1 Mayıs ve “anti” olmak


Hamza ER, 1 Mayıs ve “anti” olmak

Hamza ER


A+ |Normal |A-


Son iki senedir piyasaya yeni bir akım servis ediliyor. Temel İslami ilkeleri görmezden gelip, Kur’ani mesaj üzerinde farklı çıkarımlar yaparak İslam ile sosyalist görüşleri harmanlamaya çalışan ve böylece yeni bir akım oluşturan kesimler meydanlarda boy gösteriyor. İslami söylemlere sahip ağabey konumundaki kişilerin başlattığı bu akıma  iyi niyetli ve kulağa hoş gelen sloganlardan etkilenen gençlerde iştirak etmekte…

Öncelikle şunu belirtmemiz gerekir ki, “La ilahe illallah” diyen bir Müslüman zaten “La” derken tüm ilahlık taslayan unsurları reddetmekte, insanlar üzerinde tahakküm kurmuş anlayışlara karşı çıkmaktadır. Batıl değerlerin kuşatmasına bir başkaldırıdır Tevhid…

Mü’minler, Müslim/Müslüman isminin başına, her biri reddedilmesi gereken beşeri ideolojilerle bağ oluşturacak ekler kullanamazlar. İslami kimliğimiz tek başına yeterli bir kimlik olmakta, bu yüce değerlerimiz hiç bir ideoloji ile sentezi kabul etmemektedir. Kapitalist, Milliyetçi, Sol, Sosyalist, Demokrat, Feminist, Laik Müslüman ekleri İslam dininin Rabbi olan Allah’a eksiklik izafe etmektir. Yarattığı kullarını en iyi tanıyan Allah, maddi, manevi, dünyevi, uhrevi sorun ve problemlere cevap verecek ilkeleri hiçbir açık kalmayacak şekilde peygamberleri vasıtasıyla biz insanlığa bildirmiştir.

Birbirlerine muhalefet etme adına üretilen ideolojilerin her biri ise karşı çıktığı fikrin yanlışları üzerinden kendini ifade ettiğinden tek boyutlu ve güdük kalmaya mahkûmdur. Küresel egemen güçlerin gidişata göre parlatıp, geri çektiği akımlar olarak kalan bu ideolojilerin ıslah etme iddiasıyla ürettiği söylemlerin, insanlığın bir başka yönden daraltılmasına ve bozulmasına sebep olduğu/olacağı açıktır.

“Anti Kapitalist Müslümanlar” sloganıyla meydanlarda görülen akım, “anti” diyerek karşı çıktığı kapitalizm kadar var olacaktır. Oysa “La” diyen bir Müslüman, Kapitalizmi ve ona itiraz eden sosyalist düşüncenin temellerini de sarsacak bir reddedişi ortaya koymuş olur. Yeryüzünün sadece ilahi değerlerle inşa edilebileceğini, mutlak Adaletin, esenliğin kaynağının ahiret boyutu olan İslam ile gerçekleşebileceğine inanır.

Burada sadece kullanılan unvanın sorun olmadığını da belirtmemiz gerekiyor. İfade edilen, gündeme getirilen sloganlarla Allah’ın ayetleri üzerinde tahribata kalkışıldığı görülmüştür. İnanılan, kulaklara hoş gelen ürettikleri yeni ideolojilerine ayetlerden dayanak bulma telaşına düşenlerin yorumsal tahribatlara başvurduğu, böylece hatalar yumağına sarmalandıkları ortadadır.

Allah'ın ayetlerini kendi yeni ideolojilerine uygun hale getirebilmek adına tahrif edenler sınırı aşma tehlikesiyle karşı karşıyadır. “Mülk Allah'ındır”, “insan için emeğinden başkası yoktur” ayetlerini Kur'an bağlamından kopartarak eşya, para ve iktisadi kalıba sokmak vebali olan bir girişimdir. Bu ayetlerden ilki Allah'ın toplumlar üzerindeki hâkimiyet, tasarruf salahiyetini ifade etmekte, diğeri ise herkesin kendi yaptıklarından sorumlu olduğunu, başkasının günah yükünü çekmeyeceğini anlatmaktadır.

Müslümanlar batının kendi ürettiği sorunlarına karşı yaşanan kamplaşmalarda taraf olamazlar. Kapitalizm büyük bir sömürü ve zulüm sistemi olduğu gibi ona karşı refleksle üretilen Komünist, sosyalist fikirlerde insan doğasına aykırı yeni problemler oluşturmuştur. Vahy’den bağımsız bu beşeri anlayışların dünyayı uyutma ve hedef saptırma amacı güden 1 Mayıs gibi organizasyonlarında figüran olmak Müslümanın izzetine yakışmamaktadır. Hele bu tür toplantılarda sapkın cinsel tercihlerini açıkça ifade eden sapıklar ve islama küfreden Marksist oluşumlarla omuz omuza olmak büyük bir garabettir.

Tevhidi söyleme sahip Müslümanlara ekranlarında 5 dk. konuşma fırsatı vermeyen programcıların da cezbeye gelerek bu topluluğa kucak açması, yıllarca İslama ve islami olana dudak bükerek ve yanıltarak yaklaşan bu ekran sahiplerinin ödül gibi iştahla bu ekibi konuşturma yarışına girmesi, dinin magazin haline getirilmesi ve asli rayından çıkartılması koşuluyla olduğu çok açık değil midir?

Dikkat çeken, popülerlik sağlayan, gençlere erkek, kadın ilişiklerinde ölçüsüz ortamlar oluşturan birliktelikler ve toplantılar reddedilmeli, haz merkezli oluşumlar yerine amellerde rıza-yı İlâhî aranmalıdır. Popüler olan çiğnenip tükürülen sakız gibidir. Kullanılıp atılır. Ama Allah için yapılan dünyada derin iz bırakır, Ahirette de inşallah karşılığını bulur.


Yukarı Dön

Yorum yapyorum

Yorumlar

Kemal Songür
03.05.2013 16:13
-2-
Şahsım adına, ''kör öldü badem gözlü oldu'' durumuna düşmekten, cümlelerin içine saklanan harici/öteleyici yaklaşımlardan, çok çabuk adam harcanılmasından, doğruların kelek keseni benim-biziz havalarından, fotokopik zihinlerle kardeşliliğin/ümmetin oluşabileceğine dair söylemlerden, yanılgısız-hatasız ümmet beklentisi varsayımlarından, dilin yumuşatılmasını dinin yumuşatılması zannedenlerden, içeriği/kastı gözardı eden adeta 'kavram fetişizmi'' denilebilecek tavırları sergileyenlerden, bütün söylemlerini salt eleştirel olarak inşa edenlerden, bardağın sürekli boş tarafını konuşan ve asla dolu tarafını konuşmaya tenezzül etmeyenlerden muzdaribim.

İki seçenek var diye düşünmekteyim;
1- Ya kendilerini İslama nisbet eden ve hayatlarıyla bunu isbat edenleri düştükleri yanılgılardan dolayı tekfir edilecek ve iletişim köprüleri dinamitlenecek.
2- Ya da hakikate şahidlik edilerek, doğruları eğip bükmeden ama mutlaka doğru/merhamet diliyle ve de tekfircilik belasına düşülmeden, iletişim köprülerini dinamitlemeden, mübelliğ hassasiyetiyle ve asla mavi boncuk dağıtmayan bir davet dili oluşturulacak. Benim tercihim ikincisidir. selamlar.
Kemal Songür
03.05.2013 15:47
-1-
''Tevhidi müslüman'' ayırımı, nufuz kağıdındaki ya da ataların müslüman oluşuna atıf yapan vahiyden-peygamberden ve öğretilerinden habersiz namazsız-tesettürsüz ve dine karşı ilgisiz/alakasız yığınlara yönelik veya Yaşar Nuri Öztürk tiplemesi gibi/olan laik/seküler ve de bel'amlığı apaçık olan din tüccarlarına ve takipçilerine yönelik bir ayrıştırma için kullanılmamaktadır.

Bu ayırımı yapanların kastı, bariz emir ve nehiyleri hayatlarına yansıtan, ümmetçi duruşlarıyla/pratikleriyle ve İslami bir yönetimin özlemi içinde olan, vahiy-peygamber ve öğretileriyle hemhal koşuşturmalar içinde olan, fakat sistemin değişmesine yönelik yanlış bilgi/etkileşim/okuma kaynaklı ''vahim'' ama hata-yanılgı diyebileceğimiz söylemler/eylemler sergileyen kesimler kasdedilmektedir.

Yanılgıların, vahim de olsa hataların diilendirilmesi, uyarılması, şiddetle tenkid edilmesi başka birşey, öteleyici/harici yaklaşımla muhatapları tasvir etmek başka birşeydir.
Hamza Er
02.05.2013 15:54
Katkılar fayda sağlar
Katkılar için tüm dostlardan Allah razı olsun.

Fatma hanımın hassasiyetleri önemli. Tevhidi söyleme sahip olmayan müslüman olur mu? sorusu evet gündeme gelebilir. Bizler her şeyin karmakarışık olduğu günümüzde bilinçli müslümanları, kendini müslüman olarak ifade eden ama bütün imani değerlerden kopmuş kitleden ayırt etmek için bir ayrıştırma aracı olarak Tevhid ekini kullanmak durumunda kalıyoruz. Bu durum, bu tür makalelerde muradın anlaşılabilmesi için mazur görülebilmeli.

Kemal ve Hamza abinin ikazlarının da bu yönde olduğunu sanıyorum. İfade ve tanımlama tarzlarımız, temel söylemimizle çelişmediği, çatışmadığı oranda tahammül edilir görülebilmeli.

Katkılardan dolayı tekrar kardeşlerime teşekkür ediyorum.
Mustafa Öner
02.05.2013 15:29
Doğrudur
Hamza kardeşim dediklerin hatırlattıkların siyasal- postmoden -küresel her bakıştan doğrudur.Bugün müslümanlar eylemlerini karşıdakinden esinlenerek yapıyorlar.Hangi yolun yolcusuyla nasıl hareket etmelidir bu vahiyle sabitkadem bilahare değişmez sabitlerdendir.Dğerli hatırlatmalarını ilgiyle takib ettiğim F.Ceren hnmın bizlerin kullandığı kavrama dikkat yöneltmesi önemle anlaşılsa.Anlamadan yargılamak edebden ve usülden uzakdır.Populer kültür böyle zuhretmiştir. Marksistlerle omuzomuza hareketin sınırı insani yardımın sahasındada bilahare vaziyet okuyabilmeli.Hakla hakka yürümeye devam kardeşim.Alah Kuran davetçilerinin önünü açsın.Önce müslümanların gözlerini.
Müslim
02.05.2013 03:36

Çok yerinde tespit ve açıklamalar.
Rabbim ayaklarınızı hak yolda sabit kılsın.
Hamza Akdeniz
01.05.2013 20:20
aynası iştir kişinin lafa bakılmaz
Hamza er kardeşimi tebrik ediyorum tam zamanında ve yapması gerekeni yapmak işte buna denir yüreğine sağlık kavram kargaşasına takılmadan uyarıcı ve ikaz edici bir makale olmuş ALLAH razı olsun yorum yazan arkadaşlarda makalenin içinden bir cümleyi cımbızla çekip kemal songürün çokça kullandığı kavram fetişizmine girmemelerinin daha doğru olduğuna inanıyorum çünkü bizim işe pratiğe eyleme çabaya ihtiyacımız var çünkü yükümüz ağır yolumuz uzun arkadaşlar iş ve eylem bilincini koşanmamız dileğiile
Kemal Songür
01.05.2013 14:12
yerinde tesbitler...
İlahi olanın beşeri eklemelere ihtiyacı yoktur, ancak rasulün rıhletinden sonra maalesef kişi ve toplulukların kendilerini mezhep-meşreb-ekol-taraf/hizb ve benzeri eklemelerle tanımlamaları bir vakıadır, bu tanımlamalar kar topu gibi büyüyerek/çeşitlenerek günümüze kadar gelmiştir.
Yapılması gereken, öz kavramlara vurguları yoğunlaştırmak ve aidiyeti vahye atıf yaparak dillendirmektir. ''Laik/demokrat/sosyalist-sol müslüman'' gibi apaçık batıl kavramsallaştırmalar şiddetle reddedilmesi gerekirken, içeriği ve aidiyeti apaçık batıl olmayan ya da yüklenilen anlamlardan dolayı tevili mümkün olan ''islamcı'' gibi kavramsallaştırmalar tolere edilerek karşılanmalı ve asla-adeta ''kavram fetişizmi'' durumuna düşülerek bu kavramı kullananlara karşı ''değerlerinizi kaça ve neye karşılık sattınız'' gibi uç/harici dillere tevessül edilmemelidir. İslamcı kavramının kullanılmasından da yana değilim, bu kavramın kullanılmasında mahsur görmeyen ve düşünsel yakınlık içinde gördüğümüz muhataplara da adeta din elden gidiyormuş gibi dışlayıcı-itici-ötekileştirici yaklaşılmasından da yana değilim.
Bir de buna ''tevhidi/muvahhid müslüman'' gibi tanımlamaların da mahsurlu olduğu varsayılarak iyice işin içinden çıkılamaz hale getirilmemelidir. ''Tevhidi müslüman'' demek düşüncelerinde netleşenler demektir ve bu tanım samimi gayretlerine/kulluklarına rağmen doğru düşünceye ulaş(a)mamış muhatapları tekfir etmemek içindir.
Eline sağlık Hamza kardeşim.
Necdet Dalyan
01.05.2013 11:28
TAM İSABET
İnşallah bu yazıyı okuyanlarda anlatılanların olumsuz olanları çok azda olsa yoktur. Günümüz müslümanları yada kendini müslüman tanımı içine alanlarının çoğu yaşanılan ve yutturulan değerlerle entegre olmuşlar. Yazın için Allah Razı olsun gerçekten güzel görmüşsün günümüz problemlerini yüreğine sağlık Allah Razı olsun.
Yorum yapyorum

 

Yazarın Diğer Yazıları



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat