Hamza Er "Ramazan ve Kur'an" ilişkisini anlattı


Hamza Er "Ramazan ve Kur'an" ilişkisini anlattı

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 17 Mayıs 2017 Çarşamba 15:32


İyinesil Kardeşlik Derneğinin "İslâmi Tasavvurun Gelişimi" üst başlıklı seminerler dizisinin Mayıs ayı konuğu İstanbul’dan AKMER kurucusu yazar Hamza Er oldu. Dernek salonunda yapılan programda Ramazan ayının yaklaşması sebebiyle "Kur’an ve Ramazan" konuşuldu.

Küre Medya / Haber Merkezi
Eynesil/Giresun'da faaliyet gösteren İyinesil Kardeşlik Derneğinin "İslâmi Tasavvurun Gelişimi" üst başlıklı seminerler dizisinin Mayıs ayı konuğu İstanbul’dan AKMER kurucusu yazar Hamza Er oldu. Dernek salonunda yapılan programda Ramazan ayının yaklaşması sebebiyle "Kur’an ve Ramazan" konuşuldu.

Hamza Er konuşmasına, insanlık tarihinin kendisine pek çok önem atfedilen gün ve gecelerle dolu olduğunu, farklı inanç ve kültürlerin kendi üretilmiş değerler sistemine göre istisna günler belirlediğini ve o zaman dilimleriyle ilgili özel ayin ve törenler icat ettiğini belirterek bağladı.

Müslümanların, kıtalar aşıp farklı kültür ve inanç sahipleriyle buluşması sonucunda bu kültürlerle etkileşim gösterdiğini, Kur'an'dan kopuşun getirdiği zaaflarla da bu inanç sahiplerinin günleriyle yarışır özel günler icat ederek İslami kılıflarla kutlamalar belirlediğini söyleyen Hamza Er, “Oysa temiz, hiç bir lekesi olmayan, bütün eksiklik ve kusurlardan münezzeh olan, herhangi bir eksikliği kabul etmeyen anlamına gelen Kuddüs isminin sahibi Allah(c) gün ve geceleri, ayları, mekânları özel ve mübarek kılma yetkisine de mutlak sahiptir. Bu konuda eksik bir alan bırakmamış olan Rabbimiz, Kitabında bizlere önemli zaman dilimleriyle ilgili gerekli mesajı da bildirmiştir.” dedi.

Yaklaşmakta olduğumuz Ramazan ayının, Kur'an'la sabit olan Hz. Muhammed'in(s)'in de önemini perçinleyen uygulamalarıyla mü'minlere işaret edilmiş böyle mübarek bir ay olduğunu vurgulayan Hamza Er, “Biz mü'minler, vahiyle değeri bildirilmiş bu zaman dilimlerinden gereği gibi istifade etmeye çalışmalı, bunun nasıl olması gerektiğiyle ilgili de yine Kur'an'a ve Peygamberin(s) açık sünnetine başvurmalıyız.” dedi.

Hamza Er, günümüzde birçok ibadette olduğu gibi Ramazan algısında da önemli sapmaların görüldüğünü, yüzyıllar süren kaynaktan kopuş ve bozulma süreci sonunda Ramazan ve Kadir gecesi içi boşaltılarak yüceltildiğini belirtti.

Ramazan ayının önemini bizlere bildiren Kur'an ayetlerinin, bu ayın hangi özelliklerinin olduğunu açıkça akıl sahiplerine sunduğunu söyleyen Hamza Er, Rabbimiz hiçbir uydurmaya ve tahribata fırsat vermeyen mesajlarla sunulmuş ayetlerle bizleri karşı karşıya bırakmıştır diyerek ilgili ayetleri paylaştı.

"Ey iman edenler, sizden öncekilere yazıldığı gibi, oruç, size de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki sakınırsınız." (2/Bakara, 183)

"Ramazan ayı, insanlara yol gösteren, hidâyeti, doğruyu ve yanlışı ayırt edip açıklayan Kur'an'ın indirildiği aydır, içinizden kim o aya yetişirse oruç tutsun..." (2/Bakara, 185)

"Apaçık Kitaba andolsun; gerçekten Biz onu mübarek bir gecede indirdik, gerçekten biz uyaranlarız." (44/Duhan 2,3)

Hamza Er ilgili ayetlerle ilgili şunları söyledi:

Konuyla ilgili ayetlere baktığımızda Ramazan ayının mübarek kılındığını, bu ayı değerli, kılan temel özelliğin de Kur'an olduğunu görürüz. Yani Kur'an'ın bu ayda indirilmeye başlanması, Allah'ın oruç ibadetini bu aya has kılması nedeniyle Ramazan bizler için önemlidir.

Ramazan, muhasebe, cömertlik, tezkiye, tefekkür duygularının yoğunlaşması gereken, kişiye sorumluluklarını gözden geçirmesini sağlayan, öz eleştiri fırsatı sunan bir aydır.

Ramazan, ıslah ve arınma ayıdır, oruç, ayette belirtildiği üzere haramlardan, fahşadan, münkerden sakınmanın, muttaki olmanın aracıdır. Allah için feda etmenin, yemeyi içmeyi ve meşru da olsa bazı ihtiyaçlarımızdan belli bir süreliğine O'nun için vazgeçmenin ispatıdır.

Oruç zaaflardan arınmanın, Rabbimiz için mahrumiyetleri ve güçlükleri göğüsleyebilmenin ve zorluklara mukavemet gösterebilmenin eğitimini verir. Bu hassasiyet Tevhidi bilincin kökleşmesine katkılar sağlar. Kendimizi olduğundan daha üstün ve değerli zannetmemize yol açan, şirk ve zulüm bataklığına düşüren istiğna kirlerinden kişiyi arındırır. Oruç Takva'ya ulaştırır. Allah'ın haramlarından her daim sakınabilme duyarlılığı olan Takva bilinci Oruç ile zirve yapar.

Hamza Er Ramazan ayının tefekkür ve itikâf boyutuna da dikkat çekerek, Ramazanın nefsi arındırma, iradeyi güçlendirme, öze yönelik bir sorgulama ve vahiyle kendine yeniden çeki düzen verme, kişinin kendisini bilme ve yenileme çabasına zemin hazırlama vesilesi kılınması gerektiğine vurgu yaptı.

Ramazan ayının, Ümmetin ve insanlığın sorunları, ıstırapları konusunda duyarlılıkları artıran, yardımlaşma, dayanışma eğilimlerini besleyen bir fonksiyon ifa etmesi gerektiğinin altını çizen Hamza Er, “Peygamberimiz(s) ömrü boyunca Ramazan ayının son on gününü daima itikâfla geçirmiş, bu dönemi bir eğitim ve değerlendirme fırsatına dönüştürmüştür. İtikâf asla bir uzlete çekilme ve toplumdan soyutlanma ameli değil, aksine sahada olması gereken İslam davetçilerinin, dava adamlarının şarj olduğu, yenilendiği, daha güçlü ve arınmış bir şekilde insanların arasına dönüş yapmasını sağlayan bilinçlenme ibadetidir.” dedi.

Ramazan’da muhasebe yapmamız gerektiğini de hatırlatan Hamza Er, Ramazanın ömrümüzün son bir yılının değerlendirilmesinin yapıldığı bir milat, eylemlerimizi, amellerimizi sorguya tabii kılmamızı sağlayan bir vesile olduğunun da önemine değindi.

Ramazan ayını bizlere önemli kılan ayette Kur'an'ın üç önemli özelliğine de işaret edildiğini belirten Hamza Er, bu üç özelliğin “insanlara yol göstermesi/hadi, hidayeti açıklaması/beyyinat ve doğruyu yanlıştan ayırt eden olması/Furkan vasfı” olduğunu söyledi.

Hamza Er bu üç özellikle ilgili de şunları söyledi:

“Kur'an'ı nimet olarak kabul ediyorsak, bir nimete şükrünü göstermenin en iyi yolunun, o nimetin emrediliş amacını yerine getirmek olduğunu bilmeliyiz. Kur'an nimetine şükür, buyruklarına kulak verip tabi olmak, fark ettiğimiz hakikatleri başkalarına tebliğ etmek şeklinde olmalıdır. Haram-helal, hayır-şer, doğru-yanlış, güzel-çirkin, temiz-pis, faydalı-zararlı ayrımını Kur'an'a göre yaptığımız taktirde artık Kur'an bizim için bir "Furkan" olmuş demektir.”

Bu ay içerisinde başlatılan mukabele geleneğinin de ıslah edilmesi gerektiğini hatırlatan Hamza Er, Kur'an'ın şuursuzca metninden okunup geçilecek bir kitab olmadığını, üzerinde düşünülen, içerisindeki hakikatlerin kavranması gerektiği gerçeğini de önemle vurguladı.

"(Bu Kur'an,) Ayetlerini, iyiden iyiye düşünsünler ve temiz akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır." (38/Sâd 29)

Hamza Er,unutmayalım ki Ramazan; tüketim, eğlence, günah çıkartma ayı değil, rutinleşmiş, sıradanlaşmış ibadetlerimize yeniden ruh kazandıracağımız, kulluğumuzun bilinçli yansımaları hâline getireceğimiz bir aydır. Rabbim gereği gibi istifade edebilmeyi nasib etsin...”diyerek sözlerini sonlandırdı.


















Hamza Er'in 2017 yılında AKMER-Kağıthane Temsilciliğinde "Ramazan ve Kur'an" üzerine gerçekleştirdiği sunumu:


Yukarı Dön

İlgili Videolar






Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat