İktidar ve Şiddet -I-


İktidar ve Şiddet -I-

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 01 Kasım 2017 Çarşamba 16:24


Bu makalede, modern iktidarların şiddetle ilişkisi irdelenmeye çalışılmaktadır. Modern İktidarın ve şiddetin nasıl bir bütünü oluşturduğu, birinin diğeri olmadan bir anlam ifade etmediği/etmeyeceği izaha gayret edilecektir.

Küre Medya / Haber Merkezi
Bu makalede, modern iktidarların şiddetle ilişkisi irdelenmeye çalışılmaktadır. Modern İktidarın ve şiddetin nasıl bir bütünü oluşturduğu, birinin diğeri olmadan bir anlam ifade etmediği/etmeyeceği izaha gayret edilecektir.

Devlet ve şiddet üzerine değinmeye başlamadan önce, şuna dikkat çekmekte fayda vardır ki, kanaatimizce şiddeti anlama açısından burası önemlidir. Şiddet dediğimizde ilk akla gelen, doğrudan bedene uygulanan fiziki müdahaleyle sınırlı olarak anlaşılmamalıdır. Tabi ki ilk anlama sahip olan da budur. Resmi söylem her zaman madalyonun bir yüzünü göstermiştir, oysa madalyonun her zaman iki yüzü vardır.(1)Bu bağlamda göz önünde bulundurmamız gereken, iktidarın toplum içerisinde şiddeti tetikleyen bütün yolları açmasıdır. Şiddetin asıl gizli yüzü de buradadır. İktidarların en temel hedefi, bekalarının teminini sağlamaktır.

İktidarlarda hukukla olay, yasaların metniyle ruhu, mevzuatla uygulama farklıdır. Anayasaların birçoğu göstermektedir ki, tanımı yapılan rejimle, yürürlüktekinin hiçbir ilgisi yoktur. Üstelik Anayasalar, rejimi gizleyen bir paravan işlevi görür.(2)İktidarlar için aklıselim yurttaşlar topluluğunun (ulusun) varlığı, sorgulayabilen zihniyete sahip bireylerin oluşması, iktidarlar açısından olumsuzluktur. Bedeni ve arzuları kontrol etmek isteyen iktidarlar, bazen bedeni bastırma pratikleriyle kontrol etmeye, bazen de ona içkin olan arzuları yüz üstüne çıkararak, bedeni denettim altına almaya çalışmışlardır.(3)Bunu sağlamak için de, eğitimle, devlet politikalarıyla, mahkemeleriyle, medyayla, basın-yayın organlarıyla, toptan bir çaba harcama girişiminde bulunulmaktadır. İktidarın sahip olduğu kurumlar aynı zamanda muktedir kılıcıdır ve kısıtlayıcı olmayı sağlar.(4) 

Şiddet gösterebilmesi için, öncelikle kendisinin tanımladığı suç unsurunun ortaya çıkması lazımdır.(5)Bunu ortaya çıkarmak da yine modern devletin kendi işleviyle gerçekleştireceği bir eylemdir. Suçun tanımlanmasında iktidarın öncelikleri ve suç tanımlarının çoğunun Kamu düzeni ile ilgili olması önemlidir.Neyin suç neyin değil olduğunu belirler ve gerekli yaptırımları karara bağlayarak yasalaştırır. Bundan sonraki süreçte, gücünün göstergesi olan yasaları uygulayabilmesi için suçun oluşması gerekir. Toplum kurgusu içerisinde suçun oluşması için bütün yolları sonuna kadar açar. Kötülüğe giden yolları bilerek-isteyerek açar yol verir. Çünkü suç oluşmazsa şiddet ortaya çıkmaz. Suçun karşısında şiddet göstermek ise meşruiyet ister. Yani suçun oluşması için, suça sevk eden yolların aktif olması gerekir.

Bunlardan bir kaçı; Aklı giderici alkol üretir, ürettiği alkolü piyasaya sürer, satışına müsaade eder,(6) vergisini toplar, toplumun akıl sağlığını kaybetmesine yardımcı olur. Aklı başından giden bireylerin suç işlemesi tabi ki kaçınılmazdır.(7)Aklı gidenlerin işledikleri suçlar karşısında gerekli cezai işlemi uygular.(8)Alkol ve uyuşturucu üretiminin meşruiyet aldığı nokta ise bireysel özgürlüklerdir.


YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYINI >>>>>>

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat