Genç Birikim Dergisinin 2015 Ekim sayısı çıktı.


Genç Birikim Dergisinin 2015 Ekim sayısı çıktı.

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 23 Ekim 2015 Cuma 16:12


Gündemdeki konuları İslami bakış açısıyla değerlendiren ve analiz eden Genç Birikim Dergisinin Ekim sayısı çıktı.

Küre Medya / Haber Merkezi
Genç Birikim Dergisinin aynı zamanda Genel Yayın Yönetmenliğini de yapan Araştırmacı Yazar Ali Kaçar, “Rusya’nın Bölgedeki Terörü ve Suriye” başlıklı yazısında; “Ortadoğu’da uzun yıllardan beri devam eden kaotik durumun, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra dönemin sömürgeci devletleri İngiltere ve Fransa’nın Osmanlı toprakları üzerinde estirdiği terör ve uyguladıkları politikalar sonucunda oluştuğunu, Rusya-Suriye ilişkilerinin de Hafız el-Esad, yönetime geldikten sonra başladığını, Rusya’nın, Arap Dünyası’ndaki önemli müttefikleri Irak ve Libya’yı kaybettikten sonra, kendisi için büyük ehemmiyet taşıyan Akdeniz ve Arap topraklarındaki son kalesi Suriye’yi ne pahasına olursa olsun elinde tutmak istediğini, bu nedenle Rusya’nın, Suriye’yi kaybetmemek için İran ve Hizbullah ile birlikte Esad diktatörünün yanında fiilen savaşa girmek zorunda kaldığını,

Rusya’nın, İran, Hizbullah örgütü, Esad ve PYD ile, ABD’nin ise PYD ile birlikte, Esad için tehdit oluşturan muhalif gruplarla savaştığını, kısacası, bütün işgalci devletlerin, Suriye’de kurtuluş mücadelesi veren direniş örgütlerine karşı el birliğiyle savaştığını, dolayısıyla bugün Suriye’de, devam eden katliamların tek müsebbibinin, bu işgalci iki ülke ile birlikte İran ve diğer emperyal batılı ve doğulu güçler olduğunu, Rusya’nın Suriye’ye müdahalesinin, Putin ve Obama’nın 28 Eylül’de BM toplantıları dolayısıyla yaptıkları görüşmede kararlaştırıldığını, bu karar gereğince 29-30 Eylül itibariyle Rusya’nın da, İran, Hizbullah Örgütü ve ABD ile birlikte Suriye’de tam anlamıyla terör estirdiğini, kimsenin, “binlerce km uzaklıkta bulunan ABD’nin ve Rusya’nın Suriye’de ya da komşu başka bir ülkede ne işi var”, sorusunu sormadığını ya da soramadığını, ancak sabah akşam bölgede kurtuluş mücadelesi veren örgütlerin pelesenk gibi şom ağızlardan düşmediğini” belirttikten sonra yazısını “Suriye’nin Rusya için de, İran, ABD ve diğer emperyal ülkeler için de, bir bataklığa dönüşmesi” temennisi” ile nihayete erdirmiş.

 Erdal Bayraktar “Savaş Devam Ediyor” başlıklı yazısında; “İstanbul’un fethini Batılı kâfirlerin hiçbir zaman sindiremediklerini, rövanşı almak için her yolu denediklerini, sonunda Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışını gerçekleştirerek büyük bir başarı sağladıklarını,  ama bununla tatmin olmadıklarını, büyük İslami bütünü parçalamaya, ezmeye devam ettiklerini, Mekke İnkılabı’mızın insanların gönüllerinde yeniden yankılanmasına, Medine inkişafımızın yeniden insanlığı sarmasına bir daha izin vermek istemediklerini, Roma’yla yakaladıkları dünya hâkimiyetini, yeniden Anadolu üzerinden diriltme hayalleri kurduklarını, İstanbul, Anadolu, Şam’a hâkim olmadan dünya hâkimiyeti kurulamayacağını iyi bildiklerini, Doğu’dan gelen güçlerin de, Asya’da kalabilmenin yolunun Anadolu’da, Akdeniz’de tutunmaktan geçtiğinin farkında olduklarını, Küresel Sistemin; paganları, Yahudileri, Hristiyanları yanına alarak bütün Dar-ül İslam beldelerine saldırdığını, yakıp yıktıklarını, Doğulu/Asyalı paganların da aynı emperyalist duygularla İslam beldelerinden pay kapmaya çalıştıklarını, dün olduğu gibi bu günde hasımlarımızın, içimizden, işbirlikçiler devşirerek işlerini gördüklerini, en son Ankara’da patlatılan bombaların bu tarihsel intikamın bu günlerdeki izdüşümü olduğunu, bu büyük oyunu tarihsel ve güncel boyutlarıyla iyi analiz etmemiz gerektiğini” ifade etmiş.

 Mustafa GÜLDAĞI “Emperyalist Güçlerin Sömürü Çeşitleri” başlıklı yazısında; “Batı uygarlığının egemen olduğu dünyada insanların ve yeryüzünün sömürmedik hiçbir şeyini bırakmadıklarını, Dünyada egemen olabilmeleri için insanların her şeyini sömürmek zorunda olduklarını, sömürmek için yeni yeni araçlar icat ettiklerini, ustaca tekniklerle sömürdüklerini, sömürürken bazen ağlattıklarını, bazen güldürdüklerini, bazen katlettiklerini, bazen de sömürmek için rehavet içinde bir hayat sunduklarını, bazen ise yokluk ve kıtlık çektirerek sömürdüklerini, bunun en meşhur sömürü şekli olduğunu, yer altı, yer üstü kaynaklarını, zamanı ve eylemleri sömürdüklerini” ifade ettikten sonra bu sömürü çeşitlerini ayrıntılı bir şekilde yazısında izah etmiş.

 Genç Birikim Dergisinin kaçırılmamasını ve okunmasını tavsiye ediyor, yayın hayatında başarılar diliyoruz. 

www.gencbirikim.net

Genç Birikim Dergisi

İlkiz Sok. No:22 Sıhhiye/Ankara

Tel: 0312.229 67 18



Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat