İbrahim Karagül:"Artık savaştayız"


İbrahim Karagül:"Artık savaştayız"

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 17 Şubat 2016 Çarşamba 14:38


Yeni Şafak yazarı İbrahim Karagül bugünkü köşe yazısında Suriye'nin geleceği ile ilgili bir analizde bulunuyor.

Küre Medya / Haber Merkezi
Yeni Şafak yazarı İbrahim Karagül bugünkü köşe yazısında Suriye'nin geleceği ile ilgili bir analizde bulunuyor.

İbrahim Karagül, "Suriye coğrafyanın düğüm noktasıydı. Düğümü çözmek kolay, tekrar düğümlemek imkansıza yakın bir şeydi. Düğüm çözüldü. İstikrarın yeniden tesisi uzun yıllar alacaktır. Türkiye dahil, bütün bölge ülkelerini yönetilmesi çok zor bir dönem bekliyor. Sadece bölge ülkeleri değil, dünyanın belli başlı merkez ülkelerinin hepsi şu an bu cephede pozisyon alıyor." diyor.

Karagül Suriye'nin geleceğindeki duruma karşı her ülkenin kendi ideolojisine göre pozisyon alacağını ifade ediyor.

Karagül'ün ilgili yazısı:

İbrahim Karagül/ Açık konuşalım artık savaştayız

Suriye coğrafyanın düğüm noktasıydı. Düğümü çözmek kolay, tekrar düğümlemek imkansıza yakın bir şeydi. Düğüm çözüldü. İstikrarın yeniden tesisi uzun yıllar alacaktır. Türkiye dahil, bütün bölge ülkelerini yönetilmesi çok zor bir dönem bekliyor. Sadece bölge ülkeleri değil, dünyanın belli başlı merkez ülkelerinin hepsi şu an bu cephede pozisyon alıyor.

Dolayısıyla durum Suriye meselesi olmaktan çoktan çıkmış, Şam yönetimi ana aktör olma özelliğini kaybetmiştir. Şimdi durum, bölge meselesi olmanın da ötesine geçiyor ve küresel güç hesaplaşmasına doğru gidiyor.

İran-Rus cephesi ülkeyi fiilen işgal ederken Batı cephesibelirsizliklerle dolu, sadece mülteci meselesine indirgenmiş bir gerçeğe göre pozisyon alıyor görünüyor. Ancak onların ülkenin geleceğine ilişkin artık gizlenemeyen bir gündemleri daha var: Bunu başarırlarsa yıllarca devam edecek bir savaşı Türkiye'nin içlerine servis etmiş olacaklar.

S. Arabistan ve Basra Körfezi'ni vuracaklar
Suriye PKK'sı (PYD) üzerinden yürüttükleri harita çalışması, bu çalışmaya İran ve Rusya'yı da ortak etmeleri kaçınılmaz bir savaşın ön hazırlıklarına benziyor. Mesela Almanya'nın, bütün Avrupa adına, mülteci meselesine ilişkin hassasiyeti, güvenli bölge ya da yeşil bölge olarak bir sığınma alanı oluşturulmasına yönelik son destekleri oldukça pozitiftir.

Ancak aynı Almanya'nın ve bir çok Avrupa ülkesinin PKK/PYDpolitikaları artık doğrudan Türkiye'yi hedef almaktadır ve son derece tehlikeli bir geleceğe işaret etmektedir.

Bu noktadan sonra her ülke kendi jeopolitik hamlelerini yapacaktırİnsani trajedinin dışında, Türkiye dahil her ülke, kendi gelecek pozisyonlarına göre tavır alacaktır. Dolayısıyla ilginç ittifaklara, cephelere tanık olacağız. Suriye içi örgütler konjonktüre göre yer değiştireceği gibi biraraya gelemeyecek ülkeleri aynı cephede görebileceğiz.

S. Arabistan, Katar gibi Arap ülkelerinin askeri seçeneğe yönelmeleri öyle çok da basite alınmamalı. Çünkü Suriye'den sonraki hamle Basra Körfezi'ne yapılacak, Körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan doğrudan tehdit altında kalacaktır. Riyad yönetimi ve Körfez'deki müttefikleri bunun bilincindedir. Tehlikeyi uzunca zamandır "Tanklar Kabe'ye dayanmadan" başlıklı yazılarla gündeme getirmeye çalıştım.

Türkiye cephesi zaten açıldı
Bölgenin bugünkü durumunu okumak yetmiyor, bir sonraki aşamaya dönük gerçekçi okumalar acil önem arzediyor. Öyle ezberlenmiş barış nutukları ve girişimleriyle bir yere varılması mümkün değildir.

Hepimiz biliyoruz ki, bölge için bir dizayn vardır, bu dizayn harita çizimleriyle devam etmektedir. Suriye meselesi bir yola girdiği andaBasra Körfezi patlayacak, bir çok ülke tehdit altında kalacak, S. Arabistan'ın parçalanması gündeme gelecektir. Bugün bunları yazsak da, o gün geldiğinde şaşırmış gibi yapmaya devam edeceğiz. Çünkü biz en az yirmi yıldır şaşırmış gibi yapıyoruzOysa yirmi yıldır hep aynı yol yürünüyor, her ülke tuhaf bir basiretsizlikle sıranın kendisine gelmesini bekliyor. 


YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat