, Kemalettin Tuğcu kitaplarına uzun uzun gözyaşı dökmesini anlamamız zor olmayacaktır.

Müstakil evlerden apartmanlara, mahalle apartmanlarından sitelere, rezidanslara taşındıkça sosyal dokuda değişiklikler, zaman ve mekan örgütlenmesinde yeni unsurlar ortaya çıktı. 

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat