Emir Büyük Yerden


Hacı Ali DOĞAN, Emir Büyük Yerden

Hacı Ali DOĞAN


A+ |Normal |A-


Adana’da casusluk skandalı kapsamında gözaltına alınan polis memurların ifadeleri hafızamda çok ilginç detayları çağrıştırdı.


Bilindiği üzere 13 Ekim 2012 cumartesi günü Amerika’nın silahlı unsurlarının incirlik üssündeki varlığını protesto etmek amacı ile “İslami Gençlik İnsiyatifi” öncülüğünde bir eylem düzenlenmişti. Türkiye’nin pek çok ilinden gelen Müslümanların katılımı ile düzenlenen etkinlikte grup yürüyüş, gazeteci Âdem Özköse ve yazar Hamza Er gibi pek çok aktivist iştirak etmişti.

Protesto eylemi için önce Adana Merkez Camiinde buluşuldu ve buradan şehir merkezine yüründü. İnönü parkındaki kısa konuşmaların ardından yine merkez camiine doğru yürünerek araçlara binildi ve 10 km. uzaklıktaki incirlik üssüne doğru yola çıkıldı. İncirlik üssünün bulunduğu kasabaya girişte bizleri bir sürprizin beklediğinden habersizdik. Daha önceden Adana emniyeti ile yaptığımız görüşmede protesto eylemimizin üssü tepeden gören tren hattında yapılması hususunda anlaşmış ve herhangi bir taşkınlığa izin verilmeyeceğine dair de elimizden gelen dikkat ve gayreti ortaya koyacağımızı söylemiştik. İncirlik girişine kadar da herhangi bir sorun çıkmamış organizasyonda görevli arkadaşlarımızın da gayreti ile hiçbir taşkınlığa ve huzursuzluğa izin verilmemişti. Ancak kasaba girişinde beklemediğimiz bir durumla karşılaştık. Bize taahhüd edilen eylem noktasının olabildiğince önüne barikatlar kurulmuş ve önceden konuştuğumuz noktaya yürümemize izin verilmiyordu.  Karşımızdaki polis ekipleri de Adana emniyetinden görüştüğümüz komiser ve ekiplerden değildi. Bu polisleri şahsen ben ilk kez orda görüyordum. Bizler barikatı kurdukları yerin yanlış olduğunu, ABD üssünü gören 100 metre ilerideki tren hattına kadar yürüyeceğimizi ifade ettik lakin bize söylenen söz oldukça manidar idi: “Emir yukarıdan geldi. Barikatı kaldıramayız.” Büyük yer neresi idi? 100 metre ileri veya geride olmamızın ne farkı vardı? Acaba diyorum kitleyi kontrol etmemizi zorlaştırıp bizi istenmeyen olayların içine mi çekmeye çalışıyorlardı? bunu bilemiyoruz.

Lakin biz tahrike ve kışkırtmaya izin vermedik ve bulunduğumuz noktada eylemimizi yapıp sessizce dağıldık. Konuşmalar genel olarak tamamen ABD’nin işgal ve katliamlarını protesto içerikli idi. Ne Türkiye’ye ne de hükümete yönelik herhangi bir söylem yoktu. Buna rağmen etkinlik sonrası birçok arkadaşımıza dava açıldığını öğrendik. Geçtiğimiz aylarda da bu davanın duruşması vardı.

Peki bunları neden anlattım..

Haberi birlikte okuyalım:

“Dinleyin Emri Büyük Yerden
Adana'daki paralel yapıyla ilgili operasyonun iddianamesinde gözaltına alınan polislerin verdiği ifadede, dinlemelerde usulsüzlük yapıldığı ve talimatın yukarıdan geldiğini söyledikleri ortaya çıktı.” http://www.milatgazetesi.com/Dinleyin-emri-buyuk-yerden/55572#.U2q9wPmSxjZ

Bahse konu polis memurlarından birinin o gün bizi engelleyen ve “yukarıdan emir var buradan öteye geçemezsiniz” diyen kişi olduğunu söylesem eminim şaşırmayacaksınız.  Merak ediyorum, acaba Âdem Özköse ile Hamza Er’e açılan davaların da emri yukarıdan, hatta en yukarıdan gelmiş olabilir mi? Ne dersiniz?  

Meğer Paralel yapı ABD çıkarlarını korumak ve kollamak adına nasıl da cansiperane çalışmış..

adanagundemi.com


Yukarı Dön

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Yazarın Diğer Yazıları



    Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat