Hikmet Nedir?


Hikmet Nedir?

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 04 Ekim 2016 Salı 15:44


Hepimizin bildiği ve iman ettiği gibi Rabbimiz hükmünde hikmet sahibidir. Her İlahi hükümle ilgili olan bu hikmet, hükmün dışında bir şey değildir.

Küre Medya / Haber Merkezi
Hepimizin bildiği ve iman ettiği gibi Rabbimiz hükmünde hikmet sahibidir. Her İlahi hükümle ilgili olan bu hikmet, hükmün dışında bir şey değildir. Nitekim konuyla ilgili birçok ayet-i kerime, kısaca ifade ettiğimiz bu gerçeği beyan eden bir içeriktedir.,

"Eğer seni yalanladılarsa, senden önce apaçık deliller, hikmetli sahifeler ve nur verici (aydınlatıcı) Kitab'la gelen resuller de yalanlanmıştı. (3-Al-i İmran 184)"

Mehmet Alagaş / Hikmet Nedir?

Hepimizin bildiği ve iman ettiği gibi Rabbimiz hükmünde hikmet sahibidir. Her İlahi hükümle ilgili olan bu hikmet, hükmün dışında bir şey değildir. Nitekim konuyla ilgili birçok ayet-i kerime, kısaca ifade ettiğimiz bu gerçeği beyan eden bir içeriktedir.,

"Eğer seni yalanladılarsa, senden önce apaçık deliller, hikmetli sahifeler ve nur verici (aydınlatıcı) Kitab'la gelen resuller de yalanlanmıştı. (3-Al-i İmran 184)"

"Elif, Lam, Ra. Bunlar hikmetli Kitab'ın ayetleridir. (10-Yunus 1)"

"Gerçekten o (Kur'an), Bizim katımızda bulunan Ana Kitab'tadır (Levh-i Mahfuz'dadır). Çok yücedir, hüküm ve hikmet doludur. (43-Zuhruf 4)"

İlahi hükümlerdeki hikmet, bu hükümlerin içindedir gerçeğini hareket noktası kabul ettiğimiz zaman hikmeti "Emir veya nehiyle ilgili herhangi bir İlahi hükmü yaşadığımız veya terkettiğimiz zaman karşılaşacağımız anlamlı sonuçtur" şeklinde tanımlayabiliriz. İlahi hükmü yaşadığımız zaman karşılaşacağımız rahmet ve güzel sonuç bu hükümle ilgili bir hikmet olduğu gibi İlahi hükmü terkedip-yaşamadığımız zaman karşılaşacağımız zillet ve musibet de aynı hikmetin diğer boyutudur.

Kur'an-ı Kerim'in birçok yerinde Kitab ile hikmetin ayrı zikredilmesi, Kitab veya Kitab'taki hükümler ile hikmetin ayrı şeyler olduğu anlamına gelmez. Hüküm ile hikmetin ayrı zikredilmesindeki hikmet, biz insanların hüküm ve hikmeti bir arada anlamamasıyla ilgilidir. İnsanların çoğu hükmü okumasına, hükmü bilmesine rağmen bu hükümdeki hikmete vakıf olmayabilir. Bu kimselerin okuyup-bildikleri bazı hükümlerle ilgili hikmete ulaşamaması, bildikleri hükümlerde hikmet olmadığı veya hikmetin başka bir yerde olduğu anlamına gelmez. Bu kimseler kendilerine bu hükümlerin verildiği fakat bu hükümlerde bulunan hikmetlere henüz ulaşamayan kimselerdir.

İlahi hükümler yaşandıktan veya terkedildikten bir süre sonra akibet düzleminde somutlaşarak herkese açık bir hale gelecek olan bu hikmetler, İlahi hükümler henüz yaşanmadan veya terkedilmeden bu hükümlerdeki hikmetler peygamberlere ve hikmete layık bazı müslümanlara lutufla veya tebliğle (anlatarak) verileceği gibi ayetler üzerinde samimi çalışmalarda bulunan, ihlaslı bir cehd içinde olan müslümanlara da verilebilir. Bu ihlaslı müslümanlar herhangi bir hükümle karşılaştıkları zaman bu hükmün yaşanmasında veya terkedilmesinde karşılaşılacak olan muhtemel akibetleri Kur'an bütünlüğünde derinlemesine araştırıp-tefekkür ederek, hükümle ilgili hikmete ulaşabilirler.

Hikmetli yani hikmeti içinde bulunan bir kitab olan Kur'an-ı Kerim, hükümlerdeki hikmetin açılımı konusunda farklı örnekler sergileyen bir Kitab'dır. Bazı hükümler hikmeti açıkça beyan edilmeden zikredilirken, bazı hükümler hikmetiyle birlikte zikredilmektedir. Mesela "Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur. Yeryüzünde kibirli bir azametle (böbürlenerek) yürüme. Çünkü sen (derinlik olarak) ne yeri yarabilirsin, ne de boyca (yükseklik olarak) dağlara erişebilirsin. Kötü olan bütün bunlar, Rabbın katında sevilmeyen şeylerdir. İşte bunlar Rabbinin sana vahyettiği hikmetlerdendir. Rabbin ile beraber başka ilah edinme yoksa kınanmış ve kovulmuş olarak cehenneme atılırsın. (17-İsra 36..39)" ayet-i kerimelerindeki nehiylerden sonra ayet içinde yapılan bütün açıklamalar, bu nehiylerin (sakındırmaların) hikmetiyle ilgili açıklamalardır. Zaten hükmün hikmetiyle ilgili bu açıklamalarda bulunulduğu içindir ki "İşte bunlar Rabbinin sana vahyettiği hikmetlerdendir" buyurulmaktadır.

Aynı şekilde "Ey ulul elbab (zikir, hikmet ve hayır sahibleri), kısasta sizin için hayat vardır. Böylece sakınırsınız. (2-Bakara 179)" ayet-i kerimesindeki "..sizin için hayat vardır" ifadesinde de kısas hükmünün en önemli hikmetine açıklık getirilmektedir. En önemli dememizin nedeni, hüküm ile hikmetin birlikte zikredildiği ayet-i kerimelerde hiç kuşkusuz ki zikredilmeyen başka hikmetlerin de olacağını dikkate almamız içindir.

İnsanları İlahi hükümlere hikmetiyle birlikte davet etmek, tebliğe muhatab olan kişilerin hem kalbine ve hem de aklına hitab edeceği için mübelliğler için önemle dikkate alınması gereken bir husustur. Nitekim mübelliğler için örnek şahsiyetler olan peygamberlere ve Peygamberimiz (s.a.v.)'e "Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır, onlarla en güzel bir biçimde mücadele et. Rabbin, yolundan sapanları bilendir ve hidayete (doğru yola) erenleri de bilendir. (16-Nahl 125)" buyurulmakta ve birçok ayet-i kerimede bu peygamberlere tebliğde elzem bir gereklilik olarak Kitab ve hikmetin birlikte verildiği beyan edilmektedir.

Resulullah (s.a.v.)'in "Hikmeti (hikmete) ehil olmayana vermek hikmete zulümdür. Hikmeti (hikmete) ehil olana vermemek, hikmet ehline zulümdür" mealindeki sözlerini dikkate alarak "Şimdilik bu kadar yeter" diyebiliriz.

Hükmünde hikmet sahibi olan Allah'a teslim ve O'na emanet olalım..

Yukarı Dön



Etiketler:

Yorum yapyorum

Yorumlar

Kemal Songür
04.10.2016 17:09
selam ile..
''İnsanları İlahi hükümlere hikmetiyle birlikte davet etmek, tebliğe muhatab olan kişilerin hem kalbine ve hem de aklına hitab edeceği için mübelliğler için önemle dikkate alınması gereken bir husustur.'' Mübelliğlere hikmetli nasihatler, Mehmet Alagaş ağabey, Rabbim senden/cehdinden razı olsun dualarımızla.
Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat