Genç Birikim Dergisi’nin 2016 Ağustos Sayısı Çıktı


Genç Birikim Dergisi’nin 2016 Ağustos Sayısı Çıktı

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 21 Ağustos 2016 Pazar 11:21


Gündemdeki konuları derinlemesine analiz eden ve İslami bakış açısıyla okuyucularına sunan Genç Birikim Dergisinin Ağustos sayısı çıktı.

Küre Medya / Haber Merkezi
Gündemdeki konuları derinlemesine analiz eden ve İslami bakış açısıyla okuyucularına sunan Genç Birikim Dergisinin Ağustos sayısı çıktı. Dergide bu ay 15 Temmuz’da yaşadığımız ABD işbirlikçisi FETÖ’nün darbe girişimiyle ilgili yazılar ön planda.

Genç Birikim Dergisinin aynı zamanda Genel Yayın Yönetmenliğini de yapan Araştırmacı Yazar Ali Kaçar, hem geçen ay yaşadığımız darbe girişimi hem de ABD’nin geçmişte yaşanan darbelerdeki fonksiyonunu değerlendirdiği “15 Temmuz Darbe Girişimi ve Türkiye” başlıklı yazısında; “15 Temmuz darbe girişiminin, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde ABD/CIA destekli Fethullah Gülen ile bağlantılı bir cunta tarafından gerçekleştirildiğini, halkın kahramanca direnişinin, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın halkı sokaklara davetinin darbecilerin planlarını kısa sürede akamete uğrattığını, bu darbe girişiminin Türkiye’de bir ilk olmadığını, bu gidişle son olmayacağa da benzediğini, Türkiye’de 1950’li yıllardan bu yana gerçekleşeni ve gerçekleşmeyeni ile birlikte darbe sayısının 15’i geçtiğini, bu ülkede, her darbe döneminden sonra çokbilmiş kimi uzmanlar tarafından “artık darbe dönemi bitmiştir” diye çokça yazıldığını ve konuşulduğunu, ancak her defasında da bu yazılanların ve konuşulanların üzerinden çok zaman geçmeden Türkiye’nin yeni bir darbe süreci ile karşı karşıya kalındığını, ancak bu son darbe girişiminin, öncekilere göre daha kanlı ve vahşi bir şekilde gerçekleştiğini, askeri vesayetin kalktığının iddia edildiği bir dönemde, bu darbe girişiminin birçok kimseyi hayal kırıklığına uğrattığını, ancak ne yazık ki gözü dönmüş eli kanlı katiller ve destekçilerinin bu ülkeyi tekrar en vahşi bir şekilde kana buladığını, 15 Temmuz darbe girişiminin, diğer darbelerden en önemli farkının halka/sivillere dönük daha kanlı ve daha vahşi olduğunu, aslında darbeden hemen önce istihbarat ve askeri yetkililerin darbeden önce darbenin engellenmesi için askeri birliklere bildirilmek üzere 5 karar aldıklarını, bazı bilgilere göre bu kararların FETÖ’cü emir subayları tarafından askeri birliklere bildirilmeyerek sümen altı edildiğini, darbenin bu şekilde deşifre olmasının, darbecileri tedirgin ettiğini” ifade ettikten sonra darbenin başarısız olma nedenlerini bir bir sıralamış ve FETÖ’cülerin ekonomik olarak ve kadrolaşma olarak bu kadar güçlenmesini, darbeden yetkililerin neden zamanında haberdar olamadıklarını ve önemli yerlere sızan bu insanların neden tespit edilemediklerini sorgulamış, ayrıca Suriye’de, şehid olan Ankaralı Müslümanlardan Selman GAFFAROĞLU için Allah’tan şehadetinin kabulünü, 15 Temmuz’da, darbeye direnirken katledilen yüzlerce Müslüman için de Allah’tan rahmet ve ailelerine baş sağlığı dilemiş. 

Mücahit Aydın ASLANTAŞ “Müslümanlar Darbe Karşıtlığının Neresinde Duruyor?” başlıklı yazısında; “İçinde yaşadığımız toplumda Allah’tan bize lütfedilen değerleri koruma mücadelesi içinde olmayan Müslümanların, bu toplumun ifsad eden yüzüne muhatap olmaya mahkûm olduğunu, her korkak hamlenin, her geri duruşun, her bananeci tavrın, her geri adımın bizi nefes alamayacağımız karanlık bir köşeye sıkıştırdığını, müdahil olmadığımız, ıslah etmek için geri durduğumuz her alanın değerlerimizi törpülemekte ve kişilik zaafiyeti yaşatarak çocuklarımıza bırakmayı düşündüğümüz mirasımıza darbe vurduğunu” vurguladıktan sonra bir takım ilginç eleştirilerde bulunmuş. 

M. Cihad BATMAZ “Darbeden Barışa” başlıklı yazısında; “Toplumsal felaketlerin her zaman insanları ortak paydalarda birleştiren olaylar olduğunu, bunların birleştirici olması için, her kesimin düşünmeden karşı duracağı bir odaktan gelmesi veya her kesimi bazı şekilde olumsuz etkileme ihtimalinin olmasının gerektiğini, ülkede yapılan askeri darbenin ise, gerçekleştirenlerin son dönemde herkesin ortak nefret noktası haline gelen bir yapılanma olması ve önceki tecrübeler ışığında, darbeden herkesin olumsuz etkileneceği hasebiyle birleştirici bir unsur olduğunu, toplumsal barış için böyle felaketlerin beklenmesi ne kadar acı gelse de, hastalığı ilerlemiş birinin tedaviye cevap vermesi için güçlü ilaçlara gerek duyulduğu misali; toplumsal ayrılıkların derinleştiği ülkemizde de ancak tesir gücü yüksek felaketlerin aynı gemide olduğumuzu bize hatırlattığını, böyle olayların kısa vadede menfi tahribatlara yol açsa da, uzun vadede iyi kurgulanmış adımlarla toplumsal açıdan olumlu sonuçlar gösterebileceğini” belirttikten sonra bu olumlu ve ilginç neticelerden bazılarını sıralamış.
Araştırmacı yazar Ali KAÇAR darbelerin arkasındaki gücü ve bu gücün darbe yapma gayesini değerlendirdiği “ABD ve Türkiye’deki Darbeler” başlıklı yazısında; “15 Temmuz darbe girişiminin, ABD’nin bilgi, onayı ve desteğiyle gerçekleştiğini, aksini iddia etmenin, gündüz güneşi, gece ayı ve yıldızları inkâr etmek gibi olduğunu” ifade ettikten sonra bu darbenin neden başarılı olamaması üzerinde durmuş,

Ayrıca Gülen’in, ABD tarafından korunduğu ve desteklendiğinin çok açık olduğunu, dolayısıyla Türkiye’de 15 Temmuz öncesi ortamın, ABD’deki bu mahfiller tarafından yavaş yavaş oluşturulduğunu, bu konudaki yapılan çalışmalar ve açıklamaların, ABD’nin tıpkı daha önceki darbelerde olduğu gibi, bu darbeyi de açıkça desteklediğini gösterdiğini” vurgulamış ve bu konudaki çeşitli yayın organlarında Siyonist çevrelerle ve neoconlarla ilişkisi olan, CIA ile bağlantılı birçok sözde uzmanın darbenin olacağını haber veren enteresan görüş ve yazılarını tek tek tespit etmiş.

Umut Bulut “Fetö/PDY Yahut Dilenci Mafyasının Çöküşü” başlıklı yazısında; “Bu topraklar üzerinde herkesin birbirinin ciğerini bildiğini, masum bir cemaat görüntüsü altında tanıştığı, bulaştığı herkesi sömüren istismar eden sağmaya çalışan, dergi gazete abonesi yapmaktan tutun, burs vermek, kurban derisi ve gerisi dâhil her fırsatta soyan bir dilenci mafyasının var olduğunu, çok güçlü oldukları şayiasını yayarak iş yapan bu çevrelerin halk nezdinde beş paralık itibarlarının olmadığının da açık açık ortaya çıktığını, Feto’nun, Humeyni gibi Mehdi gibi Türkiye’yi teslim alacağı zehabına kapıldığını, oysa şimdi burada onu bekleyen kıyamet sabahına kadar mezarına tükürecek bir milletin var olduğunu” ifade etmiş. 

Suriye’de şehid olan Selman GAFFAROĞLU’nun ardından Abdullah SAİD, Ayhan Yavuz AÇIKGÖZ, Sedat KOYUNOĞLU ve Adnan KARAKAŞ’ın yazıları dergide yerini almış. 

Ayrıca İsmail AKYÜZ’ün “Davet, Kazanım Sarhoşluğu veya Mekke’ye Doyamamak”, İdris KERİMOĞLU’nun “Şükür: Nimetlerin Kadrini Bilmek!”, Salahaddin ACAR’ın “Kudüs Notları”, Fatih PALA’nın “Zeyneb Gazalî Müslüman Kadına “Kudüs”ü Hatırlatıyor”, Mücahit Aydın ASLANTAŞ’ın “Allah Katındaki ‘Değer’iniz Nedir?”, Muhammed İMAMOĞLU’nun “Ölüm ve Ötesi”, Mustafa GÜLDAĞI’nın “Fransa’nın Cezayir’deki Emperyal Kuşatması ve Katliamları”, ve Furkan ŞEN’in “Cumhuriyet Aydını/Yarım Porsiyon Aydınlık ve Millî İrade” başlıklı yazıları da okunması gereken diğer çalışmalar olarak dergide yer bulmuş.

Genç Birikim Dergisinin kaçırılmamasını ve okunmasını tavsiye ediyor, yayın hayatında başarılar diliyoruz.

www.gencbirikim.net

Genç Birikim Dergisi

İlkiz Sok. 22 Sıhhiye/Ankara

Tel: 0312.229 67 18

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat