Genç Birikim Dergisinin Eylül 2015 sayısı çıktı


Genç Birikim Dergisinin Eylül 2015 sayısı çıktı

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 17 Eylül 2015 Perşembe 18:36


Gündemdeki konuları İslami bakış açısıyla yorumlayan ve değerlendiren Genç Birikim Dergisinin Eylül 2015 sayısı çıktı.

Küre Medya / Haber Merkezi
Gündemdeki konuları İslami bakış açısıyla yorumlayan ve değerlendiren Genç Birikim Dergisinin Eylül 2015 sayısı çıktı.

 Genç Birikim Dergisinin aynı zamanda Genel Yayın Yönetmenliğini de yapan Araştırmacı-Yazar Ali Kaçar son PKK eylemlerini değerlendirdiği “PKK-DHKP-C, Terör İttifakı ve Dış Güçler” başlıklı yazısında; Türkiye’de 1970 lerden sonra sol örgütlerin yapısını ve Abdullah Öcalan ile ilişkilerine ilişkin olayları özetledikten sonra; “PKK’nın da, DHKP-C’nin de aynı kökten, yani Mahir Çayan’ın geleneğinden geldiğini ve her iki örgütün de içeride derin devletle, dışarıda ise istihbarat örgütleriyle bağlantılarının bulunduğunu,  DHKP-C ile PKK arasında gizli bir uz­laş­ma ve ki­mi za­man da ka­mu­oyu­na ilan edi­len an­laş­ma­larının bulunduğunu, PKK’nın içeride DHKP-C ve diğer marjinal sol terör örgütleriyle, dışarıda ise PYD kanalıyla Esad’la, PJAK kanalıyla İran’la ve ABD, Almanya, İngiltere, İsrail vd batılı devletlerle işbirliği yaptığını, geçmişte, 68 kuşağı olarak bilinen solcular için Filistin ne anlam ifade ediyorsa, bugün de Kobani’nin marjinal terörist sol gruplar için aynı şeyi ifade ettiğini, çözüm sürecinin önemli ve anlamlı olduğunu, ancak hükümetin bu süreçte, sadece İmralı’yı, Kandil’i, PKK’yı, HDP’yi muhatap almasının ve Kemalizm’in gasp ettiği en temel insani hakları bile PKK eylemlerinden sonra vermesinin, 2012’de bitme aşamasına gelmiş PKK’yı daha da güçlendirdiğini ve halkta taban bulmasına neden olduğunu, hükümetin masada devam ettirdiği çabayı, sahada terör örgütünün ikiyüzlülüğüne karşı devam ettiremediğini ve bölgeyi bütünüyle terörist PKK, HPG (Halk Savunma Güçleri, PKK'nın askeri kanadı) ve YDG-H’nin –olmayan- insafına terk ettiğini, PKK/KCK’nın, IŞİD ve Suriye’de Nusayri diktatörlüğüne karşı mücadele eden diğer örgütleri hedef göstererek hazırlıklarını yoğunlaştırdığını ve emperyal batılı devletler nezdinde meşru konuma yükseldiğini, bu algı nedeniyle Suriye’de, Nusayri diktatörlüğüne karşı mücadele eden bütün örgütlerin, Türkiye kamuoyu nezdinde terörist olarak değerlendirilmeye başlandığını, Türkiye için en yakın tehlikenin içeride, PKK/KCK (PYD/YPG) ve müttefiki marjinal sol örgütler, dışarıda ise bu örgütleri ve Nusayri diktatörlüğünü destekleyen bilumum devletler olduğunu” belirtmiş ve PKK ile mücadelede alınması gereken tedbirler ile atılması gereken adımları bir bir sıralayarak yazısını nihayete erdirmiş.

 Derginin yazarlarından Süleyman Arslantaş, “Bölgedeki Savaşlar Kimin İşine Yaradı Ya Da Yarıyor?” başlıklı Ortadoğu’daki savaşların nedenlerini analiz ettiği yazısında; “İran İslâm Devrimi ile birlikte bilhassa Devrim önderi Humeyni’nin İsrail’e yönelik sözlerinin jeo-politik tehdit anlamında İsrail’i fazla endişelendirmediğini, ancak Irak’ın, İsrail’e İran’dan daha yakın ve daha büyük tehdit oluşturduğunu, İran Irak savaşı ile de Dünyanın 4. Büyük ordusu olan Irak’ın ve elinde ciddi miktarda silah bulunan İran’ın zayıflatıldığını ve İsrail için tehlike olmaktan çıkarıldığını, bugün de İran’ın eski Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın Cumhurbaşkanı olduktan sonra ‘İsrail haritadan silinmelidir’ söylemlerine rağmen İsrail’in; başta İran, Irak, Suriye, Mısır ve Lübnan olmak üzere bölge ülke ve yöneticilerinin katkıları ile bırakınız haritadan silmeyi haritadaki yerini sağlamlaştırmaya başladığını, oysa İran ve Türkiye’nin İslâm’ın değişmezlerini ortak payda haline getirerek ihtilâfların halli, dostluğun, kardeşliğin tesisi noktasında ciddi katkılar sağlayacak konumda olduklarını, biz Müslümanların da Kur’an’ın ve Sünnetin onayını almayan anlayış ve uygulamalardan, mezheb, meşrep, örgüt, cemaat önceliklerinden uzak durarak, birbirilerimize karşı nefretin değil, dostluğun ve muhabbetin köprülerini inşaa edebileceğimizi” ifade etmiş.

 Erdal BAYRAKTAR “Büyük Tuzak” başlıklı yazısında; bu gün yaşadıklarımızın Küresel Seküler Plan’ın tezahürleri olduğu tespitini yaptıktan sonra, “Bu durumdan kurtulmak için de öncelikle bu Küresel Plan ve Saldırı’nın farkına varmamız gerektiğini, Şirk Güçleri’nin temsilcilerinin planladığı bu plan teşhir edilmeden, bu planı uygulayanların habis elleri kesilip atılmadan coğrafyamızın huzura kavuşamayacağını, Küresel Şirk Güçlerinin kendilerini kamufle etmek için bizlere görünen görünmeyen tuzaklar hazırlamakta olduklarını, bizi kendilerini ve planlarını deşifre edip, teşhir etmememiz için sahte gündemlerle ve çelişkilerle oyaladıklarını, “Küresel Liberal Kapitalist Sistemi” mücadelelerinin odağına koymayan dini ve siyasal çevrelerin, mücadelelerinin bizlere hiçbir faydasının olamayacağını, faydası olmadığı gibi bizleri oyalayarak bizlere en büyük kötülüğü yapmış olacaklarını, bu büyük tuzağı bozmanın yolunun; Seküler kavramlardan, ideolojilerden, kurumlardan, Medya propagandasından, sahte çelişkilerden, sahte gündemlerden zihnen ve fiilen kopmaktan geçtiğini” vurgulamış.

 Muhammed İMAMOĞLU “Hz. İsâ’nın Ref’i ve Nüzûlü Haktır” başlıklı yazısında; “Hz İsa’nın Kıyametin vukuundan önce dünyaya ineceğini, son peygamberin getirdiği vahiylere tâbi olacağını ve deccâli öldürüp yeryüzünde adaleti hâkim kılacağını” ayet ve hadislerle açıklamış.

 Mustafa GÜLDAĞI “Türkiye’deki Demokratik Seçimler, Hapishanedekilerin Kendi Gardiyanını Seçmesidir” başlıklı yazısında seçimlerin anlamı hakkında ilginç tespitlerde bulunmuş.

 Biz de sizlere en yakın bayiden bir Genç Birikim Dergisi alarak okumanızı tavsiye ediyor, Genç Birikim Dergisine yayın hayatında başarılar diliyoruz.

 İletişim:

İlkiz Sok. No: 22 Sıhhiye/Ankara

Tel: 229 67 18-19

www.gencbirikim.net




Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat