Filistin ve Gazze'de bu gün neler oldu?


Filistin ve Gazze'de bu gün neler oldu?

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 21 Haziran 2015 Pazar 00:01


Siyonis İsral'in işgali altındaki Filistin'de her gün Müslümanların aleyhine gelişmeler olmakta ve bütün dünya her yerde olduğu gibi Filistin' de de olan zulümleri görmezden gelmektedir.

Küre Medya / Haber Merkezi
İsa Karakı’: “Açlık Grevindeki Esirlerin Hayatı BM’nin Boynunda Emanettir”


Esirler ve Özgürlüğe Kavuşanlar Heyeti Başkanı İsa Karakı’, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon’a çağrıda bulunarak, Siyonist işgal rejimi zindanlarında açlık grevini sürdüren ve işgalcinin vurdumduymazlığı karşısında hayatları tehlikeye giren Filistinli esirleri kurtarmak için acilen devreye girmesini istedi.

Karakı’ yaptığı açıklamada, işgalcinin işkence etmek için hukuksuz bir şekilde zoraki yemek vermeye başlamasından endişe ettiklerini belirterek, böyle bir uygulamanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu söyledi.

Konuyla ilgili BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’a mektup gönderen Karakı’, haksız yere idari cezalarla cezaevinde tutulmasını protesto etmek için başlattığı açlık grevinde 50 günü geride bırakan Hıdır Adnan’ın kritik bir aşamaya geldiğini, bozulan sağlığı nedeniyle Adnan’ın aniden ölebileceğini hatırlattı.

Ban Ki-moon’a mektup gönderen Filistinli yetkili Karakı’, Siyonist işgal rejimi zindanlarında açlık grevini sürdüren Filistinli esirlerin hayatının BM ile ona bağlı kurum ve kuruluşların sorumluluğunda olduğunu, esirleri korumak ve kurtarmak için acilen girişimler başlatılması ve işgal rejimini BM kararlarına saygılı davranmaya zorlamak gerektiğini ifade etti.

Siyonist işgal rejimi zindanlarında, kadın, erkek, çocuk, yaşlı ve hasta 6000 bin Filistinli esir insanlık dışı şartlarda yaşıyor. 

 

Ebu Merzuk: “Sadece Gazze’de Değil, Bütün Filistin’de Devlet Kurmak İstiyoruz”

İslami Direniş Hareketi (Hamas) Siyasi Birimi üyelerinden Musa Ebu Merzuk, Mahmud Abbas’ın Hamas’ı Gazze’de devlet kurmak için işgal rejimiyle güvenlik işbirliği yapmakla suçlamasını reddederek, bu tür suçlamaların Abbas’ın kuşatma altında bulunan Gazze’ye karşı sorumluluklarından kaçınmak için öne sürdüğü bahanelerden başka bir şey olmadığını söyledi.

Abbas’ın suçlamalarıyla ilgili olarak bugün (20 Haziran Cumartesi) Facebook’ta yaptığı açıklamada Ebu Merzuk, “Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas Hamas’ı suçlamaya devam ediyor. İşin garip tarafı, Hamas’ı suçlarken, kendisinin bunları en kötü şekilde yapmasıdır. Çünkü direniş güçlerine karşı düşmanla işbirliği yapan, Hamas’ın tanımadığı ve bunun için üç kez savaştığı işgal rejimine gönüllü bir şekilde hizmette bulunan odur.  Hamas, özgürlük için hâlâ elinde silahı bulunduruyor ve bundan asla geri durmuyor” dedi.

Ebu Merzuk devamla şunları söyledi: “Sayın Başkan! Hamas sadece Gazze’de değil bütün Filistin’de devlet kurmak istiyor. Gazze’ye karşı sorumluluklarından kaçınmak için bu tür bahaneler öne sürmen doğru değil.”

Abbas, Mursi döneminde Hamas’ın Gazze’de devlet kurmak için işgal rejimiyle işbirliği yaptığını iddia etmişti.

 


Kubha: “Esirlerin Serbest Kalması İçin Filistin Yönetimi Kılını Kıpırdatmıyor”



Esirler eski Bakanı Vasfi Kubha,  esir takası anlaşmasıyla serbest kaldıktan sonra tekrar tutuklanan eski esirlerin salıverilmesi için Filistin Yönetimi'nin işgal rejimine baskı uygulaması, Mısır nezdinde girişimlerde bulunması ve acilen bir şeyler yapması gerektiğini söyledi.

Siyonist işgal rejiminin Özgürlerin Vefası'yla serbest kalan esirleri tekrar tutuklamasının birinci yıldönümü münasebetiyle Filistin Enformasyon Merkezi muhabirine özel demeç veren eski bakan Kubha, “Bu anlaşma Mısır gözetiminde yapıldı. Bu konuda yazılı taahhütler var. Aynı şekilde Mısır’ın üstlendiği sorumluluk ve kabul ettiği taahhütler var. Ancak işgal rejimi Mısır’ın geçirdiği sıkıntılı dönemi istismar ederek bunları inkar ediyor” dedi.

Kubha devamla şunları söyledi: “Filistin Yönetimi'nin Mısır nezdinde girişimlerde bulunması, taahhütlerini ve varılan anlaşmayı yerine getirmesi için Mısır’ın işgal rejimine baskı uygulamasını sağlaması gerekir. Ancak üzülerek belirtelim ki esirlerin tekrar tutuklanmalarının üzerinden bir yıl gibi uzun bir süre geçmesine rağmen, Filistin Yönetimi'nin işgalciyi taahhütlerini yerine getirmeye zorlamak için bu konuda bir şey yapmadığını, kılını kıpırdatmadığını, ne Mısır tarafında ne de Birleşmiş Milletler nezdinde bir girişimde bulunmadığını görüyoruz.”

Özgürlerin Vefası'yla serbest kalan Filistinli esirler tekrar tutuklanıp zindana atıldı. Bununla yetinmeyen işgal rejimi, onların daha önceki cezalarını da uygulamaya başladı.



El-Halil’de Askeri Barikatlar, Aramalar ve Tutuklamalar

Ramazan ayında bile Filistinlileri rahat bırakmayan işgal güçlerinin bugün Batı Yaka’nın güneyinde bulunan El-Halil şehrinde askeri barikatlar kurup, şehre yakın birçok belde ve köye de baskın yaptığı belirtildi.

Filistin Enformasyon Merkezi'ne bilgi veren görgü şahitleri, işgal güçlerinin El-Halil şehrinin güneyinde yer alan Dura beldesinin güneyindeki Hersa köyü yakınlarında, El-Fevar Mülteci Kampı yakınlarında ve El-Halil'in kuzey doğu kesimde bulunan Sair köyü girişinde askeri barikat kurduğunu ifade etti.

Kaynaklar devamla, işgal güçlerinin sabah erken saatlerde şehre yakın beldelerden Es-Semu’, Yatta ve Halhul beldelerine de baskın yaptığını bildirdi.
 
Diğer taraftan kaynaklar, işgal güçlerinin bugün El-Halil şehrinin eski bölgesinde Fadi Nadir En-Netişe (15) ile Mahmud Er-Recebi (18) adındaki gençleri askeri barikattan geçerken gözaltına aldığını ve gençlerin bilinmeyen bir yere götürüldüklerini ifade etti.

 

Bir Siyonistin Ölümü İkisinin Yaralanmasıyla Sonuçlanan Eylemi Kassam Üstlendi

Dün Batı Yaka’nın Ramallah şehrinin batısında Filistin toprakları üzerinde inşa edilen Dolev Yahudi yerleşkesi yakınlarında Siyonistlerin kullandığı araca yönelik yapılan ve bir Siyonist yerleşimcinin ölümü, ikisinin de yaralanmasıyla sonuçlanan eylemi Kassam Tugayları'na bağlı Şehit Mervan El-Kavasime ve Amir Ebu Ayşe birimleri üstlendi.

Kassam’a bağlı birimler eylemle ilgili askeri bildiri yayınladı. Filistin Enformasyon Merkezi'ne ulaşan bildiride, Siyonistlere yönelik yapılan ve bir kişinin ölümü, ikisinin de yaralanmasıyla sonuçlanan operasyonun kendilerine bağlı mücahitler tarafından gerçekleştirildiği ifade edildi.

Bildiride, mücahitlerin uzun süre bölgeyi kontrol ettikleri, aracın Siyonistlere ait olduğunun anlaşılması üzerine daha önce bölgede pusu kuran mücahitlerden birinin sıfır noktadan ateş açtığı belirtildi.
 
Açıklamada eylemle ilgili ayrıca şu ayrıntılar verildi: “Eylemi başarıyla gerçekleştiren birim selametle yerine geri döndü. Bu eylem, işgalcinin Filistin halkına karşı sürdürdüğü zulüm ve baskılara, en son İzzeddin Beni Ğurre ile Abdullah Ğanayim’i şehit etmesine bir misillemedir. Eylem, bir yıl önce şehit edilen Mervan El-Kavisimi ile Amir Ebu Ayşe’nin de şehadet yıldönümlerinden birkaç gün önce gerçekleştirildi.”

Açıklamanın devamında Kassam’a bağlı birimler, bu eylemle mesaj vermek istediklerini belirterek şunları ifade etti: “Bu operasyon birkaç mesaj veriyor. Birinci mesaj, direniş karşılaştığı bütün zorluklara, gördüğü her türlü tasfiye operasyonlarına rağmen vardır ve istediği zaman, istediği yerde düşmanı vurabilecek güçtedir. İkinci mesaj: Cihad ve direnişi sürdürme azmi ve kararlılığıdır. Bu eylem bunu herkese göstermek için yapıldı. Bu ilk eylem olmadığı gibi, son eylem de olmayacaktır. Bundan önce Batı Yaka’nın birçok yerinde 20’den fazla eylem yapıldı.”

Dün Siyonistlerin kullandığı araca yönelik yapılan saldırıda bir Siyonist öldü, biri ağır iki Siyonist de yaralandı.

 

Direniş Grupları: “Ramallah Eylemi Direnişin Caydırıcılığını Artırdı”

Dün Batı Yaka’nın orta kesiminde bulunan Ramallah şehri yakınlarında Siyonistlere yönelik yapılan ve bir kişinin ölümü, ikisinin de yaralanmasıyla sonuçlanan eylemi tebrik eden direniş grupları, bu eylemin Batı Yaka’daki direniş güçlerine caydırıcılığı geri getirdiğini belirtti.

 
Eylemle ilgili açıklama yapan İslamî Cihad Hareketi, direniş güçlerinin bu eylemle Siyonist gaspçıların eylemlerine; cami, kilise, tarım arazileri ve ekine karşı yaptıkları saldırılara karşı koyabileceğini gösterdiğini söyledi.

İşgal var oldukça direniş eylemlerinin de devam edeceğine dikkat çeken İslamî Cihad, bu tür eylem ve operasyonların Filistin halkına ve toprağına her türlü tecavüzde bulunan işgalcinin cinayetlerine karşı doğal bir karşılık olduğunu ifade etti.

Eylemi işgalcinin kalbinde yapılmış bir eylem olarak niteleyen Halk Cephesi, direnişin bu eylemle Batı Yaka’da işgal askerleriyle Siyonist gaspçılara karşı caydırıcılığı geri getirdiğini belirtti.

Halk Cephesi yaptığı açıklamada, eylemin Filistin halkına umutsuzluk ve tükenmişlik ruhunu aşılayıp, emri vakiye teslim olmalarını isteyen Netanyahu ve ırkçı hükümetine bir mesaj olduğu kadar, işgal rejiminden her türlü zulmü gören kahraman Filistinli esirlere de bir destek mesajı olduğunu hatırlattı.

Filistin Halk Demokratik Cephesi'nin askeri kanadı Milli Direniş Tugayları ise yaptığı açıklamada, eylemin Batı Yaka, Kudüs ve Gazze’de insanlık dışı cinayetler işleyen işgalciye karşı verilmiş doğal bir tepki olduğunu bildirdi.

Açıklamada, bütün şekilleriyle direnişin işgal rejimiyle Siyonist gaspçıların yaptıklarına karşılık vermesinin Filistin halkının meşru bir hakkı olduğu ifade edildi.

Eylemle ilgili bir açıklama da Halk Direniş Hareketi'nden geldi. Direniş Hareketi yaptığı açıklamada, eylemin direnişe Batı Yaka, Kudüs ve 1948 yılında işgal edilmiş Filistin topraklarına geri dönme yolunu açtığını belirtti.

Daha önce bir açıklama yapan Hamas hareketi ise eylemi tebrik etmiş, eylemin işgalcinin Filistin halkına karşı işlediği cinayetlerin doğal bir sonucu olduğunu ifade etmişti.

Dün Batı Yaka’nın Ramallah şehri yakınlarında Siyonist gaspçılara karşı Kassam’a bağlı birimler tarafından gerçekleştirilen eylemde bir Siyonist ölmüş, biri ağır ikisi de yaralanmıştı.

 

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat