“Evlerinizi Mabed Edinin”


“Evlerinizi Mabed Edinin”

A+ | Normal | A-

Son güncelleme: 23 Mart 2020 Pazartesi 07:45


Nitekim Yunus suresinin 87. âyeti, iki peygambere, Hz. Musa ve Hz. Harun’a hitap ediyor gibi görünürken, aslında hem indiği dönemin muhatapları olan Ashab-ı Kiram’ın hem de sonradan gelecek Ümmet-i Muhammed’in karakterlerini inşa ediyor…

Küre Medya / Haber Merkezi
KUR’AN’DA GEÇEN “EVLERİNİZİ MABED EDİNİN” EMRİ NE ANLAMA GELİYOR?

Kur’an-ı Kerim, eşi-benzeri olmayan ilim ve hikmet hazinesi… Eski kavimlerden, toplumlardan, kültürlerden anlayış ve yaşayış biçimlerinden haber verirken aslında bugüne dair bilgiler sunan eşsiz bir hazine… Nitekim Yunus suresinin 87. âyeti, iki peygambere, Hz. Musa ve Hz. Harun’a hitap ediyor gibi görünürken, aslında hem indiği dönemin muhatapları olan Ashab-ı Kiram’ın hem de sonradan gelecek Ümmet-i Muhammed’in karakterlerini inşa ediyor… İlgili ayetin meâlini verelim öncelikle…

“Mûsâ’ya ve kardeşine şöyle vahyettik: “Kavminiz için Mısır’da evler hazırlayın, evlerinizi madeb edinin/ibadet mahalli yapın ve namazlarınızı gereği gibi edâ edin. (Ey Mûsâ!) İnananları müjdele.”

Âyetteki buyrukların önce Hz. Musa ve Hz. Harun ikilisine olması dikkat çekicidir. Çünkü idare makamında olan onlardır ve toplumları için birtakım evleri edinmeleri ve bu evleri ibadete uygun yerler haline getirip hazırlamaları hususunda toplumlarına öncülük ve rehberlik etmeleri için bizzat Hz. Mûsâ ve Hz. Hârun peygamberlere hitap edilmiştir.

Sonra buyruğun çoğul kalıbı kullanılarak hem onlardan hem de toplumlarındaki bütün yükümlülerden kendi evlerinin, ibadet yerleri olarak hazırlanmasına katkı sağlamaları, evlerini birer ibadet mahalli haline getirmeleri ve Allah’a kulluk görevini ifa etme hususunda ihmal göstermemeleri istenmiştir.

Nihayet, bu kez bizzat Hz. Mûsâ’ya hitap edilerek, bir önceki âyette endişelerini dile getiren müminleri müjdelemesi ve sonunda mutlaka kurtuluşa erişeceklerini bildirmesi emredilmektedir. Peygamberlik görevinde Hz. Hârun, kardeşi Hz. Mûsâ’ya tâbi durumunda olduğu için bu emrin muhatabı Hz. Musa olmuştur.

İlgili ayette göze çarpan hususlardan biri de şudur: Anlaşılan, Allah Teâlâ onların toplum olarak bir göç yaşayacaklarını haber vermektedir. Ancak göç hazırlığının işaretlerini taşıyan ilâhî buyruğun hemen ardından namazı ikame etmeleri, bir diğer ifadeyle namazlarını gereği gibi kılmalarının emredilmiş olması dikkat çekicidir. Çünkü artan birtakım meşguliyet sebebiyle ibadet görevini ihmal etmek söz konusu olabilmektedir. İşte bu süreçte namazın ikamesi için özel bir uyarının varlığına şahit olunmaktadır.

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yap yorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat