Dünyada yetim gerçeği


Dünyada yetim gerçeği

A+ | Normal | A-

Son güncelleme: 23 Haziran 2015 Salı 01:03


Yeryüzünün masum bireyleri çocuklar, dünyanın farklı bölgele- rinde gerçekleşen krizlerden en çok etkilenen kesimdir. 7 milyarı aşan dünya nüfusunun 2,2 milyarını oluşturan çocuk nüfusunun 143 ila 210 milyonu yetimdir.

Küre Medya / Haber Merkezi
Yeryüzünün masum bireyleri çocuklar, dünyanın farklı bölgele- rinde gerçekleşen krizlerden en çok etkilenen kesimdir. 7 milyarı aşan dünya nüfusunun 2,2 milyarını oluşturan çocuk nüfusunun 143 ila 210 milyonu yetimdir. Asya, Afrika, Latin Amerika ve Ortadoğu bölgeleri yetim çocuk sayısının en yoğun olduğu coğrafyaların başında gelmektedir. Hâlihazırda mevcut bazı sıcak çatışma bölgeleri yetim nüfusunun sürekli arttığı yerlerdir. Örneğin dördüncü yılına giren ve 200.000’den fazla insanın ha- yatını kaybettiği Suriye krizi nedeniyle 70.000 Suriyeli mülteci aile sığındıkları bölgelerde aile reisleri olmadan yaşamaktadır. Bu rakamın dışında hem anne hem de babasını kaybetmiş olan yaklaşık 4.000 Suriyeli mülteci çocuk da mülteci kamplarında veya çeşitli kamplarda yaşam mücadelesi vermektedir.

 

Savaş, işgal, doğal afet, çatışma, kronik yoksulluk ve AIDS gibi ölümcül hastalıklar nedeniyle ebeveynlerinden birini veya her ikisini kaybeden çocuklar, sahipsiz ve korumasız kalmaktadır. Bu gibi durumlarda çocuklar kriz ortamlarının suistimale açık yapısı nedeniyle türlü tehditlerle karşılaşmaktadır. İnsan kaçak- çılığı, istek dışı evlatlık verilme, çocuk askerliği, çocuk işçiliği, organ mafyası, fuhuş ve dilenci şebekeleri, misyoner örgütler, madde bağımlılığı ve çeşitli suç örgütleri, korumasız çocukların karşı karşıya kaldığı önemli tehditlerdendir. 1987 ve 2007 yılları arasında 1 milyon çocuk organ mafyası tarafından kaçırılmıştır. Hâlihazırda dünyada 300.000 çocuk, asker olarak kullanılmakta; her yıl çoğunluğunu çocuk ve kadınların oluşturduğu 4 milyon kişi bulundukları ülke içinde veya dışında insan kaçakçılığı kapsamında zoraki yer değiştirmek durumunda kalmaktadır.

Her çocuk doğuştan itibaren temel yaşam hakkı, eğitim hakkı, sağlık desteği hakkı, barınma hakkı, fiziksel ve psikolojik sömürüye karşı korunma hakkı gibi haklara sahiptir. Uluslararası toplum, çocukları istismara karşı koruma ve temel haklarını garanti altına alma noktasında sorumludur. Uluslararası toplumun önde gelen sivil toplum kuruluşlarından biri olan İHH İnsani Yardım Vakfı da bu sorumluluk bilinciyle aralarında Afganistan, Arakan, Bosna-Hersek, Çad, Filistin, Haiti, Irak, Lübnan, Moro, Patani, Somali ve Sudan gibi kriz bölgelerinin bulunduğu 46 ülke ve bölgede yetimlere periyodik ve sürekli destek sağlamaktadır. İHH İnsani Yardım Vakfı’nın girişimi ile her Ramazan ayının 15. günü İslam İşbirliği Teşkilatı tarafından “Dünya Yetimler Günü” olarak ilan edilmiştir. Elinizdeki bu rapor, Dünya Yetimler Günü vesilesi ile dünyada yetim çocukların durumu ve karşı karşıya kaldıkları tehditlerle ilgili bir çerçeve sunarak sorunun boyutlarının anlaşılmasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

 

YETİMLİKLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR

Yetim

Yetim, İslam fıkhına göre babasını kaybetmiş ve henüz buluğ çağına girmemiş kız veya erkek çocuktur. “Yalnız olmak, tek başına kalmak” anlamındaki Arapça yütm kökünden türeyen bu kelime, çeşitli nesnelerin tekliğaini ifade etmektedir. Bir görü- şe göre, babasını kaybeden çocuk tek başına kalma durumundan dolayı ye- tim olarak tanımlanmaktadır.  Arap dilinde annesini kaybeden çocuğu ifade etmek için aciyy, hem annesini hem babasını kaybeden çocuğu ifade etmek için de latim kelimeleri bulunmakla birlikte yetim kavramı tüm bu durumları ifade etmek üzere tercih edilebilmektedir. İslam toplumlarında babası hayatta olmayan çocuklar için kullanılan yetim (orphan) kavramı, Batı’da anne veya babasını yahut her iki ebeveynini kaybeden çocuklar için kullanıl- maktadır.

Öksüz

Öksüz, annesini kaybetmiş çocuklar için kullanılan bir kavramdır. Türkçede “bağ, ip” anlamına gelen “ök” kökünden türeyen öksüz kelimesi göbek bağı gibi bir anlam taşımakta, bu nedenle annesini kaybeden çocuğa öksüz denmektedir. Yukarıda da ifade edildiği üzere Arap dilinde öksüz çocukları ifade etmek için ayrıca “aciyy” kavramı da bulunmaktadır.

DÜNYADA YETİMLER

1. Dünya Yetim Haritası

Yeryüzünün masum bireyleri çocuklar, dünyanın farklı bölgele- rinde yaşanan krizlerden en çok etkilenen kesimdir. Dünyada çok sayıda çocuk savaş, işgal, doğal afet, kronik yoksulluk, hastalık vb. nedenlerle yetim kalmaktadır. 7 milyarı aşan dünya nüfusunun 2,2 milyarını çocuklar oluşturmaktadır. 8 2,2 milyarlık çocuk nüfusu içerisinde 143 ila 210 milyon arasında yetim çocuk bulunduğu belirtilmektedir. Dünya yetim nüfusunun 2015 yılında 400 milyona ulaşacağı tahmin edilmektedir.10 Zira uluslararası kaynaklara göre her iki saniyede bir çocuk anne veya babasını kaybetmektedir.

Asya, Afrika, Latin Amerika ve Ortadoğu bölgeleri kronik yoksulluk, doğal afet, savaş ve işgal gibi nedenlerle çok sayıda çocuğun yetim kaldığı bölgelerin başında gelmektedir. Dünya yetim nüfusunun önemli bir kesimi az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde yaşamakta, sadece Hindistan’da 31 milyon yetim bulunduğu bildirilmektedir. Diğer yandan gelişmiş ülkelerde evlilik dışı çocuklar, engelli çocuklar, boşanmış ailelerin çocukları da sokaklara terk edilebilmektedir.

Yukarıda belirtildiği gibi dünya yetim nüfusunun 200 milyonun üzerinde olduğu tahminleri bir yana

UNICEF’in 2014 yılında yayımladığı “Dünya Çocuklarının Durumu Raporu” ise dünya yetim sayısının 150 milyon olduğunu belirtmektedir. Ancak veri bulunamaması veya sağlıklı veriye ulaşılamadığı gerekçesiyle aralarında yüksek yetim nüfusunu barındıran Afganistan, Irak, Filistin, Sudan, Bangladeş, Hindistan ve Çin gibi ülkelerin de bulunduğu çok sayıda ülke ve bölgedeki yetim nüfusu bu rakama dâhil edilmemiştir.

 

Yetimliğe Neden Olan Koşullar ve Yetim Üreten Coğrafyalar

a-Savaş, İşgal, Çatışma vb. Nedenlerle Yetim Kalma

Savaş, işgal, doğal afet vb. krizler çocukların yetim kalmasına neden olan başlıca etkenlerdendir. Günümüzde dünya üzerinde sıcak çatışmaların yaşandığı bazı bölgeler yüksek sayıda yetim nüfusuna ev sahipliği yapmaktadır. Bu bölgeler ayrıca yetim sayısının sürekli arttığı coğrafyalardır.

Örneğin dördüncü yılına giren Suriye krizi başlı başına vahim bir insani kriz doğurmuştur. 200.000’den fazla insanın hayatını kaybetmesine neden olan savaş, 9 milyon Suriyelinin de ülke içinde yer değiştirmesine veya komşu ülkelere sığınmasına yol açmıştır. 1 milyondan fazla Suriyeli çocuk, mülteci olarak komşu ülkelerde yaşamaktadır. BMMYK’nın geçen kasım ayında açıkladığına göre 70.000 Suriyeli mülteci aile, aile reisi olmadan yaşamaktadır. Yaklaşık 4.000 mülteci çocuk ise her iki ebeveyni olmadan hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Binlerce Suriyeli yetim, öksüz veya kimsesiz çocuk, mülteci kamplarında veya sığındıkları ülkelerin sokaklarında suistimale açık bir şekilde yaşamaya çalışmaktadır. Savaşın devam etmesi ise yetim sayısını arttırmakta ve yaşanan insani krizin boyutu her geçen gün daha da derinleşmektedir.

Savaş nedeniyle yüksek sayıda yetim bulunan ülkelerden biri de Afganistan’dır. 1979’daki Sovyet işgali ve akabinde 2001 yılında Amerika’nın müdahalesi ile 30 yılı aşkın süredir savaşlarla boğuşan Afganistan’da yaklaşık 2 milyon insan hayatını kaybetmiş, dolayısıyla çok sayıda çocuk da korumasız kalmış- tır. Sovyet işgali süresince 7,5 milyon kişi yer değiştirmiş, 14.000 köy yerle bir edilmiştir. Hâlihazırda Afganistan’da 400.000’in üzerinde sakat çocuk olduğu belirtilmektedir. Sağlıklı bir sayım yapmanın mümkün olmaması nedeniyle UNICEF’in 2014 raporunda yetim sayısına dair herhangi bir bilgi verilemeyen Afganistan’da devam eden çatışmalar sebebiyle yetim sayısı her geçen gün artmaktadır. Afganistan’da yetim çocuklar, kaçırılma, askere alınma, çalıştırılma, para karşılığında satılma ve kara mayınları nedeniyle sakat kalma tehlikesi ile karşı karşıyadır.

Geçtiğimiz yıl başlayan çatışma ve kaos ortamı sebebiyle 4,5 milyonluk ülke nüfusunun 1 milyonunun mülteci konumuna düştüğü Orta Afrika Cumhuriyeti; 2013 yılında 400.000 kişinin mülteci konumuna düştüğü Mali; ülke içinde ve komşu ülkelerde 2 milyonu aşkın mülteci nüfusu barındıran ve 490.000 yetim çocuğun olduğu tahmin edilen Somali; yaklaşık 30 yıldır süren savaş sonucunda 2 milyon kişinin hayatını kaybettiği, 4 milyon kişinin mülteci konumuna düştüğü ve 2011 yılında ikiye ayrılan Sudan; 2014’ün ilk üç ayı içerisinde 1.500’den fazla kişinin hayatını kaybettiği Nijerya; Afrika kıtasında sıcak çatışmaların yaşandığı ve çok sayıda yetim barındıran ülkeler arasındadır. Ortadoğu’da Irak ve Filistin yine sıcak çatışma bölgeleri olmaları hasebiyle yüksek sayıda yetim nüfusu barındırmakta; sadece Irak’ta 5 milyon yetimin olduğu tahmin edilmektedir. Güneydoğu Asya’da Patani ve Arakan, Uzakdoğu’da Moro yine uzun yıllar süren çatışmalar ve bölgeye etkileri nedeniyle çok sayıda yetimin bulunduğu coğrafyalardır.

b-Yoksulluk Sebebiyle Yetim Kalma

Yoksulluğun kronikleştiği coğrafyalarda siyasi yapının bu durumu bertaraf edecek çözümler ürete- memesi, buralarda yoksulluğa ek olarak savaş, çatışma gibi toplumsal düzeni sarsan krizlerin yaşanması, sorunun boyutlarını derinleştirmekte ve yoksulluğa bağlı nedenler dolayısıyla ölümler görülebilmektedir. Kronik yoksulluk, yoksulluk halinin uzun süreli olması ve yoksulluğa bağlı problemlerin insan hayatını etkilemesi şeklinde tanımlanabilir. Kronik yoksulluk yaşayan, günlük geliri 1-2 doların altında olan, gıda ihtiyacını karşılayamayan insanların eğitim ve sağlık gibi sosyal hizmetlere erişmesi ise imkânsız gibidir. Yetersiz beslenmeye bağlı olarak bağışıklık sistemi güçsüz kalan bu insanlar, gerek kronik açlık nedeniyle gerekse tedavi edilebilir hastalıkların tedavilerinin yapılamaması nedeniyle hayatlarını kaybedebilmektedir. Bu anlamda yoksulluk, dünya yetim nüfusunun artmasına neden olan öncelikli sebepler arasındadır.

Dünya Bankası verilerine göre 7 milyarlık dünya nüfusunun 1,22 milyarı aşırı yoksuldur; yani günlük gelirleri 1,25 doların altındadır. Yine dünya nüfusunun yarısı yani 3 milyardan fazla kişinin geliri günde 2,50 dolardan azdır. Dünyada 842 milyon kişinin yiyecek yemeği yoktur. Yoksulluk sebebiyle her gün 22.000 çocuk hayatını kaybetmektedir. Bir diğer açıdan bakıldığında korumasız yetim çocuklar da yoksulluk nedeniyle hayatlarını kaybet- me riski ile karşı karşıyadır.

 

C-Doğal Afet Nedeniyle Yetim Kalma

Doğal afetler dünya yetim nüfusunun artmasına sebep olan başlıca etkenlerdendir. 2013 yılında Filipinler’de gerçekleşen Haiyan tayfunu sonucunda resmî rakamlara göre 6.000 kişi hayatını kaybetmiş, bu tayfundan 6 milyon çocuk etkilenmiştir. 2011 yılında Haiti’de meydana gelen deprem sonucunda çok sayıda çocuk yetim kalmıştır. 10 milyonluk Haiti nüfusunun 300.000’ini yetimler oluşturmaktadır.27 Yine Japonya’da 2011 yılında yaşanan deprem ve akabinde görülen tsunami sonucunda 200 çocuk her iki ebeveynini, 1.200 çocuk da anne veya babasını kaybetmiştir.

2005 yılında Pakistan, Afganistan ve Hindistan’ı etkileyen deprem sonucunda resmî rakamlara göre 75.000 kişi hayatını kaybetmiştir. Toplamda 3,5 milyon kişi bu depremden etkilenmiştir. 2010 yılında Pakistan’da meydana gelen sel ise 20 milyondan fazla insanın hayatını etkilemiş, yaklaşık 2.000 kişi yaşamını yitirmiş, 12.000 köy haritadan silinmiştir. Güneydoğu Asya’da 2004 yılında meydana gelen, tarihin en büyük doğal afetlerinden biri olan ve 14 ülkeyi etkisi altına alan tsunami sonucunda resmî rakamlara göre yaklaşık 230.000 kişi hayatını kaybetmiştir. 2011 yılında Doğu Afrika ülkeleri Somali, Etiyopya, Cibuti ve Kenya’da görülen kuraklık ise 13,5 milyon kişiyi etkilemiştir. Son 60 yılın en ağır kuraklığı olarak tanımlanan bu afette 50 ila 100.000 arasında kişi hayatını kaybetmiştir.

Binlerce, milyonlarca insanın hayatını etkileyen devasa boyutlarda can kaybına neden olabilen doğal afetler sonucu çok sayıda çocuk yetim kalmaktadır. Diğer yandan doğal afetlerin gerçekleştiği kimi coğrafyaların zaten kronik yoksulluk veya çatışma yaşanan coğrafyalar olduğu durumlarda afetin boyutları daha da sarsıcı olmakta, kimsesiz kalan çocuklar istismarlara daha açık hale gelmektedir.

Binlerce, milyonlarca insanın hayatını etkileyen devasa boyutlarda can kaybına neden olabilen doğal afetler sonucu çok sayıda çocuk yetim kalmaktadır.

 

 Yetimlerin Karşı Karşıya Kaldığı Tehditler

Yetimler barınma, giysi, gıda, sağlık, eğitim gibi fiziki ihtiyaçlarının yanı sıra duygusal olarak da desteğe muhtaçtır. Zira yetimler yetimlikleri dolayısıyla çocuk yaşta endişe, depresyon, kızgınlık, dışlanma gibi duyguları yaşamak durumunda kalırlar. Uganda yetimleri hakkında yapılan bir çalışmaya göre AIDS yetimlerinin %12’si ölmek istemektedir. Akrabalarının yanına sığınan yetimler kalabalık aile ortamlarında zor geçim şartlarında yaşamakta, kimi zaman ev işlerine yardımcı olma, kardeşlerine bakma veya hasta anneye veya babaya bakma gibi sorumlulukları yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Yetim çocuklar aileleri, akrabaları veya güvenilir kurumlar tarafından sahiplenilmedikleri durumlarda ise türlü tehditlerle karşı karşıya kalmaktadır. İnsan kaçakçılığı, evlatlık verilme, çocuk askerliği, çocuk işçiliği, organ mafyası, misyonerlik, suça karışma, madde bağımlılığı gibi olumsuzluklar yetimlerin karşı karşıya olduğu tehditlerin başında gelmektedir.

a. İnsan Kaçakçılığı

Dünyada her yıl büyük bir kesimini kadın ve çocukların oluşturduğu 4 milyon kişi bulundukları ülke içinde veya dışında insan kaçakçılığı kapsamında yer değiştirmektedir. Gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerdeki kriz ortamlarını fırsat bilen insan kaçakçıları için savunmasız gruplar arasında yer alan kimsesiz çocuklar ve yetimler, kötü niyetli bu kişiler için başlıca hedeftir.

Fuhuş, insan kaçakçılarının çocukları yönlendirdikleri insanlık dışı sektörlerin başında gelmektedir. Brezilya’da hâlihazırda 200 ila 500.000 arasında çocuğun fuhuş sektöründe çalıştırıldığı tahmin edilmektedir. Dünya fuhuş mafyasının en yüksek oranda çocuk kaçırdığı ülkelerin başında Kamboçya gelmektedir. Tayland, Meksika ve Hindistan da fuhuş sektörüne kaynaklık eden başlıca ülkeler arasındadır.

Her yıl 45 ila 50.000 arasında kadın ve çocuk kendi iradeleri dışında zorla ABD’ye giriş yapmaktadır. İnsan kaçakçıları tarafından alıkonulan yetimler, fuhuş ticaretinin yanı sıra organ mafyası, evlatlık verilme, ucuz işçi olarak çalıştırılma gibi tehditlerle de karşı karşıyadır.

 b. Evlatlık Verilme

Yetimler için yapılması gereken, onları kendi ülkelerinde aileleri yanında, bunun mümkün olmadığı durumlarda yine kendi ülkelerinde yetimhanelerde desteklemektir. Ülke dışından evlat edinme, ye- timler için gerçekleşecek en kötü senaryolardan biridir. Günümüz- de yurt dışından evlat edinme bir sektöre dönüşmüş ve Etiyopya, Kamboçya, Somali, Afganistan, Çin, Filipinler gibi gelişmekte olan ülkelerden muhtelif hile ve vaatler- le kaçırılan çocuklar kendi ailelerinden, kültürlerinden koparılarak genellikle Avrupa ve Amerika’daki ailelere para karşılığında satılmaya başlanmıştır. Evlat edinme sektörü yetimlerin karşı karşıya kaldığı başlıca tehditlerden biridir.

Amerikalı ailelerin evlat edindiği ülkelerin  başında  Etiyopya gelmektedir. 2003’te yılda 900 çocuk Etiyopya’dan evlat edinilirken bu rakam 2009’da 4.564’e yükselmiş- tir.42 Yetimlerin ruh sağlığı için son derece sakıncalı olan evlatlık veril- me seçeneği, genellikle gayrimeşru yollarla yürütülmektedir. Kriz or- tamlarında kimsesiz ve korumasız kalan çocuklar gelişmiş ülkelerdeki ailelere para karşılığı verilmek üze- re kaçırılmaktadır. Örneğin 2010 yılında meydana gelen ve 200.000 kişinin hayatını kaybettiği Haiti depremi akabinde Dominik sınırında durdurulan Hristiyan misyonerler, 33 Haitili çocuğu herhangi bir yasal belgeleri olmaksızın ülke dışına çıkarmaya çalışırken yakalanmıştır. Yapılan araştırmalarda çocukların tamamının ebeveynle- rinden en az birinin hayatta olduğu tespit edilmiştir.

İnsan kaçakçılığı, evlatlık verilme, çocuk askerliği, çocuk işçiliği, organ mafyası, misyonerlik, suça karışma, madde bağımlılığı gibi olumsuzluklar yetimlerin karşı karşıya olduğu tehditlerin başında gelmektedir.

 

c. Çocuk Askerliği

Devlet veya devlet dışı aktörler tarafından asker olarak kullanılan 18 yaşın altındaki çocuklar “çocuk asker” olarak tanımlanmaktadır. UNICEF’in 2003’te yayımladığı bir rapora göre yaklaşık 20 ülked 300.000 çocuk asker bulunmakta- dır.44 Dünyanın farklı bölgelerindeki çocuk askerlerin %40’ını kızlar oluşturmakta, çocuk askerlerin bazıları 10 yaşın altında bulunmaktadır.45 Genellikle isyancı gruplar çocukla- rı devlete karşı kullanmakla birlik- te, devletler tarafından kullanılan çocuk askerler de bulunmaktadır. Sıcak çatışmalarda kullanılmanın yanı sıra bir kısım çocuklar da orduda aşçı, hademe, ajan gibi farklı görevlerde kullanılmaktadır. Çocuklar katıldıkları grup tarafından aile üyelerinden birini öldürmeye dahi zorlanmaktadır. Ailesinden geriye kalan son kişileri de öldüren bu çocukların aile bağları tamamen koparılmış olmaktadır. Çocukları yönlendirmenin kolaylığı, tehlike ve farkındalık duygularının tam gelişmemiş olması, az bir ücret karşılığında asker olarak çalıştırılabilmeleri, masraflarının az olması gibi nedenlerle savaş ağaları çocukları saflarına katmaktadır.

 

 d. Çocuk İşçiliği

Yetimlerin karşı karşıya kaldığı önemli tehditlerden biri de çocuk işçiliğidir. Anne veya babadan birinin yokluğu, hasta anne veya baba- ya bakma, yoksulluk sebebiyle aile bütçesine katkıda bulunmak zorun- da olma gibi nedenlerle çocuklar çeşitli işlerde taşıyabileceklerinden daha büyük yükler altında çalıştırıla- bilmektedir. Çocukların çok küçük yaşta çalıştırılması fiziksel ve ruhsal sağlıklarını olumsuz etkilemekte, onları eğitim gibi en temel hakların- dan da mahrum bırakmaktadır. Angola, Burundi, Orta Afrika Cumhuriyeti, Fildişi Sahili, Gambiya, Kenya, Lesoto, Senegal, Svaziland ve Zambiya gibi 10 Sahra Altı Afrika ülke- sinde yapılan bir çalışma, yetimlikle ucuz iş gücü olarak çalıştırılma arasındaki ilişkiye dikkat çekmektedir.

 

e. Organ Mafyası

Savaş, doğal afet, çatışma ve yoksulluk bölgelerindeki yetimler organ mafyasının kıskacına düşme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Organ mafyasının hedef kitlesi arasında yetimler, terk edilmiş kimsesiz çocuklar, sokak çocukları, sokaktaki engelli çocuklar önemli yer tutmaktadır. Yoksul ailelerin kendi çocuklarının organlarını ticaret unsuru olarak sattıkları durumlar da ikinci planda gelmektedir. Organ kaçakçılığı organize suçlar kapsamına girmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün belirttiğine göre her yıl yasa dışı olarak 7.000 böbrek nakli gerçekleşmektedir. 1987 ve 2007 yılları arasında 1 milyon çocuk organ nakli için kaçırılmıştır.

İHH Yetimler raporundan bir bölüm

Yukarı Dön



Etiketler:

Yorum yap yorum

Yorumlar

Kemal Songür
24.06.2015 00:08
yetimlerin hakkı ümmetin boynundadır..
Yetimler ile ilgili hazırlanan rapor/haber başlığını gördüğümde bunu yapsa yapsa İHH hazırlamıştır dedim ve haberin sonunda yanılmadığımı gördüm.
Ülke dışı örneğini bizzat Gazze'de gördüğüm için şahidlerdenim.
İHH'yı tebrik/takdir ediyor ve çalışmalarında başarılar diliyorum.
Yorum yap yorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat