“Göz” ün İktidarı mı? İktidarın “Göz” ü mü?


Hüseyin PEHLİVAN, “Göz” ün İktidarı mı? İktidarın “Göz” ü mü?

Hüseyin PEHLİVAN


A+ |Normal |A-


Hangisi daha şeytani?

            Geçmiş dönemlerde iktidarlar tebaalarını sürekli gözetlemeye ve kontrole gerek duymazlardı; imkânları da bu günkü gibi geniş değildi.  Toplumun belli sinir merkezlerini kontrol ederler; bu da yürüyüp duran yönetim-itaat ilişkisinin iktidar lehine sürmesine kâfi gelirdi. Günümüz yönetim yapıları artık bununla yetinemiyorlar.

            Batıda cennet vadeden Kilise devletinden, yeryüzü cenneti vadeden modern ideolojik devletlere akan devam edip giden bir süreç oldu. Şimdilerde güvenlik vaadinin öne çıktığı yönetim yapılarıyla yoğun biçimde karşılaşmaya başlayacağız. Artık herkesin iktidarın gözü tarafından fiilen kontrol edilmesi gerekli görülecek dönemi yaşıyoruz, her bireyin detaylıca mahrem gözetilmeden gözetlenmesi meşru görülecek artık.

            Sokaklarda, işyerlerinde, evlerde, kameralarla gözetlenip durulan bir dünyaya, bir gündelik hayata mecbur bırakılacağız. Ulaşılan en uç noktalarıyla teknolojiyi kullanarak iktidar yapıları yönettiklerini yeni durumla kuşatmaya hazırlıyorlar. Artık güvenlik yani sizin güvenliğiniz mahrem gözetilmeden gözetlenmenize meşruiyet sağlar pozisyonda.

            “Güvenlik” suiistimal edilerek devletin gözü her bir detayı da gözlemeye hak kazanacak; muktedirlerin gözü her alanda üzerinizde ve siz daima gözetleniyor olmanın farkındalığıyla iktidarı hissedeceksiniz. Hastane kapılarında, sınırlarda, trafikte, mahallenizde her yerde parmak izlerinizle, retina taramalarıyla, kameralarla takip edilip gözetleneceksiniz.

            Müslümanlığımızın bu gidişe diyeceği elbet sözleri var. Elbet bu konuyu gündem etmeli bu konuya yoğunlaşmalı, etraflıca bu konuya kafa yormalıyız. Gündelik hayatımızda bizi güvenlik korkusuyla korkutup gözetleyen sözde koruyan-gözeten yönetimler muhtemel ki varlıklarının devamı için güvenliği riske düşüren unsurları da besleyip büyütecekler.

            İktidarın gözü şeytani bir planla güvenlik başlığı üzerinden kendi meşruluğunu onaylatmaya kalkacak; buna dair sözümüzü duruşumuzu olgunlaştırmalıyız.

İkinci husus ise gözün iktidarına dair:

            Günümüzde görme duyusu her alanda egemenliğini tartışmasız ilan etmiş durumda. Tabi bunun yanı başında belirginleşen bir vakıa da gösterme yani teşhir eski tabirle. “Bütün bir kâinat muşamba dekor” dan oluşturulmuş şairin dediği gibi. Her şey göze göre düşünülüp biçimlendiriliyor artık. Gözün neredeyse tek başına egemen olarak duyularımızın en önünde, varlıkla ilişki kurmada temel öge olması nasıl sonuçlar oluşturuyor-oluşturacak bunu düşünmemiz lazım.

            Geçmişte göze hitap eden tasvirleri üçüncü boyut olmaksızın oluşturmaya çalışan irade Müslümanlığın ortalama iradesiydi aslında. Perspektifi varlığı anlama ve idrak etmede hakikati örten bir sorunluluk durumu olarak görme; minyatürü teorik olarak destekleyen ve genel olarak çoklu perspektifi oluşturan düşünceydi. Şimdilerde görmek ve göstermekle alakalı Müslümanlığın sınırları gündelik hayatımızda unutulmuş ya da yok sayılmakta.

            Gözlerin varlığa bakışı, varlığın gerçekliğinin idraki zannedilen modern dönem sarhoşluğundan kurtulamıyor Müslümanlık. Görmek-bakmak ve göstermekle ilgili Müslümanlığımızın derin temelleri olan ve sade teorik olma sığlığında değil pratik hayata ince ince sirayet etmiş şiarları var. Gündelik hayatta görmek-bakmak ve göstermekle alakalı Darul İslam’dan beri devam eden adap, teknolojinin de desteğiyle artık yok olmaya yüz tutacak gibi görünüyor.

            Göze hitap etmenin her alanda egemenlik kurduğu bir dünyada yaşıyoruz. Şeytani bir etkiyle görünüşün tüm planlarda en evvel gözetildiği, şeklin muhtevadan, ambalajın üründen zarfın mazruftan çok daha önemsendiği bir dünya oluştu. Bunun farkında olalım. Görmek-bakmak ve göstermenin bizde sınırları olduğunu unutmayalım.


Yukarı Dön

Yorum yapyorum

Yorumlar

İlyas Metin
29.01.2016 13:14
Selamün aleykum
Kameranın gözü sayın abim :)

Fıtrata mugayir bir sistemin yan etkileri saymakla bitmez, yok olacaklarını bilseler bile bunlar aslına rucu etmezler
Yorum yapyorum

 

Yazarın Diğer Yazıları



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat