Filistinlilerin yaşadığı büyük felaketten dünya sorumludur


Filistinlilerin yaşadığı büyük felaketten dünya sorumludur

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 18 Kasım 2017 Cumartesi 14:12


Filistinli insan hakları aktivisti ve El-Mizan İnsan Hakları Merkezi Müdürü İsam Yunus, Balfour Deklarasyonunun hukuki ve siyasi yönden bir temelinin olmadığını belirterek, bunun sonucunda Filistinlilerin hukuk, mal-mülk ve varlıklarından bedel ödediklerini söyledi.

Küre Medya / Haber Merkezi
Filistinli insan hakları aktivisti ve El-Mizan İnsan Hakları Merkezi Müdürü İsam Yunus, Balfour Deklarasyonunun hukuki ve siyasi yönden bir temelinin olmadığını belirterek, bunun sonucunda Filistinlilerin hukuk, mal-mülk ve varlıklarından bedel ödediklerini söyledi.


Filistin Enformasyon Merkezi’ne özel röportaj veren Yunus “Deklarasyon her ne kadar İngiltere’de doğmuşsa da bu, o zaman etkin olan birçok devlet tarafından da desteklenmiştir. Dolayısıyla Filistinlilerin büyük felakete (Nekbe’ye) uğramalarından, evlerini terk etmelerinden ve bugüne kadar uğradıkları baskı ve haksızlıklardan bütün dünya ahlaki ve hukuki olarak sorumludur” dedi.


Yunus, herkesten hukuksuz olan bu deklarasyondan geri adım atılmasını beklediklerini ve uluslararası camia ile deklarasyonu yayınlayan İngiltere’nin Filistin halkının hakkını tanıması konusunda ısrar etmeye devam ettiklerini hatırlatarak sözlerini şöyle sürdürdü:


“İngiltere, Filistin halkına karşı işlediği tarihi hatasında ısrar etmeye devam ediyor. Bu, siyasilerinin ifadelerinden açıkça anlaşılıyor. Bu durum, İngiltere liderlerinin toprak ve hak sahibi olan insanlara karşı gösterdikleri aşağılık tutumu yansıtmaktadır. Bu tavır, Filistinlilerin Nekbe’ye (büyük felakete) uğramasında İngiltere’nin tarihi rol aldığını gösteriyor.”


Yunus verdiği röportajında, büyük bir göç dalgasına neden olan, toprağı peşkeş çeken ve 100 yıldır Filistinli kanının akmasına neden olan İngiltere’nin bu tarihi hatasını düzeltmesi gerektiğini kaydetti.
Filistin’in Birleşmiş Milletler’de gözlemci devlet statüsü kazanmasının önemli bir gelişme olduğunu, bunun Filistinlilere uluslararası platformda söz sahibi olmayı kazandırdığını belirten Yunus, bunun yeni fırsatların kapısını aralayabileceğinin ve Filistin davasını gündeme getirmenin fırsatını doğurabileceğinin altını çizdi.


El-Mizan Müdürü Yunus şöyle devam etti:


“Kuşkusuz Filistin’in birçok uluslararası kurum ve kuruluşa girmesi Filistin davasına itibar getirecektir. Tabi bu iyi kullanılırsa ve siyasi bir irade gösterilirse. Uluslararası camianın Filistin-İsrail savaşının iç yüzünü anladığının anlaşıldığı süreçte bunun önemi daha da artmaktadır.”


Filistin Yönetimi’ni, -Uluslararası camia hâlâ Filistinlilerin haklarını inkar etmeye devam etse de-  uluslararası kurum ve kuruluşlarda İsrail ile hukuki ve siyasi olarak daha fazla mücadele etmeye davet eden Yunus, bu konuda yapması gerekenlere de değinerek “bu konuda bütün sorumluluğu işgal rejimine yıkmak, Filistin halkına yaptığı zulümlere son vermesi için etkin bir baskı oluşturmak gerekir. Uluslararası camianın dünyanın düzenini korumak, güven ve huzurunu sağlamak için bu konudaki hukuki ve ahlaki görevlerini yerine getirmesi gerekir” dedi.


Sivil ve resmi bütün düzlemlerde Filistinlilerin Balfour Deklarasyonunun hukuksuz olduğu üzerinde durmaları gerektiğini savunan insan hakları aktivisti Yunus “Şu anda biz, Balfour Deklarasyonunun doğurduğu felaket boyutundaki sonuçlar ve bunun neticesinde Filistin topraklarıyla Filistin halkının maruz kaldığı büyük bir zulümle karşı karşıyayız. Ortada ne bir ilke var, ne de hesaba çekme” ifadesini kullandı.


İngiltere Başbakanı Theresa May’in Balfour Deklarasyonunun yüzüncü yılını kutlayacaklarına dair açıklamasına da değinen İnsan Hakları Merkezi El-Mizan Müdürü Yunus, Theresa May’in açıklamalarının siyasi bir küstahlık ve yaşanan 100 yıllık süreçte Filistin halkının çektiği sıkıntıları ve verdiği bedelleri inkar etmek olduğunu söyledi.


Uluslararası camiadan bu deklarasyondan vazgeçmesini, bunun Filistinlilerde doğurduğu acı, sıkıntı, felaket ve katliamın izlerini gidermesini isteyen Yunus, meydana gelen ağır ve olumsuz etkilerin giderilmemesinin uluslararası barış ve güvenliği tehdit edeceği uyarısında bulundu.


Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Çalışma Örgütü (UNRWA) Müdürünün Lübnan’daki okullarda bugünün anılmasına izin vermeyeceğine dair bir sorunun yöneltilmesi üzerine Yunus “Filistinlilerin ulusal bir kimlikleri var. İşgal altında olduğu bu süreçte o günü anmak bu halkın hakkıdır. Yine bu uğursuz günü yâd etmek için görüşlerini beyan etmek de bu halkın hakkıdır” ifadesini kullandı.

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat