Genç Birikim Dergisi’nin Ekim 2017 Sayısı Çıktı


Genç Birikim Dergisi’nin Ekim 2017 Sayısı Çıktı

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 30 Ekim 2017 Pazartesi 13:03


Olayları İslami bakış açısıyla değerlendiren ve okuyucusuna aktaran Genç Birikim Dergisinin 219. Ekim sayısı çıktı.

Küre Medya / Haber Merkezi
Genç Birikim Dergisinin aynı zamanda Genel Yayın Yönetmenliğini de yapan Araştırmacı Yazar Ali Kaçar “İdlib Operasyonunun Düşündürdükleri” başlıklı yazısında; “Türkiye’nin Rusya, İran ve Baas rejimi ile İdlib’e yönelik bir operasyona asla kalkışmaması gerektiğini, İdlib’de bulunan HTŞ başta olmak üzere diğer gruplarla İdlib’in nasıl yönetileceğinin istişare ile belirlenmesi ve Türkiye’nin de bu konuda çıkması muhtemel ihtilafların çözümünde yardımcı olması gerektiğini, Türkiye’nin, Rusya, İran ve Baas rejimi ile birlikte anılmaktansa Suriye’de ölümüne mücadele eden gruplarla birlikte anılmayı yeğlemesi ve Rusya, İran, Baas rejimi ya da ABD’nin veya başka bir gücün İdlib’e saldırmasına ve PKK/PYD’ye alan açmaya dönük hiçbir girişimi asla kabul etmemesi, hatta bunu hayat memat meselesi olarak görmesi gerektiğini, Türkiye’nin ABD, Rusya, İran ve rejime rağmen yönelmesi gereken ilk yerin Afrin, ondan sonra da Karkamış’ın karşısında bulunan Menbiç, Suruç’un karşısında bulunan Kobani (Ayn el-Arap), Akçakale’nin karşısında bulunan Tel Abyad, Ceylanpınar’ın karşısında bulunan Rasulayn ve Nusaybin’in karşısında bulunan Kamışlı olması gerektiğini, Türkiye’nin, buralara egemen olan terör örgütü PKK/PYD’yi temizlemedikçe Türkiye’ye yönelik tehdit, terör ve yeni bir Siyonist İsrail devletinin kurulmasını asla engelleyemeyeceğini” ifade ettikten sonra yazısını şu cümlelerle nihayete erdirmiş; “Türkiye’nin üzerine düşen Rusya, İran, Esad rejiminden oluşan şer ittifakı ile ABD ve PKK/PYD terör ittifakının gerçekleştirdiği katliam ve yıkımlardan kaçan yüzbinlerce mazlumun sığınağı İdlip’i korumak ve imar etmek olmalıdır. Türkiye’ye ve Türkiye halkına yakışan da budur. Şu kesin bilinmelidir ki herkes kendisine yakışanı yapar. Türkiye de kendisine yakışanı yapmalıdır”.

2017-2018 Eğitim-Öğretim Sezonunun başlaması nedeniyle, bu sayıda eğitim ve öğretim konusu da ele alınmış.

Fatih PALA “Müslüman Öğrencinin Sorumlulukları” başlıklı yazısında; “Müslüman öğrencinin, kendine dönük olarak her gün en az iki sayfa Rabbinin kitabı olan Kur’an’ı anlayarak okuması gerektiğini, anlayamadığı yerler için tefsirlere başvurması gerektiğini, yolların en güzeli olan aziz İslam üzere en doğru şekilde nasıl yürüyebileceğini bilip öğrenmek için de elçiler elçisi, önderler önderi Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) hem hayatını ve hem de hadislerini günlük olarak bir program çerçevesinde okuması gerektiğini” belirtmiş.

İdris KERİMOĞLU “Eğitim Üzerine Notlar” başlıklı yazısında; “Mesnedi uhrevi olmayan tüm eğitim modellerinin geri teptiğini, ahiret penceresinden bakıp hayatı öylece anlamlandıracak, seküler çıkarlara düşmeden vahyi, gaybi iletişimini güçlendirecek bir eğitim yükümlülüğü altında olduğumuzu, hayatımızda cirit atan batılların, içimize sinen kirlerinin ruhumuza sirayet eden çarpıklıklarının ve çirkinliklerinin, İslam`ın duru ve diri mesajı ile giderilmesi gerektiğini, bunun için özgün eğitimin şart olduğunu, bu amaca yönelik İslami endişesi olan herkesin ve her kesimin; cemaat, cemiyet, vakıf, dernek, dergâh, kurum, kuruluş kim varsa, eğitim sorununu öncelemeleri gerektiğini, çünkü özgün eğitim konusunun, ibadî bir sorumluluk olduğunu ve bize emanet edilen nesillere karşı ertelenemez bir fariza olduğunu” vurgulamış.

Furkan KESER “Ne Olur, Artık Zulmetmeyin!” başlıklı yazısında; “Asırlarca medeniyetin beşiği haline gelmiş bu toprakların kadim milletinin temel eğitim ve öğretim müfredatının merkezine 90 yıllık bozuk plak nakaratlarını alan bir anlayışın, ne geçmişi anlayabileceğini, ne şimdiye ne de geleceğe bir yön verebileceğini, onun için bu sığ sulardan kurtulamayan milli(!) eğitimin, kendi resmi ideolojisinin köhnemiş anlayışı içinde bocalayıp durduğunu, eğitimin asıl sorununun, kör taklit batılılaşma çabası olduğunu, oysa Türkiye’nin, jeopolitik ve coğrafi konumu itibariyle bir doğu ülkesi olduğunu ve asırlarca da bir İslam medeniyetinin merkezi konumunda bulunduğunu” ifade etmiş.

Ümit Bekir DURDU “Eğitim ve Öğretim” başlıklı yazısında; “Yaşamın her alanında olduğu gibi eğitim ve öğretim alanında da isabet ederek yol almamızdaki sırrın, “(Allah’a) teslimiyet” olduğunu, Allah’ın bizlere bildirdiği ve gösterdiği öğretiler çerçevesi içerisinde hareket ettiğimizde ilerleyebileceğimizi, bunun dışındaki bir yöntemi benimsemenin ise sadece kişinin etrafında daireler çizerek ömrünü geçirmesine neden olacağını, böyle bir hayat süren kişinin, kendine ışık olamadığı gibi etrafına da bir ışık olmasının mümkün olmadığını” belirtmiş.

Muhammed İMAMOĞLU’nun “İbn Teymiyye’nin Hayatı ve Tasavvufa Dâir Görüşleri”, Ali KAÇAR’ın “Asıl Tehdit Afrin’de İken Neden İdlib?”, Selehaddin ACAR’ın “Umre Notları” ve Yalçın YILMAZ’ın “Kıyamet Sahneleri” başlıklı yazıları okunmaya değer diğer çalışmalar olarak dergide yerini almış.

Biz de sizlere en yakın bayiden bir Genç Birikim Dergisi alarak okumanızı tavsiye ediyor, Genç Birikim Dergisine yayın hayatında başarılar diliyoruz.

İletişim:

İlkiz Sok. No: 22 Sıhhiye/Ankara

Tel: 229 67 18-19

www.gencbirikim.net

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat