Grevdeki fabrika işçileri başlarından geçenleri anlattı


Grevdeki fabrika işçileri başlarından geçenleri anlattı

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 20 Mayıs 2015 Çarşamba 16:39


Bursa’da faaliyet gösteren Erdemli Gençlik Hareketi, fabrikalarında grev yaparak zam oranlarının arttırılmasını ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini talep eden Bursalı işçilerle röportaj yaptı.

Küre Medya / Haber Merkezi
Erdemli Gençlik, Bursa’daki Renault ve MAKO fabrikalarında grev yapan iki ayrı işçiye mikrofon uzattı. İşçiler, hükümetin işverenin yanında durduğunu belirtti ve direniş sürecinde fiziki darbe kadar birçok engellemeye maruz bırakıldıkları bilgisini verdi.

Renault işçisi, direnişin gelişim süreci ve uğradıkları haksızlardan bahsederek şöyle konuştu:  

Sizin ilk tepkiniz nasıl oldu? Süreçten bahsedebilir misiniz?

Biz baştan içeride yemekhanede kaşıkları vurduk ondan sonra çıkışlarda bağırdık: “Bu sendikayı istemiyoruz diye.” Sendikadan istifa etmek yönünden bağrışmalar yaşandı.

Bu Kaan Özkan dediğim ve insan kaynakları müdürü Adnan Sınmaz isminde biri var. Bize dediler ki içinizden adamlar belirleyin bir görüşme yapalım. Bu arkadaşlar belirlendi bir görüşme yapıldı. Bizim arkadaşlar isteklerini bildirdiler bu arkadaşlarda bir görüşeceklerini konuşacaklarını söylediler. Bunlara da biz 5 mayısa kadar süre verdik. Açıklanmazsa bizde eylemlerimize başlayacağız dedik. Süreç devamında şekillendi ve sendikadan istifa edeceğiz dedik. Sonra 5 Mayıs günü OSB CAMİİ’nin orada BTSO’nun hemen arkasındaki parkta buluşulup bir organizasyonla Breno, Mako, Coşkunöz başta olmak üzere ve diğer fabrikalarda dâhil orada toplu istifa edilecekti. İnternet üzerinden ediliyor. Buraya o gün 12/8 ekibi çıktı. O gün 12/8 ekibi istifaya başladığında sendikanın o fabrika bu fabrika derken topladıkları adamları sendikanın temsilcileri 2 otobüsle gelip oradaki olayı dağıttılar olay çıkardılar ve bazı arkadaşları hastanelik ettiler dövdüler.

Peki, bu son bahsettiğin süreci bir daha anlatır mısınız? Kim kime saldırdı tam olarak?

Kim kimi dövdü. Bizim bu istifaya giden arkadaşları Oyak’dan, Renault’dan, Mako’dan oradan buradan sendikalılar gelerek olayları dağıttılar. Ve açıklamaları şu oldu: Orada yasadışı örgütler PKK’lı insanlar vardı o yüzden geldik. Peki, ben soruyorum oradaki herkes mi PKK’lı? Orada binlerce insan vardı. Bugün o organizasyon iptal oldu ve herkes ilan etti ki evde kendi istifalarını edebilir toplu halde etmeye gerek yok. Biz öteki vardiyalar olarak da oraya gidip istifa edecektik bu olay olunca herkesin kendi akıllı telefonu var oradan istifalarını basmaya başladılar. Ve o süreç bu şekilde oldu  ayrıca bizim aldığımız bilgiler %95 in üzerinde istifa durumu var. Oyak Renault’ta bu sendikada... Esas mesele ise Bu insanlardan aynı günün akşamı 12/8 gece vardiyasına gelenler iş başı yapacağı zaman 2 kişinin kartı okumadı işten çıkarılmış olduğu anlaşıldı ve 12/8’deki arkadaşlar kapıları tutarak iş başı yapmadı. 2 kişinin kartı okunmayınca aşağı yukarı 1000 kişi içeri girmedi. İçerdekiler de çıkmadı kapılar tutuldu.

Siz o sırada içeride miydiniz?

Ben yoktum evdeydim. Gündüzcüydüm o hafta.

Peki, bu kaç Mayıs’ta oluyor?

5 Mayısı 6 Mayıs’a bağlayan gece oluyor.

Sonra ne oldu?

Gecenin 2.30’unda bizim Renault’un yöneticileri geliyor olaya müdahil olmak için. Yine bu insanlarla bizim arkadaşlar arasında bir görüşme oluyor. Açıklama ise şöyle: Bunlar tedbir amaçlı oldu işten çıkarma olmadı sadece ifadesi alınacaktı. O olaylar ile ilgili adli vaka olduğu için. O nedenden dolayı bu insanların kartı okunmadı makinede.

Bunun da yalan olduğu aşikâr. Eğer iyi niyetli olsalar sadece ifadeleri alınacak olsalar arkadaşlarımız iş başı yapıp da işte en son paydos olurken idare bunları çekip her türlü ifadeleri alınabilirdi. Bunun bir operasyon olduğu kesin. Ayrıca bizim aldığımız bilgilerde 170 kusur kişinin ismi var ve bu işveren bunu başarmış olsaydı bizim arkadaşlar da iş başı yapmış olsalardı 170 küsür kişi işten çıkarılacaktı. Bu tabi aşama aşama belki 2 belki 3 gün içerisinde bu işler olacaktı diye bir bilgi var elimizde tabiî ki resmi olmamakla birlikte bu işi organize eden öncülerin bize aktardığı bir bilgi. Ve biz bu arkadaşlarımızı tekrar iş başı yaptırdık çıkışlarını durdurduk.

Ondan sonra yeniden ücretle ilgili bize aynı gün işte o görüşmelerde iş başı yapmamız için bize 15 gün mühlet istendi. Ücret iyileştirmeleri ile ilgili 15 günlük mühlette de biz burada bekliyorduk ve istifalar devam ediyordu. İstifalar ile ilgili bir baskı olmayacaktı zaten istifalar anayasal hakkımız. Bundan önce Robert Bosch’da işçiler 2012 yılında bu sendikadan istifa ettiklerinde onların almış olduğu işveren sendikanın tehdit ve baskılarını biliyoruz. Bunları ben anlatmayayım Bosch’da biri varsa ona sorarsın onlardan bilgi alırsın. Her türlü tehdit yapmışlar, işten çıkarma hatta akrabalarından yakınlarından da bu sendikaya üye varsa işten çıkarmakla tehdit etmişler. Bunlar mafya bunlar bu kadar zalim. Her türlü haksızlığı yapmışlar öyle diyeyim. Bizde en doğal anayasal hakkımızı kullanmak için o güvenceyi istedik. Bundan sonra iş başı yapıldı. 15 günlük beklemeye başladık ve istifalarımızı yaptık aşağı yukarı %90 istifa oldu. En son işte geçen hafta perşembe günü, ayın 14 ü yani... O gün genel müdür herkesi toplayıp iş başı yapacağında odaya gelecek dedi ve ilk bu şekilde başladı. 8/16 gündüz ekibi iş başı yapacağı zaman 12/8 ekibi çıkışında bekleyecek orada bir konuşma yapacağı açıklandı.

Toplantıda tam olarak ne oldu?

O toplantıda ne oluyor biliyor musun? Patron geliyor kurallara aykırı yasalara aykırı diyor. Ücret iyileştirmeleri içinde MESS’le bizim istifa ettiğimiz sendikanın 3 yıllık 2014-2017 antlaşması var. Bu antlaşma bitene kadar herhangi bir ücret değiştirme yapılamayacağını ama belki primler vs. gibi şeylerle bize ödeyebileceğini taahhüt etmiyor ama o şekilde açıklamalarda bulunuyor. Hiçbir şekilde ücret artışı olmayacağını ilan eder etmez bütün herkes bağırarak toplantı odasından çıkıyor. Salonu terk ediyorlar ve yeni gelen arkadaşlarda ilan ediyorlar 12/8 vardiyası iş başı yapmayacak kapının önünde bekleyeceğiz ve içeridekiler dışarı çıkmayacak. Bu internet aracılığıyla başka yollarla ilan edildi. Ben 16/24 tüm o hafta iş başı yaptım.

Gitmek isteyen işçilere baskı oldu mu?

Gitmek isteyen az sayıdaki işçiye tehdit vs olmadı.

İşverenin tutumu nedir bu durumda?

Bu eylemlerin başladığı ilk gün 4 saat üretim yapılmadı. Ayrıca emekçiler taahhüt alıp uyguladıkları için işverenin bakışı yumuşadı. Ancak bu ücret açıklamaları sırasında ücretin artmayacağını anladıktan sonra işverenin başka bir hamlesi olmadı. Önlem de almadı. Biz istifalarımızı rahatça verdik. Ancak elimizde bilgiler var. Biz bu durumu açıkladıktan sonra işveren aramızdan 500 kişiyi işten çıkarıp diğerlerine de 5 günlük bir tatile gönderme politikası olduğu söyleniyor.

 



HÜKÜMET MESS’İN TARAFINDA

Hükümet bu konuda MESS in tarafında mı?

Evet, yani hükümette iş verenin yanında olduğunu açıkça belli etti. Bizim yaptığımızın da toplu iş sözleşmesine aykırı olabilir ama ILO ya baktığımızda mahkeme olursa ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gidildiğinde bizim haklı olduğumuz ortaya çıkar. İşte hukuksuz bir durum var o günden beri millet hep bir açıklama olacak mı olmayacak mı ücretlerde iyileştirme olacak mı olmayacak mı bizi oyalıyorlar bir şekilde. Bugünde(18 Mayıs) Kaan Özkan az önce bir açıklama yaptı. Lütfen iş başı yapalım bu gemi batmak üzere bu gemi batıyor gibilerinden açıklama yaptı. İşçilerde artık iş başı yapılmayacağını bu işin bittiğini taleplerimiz karşılanmadığı sürece iş başı yapılmayacağını tekrardan deklare ettiler. Bizim isteklerimizde olmayacak işler değil biz başbakanın bize yardım etmesini istemiyoruz herhangi siyasi veya politik bir isteğimiz de yok. Biz bir tek ekmeğimizi istiyoruz ekmeğin peşindeyiz ailemize bakabilmek için rızkımızı istiyoruz. Ücret iyileştirmesi işten çıkarılmamak ve sendikaya üye olmamak

Eğer bunlar olmuyorsa, olmayacak isteklerde değil artık, ne yapalım ya?

Bu kadar aciz mi ki bu patronlar? Herkesin hayrına yapacakları 300-350 lira ücret artışı. Burada zaten işçilerin aldıkları ücretlerden de bahsedeyim sana ben. Bordroları var zaten bende gönderirim istersen bakarsın da yeni iş başı ücreti 1500 TL. 11 yıldır orada işçi olduğunu söyleyen arkadaşımızın 1950 lira maaşı olduğunu biliyoruz. Hani dışarıdan duyuyoruz Oyak-Renault da çalışanlar iyi para alıyorlar niye iş bırakıyorlar gibi bir algı var. Bu algıyı da yıkmak istiyoruz. Bu sendikalar MESS, Cumhurbaşkanlığımız veya böyle yetkili yerleri buradaki maaş ortalamamızın  3600 olduğu konusunda beyan ediyor. Hükümet yetkilileri öyle biliyormuş halbuki öyle değil yani hikaye.

Yani bu MES yetkilileri 3000 kusur maaş verdiğini iddia ediyor işçilere?

Yani evet o şekilde bilgilendiriyor. İşçi sendikası da bizim sendikada böyle söylüyor.

Bunu doğrulayabilir miyiz peki?

Bu Şehir Medya’dan geldiler bu bordrolarınızı cumhurbaşkanına ilettik dediler. Cumhurbaşkanlığından da bize söylenen şu bize orada 3600 liraya yakın ücret verildiği bildirildi. O kadar düşük maaşları olduğunu bilmiyoruz ve bu yüzden de yaptıkları eylemlere bir anlam veremedik demişler.

Sizin ücretleriniz ne kadar?

Onlarda bunun üzerine bizim bordroları göndermişler iş başı ücret 1500 TL. 11 yıllık adamın aldığı para 1900 2000 kusur. 3600 TL’leri emekliliğine yaklaşan adamlar alıyor. Ücret ortalaması 2300 civarındadır.

Tahminen ne kadar daha devam eder bu süreç?

Bizim işçi olarak aldığımız duyumlar bu süreci MESS halletmeye çalışıyor. Ama halledemez ise Fransa’daki yöneticiler devreye girecek ve buradaki yöneticilerin de kafası gidecek MESS den bile çıkılabilir. Eninde sonunda hallolacak bu mesele biz 2 gün içerisinde hallolabileceğini düşünüyoruz. 10 günde olabilir 15 günde ancak bizi buradan sadece polis çıkarır başka türlü çıkmayacağız.

Sürece müdahil olmak isteyen başka var mı?

Valilik var bu olaya el atmış. Sizin hiçbirinizin işten çıkarılmayacağı sözünü aldım diyor. Cumartesi bizim arkadaşlar gitti görüştüler. Valiye isteklerini anlattılar. Biz buradan hiçbir temsilci atayamıyoruz. Ankara’dan bir atama oluyor buda baskı yaratıyor bu baskı altında çalışmak istemiyoruz.Vali’de bunu üzerine Oyak Renault idarecileri ile bir kez daha görüşüyor. İşten atılmama garantisi alıyor. Sendikaya üye olmayla ilgili baskı altına alınmama garantisini veriyor. Ancak 3. İyileştirme ile ilgili bir şey yapamıyor. Oyak Renault MESS’den ayrılmaz ise bize herhangi bir ücret artışı yapamaz. Çünkü antlaşma devam ediyor. İsterse yapar bunun örnekleri var. 2011’de Otosan’a bağlı bir çelik firması ücret artışı yaptı yani kesinlike MESS’den ayrılmasına gerek yok. Ancak bize iddia edilen şey sadece MESS ve Sendikanın bu işte görev alabileceği. Bu yüzden tutumu bu oldu.

Çalışma şartları iş yükü ile ilgili söylemek istediğin bir şey var mı?

İşçi banta girdiğinde ihtiyacını gidermek için bile gidemiyor hemen yerine bir adam gerekiyor. O adam yerine geldiğinde koşa koşa lavaboya gidiyor ve hemen geri geliyor. Bir işçi 6 dakika da çay içiyor. Günlük 15 dakika çay arasını ikiye bölüyorlar bir tanesi 6 bir tanesi 7 dakika. Oturup da kalkması hemen oluyor zaten iş yükü ağır. 8 saat vardiyada 15 dakika çay yarım saat yemek.

85 angajmanın yüklenmesi gerekiyor ama bu yüzde yüzü bile geçiyor. ölçümler yapılıyor vs.3 kişinin yapması gereken işi 2 kişi yapıyor 2 kişinin yapması gereken işi 1 kişi yapıyor. Yükü artırıyorlar hep. Namazı atölyede orada burada ambalaj arkasında vs. kılmaya çalışıyoruz. Mescit idari binanın en altında ve aralarda gidebildiğimiz için uzak oluyor. Allah’ın emri değil onların emrettiği vakitte kılabiliyorsun. Bakım atölyeleri ve kalite atölyeleri biraz daha rahat bazen  dakikalık boşluk oluyor geri kalanları gizli oluyor.





MAKO işçisi: Tamamen ekmeğimizin peşindeyiz!

Sabah Renault’dan buraya desteğe geldiler. Coşkunöz desteğe geldi, Valeo desteğe geldi. Şuan bütün fabrikalar birbiri ile kenetlenmiş durumda. Yakın zamanda Valeo(işçileri) büyük ihtimalle kapatacak. Duyumlarımıza göre çarşamba Valeo(işçileri) ve Farma(işçileri) kapatacak. Gerisi çorap söküğü gibi gelecek. 5 Mayıs’ta bu süreç başladı. 5 Mayıs’ta gerekirse sendikadan istifa edeceğimizi, bize de BOSCH’a verilen zamla aynı zamlar verilmediği sürece 5 Mayıs’ta istifa edeceğimizi söyledik. Türk Metal Sendikası hiçbir şekilde sesimizi dinlemedi.

Sendika’ya yakın kişiler işçileri dövdü

MESS patronların işverenlerin sendikasıdır. Türk metalde bizim sendikamızdır. Biz herkese duyurduk bakın BOSCH’a yapılan zamda bir haksızlık var, etik olmayan bir durum var. Bizde aynısını istiyoruz. Çünkü aynı gruba aidiz: Türk metal sendikası grubuna aidiz. Bize hiçbir şekilde zam verilmeyeceği söylendi. Bizde 5 Mayıs’a kadar süre verdik. Talepler karşılanmayınca Renault, Tofaş, Mako, Çoşkunöz başta olmak üzere sendikadan toplu istifalar başladı. İstifalar sırasında saldırılar oldu. Türk Metal Sendikasına yakın bazı kişiler sendikadan istifa eden kişilere saldırdı. Renault’da bir kişi hastanelik oldu.

Türk Metal Sendikasını Koç Kurdu

Saldırıdan sonra istifalar çoğaldı. Bu aynı yanan bir ateş gibiydi. Ateş yandı üfleyerek sönmeyecek artık. Bu saatten sonra fazlası olur eksiği olmaz. Renault işçileri dediğim gibi günlerdir içerdeler. Yani gerisi gelecek.

İzmit’te de var akrabalarım, Ford, Otosan, Eskişehir’de Arçelik fabrikasında da var. Birçoğu hep koçun. Türk Metal Sendikasını’da koçun kurduğu söyleniyor. Hyundai ve Toyota Koç’un olmadığı için daha fazla maaş veriyor çünkü onlar sendikasız.

İşçi Tamamen Ekmeğinin Peşinde

Marjinal örgütler araya sızmaya çalışıyorlar ama işçi hiçbir şekilde prim vermiyor. İşçi tamamen ekmeğinin peşinde... (Yani bu ekmek mücadelesine ideolojilerin karışmasına izin yok) kesinlikle izin yok. Aslında şuan röportaj yapmamız yasak. Ama özel izin aldım. Zaten işçinin marjinal gruplar ile işi olmaz. Dediğimiz gibi işçi, tamamen ekmeğinin peşinde.... İşçinin aldığı para ailesini zor geçindiriyor. Bizim marjinal gruplarla ne solcularla ne DHKP­C ile ne Dev­Sol ile hiçbir alakamız olmaz, olamazda zaten.

Disk’i zaten istemiyoruz.

Şimdi mesela DİSK sendikası girmeye çalışıyor buraya. DİSK’i zaten kesinlikle kabul etmiyoruz. Biz gerekirse sendikasız kalırız. Dayanışma aidatı denen bir şey vardır sendikadan istifa ettikten sonra, dayanışma aidatı ödeyerek sendikasız devam edeceğiz. Dayanışma aidatı ödeyerek sendikanın bütün haklarından faydalanabiliyorsunuz.

Fabrikaya girerken sendikaya girmek de zorunlu

Şuan Türk Metal kesinlikle istenmiyor işçiler tarafından. Çünkü bugüne kadar her zaman işçiyi mağdur ettiler. Ki sendikaya kendi isteğimizle girmiyoruz fabrika girerken mecbur sendikaya da girmek zorundasın. Noter huzurunda para vererek sendikaya üye oluyorsun. Önceden normalde istifa ederken de para vererek istifa ediyorduk. Şimdi artık internet üzerinden ediyoruz.

Özellikle fabrikalar diyor ki: Buraya gireceksen sendikaya üye olmak zorundasın yok ben olmak istemiyorum diyorsan fabrikada da çalışamıyorsun. Ayda bir gün sendikaya çalışıyoruz.

Türk Metal Sendikası’nın Otelleri var

Sendika bir saatinizi de alabilir bir gününüzü de ama bizim her ay bir günümüzü alıyorlar. Şuanda Türk metal sendikası dünyanın en zengin sendikasıdır. Özellikle dışarıda bir sürü otelleri var. Fakat Bursa da hiçbir yatırımları yok. Bursa Türk Metal Sendikası adına hiçbir yatırım yok. Otellerin kontenjanları  %80 turistlere %20 ise bizim içindir. O da bir torpilin var ya da bir tanıdığın varsa onun aracılığıyla gidip otelde kalıp tatilini yapabiliyorsun. Otellerde işçi hep kış mevsiminde indirim yapıyorlar. İşçi kış mevsiminde zaten tatile gidemiyor. Tam turistik zamanlarda zaten fabrikadan izin yok. Oteller dolu oluyor. Bizim en çok mağdur olduğumuz nokta AKP veya sağ görüşlü yani bizden biri dediğimiz gruplar hiçbir şekilde yardım yapmıyor. En çok yardımı Nilüfer belediyesi yapıyor. Onlardan görerek Yıldırım ve Osmangazi belediyesi bir şeyler yapmaya başladı. Nilüfer belediyesi seyyar tuvalet, su yardımı, çay kahve makinesi falan koydu.

Başbakan Bizden Bahsetmedi Bile

Mesele geçen gün başbakan geldi Bursa’nın bu konuda kaynamasına rağmen hiçbir açıklaması yok. Sesini dahi çıkarmadı. Bizden bahsetmedi bile. Yani şuan burası bir hafta daha böyle devam etsin Türkiye’nin tamamen otomotiv sektörü çöker. Mesela Renault ve Tofaş fabrikaları tamamen kapalı hiç üretim yok. Özellikle onlar aşırı derecede yatırım yapmışlar. Tofaş Amerika’ya dahi doblo arabasını veriyor. Şuan Türkiye’deki otomotiv fabrikaları rekorlar kırıyor. Ucuza işçi çalıştırarak en fazla araba çıkaran fabrika Renault… Saatte 1 araba üretiliyor.

2017 de istekleriniz olur diyorlar

Sendikanın bu olaylara açıkla beklememiz söyleniyor. 2017 senesinde istediğiniz olacak diyorlar fakat bizim sabrımız kalmadı artık. Patron fabrikaları biraz daha tepkili... Ama bizim Genel müdürümüz İtalya’ya bağlı. O yüzden genel müdürlerimiz biraz daha yumuşak. Çünkü maaşları kendileri vermiyorlar.

İtalya’dan geliyor. Onlar da bize işin açıkçası destek vermiyor gibi gözükseler de içten içe destekliyorlar. Mesela şuan kantini açtılar bize isteyen işçi giriyor. İçerdeki arkadaşlarımız da zam alana kadar dışarı çıkmayacaklar. Aileleri akşam gelecek ve hasret giderecekler. Allah’ın izni ile kazanacağımıza inanıyorum ben. Bosch’a verilen zam az bir miktar olsa kesinlikle kimsen sesi çıkmaz. Fakat arada az bir miktar yok. Yaklaşık 400­450 lira zam verildi onlara. Onlar da zamanında çok mağdur oldu. İşçi birbirine destek vermek zorunda veriyor da zaten. Ben şuna inanıyorum yakında Başbakan’da Cumhurbaşkanı’da bu olaya müdahale edecek. Ben, kesinlikle bu olaya çok yakında müdahale edileceğini düşünüyorum.

 

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat